bugün
- kedilerle uyumak8
- cumhuriyet bayramı7
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- değerli olduğunu hissettirmek6
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- rafine zevkleri olan erkek12
- giysi fiyatlarının uçması9
- salon erkeği10
- sarı saçın yakıştığı ünlüler2
- sevişmek hüner değil3
- ekşi sözlük9
- bir kıza saklama kabı hediye etmek6
- lüks araba istemeyen erkek9
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- ilker başbuğ7
- mafyanın bilip yurttaşın bilmediği foncu listesi2
- jeffrey epstein4
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- gece 00 00 da dışarı çıkan kızın amacı3
- kendinden vazgeçmemek3
- cengiz kurtoğlu şarkılarından bir söz bırak4
- gece 23 de demlenen çay3
- mafyanın fon vurguncularına haraç kesmesi2
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- yemek getiren kızın yemeğini başka kızla yemek4
- yüzüklerin efendisi2
- anın fotoğrafı4
- uzun yola çıkmaya hüküm giydim2
- üniversiteli kızlar6
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- 2008 ekonomik krizi7
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco2
- beyaz pasta7
- kürk mantolu madonna6
- sözlükte kız olduğunu sanan mal5
- ruffles ketçaplı7
- mesajlaşırken noktalama işareti kullanmak4
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı8
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- emeviler3
- anın görüntüsü10
- izlenmiş bir filmi tekrar izlemek6
- bir kadın tarafından domine edilmek5
- ilişkide lider olmayı seven kadın5
- yazarların emekli olacağı yıl2
- yeter be yeter ulan3
- trabzonspor17
"aşk hakkında söylenen her söz
söyleyeni aşktan uzaklaştırır
belki de uzaklık yakın olmaktır"
(bkz: aşkın elif hali)
(bkz: #4711445)
söyleyeni aşktan uzaklaştırır
belki de uzaklık yakın olmaktır"
(bkz: aşkın elif hali)
(bkz: #4711445)
tek boyuttan çok boyuta gidildikce derinleşen kavramdır.
bir insanın inandığı tüm değerleri yıkmasına, asla vazgeçemeyeceğini düşündüğü prensiplerinden vazgeçmesine, kişiliğinden ve yaşantısından ödün vermesine sebep olan bırakılması zor garip bir illet...
genelde bir kişiyi kendinden önce tutmak gibi bir belirtiyle ortaya çıkar.. yani ikinci bir şahıs, kişinin kendine verdiği değerin ötesinde bir önem taşımaya başlar.. öyle ki, insan hiç yapmayacağını düşündüğü şeyleri yapar. soğukkanlı bir parazit gibi, gün ve gün yayılır bünyeye... hissetirmeden, sevginin sıcaklığıyla nufuz eder. karşıdakinin kulu, kölesi yapar. heleki böyle delicesine aşıkken, aşkını gösterdiğini sanan ama aslında gösteremeyen ve karşısındakinin sevgisini usul usul eriten bir bünye, yaptığını yıllar sonra farketmiş ve bunun pişmanlığıyla aşkına dört elle sarılmışsa, iyice vazgeçer kendisinden... tamamen teslim eder kendini, eskiden aşkının karşılığı olan eski aşkına...
hüzünlü bir duygudur böyle olunca.. acıtır insanı. acıtır, çünkü karşılıksız bir aşktır o. vicdan azabı çeken karşılıksız bir aşk. kızamaz kimseye. kimseyi suçlayamaz. acıtır her şer içini insanın. tanıyamaz olur ne kendisini, ne de onu. eski aşkı onu artık aşkı diye değil, istediği her şeyi yapmak için çaba gösteren iyi bir arkadaş, dost yahut sevgili gibi görmektedir artık. ama hissettiği şey aşk değildir. kendini kandırmak ister yaralı kalp. aynı değerlere önem verildiğini görmek ister. onun için canını, hiç düşünmeden, bir saniye tereddüt dahi etmeden vermeye her an her saniye hazırken, onun en azından kendisi için önemli olan şeylere bir nebze önem vermesini ister. ama belki de artık her şey için çok geçtir..
aşk, nankördür. aç gözlüdür. ihmal edilemez. ihmalin bedeli, ağırdır. can yakar, canı yaktıkça sancısı artar.. vazgeçmeye çalıştıkça içine çeker, aynı bir örümceğin ağındaki kelebek misali, aslında kan pompalamak dışında bir anlam taşımayan yaralı bir kalbi.
üzer aşk. mutlu da eder elbet. çünkü sevmenin ötesindedir aşk.. ama üzer de.. hüzün kokan bir mutluluktur çünkü. anlamsız bir duygu gibi gelir bir an. sonra anlam katar insanın hayatına. binlerce dertle beraber. hüzün kokan aşk. öldürmeyen, süründüren, güldürmeyen, ağlatan, tükenmeyen, tüketen aşk.
sonsuz bir duygudur. o yüzden asla sona ermez. çünkü tükenen, kaybolan, aşk değil saf aşıktır. aşk denizi içinde hem aşkını, hem kendini boğar. ve kaybolur. hüzün kokar, sonsuz ve karşılığı belirsiz aşk.
genelde bir kişiyi kendinden önce tutmak gibi bir belirtiyle ortaya çıkar.. yani ikinci bir şahıs, kişinin kendine verdiği değerin ötesinde bir önem taşımaya başlar.. öyle ki, insan hiç yapmayacağını düşündüğü şeyleri yapar. soğukkanlı bir parazit gibi, gün ve gün yayılır bünyeye... hissetirmeden, sevginin sıcaklığıyla nufuz eder. karşıdakinin kulu, kölesi yapar. heleki böyle delicesine aşıkken, aşkını gösterdiğini sanan ama aslında gösteremeyen ve karşısındakinin sevgisini usul usul eriten bir bünye, yaptığını yıllar sonra farketmiş ve bunun pişmanlığıyla aşkına dört elle sarılmışsa, iyice vazgeçer kendisinden... tamamen teslim eder kendini, eskiden aşkının karşılığı olan eski aşkına...
hüzünlü bir duygudur böyle olunca.. acıtır insanı. acıtır, çünkü karşılıksız bir aşktır o. vicdan azabı çeken karşılıksız bir aşk. kızamaz kimseye. kimseyi suçlayamaz. acıtır her şer içini insanın. tanıyamaz olur ne kendisini, ne de onu. eski aşkı onu artık aşkı diye değil, istediği her şeyi yapmak için çaba gösteren iyi bir arkadaş, dost yahut sevgili gibi görmektedir artık. ama hissettiği şey aşk değildir. kendini kandırmak ister yaralı kalp. aynı değerlere önem verildiğini görmek ister. onun için canını, hiç düşünmeden, bir saniye tereddüt dahi etmeden vermeye her an her saniye hazırken, onun en azından kendisi için önemli olan şeylere bir nebze önem vermesini ister. ama belki de artık her şey için çok geçtir..
aşk, nankördür. aç gözlüdür. ihmal edilemez. ihmalin bedeli, ağırdır. can yakar, canı yaktıkça sancısı artar.. vazgeçmeye çalıştıkça içine çeker, aynı bir örümceğin ağındaki kelebek misali, aslında kan pompalamak dışında bir anlam taşımayan yaralı bir kalbi.
üzer aşk. mutlu da eder elbet. çünkü sevmenin ötesindedir aşk.. ama üzer de.. hüzün kokan bir mutluluktur çünkü. anlamsız bir duygu gibi gelir bir an. sonra anlam katar insanın hayatına. binlerce dertle beraber. hüzün kokan aşk. öldürmeyen, süründüren, güldürmeyen, ağlatan, tükenmeyen, tüketen aşk.
sonsuz bir duygudur. o yüzden asla sona ermez. çünkü tükenen, kaybolan, aşk değil saf aşıktır. aşk denizi içinde hem aşkını, hem kendini boğar. ve kaybolur. hüzün kokar, sonsuz ve karşılığı belirsiz aşk.
" ask insanin gozunu kor eder, bazi seylerin oldugundan farkli algilanmasina neden olur " derler. buradan hareketle askin tanimini yaparsak;
" ask, gercek olanla gercek olmayan arasindaki farki fark edesiye kadar gecen sure zarfidir."
simdi buradan " ask zarftir " sonucunu cikarip kizlara zarf atilmasin lutfen!
" ask, gercek olanla gercek olmayan arasindaki farki fark edesiye kadar gecen sure zarfidir."
simdi buradan " ask zarftir " sonucunu cikarip kizlara zarf atilmasin lutfen!
(bkz: evlerden ırak)
(bkz: insanin en delirgin ozelligi)
menemen ve boktan bi şey.
aşık olmayı seviyoruz nedense.
aşık olmayı seviyoruz nedense.
koray candemir'in iç titreten, ismini tamamen yansıtan muhteşem şarkısı*.
sadece bir kişinin, dünyanın geri kalanından daha önemli olmasıdır...
insanı yaşatan kanıysa, ruhu yaşatan aşktır.
iki bilinmeyenli denklem misalidir.
x işittir y olarak başlar. x' e hakettiğinden fazla değer verirsen y' yi yalnız bırakır başka denklem aramaya gider.
x işittir y olarak başlar. x' e hakettiğinden fazla değer verirsen y' yi yalnız bırakır başka denklem aramaya gider.
can dündar'a göre anadolu'nun aradığı, istanbul,izmir ve ankara'nın umudu kestiği.
--spoiler--
internetin ansiklopedisi google;da ;sevgi; sözcüğünü en çok arayan adresleri araştırıyorlar.
anadolu kentleri sıraya diziliyor:
diyarbakır, adana, kayseri, erzurum, trabzon...
ya ;aşk;ı hangi iller tıklayıp araştırmış en çok:
gaziantep, diyarbakır, adana,içel, erzurum...
nasıl yorumlarsınız?
büyük kentler aşkı buldu da şimdi anadolu mu arıyor?
yoksa istanbul, ankara, izmir sevdadan umudu kesti de, anadolu arayışını internette mi sürdürüyor?
--spoiler--
http://tinyurl.com/bqt7jg
--spoiler--
internetin ansiklopedisi google;da ;sevgi; sözcüğünü en çok arayan adresleri araştırıyorlar.
anadolu kentleri sıraya diziliyor:
diyarbakır, adana, kayseri, erzurum, trabzon...
ya ;aşk;ı hangi iller tıklayıp araştırmış en çok:
gaziantep, diyarbakır, adana,içel, erzurum...
nasıl yorumlarsınız?
büyük kentler aşkı buldu da şimdi anadolu mu arıyor?
yoksa istanbul, ankara, izmir sevdadan umudu kesti de, anadolu arayışını internette mi sürdürüyor?
--spoiler--
http://tinyurl.com/bqt7jg
aşk, karşındakini bulunmaz hint kumaşı sanmanla hıyarın teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır.
seni bir kadin gibi semistim. unutmamsa masum bir kiz cocugunun ki kadar zor ve masumdu. cunku askti.
şöyle bir şey'e inanıyorum. farz edelim elimizde bir erkek ve bir kadın var. ve her ikisi de aşk denen şey'i birbirleri için tam olarak yaşıyorlar/hissediyorlar. yani yaradılışın onlara verdiği bu duygunun en üst noktasındalar.
aha... işte burada durum değişiyor. zira erkek yaradılışı gereği kadına/kadınına odaklanmıştır. oysa kadın yine yaradılışı gereği çocuğunun müstakbel babasına odaklanmıştır, pir parça. ve dünyalar şekeri tombiş mi tombiş bebeğimiz dünyaya gelince kadın aşk'ını bu sefer daha da somut biçimde paylaşır.
bu fikre kapılmam da anna karenina'nın fazlasıyla etkisi olmuştur. olmasa olmazdı.
aha... işte burada durum değişiyor. zira erkek yaradılışı gereği kadına/kadınına odaklanmıştır. oysa kadın yine yaradılışı gereği çocuğunun müstakbel babasına odaklanmıştır, pir parça. ve dünyalar şekeri tombiş mi tombiş bebeğimiz dünyaya gelince kadın aşk'ını bu sefer daha da somut biçimde paylaşır.
bu fikre kapılmam da anna karenina'nın fazlasıyla etkisi olmuştur. olmasa olmazdı.
bir otostopçunun galaksi rehberi aşk konusunda şöyle der: mümkünse uzak durulmalıdır.
(bkz: suya yazi yazmak)
bir şarkı dinlediğin vakit, o şarkının içinde mutlaka ama mutlaka sevdiceği aramaktır, yoksa bile bir yerlerde sevdiceği bulmaktır aşk.
sezen aksu'dan ah istanbul geldiğinde başını öne eğip, hayaller kurmaktır veya o hayallerde kaybolup hüzünlenmektir aşk...
seni sevmediğini söylese bile... evet bak bu çok önemli; seni sevmediğini söylese bile gözlerinin içine bakıp, ''seni seviyorum'' diyebilmektir. karşılıksız olandır, bile bile ateşte yanmaktır, ölümdür. bazense yaşamaktır...
sezen aksu'dan ah istanbul geldiğinde başını öne eğip, hayaller kurmaktır veya o hayallerde kaybolup hüzünlenmektir aşk...
seni sevmediğini söylese bile... evet bak bu çok önemli; seni sevmediğini söylese bile gözlerinin içine bakıp, ''seni seviyorum'' diyebilmektir. karşılıksız olandır, bile bile ateşte yanmaktır, ölümdür. bazense yaşamaktır...
aşk, basit ama güzel bir kurgudur.
edit: anticix'ten duyulan kurgusal bir söz.
edit: anticix'ten duyulan kurgusal bir söz.
Aşk; pembe bir kıyıdan mavi okyanusu aşabileceğinize sizi inandırarak suya atlamanızı ve çabalamanızı sağlayan bir duygu.
ey ask senin bencillik akıyordu her yerinden ben ise kor asık baktıgım her yerde seni goruyordum, bazen kazanmıs gibi hissettirdin, en beklenmedik an da vurdun arkamdam maglup ettin, surundurdun, bazense her iki duyguyu aynı an da yasattın "ulan kazanmıs mı oldum yoksa kaybetmis mi" diye kendimi sorguladım, tarafımdan pek mutlu ettigin gorulmedi, vazgectim mi hayır inatla ustune gelmeye devam ediyorum, eline yuzune bulastırmadan yasayanların onunde de saygı ile egiliyorum.
aşka inanmak ütopik, bana inanmak da saflıktır.
yani aşk görecelidir, ama bizim mahallede madenler mevkinde bir duvarda şöyle geçer, (bkz: yalansın ulan kahpe)
yani aşk görecelidir, ama bizim mahallede madenler mevkinde bir duvarda şöyle geçer, (bkz: yalansın ulan kahpe)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar