bugün
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz17
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- sözlük yazarlarının salataları15
- 16 56 çalışma düzeni3
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı13
- saraca098
- aöf aşçılık6
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı6
- soner çetin3
- türkiye nin en büyük sorunu13
- rasputin in 33 cmlik kesik penisi2
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- usualsuspects'in ayağı15
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar3
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan3
- kolye140
- yazarların hayattaki başarıları9
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- opera tarayıcı7
- fon vurgunu34
- salat namaz değildir2
- uzaylılar gözlük takıyor mu2
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek9
- kütüphanede sevişmek4
- cam açık ve çıplak uyumak7
- sözlüğü ergenlerden arındırıyoruz kampanyası3
- iş çıkışı bir yerlere gidip bir şeyler yapmak3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- ambulansa yol vermeyen sürücüye 46 bin lira ceza2
- birinci viyana kuşatması3
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- azerbaycan'a dost ülke diyen davar2
- çay içerken dinlenecek şarkılar3
- sözlükteki 40 yaş üstü prostatlı kitle2
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır6
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- uzaylılar zamanı bükebilir mi4
- yahudilerin amerika'ya bağımlı olduğu algısı2
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi8
- yumurta buzdolabında mı saklanır sorunsalı5
- kara kobraları pek severim diyen kız3
- iş çıkışı bara giden ingiliz karizması3
bir şarkıdır;
https://www.youtube.com/watch?v=VbXNmIvWa1c
https://www.youtube.com/watch?v=VbXNmIvWa1c
Terry gilliam yapımı muhteşem bir yapıt. Filmin ana esin kaynagı, George Orwell'ın "1984" adlı eseri. Kitabı okumuş biri için film daha bi anlam kazanıyor tabii. ingiliz filmi olduğundan, içinde bolca absürdlük ve kara mizah barındırıyor. Kuralcı devlet memurları, hantal bürokrasi ve herkesi kontrol altında tutma sevdalısı diktatör bir rejim, tüm bu çılgınlığın ortasında da delirme noktasına gelmiş kahramanımız var. Zaten onun dışındaki herkes çoktan deli olmuş gibi. Filmin türü fantastik bilim kurgu ama içerdiği ögeler gerçek dünyamıza çok da uzak değil. Keyifli ve kaliteli bir yapım, izlenmeli.
bana göre mesaj vermesi gereken filmlerin 90 dakikayı aşmaması kuralına uymamış ve bu yüzden bitmesini bekleyerek izlediğim verdiği kolayca kısaca anlaşılır mesajı çok uzun sürede anlatmış 1985 yapımı film.
80 li yıllara göre, korkunç bir zeka ürünü olan film. yürürken peşinde bir çok çalışanın gezdiği müdür sahnesi ve tuttle'nin kanalizasyon borusuyla hava borusunu değiştirdiği sahne gülmekten ağlatır.
şüphesiz terry gilliamın en iyi filmidir. lisede robert de nironun bütün filmlerini izlediğini sanan beni feci pişman etti. gerçi o zaman izlesem şimdiki kadar hayran olmazdım sanırım. film başından itibaren retro izler taşıyor. bu nedenle a clockwork orange filmindeki mekanlardan hoşlananlar bu evreni de beğeneceklerdir. yönetmenin adını görünce insan ister istemez bir kutsal kase bekliyor (hayır üst entrydeki gibi değil). çok fazla imgesel anlatım var ama bir kubrick gibi nereye çekersen oraya yorumlayabileceğin şeyler de değil. filmin genel konusu sistem eleştirme üzerine. başroldeki dayının da gençliği bir ayrıymış hani.
--spoiler--
annesinin son halini görünce ben de beklenen tepkiyi verdim. *
--spoiler--
--spoiler--
annesinin son halini görünce ben de beklenen tepkiyi verdim. *
--spoiler--
dr strangelove ile beraber yapılmış en iyi iki hiciv filminden biridir.
Alegoridir, ironidir, metafordur, monty python kaynaklı keskin mizahtır bunlardan hepsinden vardır fazlasıda vardır şöle ki; hımm, size ne lazımsa onu söyleyin en iyisi, ben ona göre konuşayım o derece bir filmdir. Filmdeki giydirilen kavramları yazmaya kalksak elimizde ikinci bir sözlük olur, ansiklopedi olur. Olur olur halledicem ben hepsini...
--spoiler--
Filmin isminin, içeriği ile bu derece kopuk oluşu, filmde de çalıp duran aynı isimli şarkının o neşeli havası ile filmin distopik atmosferi arasındaki tezata bir göndermedir.
--spoiler--
--spoiler--
Filmin isminin, içeriği ile bu derece kopuk oluşu, filmde de çalıp duran aynı isimli şarkının o neşeli havası ile filmin distopik atmosferi arasındaki tezata bir göndermedir.
--spoiler--
en büyük korkusu kağıtlar (doldurması gereken formlar) olan tuttle'ın kağıtların saldırısıyla ortadan kaybolması, bürokrasinin insanı nasıl bunaltabileceğini anlatır.
ayrıca sadece kağıtlarla belkide sinema tarihinin en etkileyici sahnesini çekmeyi başaran yönetmenin hayal gücü takdiri hak eder.
ayrıca sadece kağıtlarla belkide sinema tarihinin en etkileyici sahnesini çekmeyi başaran yönetmenin hayal gücü takdiri hak eder.
nineteen eighty four temelli, terry gilliam şaheseri.
SplutterFish firmasının geliştirmiş olduğu başarılı render motoru.
ilk izlediğimde* bana
"Yaratıcılıgın sınırları mı var sanıyorsunuz? daha önce bu filmi izlememişsiniz. Delilik ile aşk arasındaki o ince çizginin tüm noktalarını hissedeceğiniz kadar gerçek ve daha önce gormediginiz kadar inanılmaz bir yolculuğa hazır mısınız . Sci-fi nin ne oldugunu, teknolojinin zekadan yoksun işleyişinin yapay zekaya borçlu olundugu bir donemde gecen karmaşanın dayanılmaz hafifliği nde sözü geçen hafifliği bulacağınız Brazil şarkısıyla görün . Hayal dünyanızın Brazil tarafını daha gormediniz, hayal etmenin bu kadar guzel oldugunu hayal etmek bile bu kadar zorsa bu filmi izlemeden ölmeyin..."
dedirten Terry Gilliam şaheseri.
"Yaratıcılıgın sınırları mı var sanıyorsunuz? daha önce bu filmi izlememişsiniz. Delilik ile aşk arasındaki o ince çizginin tüm noktalarını hissedeceğiniz kadar gerçek ve daha önce gormediginiz kadar inanılmaz bir yolculuğa hazır mısınız . Sci-fi nin ne oldugunu, teknolojinin zekadan yoksun işleyişinin yapay zekaya borçlu olundugu bir donemde gecen karmaşanın dayanılmaz hafifliği nde sözü geçen hafifliği bulacağınız Brazil şarkısıyla görün . Hayal dünyanızın Brazil tarafını daha gormediniz, hayal etmenin bu kadar guzel oldugunu hayal etmek bile bu kadar zorsa bu filmi izlemeden ölmeyin..."
dedirten Terry Gilliam şaheseri.
1985 yapımı Terry Gilliam filmi. Distopya fantezisini brazil şarkısının onlarca farklı duygu durumuna uyarlanmış vrsiyonları etrafında ve su borularıyla çevrili bir halde verir Terry Gilliam.
ayrıca birçok müzisyenin yorumladığı nefis bir melodiye sahip olan çok eski şarkıdır.
Brazil, where hearts were entertaining June
We stood beneath an amber moon
And softly murmured "Someday soon"
We kissed and clung together
Then, tomorrow was another day
The morning found us miles away
With still a million things to say
Now, when twilight dims the sky above
Recalling thrills of our love
There's one thing I'm certain of
Return I will to old Brazil
Brazil, where hearts were entertaining June
We stood beneath an amber moon
And softly murmured "Someday soon"
We kissed and clung together
Then, tomorrow was another day
The morning found us miles away
With still a million things to say
Now, when twilight dims the sky above
Recalling thrills of our love
There's one thing I'm certain of
Return I will to old Brazil
simgesel göndermelerden geçilmeyen film. izlediğimde, yapım yılına göre oldukça ileri bir seviyede teknolojiden yararlanıldığını düşünmüştüm. satır aralarında kapitalist düzene ve onun korkunç rutinliğine ağır eleştirilerin bulunduğu, üzerinde ince çalışmaların yapıldığı her halinden belli olan bir senaryosu vardı.
bir de tabii robert de niro'ya değinmek lazım; stanislavski icadı yazılı oyunculuk kurallarından 'küçük rol yoktur, ancak küçük oyuncu vardır' buyuranını ezbere bilen de niro, hatırladığım kadarıyla, 2 küsür saatlik filmde yalnızca 3 ya da 4 sahnede görünmesine rağmen filme inanılmaz bir ivme kazandırıyordu. büyük oyuncu olmak da böyle bir şey herhalde.
bir de tabii robert de niro'ya değinmek lazım; stanislavski icadı yazılı oyunculuk kurallarından 'küçük rol yoktur, ancak küçük oyuncu vardır' buyuranını ezbere bilen de niro, hatırladığım kadarıyla, 2 küsür saatlik filmde yalnızca 3 ya da 4 sahnede görünmesine rağmen filme inanılmaz bir ivme kazandırıyordu. büyük oyuncu olmak da böyle bir şey herhalde.
türkçesi brezilya olup aynı zamanda başkenttir.
elif şafak'ın ''ne kadar izlersem izleyim bıkmadığım film'' olarak tanımladığı filmdir.keyifli, güzel bir film olup; o kadar abartılası bi film de değildir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar