bugün
- kolye123
- lale10
- billie eilish'in memeleri7
- var olmak için ne yaptınız12
- at6
- cemil tugay6
- paralel evren2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- brezilya7
- pıtı atma4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- sevgili nedir7
- gül7
- duayı bencil bir iş haline getirmek4
- kaplan17
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- fil8
- aslan15
- z kusagi3
- evi ev yapan şeyler14
- netflix asaf dizisi2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- elma5
- kötüyü alaşağı etmek3
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- bileklik19
- ankara8
- kırgızistan3
- sarı teker kim sorunsalı8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- zebra7
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- hatay usulü soslu döner2
- amerika birleşik devletleri6
- nick vermeden bir yazara seslen9
- ona bir şey söyle10
- sigara9
- gece gece sinirlenmek2
- galatasaray19
- fenerbahçe18
- yogartiksen39
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- futbol18
- çocukları okumaya erken başlatmak2
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak2
- lm2
bülent ortaçgil şarkısı.
boz taşlar önümüzde
cebimizde yalnızlık var
şu dümdüz büyüyen gecede
tek dostumuz yakomozlar
kimsesiz koylar ortasında
her biri başka siyah bu dağların
güneşi yolladık bütün renklerle
oyuncağıyız artık alışkanlıkların
en küçük bir ses bile sanki gök gürültüsü
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
kokuların şarkısı başlar
ne çocuk sesi ne kent uğultusu gelir
mişli geçmişde sorunlar saklanır
aya dokunmanın tam zamanıdır
en küçük bir ses bile sanki gök gürültüsü
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
gece giderek yayılmaktadır
yıldızlar herkese göz kırpmaktadır
güzellikler paylaşılmak ister
sevdiğim uzakta belki uyumaktadır
en küçük bir ses bile sanki gök gürültüsü
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız ...
boz taşlar önümüzde
cebimizde yalnızlık var
şu dümdüz büyüyen gecede
tek dostumuz yakomozlar
kimsesiz koylar ortasında
her biri başka siyah bu dağların
güneşi yolladık bütün renklerle
oyuncağıyız artık alışkanlıkların
en küçük bir ses bile sanki gök gürültüsü
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
kokuların şarkısı başlar
ne çocuk sesi ne kent uğultusu gelir
mişli geçmişde sorunlar saklanır
aya dokunmanın tam zamanıdır
en küçük bir ses bile sanki gök gürültüsü
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
gece giderek yayılmaktadır
yıldızlar herkese göz kırpmaktadır
güzellikler paylaşılmak ister
sevdiğim uzakta belki uyumaktadır
en küçük bir ses bile sanki gök gürültüsü
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız ...
armutlu yarımadası'nın burun kısmının adı.
ikinci perde ve eski defterler albümlerindeki birbirinden güzel iki ayrı düzenlemesiyle insanı kendinden geçiren ortaçgil mucizesi!
marmaris'ten minibüsle 1 saat mesafede bulunan,
gece yaşantısı sıfır olan ve dinginleşmek için
tercih edilebilecek bir yer olup, gitgide bozulmaktadır.
gece yaşantısı sıfır olan ve dinginleşmek için
tercih edilebilecek bir yer olup, gitgide bozulmaktadır.
marmaristen datça yönüne doğru 35 km. mesafede, orhaniye ve selimiye beldelerini geçerek ulaşabildiğiniz sessiz, sakin, dingin aslında tatil beldesi olmayan belde. yolun sonu gibi bir yer.bir çeşit "cennetten suret"!
yoğun ve yorucu bir çalışma dönemi geçirdiyseniz ve niyetiniz gerçekten hard diske format atmaksa *; bol eğlenceli, karılı kızlı, yanarlı dönerli bir tatil değilse ihtiyacınız ilk beşe girebilecek bir yer bozburun.
giderken en yakın medeniyet biriminde kulaklarınızı emanet bırakabileceğiniz bir yer bozburun çünkü ihtiyacınız olmayacak! zaten ufacık tefecik bir kasaba, insanlar güleryüzlü ve sakin, kediler miyavlamıyor, köpekler havlamıyor. tek gürültü çıkaran canlılar kuşlar. kaldığımız ilk akşam arkadaşımla yat limanına * balık yemeye gittik. mevcut 9-10 lokantadan sadece bizim oturduğumuz alçak sesle müzik çalıyordu *, arkadaşımla bir süre sonra fısıldaşarak muhabbet etmeye başladık zira normal ses tonuyla konuşurken bir süre sonra kendi sesiniz bile yüksek gelmeye başlıyor. refleks olarak sesinizi kısıyorsunuz. ara ara uzaklardan geçen bir tekne ve ya yatın dalgaları vuruyor kıyıya, hepsi bu... hani şu desibel cinsinden ses ölçen cihazlardan birini çalıştırsanız ihtimal alet hata mesajı verir!
"temiz" kelimesinin yeterli vurguyu yapamadığı bir deniz, taze ve çeşit çeşit balık,bol rakı *, temiz ve ucuz pansiyonlar * ve aşina olmayanların bir süre sonra sinirlerini bozabilecek türden bir dinginlik...
sakın gitmeyin. gidersenizde kimseye söylemeyin *
yoğun ve yorucu bir çalışma dönemi geçirdiyseniz ve niyetiniz gerçekten hard diske format atmaksa *; bol eğlenceli, karılı kızlı, yanarlı dönerli bir tatil değilse ihtiyacınız ilk beşe girebilecek bir yer bozburun.
giderken en yakın medeniyet biriminde kulaklarınızı emanet bırakabileceğiniz bir yer bozburun çünkü ihtiyacınız olmayacak! zaten ufacık tefecik bir kasaba, insanlar güleryüzlü ve sakin, kediler miyavlamıyor, köpekler havlamıyor. tek gürültü çıkaran canlılar kuşlar. kaldığımız ilk akşam arkadaşımla yat limanına * balık yemeye gittik. mevcut 9-10 lokantadan sadece bizim oturduğumuz alçak sesle müzik çalıyordu *, arkadaşımla bir süre sonra fısıldaşarak muhabbet etmeye başladık zira normal ses tonuyla konuşurken bir süre sonra kendi sesiniz bile yüksek gelmeye başlıyor. refleks olarak sesinizi kısıyorsunuz. ara ara uzaklardan geçen bir tekne ve ya yatın dalgaları vuruyor kıyıya, hepsi bu... hani şu desibel cinsinden ses ölçen cihazlardan birini çalıştırsanız ihtimal alet hata mesajı verir!
"temiz" kelimesinin yeterli vurguyu yapamadığı bir deniz, taze ve çeşit çeşit balık,bol rakı *, temiz ve ucuz pansiyonlar * ve aşina olmayanların bir süre sonra sinirlerini bozabilecek türden bir dinginlik...
sakın gitmeyin. gidersenizde kimseye söylemeyin *
tarık tarcan'ın antalyadan sıkılık tercih ettiği yelkenin başkenti.
içimi kıpır kıpır gibi eden sevdiğimin uzakta uyuyor olması ihtimalini düşündüren müthiş bir ortaçgil şarkısı *
muhteşemin ötesinde bir ortaçgil şarkısı... girişinden bitişine kadar dinmeyen bir etki bırakıyor. olması gerekenden fazla güzel
ortaçgil in yarattığı harika eser.
her çalındığında insan kendini sahil kenarında dalgaların alıp götürdüğü bir taş gibi hisseder.
hafif bir rüzgar esintisi yeter bu parçayla beraber.
hiçbir içki bu kadar kuvvetli değildir.
her çalındığında insan kendini sahil kenarında dalgaların alıp götürdüğü bir taş gibi hisseder.
hafif bir rüzgar esintisi yeter bu parçayla beraber.
hiçbir içki bu kadar kuvvetli değildir.
4 sene aradan sonra tekrar geldiğim ve tüm dünyanın aksine tek bir kirlenme ve bozulma yaşamamış muhteşem yer. Umarım hiç keşfedilmez, para rant veya basit dünyevi şeyler için feda edilip kaybolup gitmez.
Kişi başına düşen milli gulet sayısının en az bir olduğu belde. Her doğan çocuk bir guletle doğuyor burada. Guleti olmayana kız vermezler. Yerlisi olmak vardır yani. Her yaz mutlaka giderim. Bayram tatili vesilesi sayesinde, an itibari ile Bozburun'dayım.
Not: Yerlisi değilim; yazlıkçıyım.
Not: Yerlisi değilim; yazlıkçıyım.
2 yıl önce otostopla ucundan döndüğüm yer idi. ona ayırdığım zamanı akyakada geçirmiştim. bülent ortaçgilin verdiği gazla bu yaz tüm tatilimi ayıracağım belde gibi gözüküyor. çadır kurup iguana gibi öylece duracağım tüm yaz boyunca. sanırım bunu hak ediyor.
güneşi yolladık bütün renklerle.
içim kıpır kıpır deniz kıpırtısız... ne güzel söz yahu. bütün yaza bozburun'da uyanmak isterdim. (bkz: #2412391) böyle bir yeri gizlersen, içinde patlar. oraya ayak izi bırakılmalı.
Dünyanın en zengin ikinci köyü seçilmiştir. Karadan ulaşımı olmayan bence Türkiye de en pahalı butik otellerin olduğu , ölmeden cennetin görülebileceğinin yegane kanıtıdır.
içinde "en küçük bi' ses bile sanki gök gürültüsü" diye bir söz geçen bülent ortaçgil şarkısı. yalnızlık ve yalnızlıktan duyulan memnuniyet bu kadar can yakan bir cümle ile anlatılamaz sanırım.
marmaris sınırları içinde burnun en ucunda yer alan balıkçı köyü. bu köyün ulaşımı çok zor olduğu için kendini korumayı başarmış bozulmamıştır, insanları inanılmaz iyi, kendisi cennet gibidir, sessiz ve sakin.
bülent ortaçgil'in bu iş zor yonca ile birlikte en güzel şarkısı.
7'den 77'ye yaşayanların hepsinin çok çalışkan olduğu yerleşim yeri. Yerel halkı Hasat ya da balıkçılıkla geçiniyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar