bugün
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu7
- kuranı arapça okuyup anlamını bilmemek5
- giresunlu olmanın zorlukları10
- vajinaya limon sıkıp emmek7
- amedspor9
- ekşi sözlük4
- istanbul9
- esra'yı aç esra'yı4
- yallah arabistan a diyen tip11
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor7
- habaş'ın yerli otomobil projesi2
- halloween kutlayan dejenere tip7
- karışık kızartma7
- kasım cömert tokayev4
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- asperger sendromu8
- ispanya daki hızlı tren kazasında 30 ölü7
- trabzonspor17
- ankara3
- bibi kazandı5
- fuck taliban tişörtü7
- birazdan kanal d ana haber başlıyor2
- günün sözü9
- fatih terim'in fenerbahçe'nin başına geçmesi8
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı7
- gocu ekşide yazar olmuş4
- dom dom kurşunu5
- hurdacıdan son gelen kitaplar5
- yemek yedikten sonra nabzın yükselmesi4
- türbanlı seksiliği2
- umre yerine dünyayı gezen yaşlı ateyis2
- izmir3
- antalya5
- görükle den moskova'ya yürümek10
- refere ayeti aniden arapça söylemek2
- yerde para bulmak12
- bikbik pilavı2
- kadın şoför9
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- anın turşusu4
- pastayı varoş gösteren detaylar4
- true'nun çaylak olması12
- okul3
- ese dezze2
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör7
- 29 ekim cumhuriyet bayramı5
- izmirli erkek vs trabzonlu erkek3
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- nervio abla20
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması9
sevdiğinin resminin göz kapağının içine dövme yapmasıdır.
midede değişik hareketlenmelerin görülmesidir.ama genel olarak acı çekmekten ibarettir.
"Sevmek bir halkı sevmekse, aşk o zaman sevmekmiş..." (bkz: Yılmaz Erdoğan)
zamanın eli albümünden bir funda arar şarkısı.
ben hep sevdim, hep ağladım
her zalime gönül bağladım
gülmedi şansım yüzüme
yine hüsrana uğradım
sanma bu kez burada biter
gönül yine sever, yine sever
şu garip beden dünyaya
aşkla gelmiş, aşkla gider
ne bu öykü burada biter
ne sevmenin sonu gelir
ne bir gün acı tükenir
ne de gönül aşktan geçer
ben hep sevdim, hep ağladım
her zalime gönül bağladım
gülmedi şansım yüzüme
yine hüsrana uğradım
sanma bu kez burada biter
gönül yine sever, yine sever
şu garip beden dünyaya
aşkla gelmiş, aşkla gider
ne bu öykü burada biter
ne sevmenin sonu gelir
ne bir gün acı tükenir
ne de gönül aşktan geçer
yaşadığımız tüketim çağında bir kaç günlük soğuk algınlığıdır. korkmaya gerek yoktur bulaşıcı değildir, başka bir mikrop üreteci görülünce geçer gider.
bazen onun göz yaşlarını ödünç alma isteğidir.
o üzülmesin diye ardınıza bakmadan çekip gidebilmektir ne kadar acı çekeceğinizi bilseniz de.
o üzülmesin diye ardınıza bakmadan çekip gidebilmektir ne kadar acı çekeceğinizi bilseniz de.
elif şafak'ın mahrem kitabından; ''bazen biri çıkar karşına.bilirsin ki, onun karşısında zayıfsın.bir hamur parçasısın.alsın seni, dilediğince yoğursun oynasın.''
kalbini kiraya vermektir.
derin bir denizin dibine çökmüş bir hazine aşk denen!
nesnelerde vücut bulan sanattır ve bu sanatın nesneleşmiş hali. oldukça zor bir tanımlamaya haiz bir duygu. aşk özünde "siniklik"tir. daha doğrusu objenin nesnelere sinmiş hali. "souvenir involontaire"nın sürekli tuzaklar kurduğu duygu. alışkanlıktan ziyade iyiden iyiye takıntı. bir obsesif kompulsif için ciddi anlamda gururdur. zira hafızanın en fazla tuzak kurduğu sürekli aklın zinası yolu ile kendilerine zarar veren bir düşüncedir.
sevilen obje eğer aşk ise, tüm nesnelere siniştir. bir kağıt ucunun ya da bir masa şeklinin bile size-eğer tramvatik ise-bu tramvatik olayı tekrar hatırlatmasıdır. À la recherche du temps perdu da yenilen bir madlendir. albertine kaybolduğunda anımsatan sahildir, ıssız adam daki toka, hitchcock filmlerindeki mcguffin'dir. de gerard de nervall'ın sinir krizleri ve bir sokak lambasına asılı bir şapkadır. "Do not wait up for me this evening, for the night will be black and white" *
narsiz ve goldmund'da meryem ananın suratındaki gülümsemedir. aslında bu gülümseme virgin immaculeta'nın gülümsemesi değildir. sevilen kadını tarihin bir anında yaptığı anın sonsuzlaşmasıdır. işte "eternal love" dediğimiz budur. aşk sanattır, mahir ellerde anlam kazanan.
sevilen obje eğer aşk ise, tüm nesnelere siniştir. bir kağıt ucunun ya da bir masa şeklinin bile size-eğer tramvatik ise-bu tramvatik olayı tekrar hatırlatmasıdır. À la recherche du temps perdu da yenilen bir madlendir. albertine kaybolduğunda anımsatan sahildir, ıssız adam daki toka, hitchcock filmlerindeki mcguffin'dir. de gerard de nervall'ın sinir krizleri ve bir sokak lambasına asılı bir şapkadır. "Do not wait up for me this evening, for the night will be black and white" *
narsiz ve goldmund'da meryem ananın suratındaki gülümsemedir. aslında bu gülümseme virgin immaculeta'nın gülümsemesi değildir. sevilen kadını tarihin bir anında yaptığı anın sonsuzlaşmasıdır. işte "eternal love" dediğimiz budur. aşk sanattır, mahir ellerde anlam kazanan.
ekseriyetle manasından çok acısı yaşanılan en uzun üç harftir.
aşk matematikten ibaret işe hormonların da karıştığı hastalıklı bir durumdur. Gönüllüyüz ama olamıyoruz kardeşim. Baltalığımızdan mıdır bilinmez artık.
birçok yazarı çaylak edecek, en azından bir çok entryi sildirecek bir sorudur 'aşk nedir' sorusu.
(bkz: sazan avı)
(bkz: sazan avı)
Sadece bir sorudur. Başlığın açılış amacı ,bu tanımı istemiş olsa gerek. Çünkü zaten aşk, kelime olarak tanımlıdır sözlük formatında.
Dört ana yönde yer alır aşk. kuzeyde aşık olanlar ya da olduğunu zannedenler. güneyde aşkta kaybedenler. batıda henüz aşkı arayanlar. doğuda da (burada bahsedilen sadece aşkın yönleri.. dört ana yönden kastedilen) aşktan henüz bihaberler. insanoğlunu asırlarca hem peşinden koşturmuş hem de acısıyla yakıp kavurmuş aşk. Hayata bir anlam kazandırmış her dem. Ancak sonunda huzur buldum diyenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Nedeni de herhalde aşkta taraf olmuş kişilerin klonlanmış olmamaları. Her insan kendine özgü bir birey ve kendi değer yargıları var. Ezici çoğunluğa yasak elmanın acısı olarak sunulmuş aşk. Nice acılar yaşatmış insanoğluna, nice ocaklar söndürmüş yeryüzünde. şairler cümlelerinde söylemişler de bir çare bulamamışlar ne yazık ki... Filozoflar, düşünürler hatta en sıkı aşıklar yıllarca kafa yormuşlar ama ne çare...
ya ortasındasındır aşk'ın,
merkezinde;
ya da dışındasındır,
hasretinde...
gibi gerçekten çok basit bir girizgahla tanıtılan elif şafak romanı.
merkezinde;
ya da dışındasındır,
hasretinde...
gibi gerçekten çok basit bir girizgahla tanıtılan elif şafak romanı.
Elif Şafak'ın okumak için sabırsızlıkla beklediğim son romanı.
--spoiler--
karşındakinin bulunmaz hint kumaşı olduğunu sanarken aslında ne kadar hödük olduğunu anlayana kadar geçen zamandır.
--spoiler--
(bkz: saba tümer)
karşındakinin bulunmaz hint kumaşı olduğunu sanarken aslında ne kadar hödük olduğunu anlayana kadar geçen zamandır.
--spoiler--
(bkz: saba tümer)
-gündüzüm.. gecem... herşeyim.
aslında 2 türlü aşk vardır. 1. si mutlu sonla biten aşk,2. si hüsranla biten aşklardır. mutlu sonla biten aşk tek yaratıcımız olan allaha aşkımızdır ki, buna en güzel örneklerden biri mevlana dır. başka örnekler vermek mümkün. bunların hepsi bu aşktan ömürleri boyu mutlu olmuşlar ve öldükten sonrada mutlu olacaklardır. hüsranla biten aşk ise bir kula olan aşktır ki bazıları bunu abartıp uğrunda ömür bile veririm diyor. ama sonuç olarak nedir? hüsran, hüsran, hüsran. nedir ki bir kul için ömrünü feda etmek, intihar etmek vs. sadece bir ahmaklıktır.asıl aşk mevlana nın, bediüzzaman said nursi nin aşkıdır.
herkesin hayatta en az bir kere kendine sorduğu sorudur;cevap ise aşağıdaki gibidir:
alemleri hiç bir zaman kavuşmayan iki yekpare minaredir.
alemleri hiç bir zaman kavuşmayan iki yekpare minaredir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar