bugün
- ben tevratı da okudum incili de11
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması10
- beşiktaşlı erkeklerin çok iyi sevişmesi5
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar8
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak17
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- sözlük kürdü54
- devlet bahçeli3
- millette manyak para var13
- ananı mı dinlersin karıyı mı7
- volkswagen passat7
- mustafa sarıgül'ün berberle ilşkisi çıkması5
- gençlerbirliği2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- türkiyeli kahvesi6
- traş olmaya üşenmek3
- kezoların boş lafları3
- adalet ve kalkınma partisi3
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- esra'yı aç esra'yı8
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- türklerin abartılmış bir ırk olması4
- sözlük sosyal medya mı4
- köy göçüren mantarı3
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- tuğla kitap okumak3
- cam açık uyumak7
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- baban ne iş yapıyordu2
- klozette borudan fare gelecek korkusu2
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük2
- incil karakterlerinden hangisi size yakışır3
- sözlükteki halloween kavgası5
- asgari ücret8
- terkedilen kiklop kezo2
- didem soydan8
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri5
- kitap okuyamamak4
- osman pamukoğlu14
- istanbul14
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek11
- türklerin ırkçı olması8
- ismail kartal25
- cansu taşkın2
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- pipisiyle düşünenler buraya3
entry'ler (418)
2x18 den sonra eleştiri bile yapmaya değmeyecek biri dizi olduğuna karar verdim.
bu site üzerinden film izlerken görüntüde donmalar oluyor. ve aynı 5 saniyelik parçayı defalarca oynatıyor. beklet tuşuna bassam bile birkaç saniye bekleyip tekrar tekrar aynı kısım dönüyor. sebebi ne olabilir?
bütün sinema salonları seferber edilmiş adeta bu saçmalık için, neden?!
Trablusgarp savaşı sırasında italya tarafından geçici olarak el konmuştur. Balkan Savaşı başlayacağı anlaşılınca bu adalar Osmanlı tarafından italya'ya bırakılmıştır. Misakı Milli sınırlarımız I. Dünya savaşının sona erdiği anki sınırları içine aldığından 12 ada Misakı milli sınırımız içinde yer almamıştır.
'Kamal' Türkçede 'kale' ve 'ordu' anlamındadır. Cumhuriyetin ilk yılları dilde öze dönüş çalışmaları sebebiyle 1935 yılında Atatürk tarafından 'Kemal' yerine kullanılmaya başlanmıştır. Atatürk'ün 'Kamal Atatürk' adını kullanmaya başlamasının sebebi Türkçe sevgisidir. Yani konu dil çalışmalarıyla alakalıdır. Bir süre sonra tekrar 'Kemal' adını kullanmaya devam etmiştir.
son zamanlarda yabancı filmlerin Türkiye'de çok geç gösterime girmesi sebebiyle insanların yöneliminde artış olan film.
gösterimdeki filmlerin tanıtımı, hangi illerde ve sinema salonlarında gösterime sunuldukları gibi kolaylıkla bilgi edinilebilen site. film yorumları da mevcuttur.
düzenli tertipli ve bir çok dört yıldızlı otelden daha konforlu misafirhaneleri olan kurum. Özellikle istanbul Küçük Çamlıca'da ki misafirhanesi 5 yıldızlıdır. gerek sunduğu konforla gerek çalışanlarının kibarlığıyla gönlümüzde yer etmiştir. Umuyoruz aynı ciddiyetle devam ederler.
müthiş bir bölümdür ancak Türkiye'de durumu içler acısıdır. bir çok konuda olduğu gibi.
far cry 3 ten sonra oynanılmasını tavsiye etmeyeceğim oyun.
üzüm salkımı gibi sapından tutulunca istenen yöne topluca taşınan mankurt kafalı, zekasız, 100 kelime ile yaşamını sürdüren kara cahillerin kendisini anlamalarını beklemediğimiz aydın. kitleler; koyun sürüsü gibi topluca bir tuzağa doğru yönelmişken farklı yolların da olabileceğini belirten, olası tehlikeler hakkında uyaran vatansever, fedakar aydın. kendisinden Allah razı olsun.
Doğu Türkistan konusundaki uyarılarını da dikkate almak ve üzerinde düşünmek gerekir! tabi düşünebiliyorsanız...
Doğu Türkistan konusundaki uyarılarını da dikkate almak ve üzerinde düşünmek gerekir! tabi düşünebiliyorsanız...
Banu Avar, samimi ve duyarlı bir Türk aydınıdır. beynini kullanmamak da ısrar edenlerden, üzüm salkımı gibi birilerinin sapından tutması ile toplu hareket edenlerden Banu Hanım'ın dikkat çektiği noktalara ve tehlikelere kafa yormalarını beklemiyoruz zaten!
aşağıdaki yorum Banu Avar'ın facebook sayfasından alıntıdır:
Dogu Türkistan halkını kullanarak ABD fonlarıyla zengin olanları ve algı operasyonuna malzeme olanları rahatsız etmiş olmalıyız! Belli site ve gruplar üzerinden yapılan yayınları izliyor kaydediyoruz! Ne Çin ne Rusya ne başka bir ülkeyi savunmayız. Hepsinin kendi çıkarlarına çalıstığını 42 yıllık meslek hayatımızda gördük!Son kez yazıyorum. Ben Türkiye üzerinde korkunç planlar olduğunu ve vatana odaklanmamız gerektiğini tekrarlıyorum!
Türk milliyetçilerini dış Türklere odaklayıp ana vatanı bölme oyunu 1. Dünya Savaşında da sahneye konmuştu.
Meraklısı Dogu Türkistan meselesiyle ilgili düşüncelerimi aşağıda okuyabilir:
Doğu Türkistan ile ilgili cevabımı 2 yıl önce yazmıştım. Meraklısı okusun..:
Emperyalizm girdiği her ülkede kendi çıkarlarına hizmet edecek odaklar yaratır ve bu odakları halkın ya da etnik grupların sevip benimseyeceği maskelerle donatır. Türkiye’de 100 yıldan fazla zamandır, Emperyal odaklara göbekten bağlı ‘Türkçüler’, ‘Solcular’ ve ‘Dinci’ler vardır.
Bunlar GERÇEK Türkçüleri, gerçek solcuları, mütedeyyin dindarları safdışı etmek için görev başındadır.
‘Türkçüyüm’ diye dolaşan bir grup, kendi ülkesinden çok iran ve Çin’deki Türklerin durumunu kendine bayrak etti.. ABD’nin o ülkeleri bölmek için görevlendirdiği bazı isimleri ‘Türk Büyüğü’ olarak tanıtanlar bile oldu.
PKK, El Kaide, ihvan-ı Müslimin gibi örgütler, Amerikan istihbaratının maşa örgütleridir, ABD, etnik kalkışmayı kaşımak için dünyanın çeşitli bölgelerinde, Afrika, Asya, Güney Amerika’da, çeşitli örgütler oluşturmuş, kişiler görevlendirmiştir. iÇTEN YIKMA faaliyeti bu şekilde gerçekleşecektir....
Bu iş için ABD bir fonlama teşkilatı kurmuştur: Milli Demokrasi Vakfı (National Endowment for Democracy – NED) bunlardan biri ve en önemlisidir.
ABD bu vakfın fonladığı yüzlerce örgütle hedef aldığı ülkeleri zayıflatmaktadır. ABD hedef aldığı Çin’e karşı geniş çaplı fonladığı Washington D.C. merkezli Dünya Uygur Kongresini (DUK) kullanmaktadır.
William Engdahl 2009’da Global Research’de bu konuda geniş bir belge yazı yayınlamıştır. Dünya Uygur Kongresi Uygurları temsil etmemekte, ama onların ‘temsilci’ olarak ‘Uluslararası Camia’nın operasyonlarına zemin hazırlamaktadır.
Dünya Uygur Kongresi “insan hakları araştırmaları ve savunma projeleri” için Milli Demokrasi vakfı (NED) den büyük fonlar almaktadır. Birçok yan örgüt, Uygur adı altında ABD çıkarlarına hizmet ederler. Mesela Uygur Amerikan Derneği NED’den büyük çapta fonlanmaktadır ve başkanı Rabia Kadir’dir.
ABD ve küresel şirketler, uzun zamandır Çin ve çevre coğrafyayı operasyon merkezi ilan etmişlerdir. ‘Uygur’ adı verilen operasyon odakları gibi, iran’ın bölünmesini hedefleyen GAMOH’ teşkilatı da, PKK ve benzer örgütler de ABD istihbaratı, CIA, NED, IRI, Freedom House gibi ağlar tarafından fonlamakta, yönlendirilmekte, adam satn alınmakta, istihbari ve medya faaliyeti yürütülmektedir..
Bu bağlamda kurulan sayısız teşkilat Birleşmiş Milletler, AB ve NATO bağlantılı çalışma yapmaktadırlar. Bunlardan biri ‘Temsil Edilmeyen Uluslar ve Halklar Örgütü’ (Unrepresented Nations and Peoples Organisation – UNPO) dür. UNPO’yu kuran ve geliştiren Erkin Alptekin adlı kişidir.
Amaçları mikro milliyetçilikle hedef ülkelerde etnik ve mezhepsel kışkırtıcılıktır. Engdahl açıklamıştır:
‘UNPO’nun onursal başkanı ve kurucusu Erkin Alptekin’dir. ABD Enformasyon Ajansı’nın (USIA) resmi propaganda kurumu olan Hür Avrupa Radyosu/ (Radio Free Europe/Radio Liberty) için Uygur Dairesi Müdürü ve Milliyetler Bölümü Müdür Yardımcısı olarak çalışırken UNPO’yu kurmakla görevlendirilmiştir.’
ABD Enformasyon Ajansı ile çalıştığı sırada 1991’de Dünya Uygur Kongresi’ni örgütlemiştir. ABD Enformasyon Ajansı görev tanımını resmi sitesinde şöyle belirlemiştir: “ABD ulusal çıkarlarının desteklenmesi için yabancı kamuoyunu anlamak, bilgilendirmek ve etkilemek ana amacımızdır”.
işte böylesi bir kurumun emrinde etnik ve mezhepsel konularda ‘uzman’ olan Alptekin aynı zamanda Dünya uygur Kongresi’nin ilk başkanı ve DUK web sitesine göre, “Dalai Lama’nın yakın arkadaşı”dır..’
UNPO, Amerikan çıkarlarına göre sınıflandırılmış çeşitli etnik azınlıkları, vakti gelince sahneye sürmek üzere hazırlamakta, fonlamakta, akademisyenlerini, tarihçilerini, aktivistlerini eğitmekte ve her grubu ‘kendi kaderini tayin hakkı’ çerçevesinde ayaklanmak üzere hazırlamaktadır. PKK ve benzer terör örgütleri de bu ve benzer Amerikan ve AB teşkilatlarının rahleyi tedrisinden geçmişlerdir.. yol haritalarını emperyalist mercilerden alırlar.
Kosova 1991’de daha Yugoslavya’nın içinde yeralırken UNPO üyesi olmuştur... Haşim Taci ve benzeri terör örgütü mensupları ABD Dışişleri Bakanı Madelen Albright’dan, Pentagon generallerine kadar açılan bir yelpazede ilişkiler kurarak, dolgun fonlama ve silah yardımlarıyla bulundukları yere gelmişlerdir. Kosova bugün kendini ‘bağımsız’ zanneden bir Amerikan sömürgesidir .
UNPO, Belucistan’dan Irak Türkmenlerine, Kürtlerden Tatarlara, Çerkeslere kadar tüm etnisitelere el atmakta, ABD çıkarlarına ‘faydalı’ olacak zevat bulunmakta , Washington’la örümcek ağları kurularak, hedefe yürünmektedir. Birilerinin ‘Türk anası’ olarak zikrettiği rabia Kadir de bu ağın en iç halkalarındaki zevattan biridir.
Kadir’in Washington’la DERiN ilişkisini ne zaman zikretsek kendine ‘Türkçü’ süsü veren birileri ağzından köpükler saçmaya başlamaktadırlar. Çünkü bu açıklamalar, ‘derin oyunu’ bozmaktadır. Birileri sahte Türkçülük maskesiyle Amerikan emperyalizminin goygoycusu olacak, samimi Türkçüleri arkasına takıp felç edecek, ‘Uygurların, Güney Azerbaycanlıların hakkı derken kendi ülkesinde yokedilecek, ‘Türküm’ demek yasaklanırken bakacak, yasalardan ‘TÜRK’ sözünün kaldırılması konuşulurken seyirci kalacak, TÜRKiYE’nin bölünmesi için Anayasa hazırlanırken eli kolu bağlı kalacak , ama Uygur, Güney AZERBAYCAN diye ayağa fırlayacak, Türklük ‘gazı’ da bu yolla alınmış olacaktır..
Bir kez daha söyleyelim: Rabia Kadir iyi bir ‘sivil örümcek’ örneğidir: Bir zamanlar Çin Ulusal Kongresi üyesiydi ve Çin’in en zengin 7. Kişisiydi.
Tutuklanma nedeni ABD’ye ajanlık gerekçesi iledir. Hapishaneden ABD yönetimi girişimiyle çıkarılmış ve Washington’da görevlendirilmiştir.
Maaşını ABD Kongresinden almaktadır. Amerikan istihbaratının ve Milli Demokrasi Vakfı’nın milyonlarca dolarla desteklediği kurumların başındadır. 2004’de Uygur insan Hakları Projesini başlatmış ve Emperyal ödüllere layık görülmüştür..
Peki ya Uygurlar. Onlar büyük zulüm altında değiller mi? Diyenlere sözüm şu: Evet Çin iktidarları Doğu Türkistan’da zulüm yapmış, uygurlara baskı uygulamıştır. Oradaki soydaşlarımız kanımız canımızdır. Ben Urumçi’de Turfan’da onların ellerini tutmuş, gözlerine bakmış, dertleşmiş kucaklaşmış binlerce kilometre ötede TÜRKÇE konuşmuş bu mutluluğu yaşamış biriyim.. Hiçbir şekilde ‘Denize düşenin yılana sarılacağını’ kabul etmeyenlerdenim. Atatürk kurtuluş için yılana mı sarılmıştı?!
Amerikan istihbaratının maşalarının adları TÜRK kelimesiyle birlikte anılamaz.. Onlar tarihe emperyal oyunda yer alan küçük maşalar olarak geçerler. Milletleri onları kahırla anar!
Banu AVAR, 28 Ocak 2013
aşağıdaki yorum Banu Avar'ın facebook sayfasından alıntıdır:
Dogu Türkistan halkını kullanarak ABD fonlarıyla zengin olanları ve algı operasyonuna malzeme olanları rahatsız etmiş olmalıyız! Belli site ve gruplar üzerinden yapılan yayınları izliyor kaydediyoruz! Ne Çin ne Rusya ne başka bir ülkeyi savunmayız. Hepsinin kendi çıkarlarına çalıstığını 42 yıllık meslek hayatımızda gördük!Son kez yazıyorum. Ben Türkiye üzerinde korkunç planlar olduğunu ve vatana odaklanmamız gerektiğini tekrarlıyorum!
Türk milliyetçilerini dış Türklere odaklayıp ana vatanı bölme oyunu 1. Dünya Savaşında da sahneye konmuştu.
Meraklısı Dogu Türkistan meselesiyle ilgili düşüncelerimi aşağıda okuyabilir:
Doğu Türkistan ile ilgili cevabımı 2 yıl önce yazmıştım. Meraklısı okusun..:
Emperyalizm girdiği her ülkede kendi çıkarlarına hizmet edecek odaklar yaratır ve bu odakları halkın ya da etnik grupların sevip benimseyeceği maskelerle donatır. Türkiye’de 100 yıldan fazla zamandır, Emperyal odaklara göbekten bağlı ‘Türkçüler’, ‘Solcular’ ve ‘Dinci’ler vardır.
Bunlar GERÇEK Türkçüleri, gerçek solcuları, mütedeyyin dindarları safdışı etmek için görev başındadır.
‘Türkçüyüm’ diye dolaşan bir grup, kendi ülkesinden çok iran ve Çin’deki Türklerin durumunu kendine bayrak etti.. ABD’nin o ülkeleri bölmek için görevlendirdiği bazı isimleri ‘Türk Büyüğü’ olarak tanıtanlar bile oldu.
PKK, El Kaide, ihvan-ı Müslimin gibi örgütler, Amerikan istihbaratının maşa örgütleridir, ABD, etnik kalkışmayı kaşımak için dünyanın çeşitli bölgelerinde, Afrika, Asya, Güney Amerika’da, çeşitli örgütler oluşturmuş, kişiler görevlendirmiştir. iÇTEN YIKMA faaliyeti bu şekilde gerçekleşecektir....
Bu iş için ABD bir fonlama teşkilatı kurmuştur: Milli Demokrasi Vakfı (National Endowment for Democracy – NED) bunlardan biri ve en önemlisidir.
ABD bu vakfın fonladığı yüzlerce örgütle hedef aldığı ülkeleri zayıflatmaktadır. ABD hedef aldığı Çin’e karşı geniş çaplı fonladığı Washington D.C. merkezli Dünya Uygur Kongresini (DUK) kullanmaktadır.
William Engdahl 2009’da Global Research’de bu konuda geniş bir belge yazı yayınlamıştır. Dünya Uygur Kongresi Uygurları temsil etmemekte, ama onların ‘temsilci’ olarak ‘Uluslararası Camia’nın operasyonlarına zemin hazırlamaktadır.
Dünya Uygur Kongresi “insan hakları araştırmaları ve savunma projeleri” için Milli Demokrasi vakfı (NED) den büyük fonlar almaktadır. Birçok yan örgüt, Uygur adı altında ABD çıkarlarına hizmet ederler. Mesela Uygur Amerikan Derneği NED’den büyük çapta fonlanmaktadır ve başkanı Rabia Kadir’dir.
ABD ve küresel şirketler, uzun zamandır Çin ve çevre coğrafyayı operasyon merkezi ilan etmişlerdir. ‘Uygur’ adı verilen operasyon odakları gibi, iran’ın bölünmesini hedefleyen GAMOH’ teşkilatı da, PKK ve benzer örgütler de ABD istihbaratı, CIA, NED, IRI, Freedom House gibi ağlar tarafından fonlamakta, yönlendirilmekte, adam satn alınmakta, istihbari ve medya faaliyeti yürütülmektedir..
Bu bağlamda kurulan sayısız teşkilat Birleşmiş Milletler, AB ve NATO bağlantılı çalışma yapmaktadırlar. Bunlardan biri ‘Temsil Edilmeyen Uluslar ve Halklar Örgütü’ (Unrepresented Nations and Peoples Organisation – UNPO) dür. UNPO’yu kuran ve geliştiren Erkin Alptekin adlı kişidir.
Amaçları mikro milliyetçilikle hedef ülkelerde etnik ve mezhepsel kışkırtıcılıktır. Engdahl açıklamıştır:
‘UNPO’nun onursal başkanı ve kurucusu Erkin Alptekin’dir. ABD Enformasyon Ajansı’nın (USIA) resmi propaganda kurumu olan Hür Avrupa Radyosu/ (Radio Free Europe/Radio Liberty) için Uygur Dairesi Müdürü ve Milliyetler Bölümü Müdür Yardımcısı olarak çalışırken UNPO’yu kurmakla görevlendirilmiştir.’
ABD Enformasyon Ajansı ile çalıştığı sırada 1991’de Dünya Uygur Kongresi’ni örgütlemiştir. ABD Enformasyon Ajansı görev tanımını resmi sitesinde şöyle belirlemiştir: “ABD ulusal çıkarlarının desteklenmesi için yabancı kamuoyunu anlamak, bilgilendirmek ve etkilemek ana amacımızdır”.
işte böylesi bir kurumun emrinde etnik ve mezhepsel konularda ‘uzman’ olan Alptekin aynı zamanda Dünya uygur Kongresi’nin ilk başkanı ve DUK web sitesine göre, “Dalai Lama’nın yakın arkadaşı”dır..’
UNPO, Amerikan çıkarlarına göre sınıflandırılmış çeşitli etnik azınlıkları, vakti gelince sahneye sürmek üzere hazırlamakta, fonlamakta, akademisyenlerini, tarihçilerini, aktivistlerini eğitmekte ve her grubu ‘kendi kaderini tayin hakkı’ çerçevesinde ayaklanmak üzere hazırlamaktadır. PKK ve benzer terör örgütleri de bu ve benzer Amerikan ve AB teşkilatlarının rahleyi tedrisinden geçmişlerdir.. yol haritalarını emperyalist mercilerden alırlar.
Kosova 1991’de daha Yugoslavya’nın içinde yeralırken UNPO üyesi olmuştur... Haşim Taci ve benzeri terör örgütü mensupları ABD Dışişleri Bakanı Madelen Albright’dan, Pentagon generallerine kadar açılan bir yelpazede ilişkiler kurarak, dolgun fonlama ve silah yardımlarıyla bulundukları yere gelmişlerdir. Kosova bugün kendini ‘bağımsız’ zanneden bir Amerikan sömürgesidir .
UNPO, Belucistan’dan Irak Türkmenlerine, Kürtlerden Tatarlara, Çerkeslere kadar tüm etnisitelere el atmakta, ABD çıkarlarına ‘faydalı’ olacak zevat bulunmakta , Washington’la örümcek ağları kurularak, hedefe yürünmektedir. Birilerinin ‘Türk anası’ olarak zikrettiği rabia Kadir de bu ağın en iç halkalarındaki zevattan biridir.
Kadir’in Washington’la DERiN ilişkisini ne zaman zikretsek kendine ‘Türkçü’ süsü veren birileri ağzından köpükler saçmaya başlamaktadırlar. Çünkü bu açıklamalar, ‘derin oyunu’ bozmaktadır. Birileri sahte Türkçülük maskesiyle Amerikan emperyalizminin goygoycusu olacak, samimi Türkçüleri arkasına takıp felç edecek, ‘Uygurların, Güney Azerbaycanlıların hakkı derken kendi ülkesinde yokedilecek, ‘Türküm’ demek yasaklanırken bakacak, yasalardan ‘TÜRK’ sözünün kaldırılması konuşulurken seyirci kalacak, TÜRKiYE’nin bölünmesi için Anayasa hazırlanırken eli kolu bağlı kalacak , ama Uygur, Güney AZERBAYCAN diye ayağa fırlayacak, Türklük ‘gazı’ da bu yolla alınmış olacaktır..
Bir kez daha söyleyelim: Rabia Kadir iyi bir ‘sivil örümcek’ örneğidir: Bir zamanlar Çin Ulusal Kongresi üyesiydi ve Çin’in en zengin 7. Kişisiydi.
Tutuklanma nedeni ABD’ye ajanlık gerekçesi iledir. Hapishaneden ABD yönetimi girişimiyle çıkarılmış ve Washington’da görevlendirilmiştir.
Maaşını ABD Kongresinden almaktadır. Amerikan istihbaratının ve Milli Demokrasi Vakfı’nın milyonlarca dolarla desteklediği kurumların başındadır. 2004’de Uygur insan Hakları Projesini başlatmış ve Emperyal ödüllere layık görülmüştür..
Peki ya Uygurlar. Onlar büyük zulüm altında değiller mi? Diyenlere sözüm şu: Evet Çin iktidarları Doğu Türkistan’da zulüm yapmış, uygurlara baskı uygulamıştır. Oradaki soydaşlarımız kanımız canımızdır. Ben Urumçi’de Turfan’da onların ellerini tutmuş, gözlerine bakmış, dertleşmiş kucaklaşmış binlerce kilometre ötede TÜRKÇE konuşmuş bu mutluluğu yaşamış biriyim.. Hiçbir şekilde ‘Denize düşenin yılana sarılacağını’ kabul etmeyenlerdenim. Atatürk kurtuluş için yılana mı sarılmıştı?!
Amerikan istihbaratının maşalarının adları TÜRK kelimesiyle birlikte anılamaz.. Onlar tarihe emperyal oyunda yer alan küçük maşalar olarak geçerler. Milletleri onları kahırla anar!
Banu AVAR, 28 Ocak 2013
zaman kaybı eylem. ilgi duyduğun alanda bir şeyler öğrenmek için okumuyorsan o diplomada çok işine yaramayacak.
"bir de çalıyorsa benim paramı çalıyor sana ne" versiyonu vardır.
peynir - karpuz
kaybettiğin an.
ilave: ikinci entryi girdiğimi sanıyordum ki başlık üstüme kaldı.
ilave: ikinci entryi girdiğimi sanıyordum ki başlık üstüme kaldı.
etkilemek..
genelde Konyalılar tarafından etliekmek olarak okunduğu söylenir.
genelde Konyalılar tarafından etliekmek olarak okunduğu söylenir.
ciddi küfür yiyen tiptir.
en son ne zaman sinemaya gittiğini hatırlayamamaktır.