bugün

/18
"evet, hatırladım küçük basit şeyler yetiyor kederlenmeye. Ya mutluluğa?"
Oturup konuşsaydık geçerdi belki her şey,
başını alıp gitmek sevdaya dahil değil.
Bana hissettirdiklerini seviyorum
sanki, her şey mümkünmüş gibi,
sanki, yaşamaya değermiş gibi..

Saygı ve özlemle .
içim ağrıyor, mutlu değilim
geceler uzun bitmiyor. gündüzler ağır.
ve bahar bir türlü gelmiyor.

demişti cahit zarifoğlu... baharın şairiydi, en çok baharda açan kır çiçekleri seviyordu. ölümünden evvel ziyaretine gelen dostuna şunu demişti;

kırlarda çiçekler artık bensiz açacak...

30 bahardır kırlarda çiçekler sensiz açıyor, yarım kalmış baharlar yaşıyoruz. cahit zarifoğlu bir güzel adam, cennetin kır çiçekleri ile dolsun.
Güzel günler çabuk geçer içimiz hep bir hoşçakal ülkesi.
görsel
Bilmediğim ve ne yapacağı belli olmayan bir duyguyla hırpalanıyorum boyuna, bize ağır gelen kendimiziz.
iyi bayramlar

“Büyüklerin ellerinden
Küçüklerin gözlerinden
Suriye’nin toprağından
Bosna’nın bayrağından
Ebu Zer in yalnızlığından
Bilal-i Habeşi’nin ilk ezanından
Tarık bin Ziyad’ın kılıcından
Filistinli Cafer’in haykırışından
Gazze’nin gözyaşından öpüyoruz…
iyi bayramlar meleklerin şehri Gazze.
iyi bayramlar utancımız,açlığımız Afrika.
iyi bayramlar Ömer Muhtar’ın soylu çocukları.
iyi bayramlar acının, ölümün başkenti Hama.
iyi bayramlar Recep onbaşı,Salih uzman,er Mehmet.
iyi bayramlar kırılganlıklar,üzüntüler
iyi bayramlar ey Hüzün…”
isminin baş harfleri "acz" tutan şair adam.

bağışlanmayı dilerdi.
'Zirvesine göz koyduğum dağlara bak,takılıp kaldığım çitlere bak.'

Sanatçı gibi sanatçı.
Bu çağdan etiyle, kemiğiyle nefret etmiş bir şair, keşfedilmemiş bir ada.

“...mobilyamız vardı, insana yer yoktu artık kalbimizde.”
"Biliyor musunuz ben bu çağdan nefret ederim. Etimle, kemiğimle, hücrelerimle nefret ederim. Makina, makinanın o korkunç dişlileri nasıl kemirir canımı. Bir bilseniz bir bilseniz. Nasıl ezilir, nasıl susarım. Bir kayanın, bir bitkiye bir canlıya örneğin üzerindeki bir karıncaya yabancılaştığını duydunuz mu hiç: Bir kişinin anıtı ile, "mermerden bir kişi" ile, "bir kişinin" birbirine benzemediğini düşündünüz mü hiç? Bir çağı kabullenip "ben"le o içimdeki arasında böyle bir ayrıntı var. O ikisi birbirine öyle yabancı ki..."
Soyadının hakkını veren şair, en sevdiklerimden.
Manalı şair.

görsel
görsel
Soyadı kadar zarif, adı gibi cahittir. Kıymeti sonradan bilinen, pek anlaşılmayan fakat nice anlamlar yüklü güzel şiirlerin şairi. Senin gibisi gelmez bir daha üstadım.
Buzdağının görünmeyen kısmının şiiri başarıyla yazan zarif şair.
--spoiler--
Aklımdan çıkmıyorsun dedim. Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya.
-spoiler--

Manidar sözleri arasındadır. O temiz sevgiler eskilerden el sallar şimdi bizlere.
“bazen var’ı anlarsın, yok ile.”
Şairin ismi bile kırılacak zariflikten. insan sevmeye kıyamaz.

Şair.

‘Bitti o şiir, başka mısra gerekmez.’

Var mıymış ya böyle adamlar dedirtiyor gece gece. Pfff.
görsel
"içim büyük sabırla haşlandı

içim ey içim bu yolculuk nereye

Yine bir şehrin ölümünü başlatır gibisin.."

Acz/
Adı gibi zarif bir adam. Basit gibi görünen ama çok anlamlı cümleleri var. Onlardan birkaçını paylaşayım;

Aklımdan çıkmıyorsun dedim. Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya.

Evet, hatırladım küçük basit şeyler yetiyor kederlenmeye. Ya mutluluğa?

Düştümse sana bakarken düştüm.

Kalbinizi yumuşatın, ama iradeniz sert olsun. Kelimelerinizi yumuşatın ama nüfuzunuz kuvvetli ve derin olsun.

insan kendi mutlu olma imkânını görebilmeli. Mutluluksa filmlerin, romanların içinde değil, kendi yaşadığımız basit hayatın içindedir. Ve önemli olan yaşanılan “an”dır.
"ve tüm tabiat 7 haziran 1987 günü büyük bir kedere boğulur. çünkü artık kırlarda çiçekler cahitsiz açacaktır...”

zarif adam, darı bekaya göçeli 32 yıl oldu... rahmet olsun.
Çocukluğu Siverek, Maraş ve Ankara’da geçti. Diriliş dergisinde şiirleri yayımlandı. Seyyid Kasım Arvasi’nin kızı ile evlendi Nikah şahidi Necip Fazıl Kısakürek yapmıştır.(d.1940, Ankara – ö.1987 istanbul)
© copyright 2005 - 2026