bugün

/782
takım olma yolunda ciddi adımlar atmaya devam eden kulüp. sezon başında, ' beşiktaş quaresma ve simao gibi canı istediği zaman oynayan futbolcularını göndermeli ' dediğimde, çok sevdiğim arkadaşlarımdan bile bayağı tepki görmüştüm. peki bugün gelinen nokta ?
bugünkü maçta, takım oyunu oynayan, savunmada dikkatli, orta sahada çok çalışıp top kapan, ileride sağlı sollu ataklarla gelip gol arayan ve bulan bir beşiktaş var. gollerin duran top ve uzaktan şutlardan gelmesi sizi yanıltmasın. süratli kanat adamları ve iyi kademe alışları sayesinde, beşiktaş bugünkü maçı 6 ya da 7 - 0 da galip bitirebilirdi. hugo almeida, uzun süreden bu yana bu kadar arzulu oynamamıştı. hilbert' i topla buluşturduğu ayak dışı pas, sadece gol için değil, asist yönüyle de takımına faydalı olacağının sinyallerini veriyor. olcay şahan, zaten son birkaç senedir ismini sıkça duyduğumuz bir yetenekti. oldukça zeki bir futbolcu, topu indirmesi gereken yeri, ayağından ne zaman çıkaracağını biliyor. driplinglerinde usta işi top kontrolüyle de rakip savunmaları yıpratıyor.
orta sahada fernandes - veli - necip birbirini tanıyan bir üçlü olmaya başladı. sürekli bir arada olmaları, birbirini tanıyıp birbirlerinin hatalarını engellemelerine yardımcı oluyor.
savunma dikkatli oynuyor. tek aksaklık sol bekte. burada, uğur boral' ın gerçek mevkisinde yer almamasının da pay büyük. ocak ya da şubat başında ilk seçenek bir sol bek transfer etmek olmalı.
geride kalan maçlar, beşiktaş' ın yapılanma yolunda attığı iyi adımları sergiliyor.
bu sene şampiyon olmasını istediğim takım. o gençlerin mücadelesini görmek zevk veriyor insana, tekmeye kafa sokmak deyimini gerçekten yaşatıyorlar, mücadeleyi hissettiriyorlar.

fenerbahçe' liyim.
amblemde türk bayrağı yer alır. takımın hasıdır.
gençlerinin hırsıyla dolu dizgin ilerleyen takımımdır. dün maçı izlerken şunu anladım ki biz artık kanser olmadan maç izleyebileceğiz. çünkü adamların dün alt tarafı 2 tane pozisyonu var. şimdi diyeceksiniz ki alt tarafı elazığ lan ama beşiktaş'ın en büyük kanseri buydu zaten. elazığlar, kasımpaşalar, rizeler bilmem neler bizden puan çalarken yarıştan kopuyorduk. karabük ve elazığ maçlarında gördük ki artık anadolu takımlarını bayılta bayılta çözüyoruz. görev adamı tecrübeli adamlarla gençlerin hırsı birleşince resmen koparıyoruz maçı. hatta en önemlisi 90+2'de bile 3-0 öndeyken takımın hala karşı yarı sahada top oynaması bile inancın bir göstergesi. oğuzhan, erkan kaş gibi adamlar da sonradan girerek bir şeyleri değiştirebilecek olgunluğa ulaşırsa gerçekten şampiyonluk hayal değil. hatta devre arası çok fazla takviye yapmadan takımın düzenini bile bozmamak lazım. sivok mu sakatlandı ersan oynasın yerine transfer olmasın, fernandes mi sakatlandı oğuzhan oynasın sürekli. ben inanıyorum ki çok iyi biryerde bitireceğiz bu sene ve seneye bu 18-20 yaşında ki gençler '' biz burdayız'' diyecek olgunluğa tamamen ulaşacaklar. transfer yapmadan önce '' ulan burda erkan'da var iyi oynuyor'' ya da '' lan bu adamı alsak necip var transfer yapmasak mı'' diye düşünecek teknik yönetim.
bu bir itiraftır. babam çok koyu bir beşiktaş'lıdır. yeri geldiğinde sert, yeri geldiğinde yumuşak, anlayışlıdır. klasik, standart bir babadır işte. konu futbol olunca onun için akan sular durur. örneğin; 10-11 yaşlarındayken akşam saat 10'da yatağa girilirdi, ertesi gün okula gitmek için erken kalkmak zorunda olduğumuzdan, ama o zamanlar 22:00 civarında avrupa maçları olurdu. bayern'nin, real'in maçlarını izlemek istediğim de babam çıtını bile çıkarmazdı gece 1'e dahi kalmama. işte böyle bir futbol sevgisi vardır babamda. oğlu yeter ki futbolu sevsin, sporu sevsin...
böyle bir babanın oğlunun, başka bir takım tutması düşünülemez gibi geliyor insana. ama babam hiç bir zaman takım tutma konusunda en ufak bir baskı, yönlendirme yapmamıştır. dün fatih altaylı'yı dinlerken bu yazıyı yazma gereği duydum. orada programın sonunda altaylı'nın dediği; ben kesinlikle g.s dışında takım tutan kimsenin çocuğuna, "g.s tut diye herhangi bir teklifte bulunmam" benim çocuğuma da bulunulmasını istemem demişti. işte benim babam malesef bu kurala uymadı, benim başka bir takımı tutmama engel olamadı. aslında esas kötülüğü bana yaptı. çocukluğumda dahi içimde hep beşiktaşın asil bir tarafı olduğuna dair bir his vardı. büyüyünce o hisin aslında gerçek olduğunu gördüm. çünkü mahallenin en delikanlı, bitirim çocukları hep beşiktaşlıydı. ben dönekliği kendime yediremediğim için beşiktaşlı olamadım, ama çocuğum olursa onu beşiktaşlı olarak yetiştireceğim. ah baba ah...
başarılı olmasının diğer takımların zihniyet değişimlerini sağlamasına olanak vereceğini düşündüğümden takımım olmasa da şampiyonluk yarışında olmasını dileğimdir.
istanbulumun en güzel yerlerindendir. özellikle iskelesine doyum olmaz. aynı zamanda beşiktaş klübü inonü stadının bulunduğu yerdir.
bu sene mütevazi ama mücadeleci ve hırslı bir kadrosu olan takım.

en kötü şampiyon olamasa da türkiye kupasını alır.

not: eksileyen yazar arkadaş neyi eksiledi hayır kızmadım ama meraklar içerisindeyim.
sezon başında ''küme düşer'' denilen takım.

umarım şampiyon oluruz da parayla başarı olmadığını ispatlarız.
Hentbolda Beşiktaş, Bursa Nilüfer Belediyesini 39-30 yenerek sezonun ilk kupasını almış bulunmaktadır. Tebrik ediyoruz.
lig periyoduna dair bir şeyler kaleme aldığım yazının öznesi olan kulüp.
en büyük küme düşme adayları olan karabükspor ve elazığspor'u yenince şampiyonluk turuna çıkan taraftarlara sahip takımdır. dileriz ki küme düşecek 3. takım beşiktaş olmaz..
şampiyon olduk diye sevinip iki dakika sonra şampiyon olamayan takım değildir.

kuşla oynamayı seven takımdır. japon bayrağına ayrı ilgi duyar.
taraftar grubunun maçtan önce dolmabahçe'nin önünden stada yürümesini seyretmenin zevkini yaşatan sevgili kulübüm...
avrupa liglerinde manchester unitedi, Old Traffor`de yenen son takım.
yine ceza almıştır. Ulan ne oldu da ceza verdiniz orospuçocukları. Tek bir Küfür yok. Bi pet şişe mi lan bu 1 maçlık ceza. Sizin yöneteceğiniz futbolun da, Sizin de, atayacağınız hakeminde, vereceğiniz cezanın da amına koyayım.
Edit: şu ülkede hızlı uygulanan tek sistem beşiktaşa uygulanan ceza sistemi.
Geçen yıl ve ondan önceki yılın ikinci yarısı ligin en teknik kadrosunu kurmasına rağmen takım olmakta sıkıntı çektiği için ligde bir yere varamamış takımım. Bu yıl ise tam tersini başarmış olan ancak fena da gitmeyen bir durum sergiliyor. Demek ki bu lige teknik adam-takım değil. Mantıklı-paslı oynayan bir sistem gerekiyor.
Ne zaman liderlik fırsatı yakalasa jet hızıyla tepen takımım. Ulan bizi kanser ettin be!
iyi yolda olan kulüp. biraz daha zamana ve 1-2 takviyeye ihtiyaç var sadece.
antep karşısında ilk yarıda bu sezon alıştığımız görüntüsünü ortaya koysada ikinci yarı ilk yarıdaki oyununu sürdüremeyince mağlup olmuştur. ikinci yarıdaki etkisiz futbolun nedeni, necip ve veli'nin defansa doğru çekilmesi oldu. necip ve veli etkisiz olduğu zaman fernandes'in de etkisi azalıyor. o yüzden o bölgedeki ikili sürekli canlı tutmak zorunda ortayı ki fernandes topu aktaracağı alternatifler çoğalsın. bu ikili şu an veli-necip olsada hasan ve oğuzhan alternatifleri de değerlendirilecektir.
görüldüğü gibi oğuzhan girince takım yine öne oynamaya başladı ama kırılma anında erkan orta yerine şut attı, dönen atakta antep golü buldu. bu namağlup serisinin ileriki haftalara taşınması durumunda, takım genç olduğu için asıl oyun planı, durmadan mücadele edip, kaç gol atarsak atalım saldırma planından; yenilmeyelim düşüncesiyle olası beraberliklere yol açabilirdi. neyse canın sağolsun kartalım. bu da nazar boncuğu olsun. niğde de kulübedeki de izleriz inşallah.

edit: sivok 3 maçtır patladı patlayacak derken bugün patladı. geçen hafta ceza sahası dışında rakibini indirdi, hakem atladı kırmızıyı; karabük'te saçma pas hatalarının arkasını toplamak için neredeyse ayağını kıracaktı bir pozisyonda, bugünde malumunuz. bir de kaleciye çok dönüyor.
şuan borç batağında olan ve feda isimli t-shirt satışlarıyla taraftarı sömürmekle meşgul olan takımdır.
Taraftarını sömürmek için t-shirt çıkaran tek takım. Beşiktaş'ıma FEDA olsun sloganıyla para yardımı yaptıran takımdır.
içine düştüğü ekonomik buhranı devlete ya da iş adamlarına dilenerek değil taraftarının desteği ile aşmaya çalışan takım. böyle böyle belli bir düzlüğe gelen takıma bok atmak isteyenler elbette olacaktır. onların analarının yuvalarına kadar yolu var biz her maaş günü yine kartal yuvası'ndayız.
bütün taraftarlarının manuel fernandes in sakatlanmaması yada formdan düşmemesi için dua etmesi gereken takım.
adamın sırtına öyle bir yük yüklemişlerki, topu dağıtan, topu tutan, takımın atağa kaldıran nerdeyse herşeyi yapan bir oyuncu şu an beşiktaş için.
onun yarısı kadar bile yetenekli olmayan bir alternatifi olmadığı için bir kaç hafta sakatlanması durumunda beşiktaş resmen fok balığı gibi karaya vuracaktır.
ilk yenilgide herkesin üzerine çullandığı

küme düşecek nidaları attığı takım

ulan ne oluyoruz.bizim beşiktaş maçından sonra da kusmuştu millet o hırsını esasında burakla alakası yoktu olayın

burada da öyle herkes ha kötü sonuç aldı alacak derken birden yenilince takım bir bombardman başladı adamlara

sakin lan..
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026