bugün
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu11
- ölmeden önce son isteğiniz sorulsa4
- giresunlu olmanın zorlukları10
- sürü psikolojisi2
- enver altaylı2
- evrensel dil türkçe olsaydı olacaklar2
- ekşi sözlük5
- esra'yı aç esra'yı5
- kuranı arapça okuyup anlamını bilmemek5
- amedspor9
- ese dezze4
- izlenmiş bir filmi tekrar izlemek2
- yallah arabistan a diyen tip11
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- ioçk'un meyveli sodayı bırakması3
- vajinaya limon sıkıp emmek7
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor7
- yemek yedikten sonra nabzın yükselmesi5
- karışık kızartma7
- halloween kutlayan dejenere tip7
- muslettin amca2
- batman mi joker mi sorunsalı2
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- trabzonspor17
- asperger sendromu8
- kasım cömert tokayev4
- istanbul9
- üşenmek2
- ispanya daki hızlı tren kazasında 30 ölü7
- sabah akşam vajina silk seks konuşan sözlük2
- izmirli erkek vs trabzonlu erkek4
- fuck taliban tişörtü7
- fatih terim'in fenerbahçe'nin başına geçmesi8
- bibi kazandı5
- habaş'ın yerli otomobil projesi2
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı7
- dom dom kurşunu5
- günün sözü9
- oğlumu tutuklayacak adam anasından doğmadı2
- görükle den moskova'ya yürümek10
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- gocu ekşide yazar olmuş4
- yerde para bulmak12
- kadın şoför9
- mersin11
- birazdan kanal d ana haber başlıyor2
- ankara3
- gecenin şarkısı3
- anın turşusu4
- true'nun çaylak olması12
ip atlamaktır. bir ucu ağaca bağlı.
ummanda kaybolmak.
fakirin üzerindeki zengin kıyafetidir aşk.
Herkes aşka farklı bir açıdan bakar, kimileri için olmazsa olmazdır, kimileri için dünyanın en eğlenceli hissidir, kimileri için ise yaramazlıktır, kimileri için tüm hayat, kimileri için sadece oyun...
tek başına yaşanandır. kimseye ihtiyaç duymaz. bazen çileden çıkarır bazen de yaşadığını hissettiren en anlatılması imkansız duygudur!
"dans le v'eritable amour c'est l'ame, qui enveloppe le corps."
çevirisi : gerçek aşkta ruhtur gövdeyi sarıp sarmalayan.
friedrich wilhelm nietzsche
çevirisi : gerçek aşkta ruhtur gövdeyi sarıp sarmalayan.
friedrich wilhelm nietzsche
kimileri tarafından bulunamayan şeydir. bulunduğunda ise tek yönlü olması bulan kişi öyle bir bezdirirki. *
tikilere yaraşır kapağından çok farklı olarak sufizmin derinliklerine giden düşünceleri olan yeni elif şafak romanı.şems-rumi,ella-zahara ikilisinden ve sonunda her yerden de O'na ulaşabileceğiniz okunması gereken bir kitap.
"şimdi koşsam sana
maviyi şal alarak
kah gizlenerek kah uçurarak
bu sefer hiç tökezlemeyerek
köpüğünden paten yaparak.."
maviyi şal alarak
kah gizlenerek kah uçurarak
bu sefer hiç tökezlemeyerek
köpüğünden paten yaparak.."
Aşk kendinken herşeyden önce bi an düşünebilmektir bi başkasını.Bi resme bakarken dalabilmektir derinliklerine,dans etmektir içlerinde öylece.Özlemektir amansızca.korku nedir bimezken korkmaktır bi onun yokluğundan.Vazgeçmektir kendinden evet vazgeçmektir çünkü aşk herşeyi yaptırabilir bedeninde,ellerinde,gözlerinde.Gecenin karanlığında kaybolmuşken bulmaktır kendini,keşfetmektir içinde saklı odacıkları.Her bir parçasına kalbinin heycan eklemektir öylece.Gözünü karartmaktır herşeye cesurluktur heşeyin ötesinde...Sevdiğinin kokusunu hissederken bi yandan yanmasıdır içinde bi yerlerin,bakarken ona sanki bakarken bile inciteceğinden çekinmektir.Aşk deniz gibidir uçsuz bucaksız...içinde herşeyi barındırır ve tıpkı denizin kustuğu gibi öfkesini aşktada öfke vardır ve aynen öyle kuvvetlice.Gecenin karanlığıyla dost olmuşken selamlamayı öğrenmektir bulutları.Uçurumun sonsuzluğunu bile bile,attığın adımda ölümün kucaklıycağını bile bile bırakırsın yinede kendini o sonsuzluğa...Kanar çoğu zaman her yerin usul usul kanlar sızar yaralarından ama aşk öle bişey ki kalbinde yinede seversin öylece...Beklersin sonra gelmesini bulutların ardında o koskacaman güneşle...
Aşk, birbirine kavuşamayanlardır.
Aşk, hergün midendeki ağrının adıdır.
Aşk, geceleri seni delirten şeydir.
Aşk, unutulamayacak tek şeydir.
Aşk, hergün midendeki ağrının adıdır.
Aşk, geceleri seni delirten şeydir.
Aşk, unutulamayacak tek şeydir.
AŞK!..
Genç kız annesine sorar:
- Anne aşk nasıl bir şey?
- Aşk mı? Şey... Aşk şöyle bir şeydir kızım... Hani mesela çok zengin ve yakışıklı bir adama rastlarsın, seni Venedike götürür, dönüşte sana güzel bir araba alır, bir daire alır, elmas gerdanlıklar, altın yüzükler hediye eder, mutluluktan uçarsın adeta, işte aşk böyle bir şeydir kızım...
- Ama anne, peki o heyecanlar, güzel duygular, kalbin küt küt çarpması, ilk buluşma, ilk öpücük... Bunlar yok mu ?
- Ha onlar mı? Kızım onlar seni bedavaya getirmek için meteliksiz komünistlerin uydurduğu şeylerdir, aldırma...
Genç kız annesine sorar:
- Anne aşk nasıl bir şey?
- Aşk mı? Şey... Aşk şöyle bir şeydir kızım... Hani mesela çok zengin ve yakışıklı bir adama rastlarsın, seni Venedike götürür, dönüşte sana güzel bir araba alır, bir daire alır, elmas gerdanlıklar, altın yüzükler hediye eder, mutluluktan uçarsın adeta, işte aşk böyle bir şeydir kızım...
- Ama anne, peki o heyecanlar, güzel duygular, kalbin küt küt çarpması, ilk buluşma, ilk öpücük... Bunlar yok mu ?
- Ha onlar mı? Kızım onlar seni bedavaya getirmek için meteliksiz komünistlerin uydurduğu şeylerdir, aldırma...
sarmaşık.
ruhu ve bedeni kaplayan, onu dışardan güzel ve alımlı gösteren ama içten içe de çürüten ve acı çektiren.
rabb'in insanlara verdiği en değerli duygu.
ruhu ve bedeni kaplayan, onu dışardan güzel ve alımlı gösteren ama içten içe de çürüten ve acı çektiren.
rabb'in insanlara verdiği en değerli duygu.
yanılsamadır.
elif şafak'ın dün çıkan kitabıdır.
duruyorsun ya sen orada, ne kadar hasretsin aşka görüyorum. sen istemedikçe bir şey yapamıyorum, susuyorum. bu da onlardan biri olacak biliyorum. hani şu unutulmaz bir sevgili daha bırakarak arkada, belki de yaşanabilecek en güzel serüveni
terk ederek daha otobüsün ilk basamağında; arkasına bakmadan bırakıp gittiklerinden, gittiklerimden...
bazen insan olmak, doğru olmak, kendin olmak yetmiyor. görmek istediğimiz yerden bakıyoruz olaylara... gözümüzde en afilisinden bir gözlük. hayata atacağımız daha çok çalım var sanıyoruz. tutunacak dalları birer birer kırıyoruz. çoğul konuşuyorum, görüyorsun, okuyorsun...
ben de yaptım zamanında; ya kendimi kandırdım sevmeyen için, ya seveni görmedim at gözlüklerim sayesinde. ama sen büyüyeceksin, fikirlerini çoğaltıp yaptığın en iyi iş olarak onları savunacaksın. türkülerle güzelleştireksin hayatını, belki arada bir beni hatırlayacaksın çok kısa. "geldi geçti, üç beş günlük fasıldı" derken mesela, aklına o mahpus değil ben geleceğim.
ne değişecek sonra? sen ve ben yeni insanlar tanıyacağız, belki kayıp parçalarımızı yine onlarda arıyacağız. belki bulacağız, bilmiyorum. belki o kadar uzun vaktimiz bile olmayacak. ama yapamadıklarımız, deneyemediklerimiz hep bir yerlerde karşımıza çıkacak, koca bir "acaba" olacak hayatın akışında.
şimdi sana ne desem, ne konuşsam bilmiyorum. keşke insanların düşüncelerini okuyabilmek bazı zamanlarda mümkün olsa... sen savaşçısın, o sert sözlerinin altındakini biliyorum oysa ben. bilmek de yetmiyor bazen.
sen orada duruyorsun, fikrin benim seyir defterimde. ve ben sustuklarını türkçeye çevirmeye çalışıyorum.
acı çekmek ruhun fiyakasıymış, öyleyse özgürüm diyorum.
terk ederek daha otobüsün ilk basamağında; arkasına bakmadan bırakıp gittiklerinden, gittiklerimden...
bazen insan olmak, doğru olmak, kendin olmak yetmiyor. görmek istediğimiz yerden bakıyoruz olaylara... gözümüzde en afilisinden bir gözlük. hayata atacağımız daha çok çalım var sanıyoruz. tutunacak dalları birer birer kırıyoruz. çoğul konuşuyorum, görüyorsun, okuyorsun...
ben de yaptım zamanında; ya kendimi kandırdım sevmeyen için, ya seveni görmedim at gözlüklerim sayesinde. ama sen büyüyeceksin, fikirlerini çoğaltıp yaptığın en iyi iş olarak onları savunacaksın. türkülerle güzelleştireksin hayatını, belki arada bir beni hatırlayacaksın çok kısa. "geldi geçti, üç beş günlük fasıldı" derken mesela, aklına o mahpus değil ben geleceğim.
ne değişecek sonra? sen ve ben yeni insanlar tanıyacağız, belki kayıp parçalarımızı yine onlarda arıyacağız. belki bulacağız, bilmiyorum. belki o kadar uzun vaktimiz bile olmayacak. ama yapamadıklarımız, deneyemediklerimiz hep bir yerlerde karşımıza çıkacak, koca bir "acaba" olacak hayatın akışında.
şimdi sana ne desem, ne konuşsam bilmiyorum. keşke insanların düşüncelerini okuyabilmek bazı zamanlarda mümkün olsa... sen savaşçısın, o sert sözlerinin altındakini biliyorum oysa ben. bilmek de yetmiyor bazen.
sen orada duruyorsun, fikrin benim seyir defterimde. ve ben sustuklarını türkçeye çevirmeye çalışıyorum.
acı çekmek ruhun fiyakasıymış, öyleyse özgürüm diyorum.
başkasıyla birlikte olunduğunda gerçek anlamda mutlu olmayı yasaklayan, o olmadan bir parçanın eksik olduğunu ve tamamlanamadığını hissettiren, en iyi arkadaşını üzmemek ve duygularını incitmemek adına onunla birlikte olamamanın verdiği büyük acıyı yaşatan bir garip ve çılgın duygu.
cok guzel bir sey. sonunda yasanilan aciya degecek bir guzellik.
bir uçurumdan düşmek gibidir.
Zaman,mekan,çevre kavramlarının varlığını yaşayana unutturan,karşındaki için hiç yapmayacağını düşündüğün şeyleri mutlulukla yaptırabilen,ona bakmanın,onun nefes almasının bile içinize enerji dolmasını sağlayan,hayattaki tek yaşam kaynağınızın o olduğunu hissettiren duygular bütünüdür aşk.Aşk onu içinde kendinden daha çok hissetmektir.
sapı olmayan bir dondurma yemek gibidir.
çok lezzetlidir ve yazın sıcağında sizi her şeyden daha çok mutlu eder.
ama erimeye başladığında elleriniz yapış yapış olmaya başlar.
çok lezzetlidir ve yazın sıcağında sizi her şeyden daha çok mutlu eder.
ama erimeye başladığında elleriniz yapış yapış olmaya başlar.
aşk; olmayanın acısıdır. karşılıklı aşk yoktur. çektiğin acı kadar aşık olursun. beklemek, acı çekmek, özlemek, her şarkı da onu düşünmek aşktır. (bkz: bana göre)
hani uykunun en tatlı yerinde sizi uyandırmak için acı acı çalar ya telefonun alarmı, 10 dakika ertelemeye alırsınız ya 10 dakika sonra uyanacağınızı bile bile, işte o 10 dakika hiç bitmesin istersiniz ya, 10 dakikaya sığdırılan bir uykudur bazen aşk.
insanların uydurduğu en büyük tarisel yalandır. Her şeyin üstünde ulvi bir duygu olduğu söylenir ama bugüne kadar bir zenginin bir fakire gönül verdiği ancak filmlerde görülmüştür.
imkansızlıklar içinde yasandığında daha bir güzel olan duygudur. aşkın bütün endüstri araçları, bütün materyalleri yok edilip, aşk öyle yaşanmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar