bugün
- fatma betül sayan kaya56
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler11
- kendisiyle övünen insanlar15
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi9
- verdiği sözü tutamayan insan4
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- türkiye33
- amerika da köleliği kaldıran başkan5
- futbol18
- habersiz gelen misafir4
- tayt3
- stanley termos5
- era7capone ve antipanik aşkı2
- arkadaşlar kahve fotolarımdan ne istiyorsunuz3
- uefa uluslar ligi8
- bir derdim var4
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- yağmurdan sonra beliren korkusuz salyangoz sürüsü2
- ne kadar yaşlısın16
- karton toplayan çocuğa cin kabilesi göndermek5
- queen ravenna adlı yazar10
- haftanın günleri2
- sözlükten bir kıza basmak2
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- trt tarafsız olmalı13
- yağmur yağarken boş sokaklarda yürümek3
- dişi cine musallat olan sözlük erkeği3
- nokia 3310 denince akla gelenler10
- peugeot 206 reklam filmi2
- ismet gurbuz4
- muslettin amca3
- beyefendi olmak3
- prinzenrolle3
- asrın soygunu21
- evlilikte özgürlük3
- fon madurları2
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- italya15
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece5
- almancı mehdi3
- birinin seni hiçbir şey bilmiyor sanması3
- ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapan insan4
- yunan basınından türkiye itirafı2
- bu nasıl hava lan7
- özelden küfür eden sözlük kızı4
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- yavudilerde kadın2
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- muhallebi kıvamı3
- leblebi kurabiyesi3
sözlük aracılığıyla iki lafın belini kırdığımız 5. nesil yazar. fenerbahçe düşmanlığı dışında bütün entrylerini beğendiğim koyu liverpool taraftarı.
baltalı ilah nam-ı diğer zagor tenay ; darkwood ormanında yamağı pisboğaz çiko ile ahhhhyaaaakkkkkk diye bağırarak dolaşan kişi.
koydurmak isteyenlerin eksiye yüklendiği adam. *
e koy: olum ben koymuyorum öyle herkese, beni eksilemeyin.
e koy: olum ben koymuyorum öyle herkese, beni eksilemeyin.
Hz. ibrahim'in tüm putları kırdıktan sonra, baltayı boynuna astığı ve bu şekilde putperestlere çok ciddi bir gerçeği anlattığı put.
_Ne yani bu put mu kırdı diğerlerini?
_Ulan gerizekalı, madem öyle ne diye tapınıyon bu taşın önünde, aptal!
_Ne yani bu put mu kırdı diğerlerini?
_Ulan gerizekalı, madem öyle ne diye tapınıyon bu taşın önünde, aptal!
6 kasim 2007 liverpool besiktas maci'nda, liverpool'un attığı 4. golden sonra sevinmeyi bırakmış liverpollu. *
sözlüğün en beğendiğim yazarı. hem de galatasaraylı. daha ne olsun.
mecidiyeköy'ü darwood ormanı sanıp çiko'sunu arayan sarı kırmızı zagordur.
liverpool bağlantılarını kullanıp, eli yüzü düzgün futbolcu getirmesi dileğiyle.
karamba karambita adamım. hadi kib öptüm bye.
liverpool bağlantılarını kullanıp, eli yüzü düzgün futbolcu getirmesi dileğiyle.
karamba karambita adamım. hadi kib öptüm bye.
penguen karakteri. insanların iyi düşüncelerini söyledikleriyle kötüye cevirebilme yetisine sahiptir. mottosu ise; baltalı ilah 2 macera birden'dir.
örnek: müdür olan adamın yanına girip de sen müdür oldum diye seviniyorsun ama hesapta bir açık çıksın ilk göt ayagına gidecek olan sensin diyendir.
örnek: müdür olan adamın yanına girip de sen müdür oldum diye seviniyorsun ama hesapta bir açık çıksın ilk göt ayagına gidecek olan sensin diyendir.
futbol bilgisi ve hafizasi saglam yazar kardesim. kendisi zamaninda davranarak beni adeta uyandirmis, yiyecegim olasi ayarlarin onune gecmistir. sagolsun.
ciko felipe cayatano lopez martinez gonzalez'in yegane dostu; tişörtünün göğüs tarafında ki anlamsız şekil ile çizgi gönüllere taht kurmuş kahramanın nam-ı diğer adı.
10 numara galatasaraylı güzel insan.
kaliteli insan * futbol bilgisi üst düzeyde, ki bu liverpool ve galatasaray taraftarı olmasından da belli oluyor.
bir dönemin en sevilmeyen takımı liverpool ve şimdiki zamanın en sevilmeyen takımı barcelona taraftarı olduğu halde bir süre gayet neşeli bir diyalog kurulmuş yazar. *
takımının gittikçe antipati kazanan bir takım olduğunu biliyor mu bilmiyoruz. ayrıca sevmediği ve küçümsediği chelsea fc'nin avrupada liverpool'dan daha fazla taraftara sahip olduğunu belirtmek isterim. ve bir de; her takımın bir parlama dönemi olduğunu, takımların doğuştan tutulmadığını, hangi takım daha çok zihinde yer ederse insanın o takıma sempati duyduğunu da söylemek isterim. 18 yıldır şampiyon olamayan bir takımın da taraftar sayısının giderek azalmasını normal karşılamaktayım.
1. Barcelona 44,2 milyon
2. Real Madrid 41 milyon
3. Manchester United 37,6 milyon
4. Chelsea 25,6 milyon
5. Zenit 23,9 milyon
6. Liverpool 23 milyon
7. Arsenal 21,3 milyon
8. Milan 21 milyon
9. Bayern Münih 19,8 milyon
10. Juventus 17,5 milyon
11. CSKA Moskova 11,1 milyon
12. Inter 10,3 milyon
13. Olympique Lyon 9,4 milyon
14. Olympique Marsilya 9,4 milyon
15. Galatasaray 9 milyon
16. Spartak Moskova 8,1 milyon
17. Fenerbahçe 7,3 milyon
18. Wisla Krakow 6,5 milyon
19. Ajax 6,5 milyon
20. Dinamo Moskova 5,7 milyon
bu da bayram hediyem; (bkz: finger yourself liverpool)
takımının gittikçe antipati kazanan bir takım olduğunu biliyor mu bilmiyoruz. ayrıca sevmediği ve küçümsediği chelsea fc'nin avrupada liverpool'dan daha fazla taraftara sahip olduğunu belirtmek isterim. ve bir de; her takımın bir parlama dönemi olduğunu, takımların doğuştan tutulmadığını, hangi takım daha çok zihinde yer ederse insanın o takıma sempati duyduğunu da söylemek isterim. 18 yıldır şampiyon olamayan bir takımın da taraftar sayısının giderek azalmasını normal karşılamaktayım.
1. Barcelona 44,2 milyon
2. Real Madrid 41 milyon
3. Manchester United 37,6 milyon
4. Chelsea 25,6 milyon
5. Zenit 23,9 milyon
6. Liverpool 23 milyon
7. Arsenal 21,3 milyon
8. Milan 21 milyon
9. Bayern Münih 19,8 milyon
10. Juventus 17,5 milyon
11. CSKA Moskova 11,1 milyon
12. Inter 10,3 milyon
13. Olympique Lyon 9,4 milyon
14. Olympique Marsilya 9,4 milyon
15. Galatasaray 9 milyon
16. Spartak Moskova 8,1 milyon
17. Fenerbahçe 7,3 milyon
18. Wisla Krakow 6,5 milyon
19. Ajax 6,5 milyon
20. Dinamo Moskova 5,7 milyon
bu da bayram hediyem; (bkz: finger yourself liverpool)
leeds united'ın gücünü duyup tirtir titreyen yazar. 22 eylülde görüşmek üzere kendisine şunu armağan ediyorum;
https://www.youtube.com/watch?v=bMvhIIBuxhg&feature=related
https://www.youtube.com/watch?v=bMvhIIBuxhg&feature=related
(#5972309) şeklinde bir entry girmiş yazar.
bazı sıkıntıları varmış, sıkıntısını sözlüğün adminine anlatmış. hatta bu sıkıntılar sözlük genelinin sıkıntıları. ve anlatırken güzel bir uslüp takınmış. bunun için takdir ettim. detaya girmiyorum entrynin kişisel yönleri olduğu için.
lakin şöyle bir kelam etmiş;
--spoiler--
bunları yazmadan önce açıkçası çok düşündüm. günlerdir düşünüyorum daha doğrusu... nasıl bir üslup kullansam, derdimi nasıl anlatsam, söylediklerimin anlaşılmasını nasıl sağlasam diye... ama sadece düşüncelerin egemen olduğu bir zihinde harekete geçmek adını verdiğimiz kavram yer almadığından ötürü, aklıma geleni, kafamda birikenleri, toparlayabildiğim kadarıyla aktarmaya başlayacağım buraya...
--spoiler--
bir sözlük yazarı, yazdığı sözlüğü öyle bir içselleştirmiş ki düşüncesinden çıkaramıyor. günlerce düşünüyor sözlüğün gidişatı hakkında ne yazabilirim diye. çok tuhaf bu. yani, nasıl oluyor da sözlük hayatınızı bu kadar kontrolü altına alabiliyor? nasıl oluyor da düşünecek sözlükten daha önemli bir şey olmuyor hayatınızda? nasıl oluyor da bir insanın hayatı sözlüğün gidişatındaki engebelerle boğuşmaya bedel tutuluyor, işte bunları anlamıyorum.
nedir ki? sözlük işte. bir yazarsındır ve buraya gelme sebebin da kendince yazmaktır. doğru olmaya zorunluluğu da yok ayrıca ki bunun en büyük örneği belki de benim. yazdığım hemen hemen hiç bir entrynin gerçekle ilgisi yok. benimle, düşüncelerimle hiçbir ilgisi yok. ee bu durumda ben sanal bir karakter miyim?
kimilerine göre evet. yazarken bunu hissediyorum ama tam olarak sanalım diyemem ben. çünkü internet ortamında yazdığım hiçbir site/sözlük benim hayatımı etkilemiyor. ayrım yapmayı biliyorum. yazdığım yerlerdeki gerginlikler, sıkıntılar, gidişatın bozukluğunu günlerce düşünürsem asıl o zaman sanal bir karakter olmaz mıyım?
hayatınızı tümüyle etkileyen bir sözlük size fayda değil zarar sağlar ancak. bunun için biraz çeki düzen vermeli kendine. ya da sözlüğü hayatının en önemli unsuru halinden, hayatının eğlence unsuruna çevirmeli. o zaman hem keyf alınır bilgisayar başında yitip giden zamandan, hem de gereksiz beyinsel aktivitelerden arınıp hayatın gerçeklerini görmeye başlayabilirsiniz.
hülasa, hayat uludağsözlük'ten ibaret değil. öyle olmadığını fark ettiğinizde bir selam yollayın bana. bir insanın daha "hayat" gerçeğini görebildiğini bilmek hoş olurdu.
not: aile önemli. kapı aralığından hiç değilse bi baksanız? güzel olurdu. hı?
bazı sıkıntıları varmış, sıkıntısını sözlüğün adminine anlatmış. hatta bu sıkıntılar sözlük genelinin sıkıntıları. ve anlatırken güzel bir uslüp takınmış. bunun için takdir ettim. detaya girmiyorum entrynin kişisel yönleri olduğu için.
lakin şöyle bir kelam etmiş;
--spoiler--
bunları yazmadan önce açıkçası çok düşündüm. günlerdir düşünüyorum daha doğrusu... nasıl bir üslup kullansam, derdimi nasıl anlatsam, söylediklerimin anlaşılmasını nasıl sağlasam diye... ama sadece düşüncelerin egemen olduğu bir zihinde harekete geçmek adını verdiğimiz kavram yer almadığından ötürü, aklıma geleni, kafamda birikenleri, toparlayabildiğim kadarıyla aktarmaya başlayacağım buraya...
--spoiler--
bir sözlük yazarı, yazdığı sözlüğü öyle bir içselleştirmiş ki düşüncesinden çıkaramıyor. günlerce düşünüyor sözlüğün gidişatı hakkında ne yazabilirim diye. çok tuhaf bu. yani, nasıl oluyor da sözlük hayatınızı bu kadar kontrolü altına alabiliyor? nasıl oluyor da düşünecek sözlükten daha önemli bir şey olmuyor hayatınızda? nasıl oluyor da bir insanın hayatı sözlüğün gidişatındaki engebelerle boğuşmaya bedel tutuluyor, işte bunları anlamıyorum.
nedir ki? sözlük işte. bir yazarsındır ve buraya gelme sebebin da kendince yazmaktır. doğru olmaya zorunluluğu da yok ayrıca ki bunun en büyük örneği belki de benim. yazdığım hemen hemen hiç bir entrynin gerçekle ilgisi yok. benimle, düşüncelerimle hiçbir ilgisi yok. ee bu durumda ben sanal bir karakter miyim?
kimilerine göre evet. yazarken bunu hissediyorum ama tam olarak sanalım diyemem ben. çünkü internet ortamında yazdığım hiçbir site/sözlük benim hayatımı etkilemiyor. ayrım yapmayı biliyorum. yazdığım yerlerdeki gerginlikler, sıkıntılar, gidişatın bozukluğunu günlerce düşünürsem asıl o zaman sanal bir karakter olmaz mıyım?
hayatınızı tümüyle etkileyen bir sözlük size fayda değil zarar sağlar ancak. bunun için biraz çeki düzen vermeli kendine. ya da sözlüğü hayatının en önemli unsuru halinden, hayatının eğlence unsuruna çevirmeli. o zaman hem keyf alınır bilgisayar başında yitip giden zamandan, hem de gereksiz beyinsel aktivitelerden arınıp hayatın gerçeklerini görmeye başlayabilirsiniz.
hülasa, hayat uludağsözlük'ten ibaret değil. öyle olmadığını fark ettiğinizde bir selam yollayın bana. bir insanın daha "hayat" gerçeğini görebildiğini bilmek hoş olurdu.
not: aile önemli. kapı aralığından hiç değilse bi baksanız? güzel olurdu. hı?
kısa bir polemiğin ardından kaynaştığımızdan ötürü pek bir sevindiğim yazar.
sözlükteki galatasaray çetesinin eksi oy verme timinde yer alan, genellikle cephenin gerisinde bulunup verdiği eksi oylarla düşmanını psikolojik açıdan çökertmeye çalışan görev adamı. odasına astığı alex de souza posteri konusunda inkar politikasını sürdürmekte olup başarılı olamamaktadır.
özlemle andıgım, cizgi roman kahramanı. tüm düsmanlarının baltası demirden iken, kendisinin tastan bi balta kullanması kahramanlık derecesini arttırmaktadır.zorda kalınca sihahına davranır ve en az tommiks kadar basarılıdır.
uludağ sözlük'teki galatasaray çetesi'nin 2. başkanı. *
you will never walk alone tezahuratını duyunca halı sahaya yüreğini koyarak oynayan kop tribünü müdavimlerinden biri.
(#5987864) entrysini editleyeceğini söylemesine rağmen kandırık yaparak editlememiş yazardır. kırılıyorum ama.
avrat zevklerimizin aynı olduğuna kanaat getirdiğim yazar kişisi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar