bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı46
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek8
- dm yazarlığı8
- ne kadar paranız var10
- silvermist'in mutfağına konuk olmak11
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- cübbeli ahmet hoca9
- bakarız diyen erkek18
- deplasmanda atılan golün bir ağırlığının olmaması3
- gta 77
- cincinnati cini3
- yorgun mermi2
- çine neden bir şey olmuyor4
- iphone duo4
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar5
- semicenk şarkıları4
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği4
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- dünyanın en dayanıklı şehirleri2
- 0 0 78
- mehmet ağar3
- çin tayvan gerilimi türkiye'yi etkilemez3
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver3
- kim yong'un kızları2
- kuzey kore de aşk yaşamak2
- kuzey kore askerinin ukrayna savaşına katilmasi2
- beynindeki sesleri susturamamak3
- soğuk savaş2
- ben çok pis içerim2
- sözlükten hatun indirmek5
- manisa daki gizli kamera skandalında 1 tutuklama3
- ama hala buradasın2
- hüseyin nihal atsız2
- exini kesip kek yapan kız2
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- dışarıda yemek yemek3
- yeni şafak4
- alkol içmek yasak mıdır4
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- semicenk vs blok33
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
- kiraz cicegi kolonyasi7
- dissection2
- sözlüğün sarması13
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak8
- zengin erkeğin metresi olmayı kabul eden kadın3
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- kadınların evli erkeklere zaafı5
- kızlar kendinden büyük erkekleri sevseydi5
ritme gore ortaya cikarilan hareketler esliginde esli veya essiz yapilan eglence turu.
insanı rahatlatan , içine garip bir sevinç yerleşmesini sağlayan olay.
insanın vücudunu ve zerafetini kullanarak kendini bulması, ifade etmesi, kendinden kaçması, dünyadan kaçması, dünyada varlığını ispatı, soyutlanması, somutlanması, var olması, zihnini boşaltması, enerji yüklemesi, enerji boşaltımı, müzikle var olan müziği var eden...
pasadoble, cha cha, bachata gibi söylemi güzel olan çeşitleri olan deşarj olma yöntemlerinin başında gelen müzikli jimnastik gibi bir şey.
Ça-ça, Foxtrot, Kalipso, Modern Dans, Salsa, Samba, Tango, Rumba, Vals gibi çeşitleri olan spor ve gösteri şekli.
vücudun beyni terkettiği hareketler silsilesi.
ayaklarımı yerden kesen oyun türü.
dünya da spor olarak yarışmaları yapılan ritmik vucüt hareketleri.
(bkz: oryantal)
(bkz: göbek dansı)
(bkz: oryantal)
(bkz: göbek dansı)
fr. içinde.
teslim olmaktır,
neseli ve tutukuludur.
kendini kaybetmektir.
neseli ve tutukuludur.
kendini kaybetmektir.
ing. dance
alm. tanz
kesinlikle 'kuşadası club and bar'daki barmenin * yapabildiği eylem.eğer diğer insanlar dansedebiliyorsa bu adam süper;eğer ona dansedebiliyor derseniz başka kimse dansedemiyor olur.acaip bişey...
ritimlerle bütünleşen hayat tutkusu.
becerebiliyorsan güzeldir ama beceremediğin zaman cümle aleme rezil olmaya mahkum olduğun ve hala nedenini anlayamadığım bir insan eylemi.
daha da açıklayıcı olması için şunları izleyelim :
http://www.youtube.com/watch?v=q20nGHITerE
http://www.youtube.com/watch?v=0hGKQEjxO3U
daha da açıklayıcı olması için şunları izleyelim :
http://www.youtube.com/watch?v=q20nGHITerE
http://www.youtube.com/watch?v=0hGKQEjxO3U
bir nevi terapi yöntemidir. duruma göre seçilen dans türü ile çeşitli psikolojik vakaların üstesinden gelinebildiğine şahit olunmuştur. *
dans yatay isteklerin, dikey tatminidir.
insanın kendini beden diliyle ifade etme biçimidir.
artık her şeye katlanmak daha zor. neon ışıkları sahneye vuruyor ve resim olanca çıplaklığıyla görülüyor. henüz kadın bile olmamış kızlar, kendisini becerecek bir erkek peşinde. erkekler, ne yapıp edip en azından değdirmek istiyorlar. müziğin ritmi giderek artıyor, her şey baştan çıkarıcı. alkol duvarına tırmanmak, sözün yanıltıcılığından öte; çok kolay aslında. saçma sapan dalgalanmalara dans diye bir isim koymuş insan soyu ve tepindikçe kötülük daha da yaklaşıyor sana. "ne garip" diyorum, " bu saçma tepinmeler, kötülüğü kovmak için icat edilmişti halbuki!"
şeytanı arıyorum umutsuzca, buralarda bir yerde olmalı. köşedeki çirkin oğlan olabilir mi acaba? pek sessiz, pek hareketsiz duruyor. şeytanı arıyorum, "benim görevim bu", ki ben çoktan kabul etmiştim, "şeytanı ortaya çıkarmak şimdi!" insanların arasında gezinen şeytanı, insanın yüzünde, derisinde, iliğinde, kemiğinde gezinen şeytanı.
telefon çekmiyor buradan, hala ondan bir mesaj bekliyorum. arada bir kapı önüne çıkıp kontrol ediyorum telefonu, hiçbir şey yok!
şeytanı arıyorum, her yer zenci kaynıyor, yeni arkadaşımın yanındaki kız birini bırakıp diğerinin koluna atlıyor. zencilerde görüyorum şeytan tüyünü. sanıyorum yeni arkadaşım da görüyor. az önceki coşkusundan eser kalmamış. kendince meşgale yaratmaya çalışıyor, gah tuvalete gidiyor, gah telefon açmak için kapı önüne. kendine şunu demek istiyor: "ben biraz meşguldum, benim kız da yalnız kalınca yanındaki zenci arkadaşlarla dansa tutuşmuş." oysa öyle olmadığını hepimiz görüyoruz. kendi kendime "şimdiye kadar bu kızı burada bırakıp evin yolunu tutmuştum çoktan" diyorum.
işte, insanlara kazanma gücünü veren bu saçmasapan ısrar, bu sahtekarlık, bu düpedüz becerilme isteği! evin yolunu değil de kapı önünün yolunu tutuyorum yine, bir ara, bir sor allah aşkına! ama hiçbir ses yok yine!
artık katlanamıyorum. üstelik artık neandertal hocanızım ben! ve artık, bu gerizekalıların acısını da ben çekeceğim!
şeytanı arıyorum umutsuzca, buralarda bir yerde olmalı. köşedeki çirkin oğlan olabilir mi acaba? pek sessiz, pek hareketsiz duruyor. şeytanı arıyorum, "benim görevim bu", ki ben çoktan kabul etmiştim, "şeytanı ortaya çıkarmak şimdi!" insanların arasında gezinen şeytanı, insanın yüzünde, derisinde, iliğinde, kemiğinde gezinen şeytanı.
telefon çekmiyor buradan, hala ondan bir mesaj bekliyorum. arada bir kapı önüne çıkıp kontrol ediyorum telefonu, hiçbir şey yok!
şeytanı arıyorum, her yer zenci kaynıyor, yeni arkadaşımın yanındaki kız birini bırakıp diğerinin koluna atlıyor. zencilerde görüyorum şeytan tüyünü. sanıyorum yeni arkadaşım da görüyor. az önceki coşkusundan eser kalmamış. kendince meşgale yaratmaya çalışıyor, gah tuvalete gidiyor, gah telefon açmak için kapı önüne. kendine şunu demek istiyor: "ben biraz meşguldum, benim kız da yalnız kalınca yanındaki zenci arkadaşlarla dansa tutuşmuş." oysa öyle olmadığını hepimiz görüyoruz. kendi kendime "şimdiye kadar bu kızı burada bırakıp evin yolunu tutmuştum çoktan" diyorum.
işte, insanlara kazanma gücünü veren bu saçmasapan ısrar, bu sahtekarlık, bu düpedüz becerilme isteği! evin yolunu değil de kapı önünün yolunu tutuyorum yine, bir ara, bir sor allah aşkına! ama hiçbir ses yok yine!
artık katlanamıyorum. üstelik artık neandertal hocanızım ben! ve artık, bu gerizekalıların acısını da ben çekeceğim!
Yatay duyguların dikey yaşanması durumudur...
şöyle bir mevzu var, müsadenizle anlatayım;
fransa' nın yüksek devlet adamlarından birine, '' dans hakkında ne düşünüyorsunuz ? '' diye soruyorlar ve o yüksek devlet adamı;
'' neden ayakta ? '' diye cevap veriyor...
ikili dans, veyahut grup halinde dans, dışarıdan masum gibi gözükse de, yirmi yaş ve üstü insanlar için bir nevi kur vazifesi görür... bedenlerini kıvırarak ve şekilden şekile girip, eğilip bükülerek, onlarca insanın önünde adeta kendinden geçmişçesine şehvet yüklü saçma sapan hareketler yapan ademoğullarının masum olduğunu bana kimse söyleyemez...
dans, masum değildir ve gizli bir yakınlaşma aracıdır...
istemeden de olsa, karşı cinsle bedeniniz sürekli temas halindedir ( ki istemeden de olduğu yalan, bilakis isteyerek yapılır ) vücudun erojen bölgelerine dokunmak hiç de zor değildir... dans adı altında, ayakta yapılan bir zina... hatta ve hatta, nedense günümüzde modernlik olarak da algılanabiliyor. iki kişinin yaptığı tango estetik ve güzel olabilir, fakat çıldırmışçasına pistin ortasında yılan gibi kıvrılarak yapılan danslar hem göze iğrenç gelmekte, hem de bedenleri bir meta haline getirmektedir...
'' kadınları et olarak mı görüyorsunuz ? ''
'' siz, kendinizi et olarak gösteriyorsunuz ! ''
gelin canlar kıvrılalım, eğilip bükülelim... kimliğimi de açıklamayacağım, gecenin sonunda birinizi yatağıma atmış olursam gerçek düşüncelerimi açıklayacağım...ya da şöyle diyebiliriz;
'' dans, zinaya götürür ''... ama nasıl götürür ? yılanvari hareketlerle ! yahu, orada adamın maslahatını avuçlasan daha dürüst olursun yahu ! bunca kıvrılmanın alemi ne ? vereceksen ver ! ne diye bedenini bu kadar sergiliyorsun... bak dinciler zaten aç ! bir siz aç değilsiniz, yediğiniz yarrakların hesabını tutabilmeniz için muhasebeci şart ! kadir sus haddini aşıyorsun ! ben mi haddimi aşıyorum ? insanoğlu her türlü puştluğu yapadursun, işine gelmeyince de suçu şeytana atsın ! şeytan dahi bunların yanında mazlum kalır...
ne diyordu nihat doğan denilen güdümlü kro ?
'' menfi siyasetin zulmetli gözlükleriyle nazar eyleyen, maalesef hakikati yalan, yalanı hakikat, meleği şeytan, şeytanı melek görür ''
not al okancığım...
fransa' nın yüksek devlet adamlarından birine, '' dans hakkında ne düşünüyorsunuz ? '' diye soruyorlar ve o yüksek devlet adamı;
'' neden ayakta ? '' diye cevap veriyor...
ikili dans, veyahut grup halinde dans, dışarıdan masum gibi gözükse de, yirmi yaş ve üstü insanlar için bir nevi kur vazifesi görür... bedenlerini kıvırarak ve şekilden şekile girip, eğilip bükülerek, onlarca insanın önünde adeta kendinden geçmişçesine şehvet yüklü saçma sapan hareketler yapan ademoğullarının masum olduğunu bana kimse söyleyemez...
dans, masum değildir ve gizli bir yakınlaşma aracıdır...
istemeden de olsa, karşı cinsle bedeniniz sürekli temas halindedir ( ki istemeden de olduğu yalan, bilakis isteyerek yapılır ) vücudun erojen bölgelerine dokunmak hiç de zor değildir... dans adı altında, ayakta yapılan bir zina... hatta ve hatta, nedense günümüzde modernlik olarak da algılanabiliyor. iki kişinin yaptığı tango estetik ve güzel olabilir, fakat çıldırmışçasına pistin ortasında yılan gibi kıvrılarak yapılan danslar hem göze iğrenç gelmekte, hem de bedenleri bir meta haline getirmektedir...
'' kadınları et olarak mı görüyorsunuz ? ''
'' siz, kendinizi et olarak gösteriyorsunuz ! ''
gelin canlar kıvrılalım, eğilip bükülelim... kimliğimi de açıklamayacağım, gecenin sonunda birinizi yatağıma atmış olursam gerçek düşüncelerimi açıklayacağım...ya da şöyle diyebiliriz;
'' dans, zinaya götürür ''... ama nasıl götürür ? yılanvari hareketlerle ! yahu, orada adamın maslahatını avuçlasan daha dürüst olursun yahu ! bunca kıvrılmanın alemi ne ? vereceksen ver ! ne diye bedenini bu kadar sergiliyorsun... bak dinciler zaten aç ! bir siz aç değilsiniz, yediğiniz yarrakların hesabını tutabilmeniz için muhasebeci şart ! kadir sus haddini aşıyorsun ! ben mi haddimi aşıyorum ? insanoğlu her türlü puştluğu yapadursun, işine gelmeyince de suçu şeytana atsın ! şeytan dahi bunların yanında mazlum kalır...
ne diyordu nihat doğan denilen güdümlü kro ?
'' menfi siyasetin zulmetli gözlükleriyle nazar eyleyen, maalesef hakikati yalan, yalanı hakikat, meleği şeytan, şeytanı melek görür ''
not al okancığım...
akla ilk michael jackson u getirir.
dansta kadın öpülür; sıkmak, sıkıştırmak hiç
her balodan kazanır memleket bir sürü piç
göbekler perçin olmuş, hava geçmez aradan
yola gelmez kadın varsa, sen haber ver paradan
(bkz: osman yüksel serdengeçti)
her balodan kazanır memleket bir sürü piç
göbekler perçin olmuş, hava geçmez aradan
yola gelmez kadın varsa, sen haber ver paradan
(bkz: osman yüksel serdengeçti)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar