bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin26
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız11
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı3
- anın görüntüsü23
- acı gerçekler13
- ayakları çirkin bir kadınla aynı yatağa girmek2
- sözlükte flört etmemek2
- seda bakan'ın parmak arası çizmeleri3
- meteoroloji'nin yeni yağışlı sistem uyarısı5
- bol mini etek5
- en lezzetli balık24
- türbanlı hostes3
- osmanlı döneminde sözlük olsaydı4
- ağlamak7
- gammazlar göreve8
- müzik dinleyen 45 yaş üstü dallama5
- sözlükte aile kurmak8
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- birikim yapmak7
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi4
- atatürk diyor ki12
- kova burcu erkeği akrep kadını6
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog6
- sözlük erkeklerinin tipleri4
- suya giden eşeğin asıl amacı5
- cinlerin insanlara musallat olma sebepleri2
- ata iyi binen erkek5
- motorla kaza yapan kadın7
- demet evgar6
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- yaz mevsiminin avuçlarımızdan kayıp gidivermesi5
- ortadoğu insanı3
- jagermeister3
- hostes bacağı2
- ellerim bos gonlum hos7
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması6
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız7
- hünkar beğendi vs alinazik9
- ilişkilerde ortak zevklerin önemi6
- mavi gözlük takıp beyoğlu nda gezerek göz süzmek2
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar6
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat12
- büyük istanbul depremi5
- karşı cinsteki en itici özellik13
- hilafetin kaldırılmasını hazmedemeyen yobaz2
- köy7
- nejat uygur5
- can holding'in 33 şirketini geri alması6
(#5972309) şeklinde bir entry girmiş yazar.
bazı sıkıntıları varmış, sıkıntısını sözlüğün adminine anlatmış. hatta bu sıkıntılar sözlük genelinin sıkıntıları. ve anlatırken güzel bir uslüp takınmış. bunun için takdir ettim. detaya girmiyorum entrynin kişisel yönleri olduğu için.
lakin şöyle bir kelam etmiş;
--spoiler--
bunları yazmadan önce açıkçası çok düşündüm. günlerdir düşünüyorum daha doğrusu... nasıl bir üslup kullansam, derdimi nasıl anlatsam, söylediklerimin anlaşılmasını nasıl sağlasam diye... ama sadece düşüncelerin egemen olduğu bir zihinde harekete geçmek adını verdiğimiz kavram yer almadığından ötürü, aklıma geleni, kafamda birikenleri, toparlayabildiğim kadarıyla aktarmaya başlayacağım buraya...
--spoiler--
bir sözlük yazarı, yazdığı sözlüğü öyle bir içselleştirmiş ki düşüncesinden çıkaramıyor. günlerce düşünüyor sözlüğün gidişatı hakkında ne yazabilirim diye. çok tuhaf bu. yani, nasıl oluyor da sözlük hayatınızı bu kadar kontrolü altına alabiliyor? nasıl oluyor da düşünecek sözlükten daha önemli bir şey olmuyor hayatınızda? nasıl oluyor da bir insanın hayatı sözlüğün gidişatındaki engebelerle boğuşmaya bedel tutuluyor, işte bunları anlamıyorum.
nedir ki? sözlük işte. bir yazarsındır ve buraya gelme sebebin da kendince yazmaktır. doğru olmaya zorunluluğu da yok ayrıca ki bunun en büyük örneği belki de benim. yazdığım hemen hemen hiç bir entrynin gerçekle ilgisi yok. benimle, düşüncelerimle hiçbir ilgisi yok. ee bu durumda ben sanal bir karakter miyim?
kimilerine göre evet. yazarken bunu hissediyorum ama tam olarak sanalım diyemem ben. çünkü internet ortamında yazdığım hiçbir site/sözlük benim hayatımı etkilemiyor. ayrım yapmayı biliyorum. yazdığım yerlerdeki gerginlikler, sıkıntılar, gidişatın bozukluğunu günlerce düşünürsem asıl o zaman sanal bir karakter olmaz mıyım?
hayatınızı tümüyle etkileyen bir sözlük size fayda değil zarar sağlar ancak. bunun için biraz çeki düzen vermeli kendine. ya da sözlüğü hayatının en önemli unsuru halinden, hayatının eğlence unsuruna çevirmeli. o zaman hem keyf alınır bilgisayar başında yitip giden zamandan, hem de gereksiz beyinsel aktivitelerden arınıp hayatın gerçeklerini görmeye başlayabilirsiniz.
hülasa, hayat uludağsözlük'ten ibaret değil. öyle olmadığını fark ettiğinizde bir selam yollayın bana. bir insanın daha "hayat" gerçeğini görebildiğini bilmek hoş olurdu.
not: aile önemli. kapı aralığından hiç değilse bi baksanız? güzel olurdu. hı?
bazı sıkıntıları varmış, sıkıntısını sözlüğün adminine anlatmış. hatta bu sıkıntılar sözlük genelinin sıkıntıları. ve anlatırken güzel bir uslüp takınmış. bunun için takdir ettim. detaya girmiyorum entrynin kişisel yönleri olduğu için.
lakin şöyle bir kelam etmiş;
--spoiler--
bunları yazmadan önce açıkçası çok düşündüm. günlerdir düşünüyorum daha doğrusu... nasıl bir üslup kullansam, derdimi nasıl anlatsam, söylediklerimin anlaşılmasını nasıl sağlasam diye... ama sadece düşüncelerin egemen olduğu bir zihinde harekete geçmek adını verdiğimiz kavram yer almadığından ötürü, aklıma geleni, kafamda birikenleri, toparlayabildiğim kadarıyla aktarmaya başlayacağım buraya...
--spoiler--
bir sözlük yazarı, yazdığı sözlüğü öyle bir içselleştirmiş ki düşüncesinden çıkaramıyor. günlerce düşünüyor sözlüğün gidişatı hakkında ne yazabilirim diye. çok tuhaf bu. yani, nasıl oluyor da sözlük hayatınızı bu kadar kontrolü altına alabiliyor? nasıl oluyor da düşünecek sözlükten daha önemli bir şey olmuyor hayatınızda? nasıl oluyor da bir insanın hayatı sözlüğün gidişatındaki engebelerle boğuşmaya bedel tutuluyor, işte bunları anlamıyorum.
nedir ki? sözlük işte. bir yazarsındır ve buraya gelme sebebin da kendince yazmaktır. doğru olmaya zorunluluğu da yok ayrıca ki bunun en büyük örneği belki de benim. yazdığım hemen hemen hiç bir entrynin gerçekle ilgisi yok. benimle, düşüncelerimle hiçbir ilgisi yok. ee bu durumda ben sanal bir karakter miyim?
kimilerine göre evet. yazarken bunu hissediyorum ama tam olarak sanalım diyemem ben. çünkü internet ortamında yazdığım hiçbir site/sözlük benim hayatımı etkilemiyor. ayrım yapmayı biliyorum. yazdığım yerlerdeki gerginlikler, sıkıntılar, gidişatın bozukluğunu günlerce düşünürsem asıl o zaman sanal bir karakter olmaz mıyım?
hayatınızı tümüyle etkileyen bir sözlük size fayda değil zarar sağlar ancak. bunun için biraz çeki düzen vermeli kendine. ya da sözlüğü hayatının en önemli unsuru halinden, hayatının eğlence unsuruna çevirmeli. o zaman hem keyf alınır bilgisayar başında yitip giden zamandan, hem de gereksiz beyinsel aktivitelerden arınıp hayatın gerçeklerini görmeye başlayabilirsiniz.
hülasa, hayat uludağsözlük'ten ibaret değil. öyle olmadığını fark ettiğinizde bir selam yollayın bana. bir insanın daha "hayat" gerçeğini görebildiğini bilmek hoş olurdu.
not: aile önemli. kapı aralığından hiç değilse bi baksanız? güzel olurdu. hı?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar