bugün
- yazarların nickleri nereden geliyor8
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- birader ne demek8
- nervio burak demirbilek evliliği7
- sozlugun hafizasi6
- gocu meriç7
- tai lung18
- yeni parti46
- baş meriç7
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- kız nick altı meriçleri13
- bir erkek yazara instagramdan ulaşmak4
- kafiyesiz şiir saçmalığı3
- arabayı yavaş süren tipler16
- ismet gürbüz7
- merfulu gitmesin kampanyası15
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- apoya küfür edince kuduran kürtçü9
- gammazlar ve biraderler arasındaki kirli ilişki10
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım2
- sular kesikken gelen kaka3
- bana onu sormayin birader2
- nervio moderatör olsun kampanyası10
- beni seven yazarlar10
- parayla limon almak3
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
- bırakın kavgayı maç başlıyor7
- öykü serter8
- arkadaşlar sizce ben5
- cesur yürek mansur yavaş nerede2
- yakışıklı erkeklerin gay olması10
- mehdi ile islam gariplikten çıkacak2
- sözlük yazarlarının çayları12
- sözlük yazarları nasıl hissediyor3
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum11
- gocu bey meh meh reyiz2
- hatırladığınız en eski anı7
- online yazarlar neden yazmıyor12
- aslan eti4
- göz makyajı2
- sersem herif2
- sanat sepet tayfa6
- bu kitabı okuyum mu4
- uludağ sözlük için öneriler8
- burak demirbilek6
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak6
- gammazlar adam mıdır sorunsalı6
- debe'nin nick altı entry dolması7
ritme gore ortaya cikarilan hareketler esliginde esli veya essiz yapilan eglence turu.
insanı rahatlatan , içine garip bir sevinç yerleşmesini sağlayan olay.
insanın vücudunu ve zerafetini kullanarak kendini bulması, ifade etmesi, kendinden kaçması, dünyadan kaçması, dünyada varlığını ispatı, soyutlanması, somutlanması, var olması, zihnini boşaltması, enerji yüklemesi, enerji boşaltımı, müzikle var olan müziği var eden...
pasadoble, cha cha, bachata gibi söylemi güzel olan çeşitleri olan deşarj olma yöntemlerinin başında gelen müzikli jimnastik gibi bir şey.
Ça-ça, Foxtrot, Kalipso, Modern Dans, Salsa, Samba, Tango, Rumba, Vals gibi çeşitleri olan spor ve gösteri şekli.
vücudun beyni terkettiği hareketler silsilesi.
ayaklarımı yerden kesen oyun türü.
dünya da spor olarak yarışmaları yapılan ritmik vucüt hareketleri.
(bkz: oryantal)
(bkz: göbek dansı)
(bkz: oryantal)
(bkz: göbek dansı)
fr. içinde.
teslim olmaktır,
neseli ve tutukuludur.
kendini kaybetmektir.
neseli ve tutukuludur.
kendini kaybetmektir.
ing. dance
alm. tanz
kesinlikle 'kuşadası club and bar'daki barmenin * yapabildiği eylem.eğer diğer insanlar dansedebiliyorsa bu adam süper;eğer ona dansedebiliyor derseniz başka kimse dansedemiyor olur.acaip bişey...
ritimlerle bütünleşen hayat tutkusu.
becerebiliyorsan güzeldir ama beceremediğin zaman cümle aleme rezil olmaya mahkum olduğun ve hala nedenini anlayamadığım bir insan eylemi.
daha da açıklayıcı olması için şunları izleyelim :
http://www.youtube.com/watch?v=q20nGHITerE
http://www.youtube.com/watch?v=0hGKQEjxO3U
daha da açıklayıcı olması için şunları izleyelim :
http://www.youtube.com/watch?v=q20nGHITerE
http://www.youtube.com/watch?v=0hGKQEjxO3U
bir nevi terapi yöntemidir. duruma göre seçilen dans türü ile çeşitli psikolojik vakaların üstesinden gelinebildiğine şahit olunmuştur. *
dans yatay isteklerin, dikey tatminidir.
insanın kendini beden diliyle ifade etme biçimidir.
artık her şeye katlanmak daha zor. neon ışıkları sahneye vuruyor ve resim olanca çıplaklığıyla görülüyor. henüz kadın bile olmamış kızlar, kendisini becerecek bir erkek peşinde. erkekler, ne yapıp edip en azından değdirmek istiyorlar. müziğin ritmi giderek artıyor, her şey baştan çıkarıcı. alkol duvarına tırmanmak, sözün yanıltıcılığından öte; çok kolay aslında. saçma sapan dalgalanmalara dans diye bir isim koymuş insan soyu ve tepindikçe kötülük daha da yaklaşıyor sana. "ne garip" diyorum, " bu saçma tepinmeler, kötülüğü kovmak için icat edilmişti halbuki!"
şeytanı arıyorum umutsuzca, buralarda bir yerde olmalı. köşedeki çirkin oğlan olabilir mi acaba? pek sessiz, pek hareketsiz duruyor. şeytanı arıyorum, "benim görevim bu", ki ben çoktan kabul etmiştim, "şeytanı ortaya çıkarmak şimdi!" insanların arasında gezinen şeytanı, insanın yüzünde, derisinde, iliğinde, kemiğinde gezinen şeytanı.
telefon çekmiyor buradan, hala ondan bir mesaj bekliyorum. arada bir kapı önüne çıkıp kontrol ediyorum telefonu, hiçbir şey yok!
şeytanı arıyorum, her yer zenci kaynıyor, yeni arkadaşımın yanındaki kız birini bırakıp diğerinin koluna atlıyor. zencilerde görüyorum şeytan tüyünü. sanıyorum yeni arkadaşım da görüyor. az önceki coşkusundan eser kalmamış. kendince meşgale yaratmaya çalışıyor, gah tuvalete gidiyor, gah telefon açmak için kapı önüne. kendine şunu demek istiyor: "ben biraz meşguldum, benim kız da yalnız kalınca yanındaki zenci arkadaşlarla dansa tutuşmuş." oysa öyle olmadığını hepimiz görüyoruz. kendi kendime "şimdiye kadar bu kızı burada bırakıp evin yolunu tutmuştum çoktan" diyorum.
işte, insanlara kazanma gücünü veren bu saçmasapan ısrar, bu sahtekarlık, bu düpedüz becerilme isteği! evin yolunu değil de kapı önünün yolunu tutuyorum yine, bir ara, bir sor allah aşkına! ama hiçbir ses yok yine!
artık katlanamıyorum. üstelik artık neandertal hocanızım ben! ve artık, bu gerizekalıların acısını da ben çekeceğim!
şeytanı arıyorum umutsuzca, buralarda bir yerde olmalı. köşedeki çirkin oğlan olabilir mi acaba? pek sessiz, pek hareketsiz duruyor. şeytanı arıyorum, "benim görevim bu", ki ben çoktan kabul etmiştim, "şeytanı ortaya çıkarmak şimdi!" insanların arasında gezinen şeytanı, insanın yüzünde, derisinde, iliğinde, kemiğinde gezinen şeytanı.
telefon çekmiyor buradan, hala ondan bir mesaj bekliyorum. arada bir kapı önüne çıkıp kontrol ediyorum telefonu, hiçbir şey yok!
şeytanı arıyorum, her yer zenci kaynıyor, yeni arkadaşımın yanındaki kız birini bırakıp diğerinin koluna atlıyor. zencilerde görüyorum şeytan tüyünü. sanıyorum yeni arkadaşım da görüyor. az önceki coşkusundan eser kalmamış. kendince meşgale yaratmaya çalışıyor, gah tuvalete gidiyor, gah telefon açmak için kapı önüne. kendine şunu demek istiyor: "ben biraz meşguldum, benim kız da yalnız kalınca yanındaki zenci arkadaşlarla dansa tutuşmuş." oysa öyle olmadığını hepimiz görüyoruz. kendi kendime "şimdiye kadar bu kızı burada bırakıp evin yolunu tutmuştum çoktan" diyorum.
işte, insanlara kazanma gücünü veren bu saçmasapan ısrar, bu sahtekarlık, bu düpedüz becerilme isteği! evin yolunu değil de kapı önünün yolunu tutuyorum yine, bir ara, bir sor allah aşkına! ama hiçbir ses yok yine!
artık katlanamıyorum. üstelik artık neandertal hocanızım ben! ve artık, bu gerizekalıların acısını da ben çekeceğim!
Yatay duyguların dikey yaşanması durumudur...
şöyle bir mevzu var, müsadenizle anlatayım;
fransa' nın yüksek devlet adamlarından birine, '' dans hakkında ne düşünüyorsunuz ? '' diye soruyorlar ve o yüksek devlet adamı;
'' neden ayakta ? '' diye cevap veriyor...
ikili dans, veyahut grup halinde dans, dışarıdan masum gibi gözükse de, yirmi yaş ve üstü insanlar için bir nevi kur vazifesi görür... bedenlerini kıvırarak ve şekilden şekile girip, eğilip bükülerek, onlarca insanın önünde adeta kendinden geçmişçesine şehvet yüklü saçma sapan hareketler yapan ademoğullarının masum olduğunu bana kimse söyleyemez...
dans, masum değildir ve gizli bir yakınlaşma aracıdır...
istemeden de olsa, karşı cinsle bedeniniz sürekli temas halindedir ( ki istemeden de olduğu yalan, bilakis isteyerek yapılır ) vücudun erojen bölgelerine dokunmak hiç de zor değildir... dans adı altında, ayakta yapılan bir zina... hatta ve hatta, nedense günümüzde modernlik olarak da algılanabiliyor. iki kişinin yaptığı tango estetik ve güzel olabilir, fakat çıldırmışçasına pistin ortasında yılan gibi kıvrılarak yapılan danslar hem göze iğrenç gelmekte, hem de bedenleri bir meta haline getirmektedir...
'' kadınları et olarak mı görüyorsunuz ? ''
'' siz, kendinizi et olarak gösteriyorsunuz ! ''
gelin canlar kıvrılalım, eğilip bükülelim... kimliğimi de açıklamayacağım, gecenin sonunda birinizi yatağıma atmış olursam gerçek düşüncelerimi açıklayacağım...ya da şöyle diyebiliriz;
'' dans, zinaya götürür ''... ama nasıl götürür ? yılanvari hareketlerle ! yahu, orada adamın maslahatını avuçlasan daha dürüst olursun yahu ! bunca kıvrılmanın alemi ne ? vereceksen ver ! ne diye bedenini bu kadar sergiliyorsun... bak dinciler zaten aç ! bir siz aç değilsiniz, yediğiniz yarrakların hesabını tutabilmeniz için muhasebeci şart ! kadir sus haddini aşıyorsun ! ben mi haddimi aşıyorum ? insanoğlu her türlü puştluğu yapadursun, işine gelmeyince de suçu şeytana atsın ! şeytan dahi bunların yanında mazlum kalır...
ne diyordu nihat doğan denilen güdümlü kro ?
'' menfi siyasetin zulmetli gözlükleriyle nazar eyleyen, maalesef hakikati yalan, yalanı hakikat, meleği şeytan, şeytanı melek görür ''
not al okancığım...
fransa' nın yüksek devlet adamlarından birine, '' dans hakkında ne düşünüyorsunuz ? '' diye soruyorlar ve o yüksek devlet adamı;
'' neden ayakta ? '' diye cevap veriyor...
ikili dans, veyahut grup halinde dans, dışarıdan masum gibi gözükse de, yirmi yaş ve üstü insanlar için bir nevi kur vazifesi görür... bedenlerini kıvırarak ve şekilden şekile girip, eğilip bükülerek, onlarca insanın önünde adeta kendinden geçmişçesine şehvet yüklü saçma sapan hareketler yapan ademoğullarının masum olduğunu bana kimse söyleyemez...
dans, masum değildir ve gizli bir yakınlaşma aracıdır...
istemeden de olsa, karşı cinsle bedeniniz sürekli temas halindedir ( ki istemeden de olduğu yalan, bilakis isteyerek yapılır ) vücudun erojen bölgelerine dokunmak hiç de zor değildir... dans adı altında, ayakta yapılan bir zina... hatta ve hatta, nedense günümüzde modernlik olarak da algılanabiliyor. iki kişinin yaptığı tango estetik ve güzel olabilir, fakat çıldırmışçasına pistin ortasında yılan gibi kıvrılarak yapılan danslar hem göze iğrenç gelmekte, hem de bedenleri bir meta haline getirmektedir...
'' kadınları et olarak mı görüyorsunuz ? ''
'' siz, kendinizi et olarak gösteriyorsunuz ! ''
gelin canlar kıvrılalım, eğilip bükülelim... kimliğimi de açıklamayacağım, gecenin sonunda birinizi yatağıma atmış olursam gerçek düşüncelerimi açıklayacağım...ya da şöyle diyebiliriz;
'' dans, zinaya götürür ''... ama nasıl götürür ? yılanvari hareketlerle ! yahu, orada adamın maslahatını avuçlasan daha dürüst olursun yahu ! bunca kıvrılmanın alemi ne ? vereceksen ver ! ne diye bedenini bu kadar sergiliyorsun... bak dinciler zaten aç ! bir siz aç değilsiniz, yediğiniz yarrakların hesabını tutabilmeniz için muhasebeci şart ! kadir sus haddini aşıyorsun ! ben mi haddimi aşıyorum ? insanoğlu her türlü puştluğu yapadursun, işine gelmeyince de suçu şeytana atsın ! şeytan dahi bunların yanında mazlum kalır...
ne diyordu nihat doğan denilen güdümlü kro ?
'' menfi siyasetin zulmetli gözlükleriyle nazar eyleyen, maalesef hakikati yalan, yalanı hakikat, meleği şeytan, şeytanı melek görür ''
not al okancığım...
akla ilk michael jackson u getirir.
dansta kadın öpülür; sıkmak, sıkıştırmak hiç
her balodan kazanır memleket bir sürü piç
göbekler perçin olmuş, hava geçmez aradan
yola gelmez kadın varsa, sen haber ver paradan
(bkz: osman yüksel serdengeçti)
her balodan kazanır memleket bir sürü piç
göbekler perçin olmuş, hava geçmez aradan
yola gelmez kadın varsa, sen haber ver paradan
(bkz: osman yüksel serdengeçti)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar