bugün

/386
bir bölüm için iki şizofren vaka ortaya koyan dizi ve haliyle iki şizofren fazla amk!

aha behzat yine bir şey buldu. düğün fotolarında bari bişey çıkmasa...
Kanal D dizilerini görüp televizyondan soğuyanlara reçete niteliğindeki dizi.
fotoğrafta ercümenti mi gördü bu behzat. keşanlı bittiğine göre ercü diziye girebilir..
--spoiler--
flaş flaş flaş, meğer akbaba aseksüelmiş.
--spoiler--
bölüm itibariyle yine muhteşem olan dizi...dizimiz...

zaman nasıl geçiyor behzat ç seyrederken anlamak mümkün değil amına koyayım.

--bölüm 65 spoiler--
bölüm klasik bir cinayet ihbarıyla başladı, ihbarı yapan da çift kişilikli katıl çıktı iyi mi? behzat amirim'in sorgu odasının camının gerisinden katilin kendi kendine konuşmasını hayranlıkla izlediği sahne takdire şayandı.
şevket abi sonunda psikologun psikolog olmadığını, behzat ile ilgili birtakım bilgiler için yanlarına angaje olduğunu anladı, ege aydan'ın oyunculuğu da görülmeye değer.
behzat amirim bu bölümde rtük'e iyiden iyiye giydirmeye başladı.
evliliğin örnek alınması, çekirdek aile kavramları falan.
hayalet de erdi muradına, suna'yı götürdü nihayetinde, aslında suna hayalet'i götürdü de diyebiliriz.
akbaba neyin peşinde?
hem kızın evine kadar gidip öpüyosun, hem kız sana gelince de siktir ediyosun.
lan bi tane dengeli adam olmaz mı kadroda?
aziz başkomisere değinmeden geçmek olmaz. cevdet'e "goygoya mı geldin" çıkışması süperdi...
bölümün sonunda amirim çekirdek ailesi(!) ile düğün fotograflarına bakarken sanırım ercüment ile ilgili bir detay yakaladı, bu da muhtemelen ercüment ve memduh başgan'ın düğüne gönderdiği çelenkler ile ilintili.
neyse, bekleyelim bir hafta...
ercü geliyor.
--bölüm 65 spoiler--
-hayalet , hele bi soğuklan yiğenim
-akbaba , helal lan sahip çık kıza tüylerimi tiken tiken ettin
-şule , yenir ki bu...
(bkz: bitti dağılabilirsiniz)
bölümün sonuyla beraber, nikah sahnesini tekrardan izlememe neden olan dizi.
--spoiler--
ercüment garson kılığında falan düğünde miydi acaba dicem ama niye hemen abisini arasın bunu görünce?
--spoiler--
şöyle bir senaryo ile karşı karşıya olabiliriz. herkes hazırlıklı olsun...

zayıf bir ihtimal ama, fotografta behzat'ın babası ile ilgili detay olabilir. zira, 65 bölüm oldu, behzat'ın babası ile ilgili herhangi bir mevzu işlenmedi, behzat veya şevket babalarının mezarına giddip iki fatiha okumadı...
yoksa mezarı yok mu? meçhul mü?
baba'da kesin bi ipnelik var...
misal, bence ercüment ile behzat kardeş olabilir.
behzat'ın soyadı bilinmiyor, haliyle abisinin de...ama ercü'nün soyadı çözer...behzat'ın soyadı da "ç" ile başlıyor...

şimdi...
behzat ve şevket'in babaları taşaklı bir adam. ordu mensubu ve derin devletle bağlantılı.
şevket'in patronu da behzat'ın babasına bağlı olabilir. zira reşat'ın da üstü var ve o kel kafalı eleman direkt reşat'ın patronundan emir alıyor. ayrıca reşat'ta da büyük bir gizem var. şevket'e öyle yakın ki şevket'in oğlunun adı da reşat...

ercüment de derin devlet ile içli dışlı.
behzat'ın babası memduh başgan'ın üstü olabilir, ercüment'i memduh'a emanet etmiş olabilir ki memduh ve ercüment bu konuya değinmişlerdi yanılmıyorsam...
yani ercü memduh'a emanet...

bu düğüm finalde çözülür. ihtimal zayıf ama böyle bir ters köşe beklenir mi bizim ekipten?
beklenir...
suna'nın intihar eden kardeşi sebebiyle şizofren olmasına kesin gözüyle baktım 'la.'
--spoiler--

behzat ile ercü kardeş çıkacak, ahanda yazıyorum buraya.*

--spoiler--
Ruh sağlığımı alıp götüren dizidir. Gerek müzikleri gerek karakterleri olsun. Etrafımdaki herkese potansiyel katil, şizofren, manyak gözüyle bakıyorum. paranoyak oldum.

--spoiler--
Ercü değil o ama ercü olmasını isterdim açıkçası. Gelsin de dizi biraz daha şenlensin. Olaysız geçiyor, kırmızı vosvosu da tekrar görmek isteriz. Babası da değil sanırım. Babası olsa niye geldin mi der lan? Daha bir şaşırması lazım. Reşat olabilir. Ya da şu sözde psikolog. Bilemiyorum, Memduh başgan bile olabilir. Berna? Yok artık abartıyorum. Paranoyak etti bu dizi beni.
--spoiler--
türk televizyonlarında iki tip dizi vardır:
behzat ç ve diğerleri.

not: leyla ile mecnun ve suskunların yeri ayrı.
behzat ç ekibi 1 sezonluk mevzuyu 1 bölüme koyar sezon finalinde de "oha amına koyayım bu dizi ise öbürleri ne" dedirtir. diğerleri malum zaten.
behzat ç. ye göre ankaranın yarısı şizofren suna komser sonunda melih gökçek çıkacak galiba (h.d alıntıdır).
benim için bölümün özeti budur.
bölümün çok güzel bitmesinin yanı sıra atlanmaması gerektiği için belirtmek istiyorum. 65 bölüm sonra akbaba hayatının aşkına kavuştu.
https://twitter.com/#!/Minetugay

--spoiler--
Behzat Ç : i see dead people Suna: me, too
--spoiler--

bu retweetle suna'nın kardeşinin öldüğü ve suna'nın da onun hayalini gördüğü kesinleşiyor.
--spoiler--
haftaya çözer piliçgücü memduh başgan önderliğinde sahalara dönecek gibi, sabırsızlıkla bekliyoruz.
--spoiler--
Bugun yolda giderken kosede bi bufe gordum, adi kosem bufeydi. Amk ne kadar yaratici bi isimdir bu, koseye dukkan acinca dukkanin ismi de hazir. Kosem bufe, kosem emlak, kosem kasap vs.vs. Bugun behzat c.nin 65.bolumunde de bu konuyla ilgili tassak gecilince "acaba" dedim kendi kendime "behzat c'nin senaristi ben miyim?" Olur mu olur hani, behzat c'nin senaristleri beni ters kose edebilir. Unutanlar icin bugunku bolumden bahsettigim o "kose" muhabbeti; Hayalet : siz hangi taksi duragiyla calisiyosunuz? Otel Gorevlisi : su kosedeki durakla; kose taksi. Hayalet : ne kadar yaraticiymis.
--spoiler--
akbaba, oyuncunun hasısın lan. bi de şu geceyi uyutan gündüz yüzlü kızla bi tam kavuşsanız tam süper olacak.
--spoiler--
--spoiler--
suna gitme gelmeler esnasında "git" dediği hayalet'e sonra tam çıkarken "gitme" dediydi ya, akabinde neler olduğu harbi merak konusudur, babacan bir teselli ve sakinleştirme dakikaları mı, yoksa yoksa.....
--spoiler--
fotoğrafa hem esra hem şule hem de behzat bakıyor ama fotoğrafta ercüment çözer detayının olduğunu bir behzat görüyor öyle mi ?

siktirin gidin şurdan !

üçü de tanıyor ercüment reyiz'i.
Bir dönem seks kasetleri havalarda uçuşan milletvekilleri, bakanlar şimdi kalkmış, kurmaca bir dizi karakterinin ahlak bekçiliğine soyunuyorlar. neymiş kötü örnek oluyormuş, evlilik dışı yaşammış bilmem neymiş. siz gerçek yaşamlarınızla çok güzel örnek oluyorsunuz, di mi.

neyseki behzat'tan kapak gecikmedi. kendisine evlilik hayatının nasıl gittiğini, gençlerin kendisine özendiğini söyleyen harun'a;

"la olum sen benim dediğimi yap, yaptığımı yapma." cevabını verir behzat amirim.
--spoiler--
daha önce bi arkadaş yazmıştı; suna şizofren.
--spoiler--
harun'un şebeklikleri ve behzat'ın selime giydirmeleri dışında durağan bir bölümdü.

fırtına öncesi sessizlik olmasını umuyor ve saygılarımızı iletiyoruz.

akbaba, adamsın;

kadın milleti işte; peşinden koşarsın tokatlar; siktir çekersin gelir başını omzuna yaslar.
aaaah ah! heba oldu uykum dün gece, düşündüm durdum. dizi biter bitmez yazacaktım ama hazmededim galiba, bir düşünmek istedim yaşananları. benim için bu dizi bir dizinin ötesine geçti. entrikalar falan da değil olay. ercüy'müş, funday'mış, memduh'muş...evet bunlar tabiki de diziye büyük heyecan katıyor ama dün ben yıkılmışlığı gördüm bu dizide. belki de kendi yıkılmışlığımı. birbirini deli gibi sevip de dokunamayan insanlarla gözgöze geldim televizyon ekranından. hele ki başlangıçta ki behzat'ın iç sesi...sanki benim iç sesimdi o. sabah uyanınca akla gelenler diye bir başlık var ya , işte ben ona dün behzat'ın iç sesini yazmak istiyordum, yazamadım ama dinledim. bir tuhaf oldum.

bu dizide gerçek aşklar var, hem de kanlı canlı. canım cicim değil harbi aşklar. ölümüne sevdiğin insana seni seviyorum yerine siktir çekmek var, aşık olduğun adamı ağlayarak evden kovmak, bir zamanlar nefret ettiğin bir adama acımak, dizine yatırıp saçını okşamak, güvenle boynuna sarılmak var. var işte aşkın en sert hali. mutluluğa değil mutsuzluğa razı olmak var...benim hikayem satır aralarına sıkışmış bazen hayaletin dilinden dökülüyor, bazen akbaba'nın sessizliğinde çarpıyor yüzüme. ben behzat'ın bakışlarında anımsıyorum yaşadıklarımı, yutkunuyorum. benim hikayem bir cinayet hikayesi, defalarca öldürülüşümün ve defalarca bulunamayışımın bir şizofren başkomiser ve ekibi tarafından.

benim yüzüm akbaba'nın görüp anlamlandıramadığı o sıradan yüz. sıradanlaştım ben de o cinayetler gibi. ve şimdi sanki birisi benim katledilişlerimi kameraya almış da bana zorla izlettiriyormuş gibi hissediyorum. ben behzat'ın ayaklarını uzattığı o eski sehpayım işte, aralarında sessizce duruyorum, destek oluyorum onlara. parmaklarına çöp batsa benim içim kanıyor.

suna beni çok şaşırttı, kız kardeşinin ölü olması derin bir yara ve tüm olanları bir nedene bağlıyor. bir hayalet'le yaşarken ikinci bir hayalet'e aşık olması kaderin bir cilvesi mi? hayalet feride'yi tam da bu şekilde kaybetmişti, sunayı da böyle kaybetmeyi göze alabilecek mi? bence bu dizinin en sert aşkı olma yolunda ilerliyor onların ilişkisi.

funda ile bahri arasındaki ilişkinin derinliğinden bir önceki yazımda bahsetmiştim. elbette olayı çözebilecek yegane kişi şevket'ti. dizinin salak gibi görünen akıllı adamlarından o. daha önce nasıl memduh'a ulaştırdıysa behzat'ı şimdi de yapacak. ben tüm düğümlerin yan rollerdeki oyuncular tarafından çözüleceğini düşünüyorum. suna'yı hayalet, selim'i eda ve funda'yı şevket çözecek. finale doğru heyecan tavan yapmak üzere. ben resimdeki kişinin kim olduğunu tahmin ediyorum ama dillendirmeyeceğim, belki bir sürpriz olabilir.

ayrıca cinayeti işleyen adamın behzat'ın "pişman mısın " sorusuna verdiği tarihi cevap beni dumur etti: "pişman değilim amirim şimdi olsa yine ihbar ederim!"

ooof of! işin yoksa bir hafta bekle şimdi. ben şikayetçiyim bu diziden arkadaş, her pazar beni dağıtıyor, sonra da kaçıp gidiyor. madem dağıtıyorsun bizi, öyle kaçma hemen amirim gel o meşhur meyhanenize gidelim beraber, neşet çalsın fonda, demlenelim ağır ağır. hep kendinize müslüman olmayın lütfen. canımız çekiyor, biz de insanız!
© copyright 2005 - 2026