bugün
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- konfor alanına yapışıp kalmak6
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- ben geldim kerkenezler13
- velvet36
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız8
- basit bir hayat istemek9
- habire1233
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler3
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- aklın fikrin sekse çalışması6
- yeni parti13
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon5
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- her yazdığı artı oy alan yazar4
- yazarların özledikleri şeyler8
- sabahlara kadar sexting yapmak3
- çekirgeleri kim gönderdi9
- escorta giden erkek3
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- dişçiye gitmek3
- en son alınan hediye9
- gençlere tavsiyeler2
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek3
- kabataş olayı görüntüleri27
- g'i l d'e d l'i l y4
- insan sevmeyen insan5
- hiç sevgilisi olmamış insan3
- muslettin amca6
- istanbul un çok pahalı olması27
- sevmediğiniz yazarlar2
- nasreddinhoca4
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- bilgi içerikli başlığa gerek yok4
- kürdüm5
- kahramanmaraş taki okul saldırısı iddianamesi2
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- agaragar2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı60
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- ben geldim karılarım3
- hangi manifest kızısın12
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
(bkz: baboş)
araba muhabbeti basket muhabbeti falan yapabildigim canim insan degerli ve yuce varlik..seviyom ailemi..valla..*
kahraman ; ama hayal kahramanı değil.
emrah şarkısı.
Bebekler olene aglayamaz ki
Gitme baba diye yalvaramaz ki
Cocuklar babayi unutamaz ki
Donulmez gidisin boyle mi baba ...
Bir mezarin tasina iste baban dediler
Agladim elime hep resmini verdiler
Sordum caresini donmez artik dediler
Donulmez gidisin boyle mi baba ...
Seslensem sesimi duyamazsin ki
Ay gecer yil gecer uyanmazsin ki
Muhtacim elimi tutamazsin ki
Donulmez gidisin boyle mi baba
Yasadim cocukken hasretlerini
Annemle doldurdum ozlemlerimi
Hep ona soyledim hayallerimi
Donulmez gidisin boyle mi baba
Bebekler olene aglayamaz ki
Gitme baba diye yalvaramaz ki
Cocuklar babayi unutamaz ki
Donulmez gidisin boyle mi baba ...
Bir mezarin tasina iste baban dediler
Agladim elime hep resmini verdiler
Sordum caresini donmez artik dediler
Donulmez gidisin boyle mi baba ...
Seslensem sesimi duyamazsin ki
Ay gecer yil gecer uyanmazsin ki
Muhtacim elimi tutamazsin ki
Donulmez gidisin boyle mi baba
Yasadim cocukken hasretlerini
Annemle doldurdum ozlemlerimi
Hep ona soyledim hayallerimi
Donulmez gidisin boyle mi baba
banka..
bir adıma mahkum aramızdaki gereksiz gerginliğin kollları. ne sen kırabildin içindeki her zaman haklılığının vermiş olduğu eminliği ne de ben kırabildim asi saçlarıma takılan senin hayalkırıklarını.
bir sonbahar akşamı bıraktığımda seni aştide, tahmin ediyordum aslında artık eskisi gibi olamayacağını hiçbir şeyin. amerikan filmlerindeki evlenme sahnelerinde nikah memurunun söylediği doğruydu:
"bu nikaha engel olabilecek her hangi bir durumu veya olayı bilen varsa ya şimdi söylesin ya da sonsuza dek sussun."
işte aynen böyleydi o sonbahar akşamı aştide sana arkandan bakarken içimden geçen uzun cümle. ilk önce iç sesimi dışa sese çevirip yankılandırdım dört harfli o güzel keklimeyi peronların arasında.
"baba."
sen üzerine alınmadın. çok geç kalmıştım. tekrarladım. inatçıyım ya hani. sen söylerdin ya keçi inadı olduğunu bende. ikinci bağırışımda geri döndün. ve, karşılık verdin:
"efendim oğlum."
yaklaştık aksak adımlarla birbirimize. her zaman aramızdaki gereksiz gerginliğin kollarını bir adımla kıramayışımızı beraber kırdık. tek bir adım attık ortaya doğru. yarısı sana aitti. yarısı bana.
şimdi, yine bir yolculuğun arefesindse ayrılırken yollarımız haykırıyorum:
"baba."
bir sonbahar akşamı bıraktığımda seni aştide, tahmin ediyordum aslında artık eskisi gibi olamayacağını hiçbir şeyin. amerikan filmlerindeki evlenme sahnelerinde nikah memurunun söylediği doğruydu:
"bu nikaha engel olabilecek her hangi bir durumu veya olayı bilen varsa ya şimdi söylesin ya da sonsuza dek sussun."
işte aynen böyleydi o sonbahar akşamı aştide sana arkandan bakarken içimden geçen uzun cümle. ilk önce iç sesimi dışa sese çevirip yankılandırdım dört harfli o güzel keklimeyi peronların arasında.
"baba."
sen üzerine alınmadın. çok geç kalmıştım. tekrarladım. inatçıyım ya hani. sen söylerdin ya keçi inadı olduğunu bende. ikinci bağırışımda geri döndün. ve, karşılık verdin:
"efendim oğlum."
yaklaştık aksak adımlarla birbirimize. her zaman aramızdaki gereksiz gerginliğin kollarını bir adımla kıramayışımızı beraber kırdık. tek bir adım attık ortaya doğru. yarısı sana aitti. yarısı bana.
şimdi, yine bir yolculuğun arefesindse ayrılırken yollarımız haykırıyorum:
"baba."
(bkz: kurtar bizi baba)
Supposed Former Infatuation Junkie gibi muhteşem bir alanis morissette albümünden yine muhteşem bir şarkıdır:
i've seen them kneel
with baited breath for the ritual
i've watched this experience raise
them to pseudo higher levels
i've watched them leave their families
in pursuit of your nirvana
i've seen them coming to line up
from switzerland to america
how long will this take baba
how long have we been sleeping
do you see me hanging on to
every word you say
how soon will I be holy
how much will this cost guru
how much longer 'til you
completely absolve me
i've seen them give their drugs up
in place of makeshift altars
i've heard them chanting
kali kali frantically
i've heard them rotely repeat your
teachings with elitism
i've seen them boasting robes and
foreign sandalwood beads
i've seen them overlooking god in
their own essence
i've seen their upward glances
in hopes of instant salvation
i've seen their righteousness
mixed without loving compassion
i've watched you smile as
the students bow to kiss your feet
give me strength all knowing one
how long 'til enlightenment
how much longer 'til you
completely absolve me
i've seen them kneel
with baited breath for the ritual
i've watched this experience raise
them to pseudo higher levels
i've watched them leave their families
in pursuit of your nirvana
i've seen them coming to line up
from switzerland to america
how long will this take baba
how long have we been sleeping
do you see me hanging on to
every word you say
how soon will I be holy
how much will this cost guru
how much longer 'til you
completely absolve me
i've seen them give their drugs up
in place of makeshift altars
i've heard them chanting
kali kali frantically
i've heard them rotely repeat your
teachings with elitism
i've seen them boasting robes and
foreign sandalwood beads
i've seen them overlooking god in
their own essence
i've seen their upward glances
in hopes of instant salvation
i've seen their righteousness
mixed without loving compassion
i've watched you smile as
the students bow to kiss your feet
give me strength all knowing one
how long 'til enlightenment
how much longer 'til you
completely absolve me
tüm ihtiyaçlarımı karşılayan, bunu karşılıksız yapan, benim karnemi benden çok düşünen, kendi pastasını hep bana veren hayatımın anlamı.*
insanın kendisini güvende hissetmesini saglayan en önemli varlık.
tanım: evin direği
son günlerde, akşamları odama girip, "biraz bilgisayarın başından çekilsende ben geçip okey oynasam" diyen, bu nedenle de bilisayardaki okey programını en sonunda bana sildirtecek olan evin reisi. abim gittikten sonra can sıkıntısından olsa gerek annemle odamıza ziyaretleri arttırmış, odadaki eşyaların yerleriyle oynamış, biz müzik dinlerken, odamızdaki tv'yi hafif yüksek sesle açarak bir yudumluk keyfimizi yerle bir etmiştir. ama bunlara rağmen akşam saatlerinde eşi, kızları ve balıkları tarafından yolu dört gözle beklenendir, evin direği, aileyi bir arada tutan en önemli unsurdur.
not: baba benim yılbaşında istanbul'a gitme işi ne oldu?*
son günlerde, akşamları odama girip, "biraz bilgisayarın başından çekilsende ben geçip okey oynasam" diyen, bu nedenle de bilisayardaki okey programını en sonunda bana sildirtecek olan evin reisi. abim gittikten sonra can sıkıntısından olsa gerek annemle odamıza ziyaretleri arttırmış, odadaki eşyaların yerleriyle oynamış, biz müzik dinlerken, odamızdaki tv'yi hafif yüksek sesle açarak bir yudumluk keyfimizi yerle bir etmiştir. ama bunlara rağmen akşam saatlerinde eşi, kızları ve balıkları tarafından yolu dört gözle beklenendir, evin direği, aileyi bir arada tutan en önemli unsurdur.
not: baba benim yılbaşında istanbul'a gitme işi ne oldu?*
hayatında evladının karşısında bir tek hata yapmaması gereken aile reisi. hayatında evladının karşısında defalarca kez hata yapmış bir baba evladından hatalı bir davranışında sesi titremeden nasıl hesap sorabilir. hayatında babasının bir kez bile hata yapmadığını gören bir evlat neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt edecek kadar kişilik kazanmıştır zaten. bu entry deki hata kelimesi aile adabına göre sınıflandırılmalıdır.
bir baba ile bir çocuk varmış, babacığım, babası oğluna demiş ki, çık şu masanın üstünden atla, çocuk olmaz baba demiş korkarım, babası çık oğlum atla ben seni tutacam demiş, çocuk çıkmış masaya babası karşısına geçmiş ''hadi atla'' demiş, çocuk atlamış, babası tutmamış çocuğu, çocuk yere düşünce demiş ki; bana bile güvemeyeceksin.
sen ne yaptın baba, bana bunu öğretmedin, ben herkese güvendim baba, herkese inandım, bu yalan dünya da, yukarıdan bakıyorsan bana eğer, bu baktığın senden bana kalan ben.
sen ne yaptın baba, bana bunu öğretmedin, ben herkese güvendim baba, herkese inandım, bu yalan dünya da, yukarıdan bakıyorsan bana eğer, bu baktığın senden bana kalan ben.
Canım babam'a ;
Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla ha düştü, ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.
Bilmezdi ki oturduğumuz semti,
Geldi mi de gidici hep, hepp acele işi!
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi.
Atlastan bakardım nereye gitti,
Öyle öyle ezber ettim gurbeti.
Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
40 ı geçerse ateş, çağrırlar istanbula,
Bi helallaşmak ister elbet, diğmi, oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oynunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu.
En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim.
Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Can Yücel
Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla ha düştü, ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.
Bilmezdi ki oturduğumuz semti,
Geldi mi de gidici hep, hepp acele işi!
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi.
Atlastan bakardım nereye gitti,
Öyle öyle ezber ettim gurbeti.
Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
40 ı geçerse ateş, çağrırlar istanbula,
Bi helallaşmak ister elbet, diğmi, oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oynunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu.
En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim.
Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Can Yücel
kızların en çok ve her zaman değer vericeği erkek.
BABAM
Benim çizgi odağım,
Avuçlarıma yıldız düşüren adam,
Yüzünde çizgiler, geçmişin desenleri,
işlenmiş ellerine, yüreğine, gözlerine
Kifayetsiz kelimeler de bir yanım yarım,
ilk tebessümü yüzüme değdiren adam,
Her kötülüğün, iyi yanından geçmiş,
Beni bana veren can,
Devrilir gün gözlerinde,
Nasıl bir sevgi bu çığlık çığlığa,
Sebebim sebebim olurken bedene
Ellerinde umut çiçekleri,
Beklettin, bekledim yılları serdiler,
Can candan ayrı olmazdı bilemediler,
Arabesk tadında anlatımda şiir oldu dizeler
Gün günü biçiyor,
sevgi ekiliyor,
sevgi toplanıyor,
emek emek terler,
Çoğaldıkça mı azalıyor?
Gözlerinde serde, sermaye delil,
Görmek kavramım seninkinin yanında nedir,
Yaşamak aslında direnmek midir,
Bilinir mi?
Çocuktum, hepte çocuksu kaldığım gönlünde,
Hatalar, cezalar,düşüncede tutuklanır
içimin hissini ısındırır,sonra bunaltır,
cirit atar duygular,
Yaşamdır katlanır,değer arttırır,
tanıdığım en güzel adam,
işte babamdır.
Benim çizgi odağım,
Avuçlarıma yıldız düşüren adam,
Yüzünde çizgiler, geçmişin desenleri,
işlenmiş ellerine, yüreğine, gözlerine
Kifayetsiz kelimeler de bir yanım yarım,
ilk tebessümü yüzüme değdiren adam,
Her kötülüğün, iyi yanından geçmiş,
Beni bana veren can,
Devrilir gün gözlerinde,
Nasıl bir sevgi bu çığlık çığlığa,
Sebebim sebebim olurken bedene
Ellerinde umut çiçekleri,
Beklettin, bekledim yılları serdiler,
Can candan ayrı olmazdı bilemediler,
Arabesk tadında anlatımda şiir oldu dizeler
Gün günü biçiyor,
sevgi ekiliyor,
sevgi toplanıyor,
emek emek terler,
Çoğaldıkça mı azalıyor?
Gözlerinde serde, sermaye delil,
Görmek kavramım seninkinin yanında nedir,
Yaşamak aslında direnmek midir,
Bilinir mi?
Çocuktum, hepte çocuksu kaldığım gönlünde,
Hatalar, cezalar,düşüncede tutuklanır
içimin hissini ısındırır,sonra bunaltır,
cirit atar duygular,
Yaşamdır katlanır,değer arttırır,
tanıdığım en güzel adam,
işte babamdır.
en çok özlenen varlık, onu kaybedeli 2 sene olmuştur ama o hayatın gene her anında vardır, artık içinde baba adı geçen çocuk şarkılarında bile kötü olursunuz, yılbaşında elinde leblebilerle koltukta uyuyakaldıgı hali aklınıza gelir yılbaşından bile zevk almazsınız, şimdi yaşasaydı sıkı sıkı sarılırdım bidaha bırakmazdım onu çok sevdigimi söylerdim, akşam işten gelince onunla daha çok otururdum, odaya kaçmazdım dersiniz kendi kendinize.küçücük bir resmi evdeki herkez için çok degerli olur kimseye ellettirilmez, çünkü sadece ondan kalan şimdiye kadar bizim için yaptıkları, resimleri ve sadece koskoca dolapta tek başına duran montudur, keşke şimdi hayatta olsaydında sana hep sarılmak istedigim gibi sarılsaydım dersiniz hep...
her $eyin bir parçası olan her $ey. en onulmaz, en umulmaz ânlarda hayatında olduğu için varlığından zaman zaman $üphe ettiğpin tanrı'ya te$ekkür sebeplerinden sadece biri ama en önemlilerinden "bir"i.
küçüksündür.. seni tutup ellerinden at yarı$larına götüren ilk adamdır o. ilk kez ayakkabını bağcığını bağlayan adam; sen üzüldüğünde ilk üzülen $ey, tanrı'nın dünyadaki gölgesi.
baba.. ben hayatta en çok seni sevdim!
küçüksündür.. seni tutup ellerinden at yarı$larına götüren ilk adamdır o. ilk kez ayakkabını bağcığını bağlayan adam; sen üzüldüğünde ilk üzülen $ey, tanrı'nın dünyadaki gölgesi.
baba.. ben hayatta en çok seni sevdim!
faizsiz ve belki geri ödemesiz borç veren tek varlık/kurum...
kişinin değerini anlayan, anlatan...
uzaktan seven, sevmeye kıyamayan...
özlediğiniz...
özleyeniniz...
eşek kadar olan oğlunu, hâlâ, gece uyurken öpen...
kızan, sonra sizden çok üzülen...
kılını dahî hiçbir şeye değişmeyeceğiniz...
bir zamanlar sizi koruyup kollarken, artık korunup kollanması gerektiğini düşündüğünüz...
sizin için düşünmeden canını verebilecek olan...
düşünmeden canınızı verebileceğiniz...
canı yandığında, canınızın yandığı...
yaşlanması ağırınıza giden...
en güzel parfümden daha güzel kokanınız...
kaybetmekten korktuğunuz, ölüm korkusu yaşatan...
sizin iyiliğinizi, sizden daha çok isteyen...
onun iyiliğini, ondan daha çok istediğiniz...
merak ettiğiniz...
merak edeniniz...
bazen pişmanlıklarınız...
çocuğu olmaktan gurur duyduğunuz...
onun gibi olmak, olabilmek için çırpındığınız...
o'nsuz, sudan çıkmış balığa döneceğinizi bildiğiniz...
gurur duyanınız...
sizi seven, seven, seven...
baba; canınızın yarısı anneniz ise; işte o elmanın diğer yarısı...
kişinin değerini anlayan, anlatan...
uzaktan seven, sevmeye kıyamayan...
özlediğiniz...
özleyeniniz...
eşek kadar olan oğlunu, hâlâ, gece uyurken öpen...
kızan, sonra sizden çok üzülen...
kılını dahî hiçbir şeye değişmeyeceğiniz...
bir zamanlar sizi koruyup kollarken, artık korunup kollanması gerektiğini düşündüğünüz...
sizin için düşünmeden canını verebilecek olan...
düşünmeden canınızı verebileceğiniz...
canı yandığında, canınızın yandığı...
yaşlanması ağırınıza giden...
en güzel parfümden daha güzel kokanınız...
kaybetmekten korktuğunuz, ölüm korkusu yaşatan...
sizin iyiliğinizi, sizden daha çok isteyen...
onun iyiliğini, ondan daha çok istediğiniz...
merak ettiğiniz...
merak edeniniz...
bazen pişmanlıklarınız...
çocuğu olmaktan gurur duyduğunuz...
onun gibi olmak, olabilmek için çırpındığınız...
o'nsuz, sudan çıkmış balığa döneceğinizi bildiğiniz...
gurur duyanınız...
sizi seven, seven, seven...
baba; canınızın yarısı anneniz ise; işte o elmanın diğer yarısı...
(bkz: yüzbaşı)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar