bugün
- meal kuran değildir23
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi6
- velvet13
- kendini anlatamamak6
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin3
- bilmediğin dilde film dizi izlemek2
- memiktolar da tombiktoymuş3
- bir kızı reddedebilen erkek2
- kız arkadaş kiralamak8
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak3
- edebiyatçı ressam asuman soydan atasayar2
- hızlı ve öfkeli de oynamak için kel mi olmak lazım2
- crocs giyen erkek2
- uçan spagetti canavarının kutsal kitabı3
- kemal kılıçdaroğlu7
- iremga11
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- beni tanıdılar siz kaçın3
- kadın yazarların daha çok beğeni alması3
- libidonuz yükselince ne yapıyorsunuz3
- sanattan anlayan erkek2
- seri gizli artı oy veren melek5
- danimarka da askerlik süresinin 11 aya çıkarılması4
- afrika nasıl kalkınabilir15
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir6
- sözlüğe yazma nedenleri2
- obsession film2
- kocasını döven kadın3
- son harfi uzatarak yazmak3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici27
- uygulamadan market siparişi vermek3
- bir dakikada yapılacak güzel yemekler4
- had bildirmek7
- artuklu ünv tespih tasarımı ve imalatı bölümü3
- murphy kanunları2
- neden bu kadar sıkıcısınız lan2
- sigarayı bırakmak4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- 8 ayda 20 nin üzerinde teklif alan erkek4
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- pos bozuk ibanıma at diyen esnaf2
- tahir sarıkaya2
- maliye baskını yemiş esnaf çaresizliği2
- gitarın sesinin bağlamadan yumuşak olması3
- kadınların acımasız olması2
- enel hak6
- gammazların korkutma taktiği2
- arkadaşlar sizce nasıl olmuş3
- çocuk2
- hak mezheplerin hak olduğunu kim söylüyor3
tek kelimeyle babatorik bir film. böylesini görmedim.
herzamanki gibi mükemmel bir tim burton filmi... (bkz: babam ve oğlum)*
Pearl Jam - Man Of The Hour şarkısıyla da dikkat çeken film..
hala sevdiğim erkekle bile birlikte izlesem sonunda gözlerim dolan ayrıca ewan mcgregor'a olan hayranlığım ve tim burton'a olan tutkumla buluşunca bir an bile gözlerimi ayırmadan, içime işleyerek defalarca izlediğim ve izleyebileceğim şaheser.
bu herif çatlak, filmi de manyak.
"They say when you meet the love of your life, time stops.
and that's true.
what they don't tell you, is that once time starts again, it moves extra fast to catch up.."
and that's true.
what they don't tell you, is that once time starts again, it moves extra fast to catch up.."
tim burton'un elinden asla kötü film cikmayacaginin somut ispatlarindan biridir.
klasik karanlik tim burton atmosferi yoktur, hatta alabildigine renklidir film, cünkü hayallerin üzerine kurulmustur.
gercekleri kendi hayal gücü ile birlestirip anlatma yolunu secen bir baba ve onun bu huyundan hic hazzetmeyen oglu... sicacik bir filmdir, herkesi hemen icine alan ve bir seyler vermeyi basaran...
--spoiler--
- dogumunun hikayesini biliyorsun degil mi?
- elbette ki hani su babamin canavari yakaladigi gün... 1000 kez dinlemisimdir en az.
- ben gercek hikayeden bahsediyordum.
- gercek hikaye mi?
- evet. annen cok sanci cekiyordu ve yalnizdi cünkü baban o is seyahatlerinden birindeydi. sonra annen hastaneye geldi ve sen dogdun.
iste hepsi bu kadar...
elinde iki hikaye var simdi ve ben olsam babanin anlattigi seklinde inanmayi secerdim, tabii bu sadece benim fikrim...
--spoiler--
klasik karanlik tim burton atmosferi yoktur, hatta alabildigine renklidir film, cünkü hayallerin üzerine kurulmustur.
gercekleri kendi hayal gücü ile birlestirip anlatma yolunu secen bir baba ve onun bu huyundan hic hazzetmeyen oglu... sicacik bir filmdir, herkesi hemen icine alan ve bir seyler vermeyi basaran...
--spoiler--
- dogumunun hikayesini biliyorsun degil mi?
- elbette ki hani su babamin canavari yakaladigi gün... 1000 kez dinlemisimdir en az.
- ben gercek hikayeden bahsediyordum.
- gercek hikaye mi?
- evet. annen cok sanci cekiyordu ve yalnizdi cünkü baban o is seyahatlerinden birindeydi. sonra annen hastaneye geldi ve sen dogdun.
iste hepsi bu kadar...
elinde iki hikaye var simdi ve ben olsam babanin anlattigi seklinde inanmayi secerdim, tabii bu sadece benim fikrim...
--spoiler--
tim burton imzasını taşıyan çok güzel bir film. bir baba ve oğlunu anlatıyor ve çocuk babasını ancak onu kaybederken anlayabiliyor.
masalsı anlatımı ile insanı hayal dünyasına sürükleyen bir film.
ewan mcgregor yerine adam sandler oynamis olsa idi 3 gomlek daha iyi olabilirdi sanki diyorum her izledigimde,yine de garip bir film izlenmesi lazim..
(bkz: spectre)
şahsımca edindiğim tim burton arşivimde *, yani izlediğim tüm tim burton filmleri içinde en vurucusu, en bir harikası, en bir güzeli, "tamamdır tim burton amca sen ne büyüksün" deyip eline yapışıp öpmeye çalışma hissi uyandırmış filmdir...
bu film hem yaşamlarımıza harika bir göndermedir, hem de sinema tarihine...
yaşamlarımızda hayal ve gerçekliğin sınırını, çocuksu hayallerin insanların hayatında ne denli yer sahibi olduğunun kanıtıdır bu film.
ayrıca sinemaya da ayarını çekmiştir tim burton ben hayallerimi yaparım işte hayallerim bu denli gerçek olduğu için büyük yönetmenim ben der...
ve sırf bu filmi izledim diye, amerikan aileleri gibi, doğacak çocuklarımı her gece masal okuyarak uyutucam. ben kendim uydurmayacam, edward bloom değilim zaten olamaz kimse öyle bir karaktere bürünemez, ama belki edward bloom'un masalı okunabilir çocuklara...
masal gibi bir filmdi, lan heyecanıma yenik düşüyorum, valla helal olsun tim burton ya! ha ewan mcgregor'a, edward bloom'un yaşlı halini oynayan albert finney'e, ha sanırım bu bir kitap uyarlamasıymış, imdb'den gördüğüme göre, kitabın sahibi daniel wallace'a da...
bu film hem yaşamlarımıza harika bir göndermedir, hem de sinema tarihine...
yaşamlarımızda hayal ve gerçekliğin sınırını, çocuksu hayallerin insanların hayatında ne denli yer sahibi olduğunun kanıtıdır bu film.
ayrıca sinemaya da ayarını çekmiştir tim burton ben hayallerimi yaparım işte hayallerim bu denli gerçek olduğu için büyük yönetmenim ben der...
ve sırf bu filmi izledim diye, amerikan aileleri gibi, doğacak çocuklarımı her gece masal okuyarak uyutucam. ben kendim uydurmayacam, edward bloom değilim zaten olamaz kimse öyle bir karaktere bürünemez, ama belki edward bloom'un masalı okunabilir çocuklara...
masal gibi bir filmdi, lan heyecanıma yenik düşüyorum, valla helal olsun tim burton ya! ha ewan mcgregor'a, edward bloom'un yaşlı halini oynayan albert finney'e, ha sanırım bu bir kitap uyarlamasıymış, imdb'den gördüğüme göre, kitabın sahibi daniel wallace'a da...
'bir insan ne kadar çok öykü anlatırsa, o denli ölümsüzleşir'.
kadroda münir özkul'un eksikliğinin hissedildiği film.
(bkz: atma ziya)
(bkz: atma ziya)
(bkz: reel big fish)
ewan mcgregori sevmemizin sebebi. masallara ne kadar ihtiyacımızın olduğunun filmi.
filmi izledikten sonra içinizde küçük küçük kıpırtılar hissedersiniz. bu hala masal dinlemek isteyen fakat uzun süredir masal duyamayan içinizdeki çocuğun kalp atışıdır. masalınızın farkına varırsınız. gerçekler biraz da hayal dünyasıyla hiçte o kadar acı değildir. hayatı sevdiren, torunlarımıza miras diye bırakılacak harika tim burton filmidir. 1000 kere izlesem yine aynı heyecanla izlerim, bıkmam.
sonunda ağladığım nadir filmlerden...
filmi boyunca masalsı bir hikaye ile izliyorsunuz. hülyalı gözlerle dekorlara ve oyunculuğa kilitlenmiş durumdasınız. film sonunda ise hıçkırıklara boğularak ağlama duruma gelmişsinizdir... en azından ben öyle oldum...
hollywood eleştirmenlerinin dilinden :
" burton izleyeciyi masalsı bir dünyaya davet ediyor "
" burton baba oğul ilişkisini irdeliyor... ağlatıyor... "
" tim'in masalında herkese yer var "
" Ewan McGregor masalsı bir dünyada bir delikanlı bir romantik, Albert Finney ise son dönemie yatağında ağlatıyor... işte edward bloom "
filmi boyunca masalsı bir hikaye ile izliyorsunuz. hülyalı gözlerle dekorlara ve oyunculuğa kilitlenmiş durumdasınız. film sonunda ise hıçkırıklara boğularak ağlama duruma gelmişsinizdir... en azından ben öyle oldum...
hollywood eleştirmenlerinin dilinden :
" burton izleyeciyi masalsı bir dünyaya davet ediyor "
" burton baba oğul ilişkisini irdeliyor... ağlatıyor... "
" tim'in masalında herkese yer var "
" Ewan McGregor masalsı bir dünyada bir delikanlı bir romantik, Albert Finney ise son dönemie yatağında ağlatıyor... işte edward bloom "
tim burton un ayakları en çok yere basan filmi...* "hikaye perdaz" lığına bir kez daha hayran bırakıyor bizi...
filmi izlerken akla önce "anlatmak için yaşamak" kitabı geliyor, ne diyordu yazar;
'insanın yaşadığı değildir hayat, aslolan hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır.'
sonra esas adamımızın sürreal hikayeleri yavaş yavaş bir biçim kazanmaya, gerçeğe uyum sağlamaya başlıyor...
"büyülü gerçeklik" akımının beyaz perdedeki şaşmaz temsilcisi...
steve buscemi ve helena bonham carter i izlemek* insana -yine yeni yeniden- büyük bir keyif veriyor...
güzel ve keyifli bir film, vesselam...
filmi izlerken akla önce "anlatmak için yaşamak" kitabı geliyor, ne diyordu yazar;
'insanın yaşadığı değildir hayat, aslolan hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır.'
sonra esas adamımızın sürreal hikayeleri yavaş yavaş bir biçim kazanmaya, gerçeğe uyum sağlamaya başlıyor...
"büyülü gerçeklik" akımının beyaz perdedeki şaşmaz temsilcisi...
steve buscemi ve helena bonham carter i izlemek* insana -yine yeni yeniden- büyük bir keyif veriyor...
güzel ve keyifli bir film, vesselam...
büyük yem demektir ayni zamanda...
an itibari ile izlediğim, tim burtona ait olduğu hemen her karedeki, minimal, grotesk, fantastik öğelerle belli olan harika, masalsı ve alegorik yapım. sürekli bir masal anlatılıyor ve siz filmin sonuna kadar o masaldan kopmayıp masala inanıyor ve oğlu olacak hayırsız puşta ( o an için söylenen bir terim ) "lan niye inanmıyon kocaman adam yalan mı söylüyecek aha ispatlarıda var, aha ekran başında ki biz 80 milyon * kişi inanıyor" minvalinde cümleler ediyorsunuz .. kasmanın anlamı yok .. on numara filimdi . hem eğlenceli hem komik .. tavsiye edilir ..
bi gün olurda baba olursam çocuğuma en çok izletmek istediğim masal-film.
özellikle babanız devamlı gençliğinden hikayeler* anlatan biriyse, filmin sonunda ciddi manada anlıyorsunuz ki, babanızdan geriye kalan tek şey size anlattığı hikayeler ve birlikte yaşadıklarınız olacaktır. onu öyle hatırlayacak, kendi çocuklarınıza da öyle anlatacaksınızdır.
yani kim babasını, kendi çocuğuna "oğlum senin deden 1.70 boyunda emekli memurdu işte" diye anlatır ki? "oğlum senin deden bir gün komşu köye gitmiş, orada gece misafir olarak kalmış, sabaha karşı bakmış cinler düğün yapıyorlar ahırda" diye dinledik biz kendi babamızdan. * *
sen çocuğuna anlatacaksın, o da kendi çocuğuna. devlet adamı, savaş kahramanı, milli sporcu, sanatçı falan değilsen, sıradan bir adamsan, senin ismin de anlattığın hikayelerde yaşayacak işte.
yani kim babasını, kendi çocuğuna "oğlum senin deden 1.70 boyunda emekli memurdu işte" diye anlatır ki? "oğlum senin deden bir gün komşu köye gitmiş, orada gece misafir olarak kalmış, sabaha karşı bakmış cinler düğün yapıyorlar ahırda" diye dinledik biz kendi babamızdan. * *
sen çocuğuna anlatacaksın, o da kendi çocuğuna. devlet adamı, savaş kahramanı, milli sporcu, sanatçı falan değilsen, sıradan bir adamsan, senin ismin de anlattığın hikayelerde yaşayacak işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar