/386
görsel
bi bolumde butun ekip akbabuşun evine toplanmıştı. butun bölüm tek odada geçti. o odada ne var ne yok konuşmuşlardı. saklı gizli hic bisey kalmamisti. ne efsane bölümdü o. en iyi bölümlerinden biriydi. o kadar iyiydi ki her sahnesi her ani tekrar tekrar izlenir. aman şu sahneyi atlıyım denebilecek hiç sahnesi yok. çok özledim be amirim.
bazı bölümleri çok sıkıcıydı belki ama yinede türk ekranlarında yayınlanmış en güzel 3-5 diziden biriydi. insanları hyundai accent era aşığı yapıyordu bu dizi.
Saçma sapan konuşma la.

Not: efsane dizi.
youtube platformunda tek bi kanal altında bütün videoları hd olarak tekrar yüklenmiş olan dizi.
görsel
sevdiğim nadir dizilerden bi tanesiydi. tabi onu da yediler.
Ben iyi bir adam olamadım ama başkalarının adamı da olmadım.
lan değil o la. lan bu topraklardan gideli çok oldu.

harika yapım.
Biz napıyoz la bu hayatta? Birileri demiş, sınırları çizmiş, burada yaşayacaksın demiş, birileri demiş ki bu maaşı alacaksın demiş, bu okula gideceksin demiş, bunlara karşı çıkmayacaksın demiş. Bunların hepsi ben söylemeden önce, ben yapmadan önce birileri tarafından söylenmiş. Ben istemedim ki bunların hiçbirini.
istanbulda çekilseydi bu kadar etkileyici olmazdı.
hrant dink suikastinden, öğrencilerin sandviç eylemine, trans cinayetlerinden, tsk'daki devrecilik sorununa kadar her konuya el atmış gelmiş geçmiş en iyi türk dizisi.

ağbi, hanfendi, ercü gibi kaynağı belirsiz sınırsız güç sahibi karakterlerle birlikte son bölümlere doğru kürtçülüğün dozuda biraz ağır kaçmıştır. sağcı solcu herkese siktir çalan, faşist dediği için kızına dahi bağırmaktan çekinmeyen behzat, nezarette kendilerine "defolun faşist köpekler" diyen kürtçe eylemcilerinin karşısında başını öne eğmiştir.

ağbi, hanfendi işlerine gireceğine kocasını öldüren kadınları bulup yakalasaydı cinayet büro, badem bıyıklı sikik müdürü görünce "hay tipini siktiğim" deyip hem gülüp hem sövseydik, aşkta sürekli kaybeden hayalet başta olmak üzere evde meyhanede neşet baba dinleyen ekip arada sırada gri accentlerin içinde müslüm baba dinleyip bira içseydi. gardaş bu dizi bitmeseydi.

benzersiz, tamamen bizden diziydi.
bir daha emsali gelmeyecek olan dizidir. yediler bitirdiler ne diyelim.
Özlenen. Özellikle de erdal beşikçioğlu' nun behzat komiser rolündeki nadir gülümseyişleri. Adam Gülümsemek suçmuşçasına, suç işlemekten kaçınır gibi gülmüyor bildiğin. Gülünce de gizli kapaklı.
Güzel gülüyordun behzat amirim.
29 mayıs kpss sınavından sonra döndürüp döndürüp izlemenin dibine vuracağım dizi. Bu sıkıcı sürede en çok onu izlemeyi özledim.

Özledik amirim.
yahu insan tekrarlarını internetten 2. kez izlediği dizi bitti diye üzülüp bunalır mı? 46 falan bunlar bize göre değil. bize ayasuca içen şoförlü chryslere binen hoca değil, rakı içen yumurta kasa accent eraya binen başkomiser lazım.

solculuğun bayraktarlığını yapmak için değil, solcu olmamasına rağmen hatta yer yer ayar olmasına rağmen iyilikten doğruluktan yana olduğu için, sevdiği kadınlar solcu olduğu için bize öyle görünen karakter lazım.
görsel
Adam her oynadığı dizide ölerek bitiyor filmi.
tekrar tekrar izlemekten sıkılmadığım tek dizi. 4-5 tekrar ettim, yakında yine başlarım. bir dizi ancak bu kadar içimizden olur.
-amirim?
- amirini s.kiyim lan benim kafamda 3 kilo 300 gram bebek var.
görsel

Akla düştükçe içesim geliyo.
(bkz: ç ile)
2. Sezonunda şizofrenide master yapan dizi.
görsel

Derdik ki mevzu derin.
Seçme 4. Bölümdeyim.
1 hafta da 14 bölüm ilerlediğim güzel dizi. Şimdi de Erdal Beşikçioğlu'nun ve Serdar Akar'ın yeni dizisi (ne kadar yeni denilebilir ama) 46 Yok olan ile yeniden yeşil sahalara döndüğü dizi.
(bkz: kelime oyunu)
© copyright 2005 - 2026