genel olarak tek parmakla aynı perde üzerindeki tüm tellere basmaktır. büyük ve küçük bare olmak üzere iki çeşittir. büyük bare, genelde 1. parmak yani işaret parmaKLA 6 telin hepsinin kapatılması, küçük bare ise 2,3 telin aynı parmakla kapatılmasıdır. ben gitar çalıyorum demek için ilk aşamadır. "aşamadır" yani daha çalmıyosunuz.
(bkz: insafsız fa majör)
eğer gitarınızın telleri ile klavye arasındaki mesafe hayvani ise, daha doğrusu sikko bir gitar ise, bileğin .mına koyar. kangren olursunuz. yarıda bırakıp "bu ne azap lan" diye ağlayan var.

ama baresiz basılan bir g, bir c ile de dağlar vardır arasında be kardeşim.

lakin benim tavsiyem il önce arpej öğrenin ki kendinize güveniniz gelsin. kendinizi bir şey sanın. yoksa nice yiğit heba olmuştur bare yolunda. vazgeçmiştir. arpej bilirseniz, kumsalda, romantizmin doruğuna vurursunuz en azından. o gazla değil bare, en kral solonun bile götünü kesersiniz. *
yeni gitar ogrenenlerin heveslerinin kırılmasına neden olan bir tur sol el pozisyonu... hersey iyi hostur, yalar yutarsınız C leri, Am leri, G leri ama F notasını gordugunuz zaman neden herkesin gitar calamadıgını anlarsınız. evet bare basmak zordur, ama imkansız degildir, usenmeden sıkılmadan calısmak gerekir...
gitarla gerçekten ilgilenip kendini gelişmeye niyeti olan insanla sadece akdeniz akşamları çalmayı düşünen insanı ayıran teknik.

ne zaman ki bare arpejlerinizin sesleri düzgün ve net çıkmaya başlar, o zaman "evet, işte başlıyoruz" dersiniz.
ozellikle fa major yuzunden isaret parmagina kramp girmesine sebep olacak harekettir.
gitar çalanların ilerleyen zamanlarda "lan olum akorlar bareli basılınca daha güzel oluyo lan, bide böyle daha karizmatik" diyebileceği, daha da ilerleyen zamanlarda "olum adamlar bare basarken aynı zamanda 2,3,4 üncü parmaklarla melodi çalıyolar" da diyebileceği akor basış tekniği.

pek hatırlamıyorum ilk başlarda o kadar zorlandığımı bare basarken. ya da çok zaman geçmiş üstünden, şu an bilemedim. ama hakkaten çok kolay lan ilerde görcem ben sizi. bur*
büyük hayallerle müzik eğitimine başlayan çoğu gencin hevesinin kursağında kalma nedeni. bareli akorlara geçtikten sonra da aynı azimle bu işi öğrenmeye devam eden kişinin içinde azıcık müzik aşkı olduğu aşikardır. "üf çok zor yha yapamıycm bunu" veya "bu ne la uğraşamam bunla ben" diye koyveren kişinin içinde olan şey müzik aşkından çok gösteriş aşkıdır. geç farketmiştir ama farketmiştir. kişinin benliğinde yaratmaya çalıştığı çok havalı, herkesin hayranlığını kazanmış, o değerli büyük insanı bulmada en sık kullanılan araçlardan biridir işte gitar. bare ise eşik seviyesidir. geçilmesi gereken bir sınav, aşılması gereken bir baraj. kişinin kendini tanımasında bir yoldur.
işaret parmağını kokoreçe çeviren şeydir.
ingilizce'de çıplak, yalın, sade, bomboş anlamlarına gelen sözcüktür.
kafami en cok siken * hareket. yapamiyorum, kanser olacam!
şimdilerde yeni neslin, concon takılanların en çok da "bari" yerine kullandıkları sözcük. ama hiç güzel olmuyor yaneee *
yapıyorsan olayo çözmüşsündür!!!*
büyük kesim, gitarı öğrenmeye başlarken en başta c, am, em gibi akorları öğrenirken, ne lan bu gitar çalmak kolaymış, der. ardından f gelir. bare diye bir kavram ortaya çıkar. işte gitarın nasıl bir çalgı aleti olduğu burada belli olur ve tabi ki çalacak kişinin de ne kadar azimli olduğu.

öğrenmenin en iyi yolu sürekli alıştırma yapmaktır. benim tavsiyem dandik gitarlarda çalışılmamasıdır. telleri kalın gitarlarda çalışılmamalıdır; çünkü esnek tellerde öğrenmek daha kolaydır.
parmağın ne tam altı ne de tam yanı basılır. altı ile yanının ortasını basmak meseledir. öhöm öhöm, şey, parmak bilmem ne olur bare basana kadar.
gitar çalmaya biraz ilerletenlerin hevesini kırıcak bir çoğunun kursu bırakmasına neden olacak el pozisyonudur. ilk başta göze çok korkutucu gelir fakat,her gün bir saat çalışmayla bir haftada mükemmel derece güzel ses alacak kadar ilerlenebilir. bare basacak parmağımızı perdenin üst tarafına değilde daha çok alt tarafına kuvvetli basarak daha iyi ses alırsınız. kısacası emek ister gitar çalmak.
© copyright 2005 - 2026