bugün
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi6
- hewal ebo6
- kendine bir öğüt ver7
- kuran da namaz yok16
- ısparta simidi8
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- gürcistan5
- ben ıspartada yaşıyorum4
- ateistlerin temel hatası6
- en sevilmeyen yazar4
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları7
- en iyi simit hangi şehirdedir8
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum6
- erdal beşikçioğlu6
- z kuşağı7
- grup sexte sevgilisine sert davranan adamı öldürdü7
- bursa vs diyarbakır2
- sırrı süreyya önder2
- simit ile gevrek arasındaki farklar10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- bir geçmiş olsun alırım artık4
- vizontele 3 akp nin yolu3
- sözlük yazarlarının saatleri15
- hangi manifest kızısın3
- tügva'ya soruşturma açılması2
- kadınlar arası rekabet7
- kadınlara alınabilecek hediyeler6
- 11 nisan 2027 amedspor galatasaray maçı3
- velvet19
- instagram6
- nissan navara2
- iyi kötü çirkin2
- luluksuluk3
- kadın kadının destekçidir5
- etimesgut belediyesi ne yolsuzluk operasyonu4
- true çaylak olunca sözlükte kalite artıyor3
- eren kaşıkçı10
- ege üniversitesi vs dokuz eylül üniversitesi4
- portekiz2
- kağıt2
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi10
- film repliği2
- arkadaşlar geri geldim3
- çorum kalesi4
- katates ve gocu6
- fatura3
- çin3
- habire12 vs ciguli kral3
- akdeniz üniversitesi vs uludağ üniversitesi2
- erkek gibi konuşan kız6
türkiye'de ilk ingilizce eğitimi başlatan (1950 lerde), bunun kısa zamanda tüm ülkeye yayılmasını sağlayan, başarısından ötürü 20 yıl sonra ingiltere kraliyetinden madalya alan ingiliz casusunun yaptıklarını anlatan Oktay Sinanoğlu kitabı...
benzer bir kitap için. (bkz: türkçe off)
her amerikan üniversitesinde eğitim gören insanın türk dilinin yozlaşmasına neden olmadığını gösteren adamın kitabıdır..bilinçli vatandaş iki dili birbirinden ayırabilir..gider eğitimini görür sonra da gelir buraya vatanına faydalı olmaya çalışır..kendi ülkesinde yabancı dille eğitim veren üniversitelerde okumaktan kat kat mantıklı ve vatani açıdan da bilinçli davranıştır..
yakinda nispet olsun diye ermeni, yunan veya rum sarkicilarinin turk gencligine yapacagi sarki ismi.
ilk başındaki bir new york rüyası bölümünün dudaklarda hafif bir tebessüme neden olduğu kitap...
söze gerek bırakmayan bir isimden söze gerek bırakmayan bir kitap.
söze gerek bırakmayan isim: avrupa'nın en genç profesoru
söze gerek bırakmayan kitap: binlerce gencin gözlerini açan kitap
söze gerek bırakmayan isim: avrupa'nın en genç profesoru
söze gerek bırakmayan kitap: binlerce gencin gözlerini açan kitap
fikirlerine katılınsa da yarıda bırakılan,bir süre sonra bayıltan oktay sinanoğlu kitabı. zira kendisi evirip çevirip cümleleri tekrardan yazmıştır. şahsıma da gına gelmiştir.
oktay sinanoğlunun türkçemizdeki sorunları dile getiren ve yabancı dil eğilimine son verilmesi gerektiğini belirten dile getiren okunası kitabı
(bkz: ironi)
okuduktan sonra gördüğünüz her türlü yabancı kelimeye karşı savaş açmanıza neden olabilecek kitap. bize lise hazırlık'ta okutmuşlardı. 70 kişi her gün kavga ederdik öğretmenlerle biz hazırlık istemiyoruz diye. kitabın önemli özelliklerden birisi, zannımca, türkçe'ye ingilizce'den geçmiş kelimelere karşı olmayı zaten aşmış olması, üstüne üstlük temel olarak ingilizce'nin her yerde öğretilmesi ve uluslararası dil olmasına karşılığıdır. çok da haklıdır çünkü bu şekilde amerika ve ingiltere büyük güç olmuştur. adamlar kendi dillerini sana zorla konuşturuyorlar yahu ne olsun daha..
ortalama 70-80 sayfa olabilecek bir kitapken, tekrirlerle 500 küsür sayfa sahibi bir kitap haline gelmi$ eser.
her geçen gün biraz daha yozlasan türkçeye karsi oktay sinanoglu' nun tepki olarak yazdigi, mutlaka okunasi kitap.
bir milleti yok etmek icin önce dilini benliginden sökmek gerekir düsüncesinin türkiye'de nasıl uygulandıgını anlatan , icerisindeki tüm fikirlerim mantıklı ve dogru oldugu oktay sinanoglu kitabıdır.
her geçen gün biraz daha yozlasan türkçeye karsi oktay sinanoglu'nun tepki olarak yazdigi, mutlaka okunasi kitap.
oktay sinanoğlu'nun bilimum hazırlık sınıflarına ve yabancı dille eğitime giydirdiği kesinlikle okunması gereken kitap.
bir oktay sinanoğlu kitabıdır.yazar yapancı dil öğretilmesine ve öğrenilmesine karşı değildir zira kendileri Amerikanın en iyi üniversitelerinde hocalık yapmıştır.asıl olan yabancı dilin eğitim dili haline gelmesi bilmeyenlerin önüne ket vurulması, kendi alanında uzmanlaşabilmesindeki engellerdir.bu gün doçent olabilmek için ingilizce muhakkaktır ve bunun dünyanın hiç bir tam bağımsız ülkesinde uygulanan bi yöntem olmadığı gerçektir.yazıktır.Avrupanın sömürge stratejisi merakının hiç geçmeyeceğini düşündürmektedir.
(bkz: good bye my lover)
vatana millete hayırlı olmak uğruna kendisiyle çelişen yazardır. kitabın ilk sayfalarında osmanlı zamanında dile giren arapça ve farsça sözcüklerden yakınırken, ileriki sayfalarda öztürkçe diye bir şey yoktur der. yani zamanında dile yerleşmiş arapça ve farsça kökenli kelimeleri kullanmaya devam ederek, kendi belirttiği yanlışı kendi yapar. çok değerli bir bilim adamı olduğu gerçektir. ama illa dile faydalı olmak istiyorsa yalnızca teknik çeviriyle ilgilenmesi yeterli ve gereklidir.
oktay sinanoğlunun türkçe'nin yozlaşmasıyla ilgili, türkçe takıntısı olan bir insan olarak tam bana göre dememe sebep olan kitap.
oktay sinanoğlu'nun her türk gencine ezberletilmesi gereken kitabı. yıl içerisinde farklı illerde bulunuyorum. milliyetçilerin kalesi kayseri'de bakınıyorum, tabelalar ingilizce, dükkan isimleri ingilizce vs. denizlideyim durum farklı değil. arkadaşlarla toplanıyorsun bir kafeye oturuyorsun mönü! geliyor. coffee with sugar, frozen milkshake... bir dahakine yeminli tercümanla gelmeye karar veriyorum ayrılırken.
nerede bizim anti-emperyalist duruşumuz. nerede atatürkçülüğümüz. mustafa kemal atatürk der ki; "türk demek türkçe demektir, ne mutlu türküm diyene" son sözleri ise; "çocuklar dil çalışmalarını gevşetmeyin"
nerede bizim anti-emperyalist duruşumuz. nerede atatürkçülüğümüz. mustafa kemal atatürk der ki; "türk demek türkçe demektir, ne mutlu türküm diyene" son sözleri ise; "çocuklar dil çalışmalarını gevşetmeyin"
eğitimin kesinlikle anadilde yapılması gerektiğinin, dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde bunun böyle olduğunun bahsedildiği kitaptır. Türk insanındaki çok eski tarihlerden bugüne kadar matematiğe olan yatkınlığın Türkçenin matematiksel yapısından kaynaklandığını ve bilim için en uygun dilin Türkçe olduğunu belirtir kitabında Oktay Sinanoğlu ve kelime türetme yeteneği sıfır olan, dünyada bize kabul ettirilmeye çalışılanın aksine hiç bir yaygınlığı olmayan ingilizce ile yapılacak eğitimin gençlerin düşünme yeteneklerini kaybetmelerine sebep olacağını anlatır.
herkesin mutlaka okuması gereken bi kitaptır.
herkesin mutlaka okuması gereken bi kitaptır.
belli bir yere kadar okuyucu-yazar çatışması olmaksızın, büyük bir istekle okuyorken, 29. sayfada "öğretilen ingilizce yalnızca züppelik ve rock n roll culuk dilidir." cümlesiyle beni çileden çıkarmış, züppelik ve rock n roll u aynı kefeye koyan öznel bir düşünceyi içinde barındırdığından devamını okumadığım kitaptır. eğer bir gün her ne kadar önemli birşeyden bahsediyor olsa bile bu adamın bir müziğin dinleyici kitlesine hakaret ettiği gerçeğini unutursam, devam etmeyi düşünüyorum tabi.
(bkz: bu adam)
(bkz: oktay sinanoğlu)
(bkz: bu adam)
(bkz: oktay sinanoğlu)
(bkz: it is happening).
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar