bugün
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri6
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- kolye142
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- doğu türkistan4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik2
- erkek aslan3
- hayrına karpuz dağıtmak2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlük resim problemi3
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- ayağı olan kadının amacı2
- fransa10
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması3
- usualsuspects'in ayağı6
- türk esnafı3
- misafir gelince odaya kacmak4
- bik bik'in kraliçe olması10
- sarı tekerin yazar olamaması9
- 1 yıl sonraki kendine not2
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- columbia3
- akdeniz akşamları gitaristi2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- ford mondeo vs volkswagen passat3
- usualsuspects aslan parçası4
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- futbol20
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- hoşlanılan kızın annesi ile muhabbet etmek2
- cep telefonu22
- peynir dolgulu jalapeno5
- arkadaşınızın sizi övmesi4
- süper lig9
- hacker saldırısı gazileri8
- nokia20
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- kostas mitroglou nun akhisarspor a attığı gol2
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- 18 ekim 2026 ktc plakalı araç görmem2
- samsunspor4
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- anpa gross2
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
burada yaşama hayalim vardı bir zamanlar.
bayağı da yaklaşmıştım ama olmadı. kısmet.
bayağı da yaklaşmıştım ama olmadı. kısmet.
isviçre'nin fransa sınırına yakın şehri.
Şu yaşıma kadar italyada bir kent sanırdım.
Saat konusundaki ününü hristiyan dünyasındaki mezhep savaşlarına borçlu isviçre şehri.
16. Yüzyılda cenevreliler kuyumculukla geçiniyordu. Kuyumculuk dediysem öyle bizdeki gibi trabzon işi hasır bilezikler, Mardin işi telkariler, kazaziyeler filan yok tabi, takı tasarım mevzusu eMaye taşlarla künye, kolye filan süslemekten ibaret.
Ancak köktendinci bir papaz olan john calvin bu kuyumculuk işlerini kibir ve israfa sebep olduğu gerekçesiyle yasaklayınca, aynı dönemde Fransa’da katoliklerden kaçan Protestan saat ustaları da cenevreye iltica edince kuyumcular artık geçimlerini sağlamak için saat üretmeye başladılar.
Ancak saat endüstrisindeki esas gelişme 20. Yüzyılın başlarında yaşandı. O yıllarda Erkekler köstekli cep saati kullanırlardı. Kıta Avrupa’sına yayılan siper savaşları teknolojinin her alanında olduğu gibi saatlerde de büyük gelişmelere sebep oldu. Artık saatler savaşın getirdiği bir zorunluluktan ötürü küçüldü ve kola takılabilir hale geldi.
ikinci dünya savaşından sonra Japonların kuvars mekanizmayı icat etmesiyle geleneksel cenevre saatçiliği yok olmanın eşiğine geldi. (Otomatik) saat üreten atölyelerin %90’ı bu teknolojiyle baş edemedi ve dükkan kapatmak zorunda kaldılar.
Geriye kalan bir avuç isviçre firması ise bir asırdan fazla tecrübeleriyle dünyanın en prestijli saat markalarına dönüştüler.
16. Yüzyılda cenevreliler kuyumculukla geçiniyordu. Kuyumculuk dediysem öyle bizdeki gibi trabzon işi hasır bilezikler, Mardin işi telkariler, kazaziyeler filan yok tabi, takı tasarım mevzusu eMaye taşlarla künye, kolye filan süslemekten ibaret.
Ancak köktendinci bir papaz olan john calvin bu kuyumculuk işlerini kibir ve israfa sebep olduğu gerekçesiyle yasaklayınca, aynı dönemde Fransa’da katoliklerden kaçan Protestan saat ustaları da cenevreye iltica edince kuyumcular artık geçimlerini sağlamak için saat üretmeye başladılar.
Ancak saat endüstrisindeki esas gelişme 20. Yüzyılın başlarında yaşandı. O yıllarda Erkekler köstekli cep saati kullanırlardı. Kıta Avrupa’sına yayılan siper savaşları teknolojinin her alanında olduğu gibi saatlerde de büyük gelişmelere sebep oldu. Artık saatler savaşın getirdiği bir zorunluluktan ötürü küçüldü ve kola takılabilir hale geldi.
ikinci dünya savaşından sonra Japonların kuvars mekanizmayı icat etmesiyle geleneksel cenevre saatçiliği yok olmanın eşiğine geldi. (Otomatik) saat üreten atölyelerin %90’ı bu teknolojiyle baş edemedi ve dükkan kapatmak zorunda kaldılar.
Geriye kalan bir avuç isviçre firması ise bir asırdan fazla tecrübeleriyle dünyanın en prestijli saat markalarına dönüştüler.
isviçrenin başkenti olan ve yaşamak için zengin olmak gereken şehirdir. Evet.
Cenevre, isviçre'nin dünyaca önemli bir şehridir. Cenevre Sözleşmeleri, uluslararası hukukta insan hakları üzerine yapılmış ve 1949 yılında imzalanmış önemli sözleşmelerdir ve uluslararası olan veya olmayan çatışma durumlarında silahlı güçler ve insani yardım örgütleri tarafından uyulması beklenen standartları belirler.
Young King
Young King
(bkz: suriye barış görüşmeleri)
insanları hep bir telaş, bir acele içindedir. Burada eli cebinde gezmeye çıkmış birisi neredeyse yoktur. Dünyanın en pahalı kentlerinden biridir. Bizim türk gençleri karınlarını migrostan aldıkları kruvasanlarla doyurabilirler. Gezilecek görülecek pek bir yeri yoktur. Ancak Parc des bastions adı verilen yer huzur verici bir yerdir. Yazın insanlar bisiklete biner, çimlerde yatar, kışın ise buz pateni yaparlar. Aktarma yaparsanız muhtemelen italya üzerinden olacaktır. italya havaalanında çantamın kilidini kırıp içindekileri karıştırmışlar. Ayrıca orada kimse ingilizce konuşmuyor sizinle. Bu sebeple paraya kıyıp direkt uçuş tercihi yapılmasını öneririm.
(bkz: jean calvin)
gidip görülmesi gereken şehirlerden. ama çok pahalı. leman gölü, jet d'eau, cathedrale de st .pierre, mur de la reformation, flower clock ve CERN, gördüğüm ve gidilmesini tavsiye ettiğim yerlerden.
aralarinda, uluslararasi calisma orgutu (ilo), gumruk tarifeleri ve ticaret genel antlasmasi merkezi (gatt), uluslararasi kizilhac komitesi, dunya saglik orgutu (who) gibi kuruluslarin bulundugu sayisiz organizasyonun ve uluslararasi kurulusun merkezi.
güzelliğinin yere atılan izmaritlerle bozulduğu şehir. ama hakkını yememek lazım, izmaritler dışında her yer tertemiz. cenevre'de yaşayanlar da diğer avrupa kentlerine nazaran gayet misafirperver ve güleryüzlü insanlar. leman gölü çevresindeki cologny bölgesinde, göl manzaralı bir ev almak için ankara'nın bir mahallesini satmak gerekir, o derece pahalı. kilosuna 200 tl verip alabilecekler içinde harika çikolatacılar var. özellikle carouge bölgesindeki Philippe Pascoët şiddetle önerilir. cenevre'ye gidecek olanlara ya da gitmeyi düşünenlere bir tavsiye, kesinlikle isviçre için için tatil olan bir günde gitmeyin, her yer kapalı olur. havaalanından çıkmadan 80 dakika geçerli ve tüm ulaşım araçlarında kullanılabilen ücretsiz bilet alınabilir. 3 yıldızlı bir otelin oda kahvaltı ücreti de 250 frank * civarındadır. ayrıca tarihi dokusu olan bir şehir sevenler, paris gibi her yerde katedral, kilise, eski ev bulunan bir şehir beklemesin. her yer de bol bol yeşillik ve park vardır.
Yasamakta oldugum sehir.
nüfusunun %40'ından fazlası yabancıdır. avrupa kıtasının en pahalı şehirlerinden biridir.
geçen yılki 4 günlük isviçre gezimin son gününde ailecek gittiğimiz ve resmen aşık olduğum, bu nedenle de şu ana kadar gördüğüm en güzel şehir. fransa'nın yanı başında olması nedeniyle zaten isviçre'nin fransızca konuşulan bir bölgesinde olan şehir, normal bir isviçre kentine göre çok daha canlıdır. fransa'nın etkisi sadece canlılık anlamında kalmamıştır, aynı zamanda kadınlar ve moda da hayli etkileyicidir. buram buram tarih kokan kentteki büyük fıskiye de cenevre'ye ayrı bir özellik katarken, göl kenarına kurulmuş olan bu şehri anlatmakla bitirmek baya zor. kesinlikle gidip gezilesi, hatta yaşanılanası yerdir.
Pahalı bir avrupa şehri. Ekmek 3 ytl falan. Gidecekseniz hazırlıklı olun.
Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç gibi pek çok kuruluşun merkezlerinin yer aldığı , ağırlıklı olarak Fransızca konuşulan şehirdir. Göl kıyısında atacağınız bir turda Dünya'nın en yüksek fıskiyesini görmemeniz imkansız.
Çiçeklerden oluşan saat ve botanik bahçesinin yanı sıra pek çok geniş parka sahiptirler. insan yeşilin her türlüsünü görmekten bıkmaz adeta.
Ulaşım sistemi mükemmeldir. Arabalar için her türlü kıllık yapılmış fakat toplu taşıma ve özellikle bisikletlere her türlü kıyak geçilmiştir. Sabahın köründe işe bisikletle giden takım elbiseli ablalar görebilirsiniz. Hatta belediye 4 saate kadar ücretsiz olarak bisiklet kiralıyor.
Şehrin bir eski bir de yeni hali var. Eski hali turistik açıdan harikadır. Sokak sokak gezilesidir. Birleşmiş Milletler'in içini gezebilmeniz için turlar mevcuttur.
CERN de bu şehrin içerisindedir ve içerisinde turistik amaçlı olarak hazırlanmış iki müze mevcuttur. Gidilip hidron çarpıştırmaca oynayabilirsiniz.
Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç gibi pek çok kuruluşun merkezlerinin yer aldığı , ağırlıklı olarak Fransızca konuşulan şehirdir. Göl kıyısında atacağınız bir turda Dünya'nın en yüksek fıskiyesini görmemeniz imkansız.
Çiçeklerden oluşan saat ve botanik bahçesinin yanı sıra pek çok geniş parka sahiptirler. insan yeşilin her türlüsünü görmekten bıkmaz adeta.
Ulaşım sistemi mükemmeldir. Arabalar için her türlü kıllık yapılmış fakat toplu taşıma ve özellikle bisikletlere her türlü kıyak geçilmiştir. Sabahın köründe işe bisikletle giden takım elbiseli ablalar görebilirsiniz. Hatta belediye 4 saate kadar ücretsiz olarak bisiklet kiralıyor.
Şehrin bir eski bir de yeni hali var. Eski hali turistik açıdan harikadır. Sokak sokak gezilesidir. Birleşmiş Milletler'in içini gezebilmeniz için turlar mevcuttur.
CERN de bu şehrin içerisindedir ve içerisinde turistik amaçlı olarak hazırlanmış iki müze mevcuttur. Gidilip hidron çarpıştırmaca oynayabilirsiniz.
amelie mauresmo nun yaşadığı şehir.
(bkz: cenevre de ne isim var benim)
öyle güzel ki...
(bkz: ölmeden önce görülmesi gereken yerler)
(bkz: ölmeden önce görülmesi gereken yerler)
leman gölünde dünyanın en yüksek fıskiyelerinden biri, jet d'eau (su jeti) bulunmaktadır. Bu fıskiye saatte 200km hızla 140 metre yüksekliğe kadar su fırlatmaktadır. http://en.wikipedia.org/wiki/Jet_d%27Eau
ortasında Leman gölü , etrafı alplerle çevrili dünyanın en pahalı şehirlerinden biridir.
bir çok uluslararası kuruluşun (BM, unicef, ilo,wipo, etc..) bulunduğu bir şehir olması sebebiyle her milletten insanın yaşadığı, uluslararası bir şehir.
çok küçük bir cennet. huzur hakim tüm şehre. her yer yürüme mesafesinde. insanlar takım elbiselerini giyip, bisikletlerine biniyorlar ve işlerine gidiyorlar. bir çok avrupa ülkesi gibi cenevrede de bisiklet en önemli ulaşım aracı. ama toplu taşıma da çok gelişmiş durumda. bilet her zaman sorulmaz, ama herkes muhakkak bilet alır. çünkü kontrole denk geldiklerinde başlarına ne geleceğini bilirler.
para birimi olarak chf kullanılır. chf, dolarla hemen hemen aynı değerdedir. ama hayat cenevrede çok pahalıdır. ancak tabii ki maaşlar ona göre ödendiğinden, bizim burdaki kazancımızla bir yorum yapmak pek sağlıklı olmaz.
konuştukları dil fransızcadır ama ilk paragrafta bahsettiğim özelliğinden dolayı herkes ingilizce bilmektedir.
[http://cenevrerehberi.blogspot.com/] adresinden çok şey öğrendim ben gitmeden önce. blog yazarı cidden güzel anlatmış, gittikten sonra blogunda bahsettiği yerlere daha önce de gitmişim gibi hissettim.
kötü yanlarından da bahsedeyim: en büyük avmsi bile cumartesi akşam 6dan pazartesi sabah 9a kadar kapalıdır. kiralık evler çok azmış, o nedenle kiralar pahalıymış (mış muş, yani duydum sadece). hava soğuk olabiliyor-ekimde gitmiştim, mont almıştım ordan-, istanbulla kıyaslanırsa sıkıcı bir şehir ama istanbulla bu açıdan kıyaslanacak zaten çok az yer var malum. gece hayatı var ama az.
türk lokantası çok fazla. hatta daha merkezde istanbul kebapçısı diye bir yer var. * antep mutfagı vs de çok rahat bulunur.
özetle, yaşanılası bir avrupa kenti.
çok küçük bir cennet. huzur hakim tüm şehre. her yer yürüme mesafesinde. insanlar takım elbiselerini giyip, bisikletlerine biniyorlar ve işlerine gidiyorlar. bir çok avrupa ülkesi gibi cenevrede de bisiklet en önemli ulaşım aracı. ama toplu taşıma da çok gelişmiş durumda. bilet her zaman sorulmaz, ama herkes muhakkak bilet alır. çünkü kontrole denk geldiklerinde başlarına ne geleceğini bilirler.
para birimi olarak chf kullanılır. chf, dolarla hemen hemen aynı değerdedir. ama hayat cenevrede çok pahalıdır. ancak tabii ki maaşlar ona göre ödendiğinden, bizim burdaki kazancımızla bir yorum yapmak pek sağlıklı olmaz.
konuştukları dil fransızcadır ama ilk paragrafta bahsettiğim özelliğinden dolayı herkes ingilizce bilmektedir.
[http://cenevrerehberi.blogspot.com/] adresinden çok şey öğrendim ben gitmeden önce. blog yazarı cidden güzel anlatmış, gittikten sonra blogunda bahsettiği yerlere daha önce de gitmişim gibi hissettim.
kötü yanlarından da bahsedeyim: en büyük avmsi bile cumartesi akşam 6dan pazartesi sabah 9a kadar kapalıdır. kiralık evler çok azmış, o nedenle kiralar pahalıymış (mış muş, yani duydum sadece). hava soğuk olabiliyor-ekimde gitmiştim, mont almıştım ordan-, istanbulla kıyaslanırsa sıkıcı bir şehir ama istanbulla bu açıdan kıyaslanacak zaten çok az yer var malum. gece hayatı var ama az.
türk lokantası çok fazla. hatta daha merkezde istanbul kebapçısı diye bir yer var. * antep mutfagı vs de çok rahat bulunur.
özetle, yaşanılası bir avrupa kenti.
isviçre'de en çok yatılı okulun bulunduğu şehir. çok güzel birahaneleri vardır. özellikle tren istasyonunun karşısındaki les brasseurs'de mutlaka bira içilmelidir. platinum glam club, arthurs cafe ve nelson's eğlenmek için gidilebilecek güzel mekanlardır. eğer cenevre'ye yolunuz düşerse ve uzak doğu mutfağını seviyorsanız, noga hilton'da ölmeden önce mutlaka yemek yemelisiniz.
Avrupa´nin en temiz sehir´idir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar