1. 1.
    -Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini
    bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin.
    -Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri,
    yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.*
    ... meister writer
  2. 2.
    Belleğin ölümlülüğünde zımnen var olan geçiciliğe karşı kendimizi yapay bellekler geliştirerek sağlama almışızdır. En eski bellek yardımcısı yazıdır;
    antik dönemlerde kil veya balmumu tabletler, ortaçağda parşömen ve tirşe,
    daha sonraları da kâğıt üzerine yazılmış olan yazıdır. Bu yazı yüzeylerine,
    her türlü çizim de girebilir: hiyeroglifler, şemalar, portreler.

    1839'da, hızla gelişip incelikli hale gelen ve görüntülerin doğrudan kaydına
    imkân veren fotoğraf dediğimiz bir yapay bellek çıktı ortaya; 1895 sonrasında sinematografın icadı sayesinde hareketli görüntüler de yakalanıp kaydedilebilir hale geldi. Asırlık bir hayal, sesin muhafaza edilmesi hayali de Edison'un 1877'de patent alan fonografı sayesinde gerçeklik kazandı. Bugün gözün ve kulağın alabildiği her şey için sayısız yapay bellek mevcut: Teypler, videolar, cd'ler, bilgisayar bellekleri, hologramlar.

    Görüntü ve ses zaman ve mekânda taşınabilmekte, bunlar yüz yıl önce tasavvur edilemeyecek bir ölçekte tekrar edilebilmekte, yeniden üretilebilmektedir. Bu yapay bellekler doğal belleğe yardım etmekle, işlerini hafifletmekle, bazen de onun yerine geçmekle kalmamış, aynı zamanda hatırlama ve unutma konusundaki görüşlerimizi de şekillendirmişlerdir.
    (kaynak: bellek metaforları)
    1 ... meister writer
  3. 3.
    cogito'nun 50.sayısının teması.
    ... meister writer
  4. 4.
    hafıza diğer bir adıdır. geçmiş yaşantıları zihinde tutma ve hatırlama yetisidir.
    1 ... unique270
  5. 5.
    aşağıdaki yazıda hoş bir şekilde anlatılan kavramdır. alıntıdır.

    Bellek kavramı bilgisayar donanımıyla yaşamımıza girmeden önce sanırım sadece eğitim psikologlarının kullandığı, sözlüklerin mahzun sözcüklerinden biriydi. Sonra ne olduğunu tam olarak anlayamadığımız RAM ve REM sözcükleriyle anılınca birden popüler oldu. Magazincilerin yeni bitme şarkıcılara yürü ya garibim demesi gibi.

    Bellek, kısa süreli bellek, uzun süreli bellek, olmayan bellek, silinen bellek, resetlenmiş bellek. Yaşamımıza cukka oturdular. Yeşilçam filmlerinden bir hafıza yitirimini anımsarsanız hem bu kış gününde sizi hem de mevzuyu sıcak tutacaktır.

    Aşkın belleği var mıdır? Sevda mesaisinden tekaüt olmuşsanız bu sual size ineklerde mantık var mıdır? suali meşhurunu anımsatacaktır ki durum berkemal, normalsınız,ayarlarla oynamayınız.

    Ne gezer, nerdeee,yok, hayır,kesinlikle yoktur nevinden bir cevapla heyecana gelmişseniz ve midenize yumruk yemiş durumuna girmişseniz; vefasız bir afat tarafından terk edilip, sönme ameliyesine tutulmuş bir birey olarak (Yasal Uyarı) bu yazıyı okumak ruh ve beden sağlığınız açısından sizi olumsuz etkileyebilir.

    Tabi ki vardır gibi ukela ve malumatfüruş bir yanıtınız varsa ve kendinizden eminseniz siz ayrılığın acısını hiç yaşamamış biri olarak bu satırların yazarıyla farklı frekanslardasınız ve tanışsaydınız kesinlikle sizden hoşlanmayacaktı.

    Bana ne ya! diye abes bir yanıtınız varsa buraya kadar niye okudun kardeşim. Abesle iştigal ediyorsun. Bana baaaaak sen git televizyonda izle, arabesk dinle kardeşim.

    Bilmem hiç düşünmedim gibi mütevazi bir yanıtınız varsa efendim isabet buyurdunuz efenim, lütfen okumaya devam ediniz bu naçizane satırların yazarı sizi arıyordu.

    Aşkın belleği var mıdır? Efendim tabii olarak ve tabi ki yoktur.(Burada ünlem işaretleri uzar.)

    insanoğlu denen garip varlık sadece anı yaşar.Dün ve yarın yoktur. Biri olmamıştır diğeri olmayacaktır.Dün tarihçiler için yarın para delileri için icat edilmiştir. insanoğlu acıları, özlemleri ve ağrılarıyla dünü istendik bir unutmaya mahkum eder.

    Aşkın belleği olsa sigara ateşiyle bileğe kazınan yar unutulur muydu? Delicesine çarpan yürek, heyecandan kuruyan ağız, iple çekilen vuslat anı, yüreği kanatan ağlamalar unutulur muydu hiç... Unutmak kavramının kendisi olur muydu?

    Aşkın belleği yoktur efendim.Hem atalar beyhude Hafıza-i beşer nisyanla maluldür derler miydi?
    1 -1 ... dervisabdi
  6. 6.
    bilgisayardaki karşılığı ram ve rom olan kelime..
    hafızaya göre çok daha akıllıca düşünülmüştür..
    oktay sinanoğlu'na göre hiç anlamını bilmeyen biri bile bellemekten düşünüp anlamını tahmin edebilirmiş ama anglosaksonca diller öyle değilmiş..
    ... cupid
  7. 7.
    "aşkın ölümsüz olması için, hafızanın ölümlü olması şarttır" der bir zat..

    bilmek ömrümün zindanı.. hatırlamak tel parmaklıklar anımsamak müebbet..
    4 ... endless
  8. 8.
    uzun süreli bellek ve kısa süreli bellek olarak ikiye ayrılır.
    uzun süreli bellek kişinin kazandığ bilgiyi kodlayarak zihnindeki şemalarla örtüştürmesi yoluyla gerçekleştirdiği,zihnin bilgi depolama ve gerektiğinde bu bilgiyi geri getirme yeteneğidir. bu hafıza kapasitesinin sınırsız olduğu bilinmektedir. anlama ve ilişkilendirme odaklı olduğu için aslında bilgileri ve algılarımızdan elde ettiklerimizi iyi ilişkilendirip, örgütlediğimiz sürece sınırsız sayıdaki birimi zihnimize kodlayabiliriz.

    kısa süreli bellek ise daha ziyade algılara dayanan * üç-beş saniyelik, kimi araştırmalara göreyse yetişkinlerde 20 saniyelik bir sürekliliğe sahip bilgi depolama özelliğimizdir. algısal kaydın sinirlere aktarılmasıyla gerçekleşir ve sınırlı bir kapasitesi vardır. kısa süreli belleği daha aktif kullanabilmek için gruplamayla hafızaya aldığımız birim sayısını azaltlmaya çalışırız.
    1 ... zifiri gece
  9. 9.
    "...rüzgara karşı yokuş aşağı hızla giden bir bisikletli gibidir bellek. istese de istemese de, üzerine tutunur, ağzından içeri girer, saçlarına karışır, tenine yapışır rüzgarın taşıdığı envai çeşit bilgi..."
    3 ... pnar
  10. 10.
    Kronik stresin gün geçtikçe kayba uğrattığı zihin.
    ... sulh