bugün
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz7
- arkadaşlar nasılsınız8
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri4
- gratisin içini merak etmek4
- mekke anlaşması10
- sözlük yazarlarına bir şey söyle4
- kendine bir soru sor3
- sözlüğün kırbacı5
- insan sevmemek5
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler2
- tavuk pilav4
- kafamın içindeki sesler5
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- simko317
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- behzat ç şule2
- nick vermeden bir yazara seslen3
- bazı boklar yenildi2
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- pkklı anaları2
- hewal ebo9
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları13
- kek yiyen erkek3
- sarapci koala7
- victor osimhen9
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- günlük tutan erkek13
- ümit özdağ6
- futbol24
- samsunspor4
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- gemini2
- cansever16
- bir bela geliyor2
- tai lung16
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- ipek erdem2
- kamos5
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- günde iki paket sigara içmek3
- 36 yaş3
- ismeti kandırmaları2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- kosova da başbakana yumurta atılması2
ötücü bir kuş.
turkce bir internet arama motoruna verilebilecek en guzel isim.
Divan edebiyatının vazgeçilmez parçası...
Nedim'in mezar taşında şu beyit yazılıdır:
Ey Nedîm ey bülbül-i şeydâ niçin hâmuşsun
Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar var idi
Nedim'in mezar taşında şu beyit yazılıdır:
Ey Nedîm ey bülbül-i şeydâ niçin hâmuşsun
Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar var idi
Mehmet Akif Ersoy'un şiiri;
Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım:
Nihayet bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
Şehirden çıkmak isterken sular zaten kararmıştı;
Pek ıssız bir karanlık sonradan vadiyi sarmıştı.
Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl...
Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.
Muhitin hali "insaniyet"in timsalidir sandım;
Dönüp maziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!
Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryad.
O müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:
Ki vadiden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.
Ne muhrik nağmeler, ya Rab, ne mevcamevc demlerdi:
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, güya Sur-ı mahşerdi!
-Eşin var âşiyanın var, baharın var ki beklerdin.
Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?
O zümrüt tahta kondun, bir semavi saltanat kurdun,
Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!
Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin hânumânın şen, için şen, kâinatın şen!
Hazansız bir zemin isterse, şayet ruh-ı serbâzın,
Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-ı pervâzın.
Değil bir kayda, sığmazsın kanatlandın mı eb'ada
Hayatın en muhayyel gayedir âhrara dünyada.
Neden öyleyse matemlerle eyyâmın perişandır,
Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşandır?
Hayır matem senin hakkın değil, matem benim hakkım;
Asırlar var ki aydınlık nedir hiç bilmez afakım.
Teselliden nasibim yok, hazan ağlar baharımda
Bugün bir hanumansız serseriyim öz diyarımda.
Ne hüsrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
Serapa Garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!
Hayalimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,
Salahaddin-i Eyyubi'lerin, Fatih'lerin yurdu.
Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde Osman'ın;
Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!
Ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâp olsun;
O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!
Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden Yıldırım Hân'ın;
Şenâatlerle çiğnensin muazzam Kabri Orhan'ın!
Ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!
Yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;
Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!
Dolaşsın, sonra, islâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!
[Safahât, yedinci kitap]
Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım:
Nihayet bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
Şehirden çıkmak isterken sular zaten kararmıştı;
Pek ıssız bir karanlık sonradan vadiyi sarmıştı.
Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl...
Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.
Muhitin hali "insaniyet"in timsalidir sandım;
Dönüp maziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!
Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryad.
O müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:
Ki vadiden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.
Ne muhrik nağmeler, ya Rab, ne mevcamevc demlerdi:
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, güya Sur-ı mahşerdi!
-Eşin var âşiyanın var, baharın var ki beklerdin.
Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?
O zümrüt tahta kondun, bir semavi saltanat kurdun,
Cihanın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!
Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin hânumânın şen, için şen, kâinatın şen!
Hazansız bir zemin isterse, şayet ruh-ı serbâzın,
Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-ı pervâzın.
Değil bir kayda, sığmazsın kanatlandın mı eb'ada
Hayatın en muhayyel gayedir âhrara dünyada.
Neden öyleyse matemlerle eyyâmın perişandır,
Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşandır?
Hayır matem senin hakkın değil, matem benim hakkım;
Asırlar var ki aydınlık nedir hiç bilmez afakım.
Teselliden nasibim yok, hazan ağlar baharımda
Bugün bir hanumansız serseriyim öz diyarımda.
Ne hüsrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
Serapa Garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!
Hayalimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,
Salahaddin-i Eyyubi'lerin, Fatih'lerin yurdu.
Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde Osman'ın;
Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!
Ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâp olsun;
O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!
Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden Yıldırım Hân'ın;
Şenâatlerle çiğnensin muazzam Kabri Orhan'ın!
Ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!
Yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;
Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!
Dolaşsın, sonra, islâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!
[Safahât, yedinci kitap]
üstad akif' in, bursa' nın işgali üzerine yazdığı bir feryat şiiri.
sinekkapangiller (Muscicapidae) familyasından sesinin güzelliği ile ün kazanmış olan ötücü kuş türü.
sevgilisine aşk sarkıları söyleyen kuş.
gülün rengini kanından aldığı düşünülen ve güle aşık olan kuş. Pembemsi gül, kendisine aşık olan bülbülün kalbine dikenini batırmış ve sabaha kadar kanını emerek pembelikten çıkıp kıpkırmızı, mükemmel bir gül haline geldiği rivayet edilir.
(bkz: gül)
en guzel sesli kustur.
güle baktıkça yüregi çırpınandır.
bursa nın yunanlılar tarafından işgal edildiğini öğrenen mehmet akif'in bu olaydan duyduğu derin üzüntüyü dile getirdiği şiiridir. bir haykırıştır. şiir boyunca bülbüle seslenilir. aslında bülbuül bir simgedir.
mehmet akif, kendi feryadını bülbülün feryadı ile özdeşleştirir. seninki de birşey mi benim acımın, üzüntümün yanında der.
mehmet akif, kendi feryadını bülbülün feryadı ile özdeşleştirir. seninki de birşey mi benim acımın, üzüntümün yanında der.
amerika kıtasında bulunmayan kuştur. ingilizcesi "nightengale"'dir.
(bkz: bülbül)
Güle vurgundur, dikenlerinin onu öldüreceğine bilse de vurgundur işte.
bir çok insanın adını bilip de bir türlü görmeye nail olamadığı güzel sesli bir kuş türüdür.
altın kafese koyulduğunda dile gelip ille de vatanım deyip gurbet türküleri söyleyen "Luscinia megarhynchos" kuşu.
görsel
bir de Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin güzel bir vecizesinde geçer;
* Kargalar gülistanı işgal ettiklerinde bülbüller siner ve susar.
görsel
bir de Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin güzel bir vecizesinde geçer;
* Kargalar gülistanı işgal ettiklerinde bülbüller siner ve susar.
(bkz: altın kafese konulduğunda ah vatanım) diyebilen kuş türü.
http://www.uludagsozluk.c...ymuşlar-ah-vatanım-demiş/
http://www.uludagsozluk.c...ymuşlar-ah-vatanım-demiş/
babannemin çocuk pipisine taktığı isim. "bülbülünü yerim" der torunlarına. bu torunlardan biri kreşte bülbül kafeste oyunu oynayamamıştır.
türk aşk motifinde kadını temsil eden gül'ün, uğruna ölen, aşkından şakıyan erkek versiyonudur. Birçok hikaye ve fasılda bülbül güle olan aşkını şakırken, gül ise soğuk duruşu ve kadının pençelerini temsil eden dikenleri ile umursamaz tavırdadır. Bülbül aşkından bas bas bağırdığı gülüne ne vakit konmak istese, dikenleriyle yaralanırmış. Birgün öyle büyük yara almış ki ölmek üzereymiş. Son kez hasret gidermek için gülüne konarken gül dikenleri ile bülbülün kalbini parçalamış. bülbül ölürken gül diye ağlamış. sonra bülbül orada can vermiş. Sonra gül bülbülün öldüğünü görünce sevgilisi olan kargayı çağırmış. Karga gülün dikenlerini koparıp onu yemiş.
Günümüzde de gül, bülbül ilişkisi hala sürmektedir. Kadınlar kargalarla solarken, birçok bülbül can verirde umursamazmış.
Günümüzde de gül, bülbül ilişkisi hala sürmektedir. Kadınlar kargalarla solarken, birçok bülbül can verirde umursamazmış.
halay çekilesi nurettin rençber şarkısı..
https://www.youtube.com/watch?v=568pLfGKm0s
O yandan al beni
Gel bu yandan sal beni
Ya derdime derman le yada gel öldür beni..
https://www.youtube.com/watch?v=568pLfGKm0s
O yandan al beni
Gel bu yandan sal beni
Ya derdime derman le yada gel öldür beni..
karatavukgillerden ötücü kuş. Ötüşünün güzelliği ile ünlüdür. Serçeden daha ince yapılıdır. Üstü kırmızıya, altı sarıya çalar kül rengindedir. Gagası ince ve sivri, kanatları küt, kuyruğu yuvarlakçadır. Korularda, çalılıklarda yere yakın yaşar, böcek ve tırtılla beslenir.
Kaynak: http://www.yeniansiklopedi.com/bulbul/#ixzz2ORSB7Anb
Kaynak: http://www.yeniansiklopedi.com/bulbul/#ixzz2ORSB7Anb
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar