bugün
- otel odasında intihar etmek4
- kabak tatlısını sevenler15
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması6
- fingirdek sözlük erkeği6
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- arkadaşlar çok sıkıcısınız3
- tanju çolak samimiyetsizliği3
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar3
- okan yalabık'ın son hali5
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- geceyi daha çok sevme nedenleri2
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi3
- kocam aldatıyor ama olsun ekmeğimi yemeğimi veriyo3
- taksim delisi cenk7
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- sarı tekere gelinlik giydirmek2
- anın görüntüsü25
- sözlük erkekleri aranıyor mu3
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- hector cuper2
- sudekiray'a soralım2
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- seni sevmekten başka neydi benim günahım2
- elmas bey birader'in online olmaması3
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- lucas torreira2
- pazar akşamları3
- allah vardır diyenlerin kanıtları3
- terrifier'in yasaklanması gerekliliği2
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı2
- bafra pidesi4
- kafanın çok büyük olması8
- beşiktaş a çıkmayan kırmızı kart2
- göksel'in memeleri4
- sözlük sevgilisi2
- nat rothschild4
- kasımda aşk başkadır6
- kaz fobisi2
- hambeles2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- ismet gurbuz 20244
- narlı lokum2
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- nervio33
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı3
- erecto kral reyiz3
cibali spor un bulundugu semtin karakolu
nejat uygur' un "benim oğlum bu sene meeezunoluyo" repliğini sıkça kullandığı oyun.
cüneyt arkın'ın çapkın bir hovardayı canlandırdığı filmde geçer.muammer karaca karakol komiseri rolü ile harika bir performans sergilemiştir.arşivlenmesi gereken, türk sinemasına yakışır bir komedidir.
Adını taşıyan tiyatro oyunuyla zihinlerde yer eden, yakında polis müzesi olarak ziyarete açılacak olan karakol.
1966 yapımı türk filmi. cüneyt arkın' ın en jön dönemine denk gelir. karakol atmosferi pek yoktur, olaylar karakol başkomiseri cafer saba etrafında gelişir. hatta çapkınlık yaparken kendisini zoka necip olarak tanıttığını hatırlar gibiyim.
--spoiler--
filmin başlarında, karakola gelen güzel bir bayan karşılanıyor; "buyrun efendim, resmi yere koyun vucüdunizi"
vazife herşeyden mukaddestir, marş!
filmin sonlarında, telefondaki konuşma; "hatçaaaaa, kız hatça, bana bak bu akşamüstü zebil polisle senin evi basıyoruz. bağırma! öyle emir aldık, şimdi beni dinle; senin karyolanın başında benim ahretli var, onu ordan kaldır. altını karala. sermaye kızlara izin ver, sonra da seccade ser, namaza dur, biz seni o vaziyette bulalım, anladın mı?"
--spoiler--
bunun haricinde nejat uygur' un sen de yirmi, ben diyeyim otuz yıl sürdürdüğü tiyatrodur. televizyonda da çok uzun süre yayınlanmıştır. bununla ilgili acı bir nokta ise; ne zaman ki buna gülmeyi bıraktım, o zaman yavaş yavaş büyümeye başladığımı anladım.
--spoiler--
filmin başlarında, karakola gelen güzel bir bayan karşılanıyor; "buyrun efendim, resmi yere koyun vucüdunizi"
vazife herşeyden mukaddestir, marş!
filmin sonlarında, telefondaki konuşma; "hatçaaaaa, kız hatça, bana bak bu akşamüstü zebil polisle senin evi basıyoruz. bağırma! öyle emir aldık, şimdi beni dinle; senin karyolanın başında benim ahretli var, onu ordan kaldır. altını karala. sermaye kızlara izin ver, sonra da seccade ser, namaza dur, biz seni o vaziyette bulalım, anladın mı?"
--spoiler--
bunun haricinde nejat uygur' un sen de yirmi, ben diyeyim otuz yıl sürdürdüğü tiyatrodur. televizyonda da çok uzun süre yayınlanmıştır. bununla ilgili acı bir nokta ise; ne zaman ki buna gülmeyi bıraktım, o zaman yavaş yavaş büyümeye başladığımı anladım.
nejat uygurun en çok oynadığı oyunlardan biridir.
muammer karaca cüneyt arkın sevda ferdağ ın oynadığı müthiş siyah beyaz türk filmlerinden birisi. hele birde sabaha doğru izliyorsanız hemen çay yapıp izlemeye koyulunuz.cüneyt arkın filmde bir çapkını canlandırır. ama oyunculukta tavan yapmıştır.
Refik Kordağ ve Muammer Karacanın bir Fransız bulvar komedisinden uyarladığı seyirlik oyun. ilk olarak 1951'de oynamistir.
şehir tiyatroları'nın 100. yılına özel yeniden sahnelenen oyun. Muammer Karaca ve Nejat Uygur'dan sonra Cafer rolünü büyük usta Zihni Göktay üstlenmiş.
uzun bir oyun, 3 perde. kadrosu çok sağlam, Naci Taşdöğen, Tarık Pabuççuoğlu da var.
Tavsiye edilir.
uzun bir oyun, 3 perde. kadrosu çok sağlam, Naci Taşdöğen, Tarık Pabuççuoğlu da var.
Tavsiye edilir.
şehir tiyatroları 2014-2015 sezonunda sahnelenen eski-yeni oyun. kimseye "mutlaka gitmelisin" diyemem, ben zihni göktay için gittim, seninkisi hür iraden olsun. kağıdımla kalemimle gidip not tuttum, belgelerle konuşuyorum. oyunu sadabad sahnesinde izledim. öncelikle oyuna veya zihni göktaya ilgi hayli yoğun. iki hafta önceden bilet aldım, ama pek de matah bir koltuk bulamadım. erken davranman işine yarar. zihni göktay daha sahneye çıkmadan, henüz sadece sesi duyulduğunda salonda bir alkış kıyamet koptu. mikrofonlar sağolsun sesle ilgili bir problem yok, şarkılar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim ama. pek anlaşılmıyordu sözler. 3 perde diye bildiğim gösteri 2 perdeye göre düzenlenmişti. toplam 3 dekor var oyunda, son dekor ikinci perde içinde değişiyor. 1-2 dakikalık süre için orkestra oyalıyor seyirciyi. o iki dakikanın olduğu gibi akıllı telefonlarla nasıl aydınlatıldığına sen de şahit olacaksın müstakbel seyirci... çünkü bizim tiyatro izleyicimiz de aslında tam anlamıyla öküz... dekorlarda, kostümlerde, makyajlarda öyle efsanevi bir şey yok zaten. muhtemelen olması gerektiği kadardır. işin ehli değilim, hatta hiç anlamam, ve hatta yıllarını bu mesleğe vermiş insanlara saygısızlık etmek istemem, ama ezberlerde göze çarpacak şekilde aksaklık vardı, oturur zamanla. şu seyirciye arka dönmek konusuna biraz daha dikkat etseler daha iyi olacak sanırım. ayrıca sevgili ayfer *, şarkı söylerken hareketlerin çok mu keskindi sanki hayatım? hani vamp olman lazım ya, bıçakla keser gibi bitirmesen ya hareketini bebişim? sanki daha etkileyici olur?
her akşam söylemezsem çatlarım dediği bir şey vardı zihni beyin, onu aktarayım not aldığım kadarıyla. "siteler, kentler yapılıyor, içlerine avmler, fitness centerlar konuluyor, ama bir tiyatro salonu yapılmıyor. yap oraya bir oda tiyatrosu, veya 300 kişilik bir salon, bırak genç tiyatrocular oyunlarını oynasınlar, 3-5 kuruş kazansınlar" bunun dışında çok hoşuma giden bir öz eleştiri vardı, "bizim seyircimiz boktan bir şey bile izlese ayakta alkışlar. batıda adam beğenmedi mi domates atar. bizimkiler hep içine atar"
her akşam söylemezsem çatlarım dediği bir şey vardı zihni beyin, onu aktarayım not aldığım kadarıyla. "siteler, kentler yapılıyor, içlerine avmler, fitness centerlar konuluyor, ama bir tiyatro salonu yapılmıyor. yap oraya bir oda tiyatrosu, veya 300 kişilik bir salon, bırak genç tiyatrocular oyunlarını oynasınlar, 3-5 kuruş kazansınlar" bunun dışında çok hoşuma giden bir öz eleştiri vardı, "bizim seyircimiz boktan bir şey bile izlese ayakta alkışlar. batıda adam beğenmedi mi domates atar. bizimkiler hep içine atar"
ocak ayında tekrar sahnede. biletler satılıyor bile. not: pahalı sanma, istanbul şehir tiyatroları öğrenci sadece 8tl.
hemen bak sitesinden bence.
hemen bak sitesinden bence.
Gaziosmanpaşa sahnesinde izlediğim oyun. en arkada olmama rağmen salon çok küçük olduğu için hiç problem yaşamadım uzaklıkla ilgili ama salonun yeri biraz sapa kalıyor ve etrafında park edecek yer yok.
gelelim oyuna; oyun iki perde ve 3 saat sürüyor. 6 kişilik bir orkestra oyunculara eşlik ediyor. müzikler vasat, şarkılar tam anlaşılmıyor ve oyunculardan matah bir sesi olan kimse yok.
oyunu genel olarak zihni göktay sürüklemiş. zaten komik replikler onda, bir de güncel göndermeleri de o yapınca diğer oyuncular kenar süsü olarak kalmışlar. özellikle erkan taşdöğenin performansını beğenmedim diyebilirim. diğerleri arasındada göze batan kimse yoktu. zihni ustanın sahnede olmadığı zamanlarda oyun bocalıyor ve bir an önce sahne değişsin istiyorsun. çok olumsuz konuştum ama sebebi oyuna büyük beklentilerle gitmiş olmam. neticede 3 saati sıkılmadan geçirdim diyebilirim. gitmeye değer bir oyun çıkarmışlar. keşke göndermeleri laf sokmaları bu kadar çok olmasaydı çünkü bir kısmı gerçekten zorlama olmuş. yerini bulanlar da vardı tabiki.
son olarak keşke engin alkan sahneleyeseydi diye düşündüm, o zaman görsel bir şölen ve harika müzikler oyunu daha yukarı taşırdı.
(bkz: istanbul efendisi)
gelelim oyuna; oyun iki perde ve 3 saat sürüyor. 6 kişilik bir orkestra oyunculara eşlik ediyor. müzikler vasat, şarkılar tam anlaşılmıyor ve oyunculardan matah bir sesi olan kimse yok.
oyunu genel olarak zihni göktay sürüklemiş. zaten komik replikler onda, bir de güncel göndermeleri de o yapınca diğer oyuncular kenar süsü olarak kalmışlar. özellikle erkan taşdöğenin performansını beğenmedim diyebilirim. diğerleri arasındada göze batan kimse yoktu. zihni ustanın sahnede olmadığı zamanlarda oyun bocalıyor ve bir an önce sahne değişsin istiyorsun. çok olumsuz konuştum ama sebebi oyuna büyük beklentilerle gitmiş olmam. neticede 3 saati sıkılmadan geçirdim diyebilirim. gitmeye değer bir oyun çıkarmışlar. keşke göndermeleri laf sokmaları bu kadar çok olmasaydı çünkü bir kısmı gerçekten zorlama olmuş. yerini bulanlar da vardı tabiki.
son olarak keşke engin alkan sahneleyeseydi diye düşündüm, o zaman görsel bir şölen ve harika müzikler oyunu daha yukarı taşırdı.
(bkz: istanbul efendisi)
Dün akşam izleme şansı bulduğum, müthiş bir atmosferde kaliteli bir kitle eşliğinde,gülerek ,düşünerek ,eğlenerek Zihni Göktay şov tarzında ilerleyen tatlı müzikal.
1966 yapımı başrolde muammer karaca, cüneyt arkın ve sevda ferdağ'ın olduğu, Türk Sinemasının en iyi filmlerinden birisi . Mükemmel bir hikayesi ve aynı güzellikte işlenişi var; karakterler arası diyaloglar ve her diyalog içerisine serpiştirilmiş espriler ise şahane. Cüneyt Arkin garip aksiyon filmlerine yönelmek yerine bir Jön olarak başladığı sinemaya yne bir jön olarak devam etseydi bu şekilde daha iyi olacaktı. Bu arada gençlik yılları supernatural'in Dean ine benzediği gözümden kaçmadı . Muammer Karaca ise döktürmüş resmen ama şivesi bazen cümleleri anlamakta zorluk çıkartıyordu malesef; ilerleyen zamanlarda Nejat Uygur' un sahneleyeip kendisinin canlandıracağı Cafer Başkomserde Kayseri şivesini kullanması karaktere daha çok yakışmıştı. Mutlaka izlenmesi gereken bir Yeşilçam filmi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com