bugün
- aklınıza gelen şarkı sözü7
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması12
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- tanıdıkların tam bir goy olmaları2
- anahtarı evde unutmak2
- manchester by the sea2
- ama kafamız nasıl güzel2
- backrooms3
- ioc'dan identity graph a2
- kitap okuma alışkanlığı4
- eteğin altına pantolon giyen kız2
- don giymemek3
- 29 mayıs 19762
- bugün de ölmedik2
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- yarından sonraki güne ne denir3
- çerçeve yasa31
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- bir güneşe bir de sana bakamam3
- g i l d e d l i l y10
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- türbede dua etmenin şirk olması13
- barda yanınıza oturan aslında seri katil olan adam2
- sözlük yazarlarının goodreads sayfaları2
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- fazladan ölümsüzlük iksiri olan var mı4
- mutlu olmak2
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- ölümlülük iksiri2
- sokakta öpüşmek7
- kadınların bakir erkek istemesi2
- anın görüntüsü14
- nasıl bir kadın3
- yurt dışı çıkış harcı8
- flört algoritması3
- yalnız ölmek2
- engelleyen insan kibri6
- dağ evi4
- özgür özel15
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- ben bir ceviz agacıyım6
- sürekli kendini öven insan6
- beyazconverse6
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- akıl verme vereceksen huzur ver6
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- geldimgittim6
- akp'li vekilin abdullah öcalan'a teşekkür etmesi2
hormonların güzel bir cilvesidir.
aşk; yunanlıların seksi bedavaya getirmek için uydurduğu bir yalandır.
(bkz: seks)
nefesiyle nefes almak.gözüyle görmek.
bir kadını seçersin, diğer bütün kadınlardan vazgeçersin.
ki$inin a$ık olup olmadığı anlamak için anket yolu ile 20 adımda "Aşık mısınız?" testine ihtiyacı olduğunun göstergesi olan cümle..
(bkz: aşk)
sözlük yazarlarına aşk nedir? diye sorduğumuzda alacağımız cevaplardır.
aşk nedir?
oyuncak çıkacak diye aldığınız kinder sürpriz den puzzle çıkmasıdır.
aşk nedir?
oyuncak çıkacak diye aldığınız kinder sürpriz den puzzle çıkmasıdır.
(bkz: kalp ereksiyonu)dur.
(bkz: koy götüne rahvan gitsin)
bilmem böyle bi ...
hani tarhana çorbası çok biberli olur.
hüp diye içince adamın içine bir sıcaklık basarya ...
işte karşıma oturmuyor mu ? içime öyle bir sıcaklık basıyor.
üfff kötü oluyorum.
kemal sunal
(bkz: bekçiler kralı)
hani tarhana çorbası çok biberli olur.
hüp diye içince adamın içine bir sıcaklık basarya ...
işte karşıma oturmuyor mu ? içime öyle bir sıcaklık basıyor.
üfff kötü oluyorum.
kemal sunal
(bkz: bekçiler kralı)
aynı fotoğrafa bıkmadan, usanmadan, doya doya ama asla doyamadan bakmaktır.
hüzünlü bir şarkıda sigara yaktıran duygu kümesi.
aylar sonra ilk defa karşılaşmışsınızdır. önce benzettiğinizi düşünür sonra inanamazsanız o olduğuna. bu kadarı sadece türk filmlerinde olur ya hani, öyle inanmışsınızdır ya hani...
gülümsemekle gülümsememek arasındayken,size hep hissettirdiği araftayken, dolan gözlerinize engel olmaya çalışırken, yutkunmakta zorluk çekerken bir anda çıkıverir ağzınızdan merhaba. nasıl olduğunuzu sorar. cevabını bilmediğiniz,bilemediğiniz.
iiyim demeyi alışkanlık haline getiren o ağızdan bilmiyorum kelimesi çıkar. sonra aynı ses içinizde yankılanır "nasıl olduğumu bilmiyorum". gidişi, ondan sonra yaşadığınız hayat, ondan nefret ettiğiniz anlar, özlediğiniz zamanlar... hepsini bir çırpıda hatırlarsınz unuttuğunuza inandırmışken kendinizi.
doğru olduğuna inandırdığım her şeyi unut der. şaşırır anlamazsınız önce. kafanızı önünüze eğip düşünürsünüz. doğrular... doğrularımız..
sahi neydi onlar? özlemek, güvenmek, bağlanmak, en önemlisi de çok sevmek yok. kimsenin sana ait olduğuna ve senin birilerine ait olabileceğine inanamak yok. bunlar ne kadar azsa hayat o kadar acısız. bunlar ne kadar yoksa sen o kadar özgürsün bu dünyada ve dünya o zaman çok daha büyük. yıllar önce durmadan doğru olduğuna inandırıldıklarını unutman istenir senden. ondan öğreneceğin son şey öğrendiklerini unutman gerektiğidir. unut onları tekrar eski sen ol der. neden ister böyle bir şeyi bu kadar zaman sonra sizden. sebebini soramazsınız. kim öğretmişti acaba ona bunları. saçmadır ama kıskınırsınız o'nu. tıpkı şimdi yanlış dediği doğruları öğreten o'nu kıskandığınız gibi.
biliyor musun diye başlarsınız konuşmaya o sorudan cesaret alır gibi. onun bilmediği her şeyden cesaret aldığınızı hissedersiniz bir an.
biliyor musun senden sonra her ağladığımda aklıma sen geldin. dizimi bi yere çarptığımda, annemle tartıştığımda, hayat ters gittiğinde, birini kaybettiğimde,tanrıdan bir şey dilediğimde, senden sonra aşık olduğumu düşündüğüm insan tarafından incitildiğimde,... her seferinde aklıma gelen ilk şey sen oldun. bazen işkence gibi geldi bu, bazen içimde umutlar yeşermesine sebep oldu, bazen ise sadece pişmanlıktan ibaretti benim için. pişmanlık... neden birinin yaptığı bi şey için ağlanırken başka biri hatırlanır? aşktan mı?
cevabı bu başlıkta var mıdır? bilemedim şimdi ben. aşk dediğimiz şey canımızı acıtan insanları hayatımızda tutma çabası mıdır? türlü tanımını yaparken aşkın, olmadığına inanır mı insan bir gecede? ya da ne bileyim hep geçmişte aramak mıdır geri getiremeyeceğini bildiğin için. sana ait ama onda olanları geri istemek midir?
koşmak değil sadece yürümek midir? bazen ona doğru bazen ise sırtını dönerek yürümek midir? sadece yürümek...
gülümsemekle gülümsememek arasındayken,size hep hissettirdiği araftayken, dolan gözlerinize engel olmaya çalışırken, yutkunmakta zorluk çekerken bir anda çıkıverir ağzınızdan merhaba. nasıl olduğunuzu sorar. cevabını bilmediğiniz,bilemediğiniz.
iiyim demeyi alışkanlık haline getiren o ağızdan bilmiyorum kelimesi çıkar. sonra aynı ses içinizde yankılanır "nasıl olduğumu bilmiyorum". gidişi, ondan sonra yaşadığınız hayat, ondan nefret ettiğiniz anlar, özlediğiniz zamanlar... hepsini bir çırpıda hatırlarsınz unuttuğunuza inandırmışken kendinizi.
doğru olduğuna inandırdığım her şeyi unut der. şaşırır anlamazsınız önce. kafanızı önünüze eğip düşünürsünüz. doğrular... doğrularımız..
sahi neydi onlar? özlemek, güvenmek, bağlanmak, en önemlisi de çok sevmek yok. kimsenin sana ait olduğuna ve senin birilerine ait olabileceğine inanamak yok. bunlar ne kadar azsa hayat o kadar acısız. bunlar ne kadar yoksa sen o kadar özgürsün bu dünyada ve dünya o zaman çok daha büyük. yıllar önce durmadan doğru olduğuna inandırıldıklarını unutman istenir senden. ondan öğreneceğin son şey öğrendiklerini unutman gerektiğidir. unut onları tekrar eski sen ol der. neden ister böyle bir şeyi bu kadar zaman sonra sizden. sebebini soramazsınız. kim öğretmişti acaba ona bunları. saçmadır ama kıskınırsınız o'nu. tıpkı şimdi yanlış dediği doğruları öğreten o'nu kıskandığınız gibi.
biliyor musun diye başlarsınız konuşmaya o sorudan cesaret alır gibi. onun bilmediği her şeyden cesaret aldığınızı hissedersiniz bir an.
biliyor musun senden sonra her ağladığımda aklıma sen geldin. dizimi bi yere çarptığımda, annemle tartıştığımda, hayat ters gittiğinde, birini kaybettiğimde,tanrıdan bir şey dilediğimde, senden sonra aşık olduğumu düşündüğüm insan tarafından incitildiğimde,... her seferinde aklıma gelen ilk şey sen oldun. bazen işkence gibi geldi bu, bazen içimde umutlar yeşermesine sebep oldu, bazen ise sadece pişmanlıktan ibaretti benim için. pişmanlık... neden birinin yaptığı bi şey için ağlanırken başka biri hatırlanır? aşktan mı?
cevabı bu başlıkta var mıdır? bilemedim şimdi ben. aşk dediğimiz şey canımızı acıtan insanları hayatımızda tutma çabası mıdır? türlü tanımını yaparken aşkın, olmadığına inanır mı insan bir gecede? ya da ne bileyim hep geçmişte aramak mıdır geri getiremeyeceğini bildiğin için. sana ait ama onda olanları geri istemek midir?
koşmak değil sadece yürümek midir? bazen ona doğru bazen ise sırtını dönerek yürümek midir? sadece yürümek...
aşk bile bile tutsaklıktır.. (bkz: privacy)
yüksek doz alsak da mutlu ölmemizi sağlamayan şey.
mutlu ölmek ne demek şimdi ona takıldı kafam. kaç kere ölmüştüm ki? tamam hatırladım, beni sevmediğini düşündüğüm her nefes alışımda.
mutlu ölmek ne demek şimdi ona takıldı kafam. kaç kere ölmüştüm ki? tamam hatırladım, beni sevmediğini düşündüğüm her nefes alışımda.
delilik, körlük, sağırlık halinin bir arada olması durumu; ama hastalık değil. gönüllü sonsuz teslimiyet.
var olup sürekli yokluğuna alıştırılandır.
"ateşten bir nehri mumdan kayıklarla geçmek"tir. *
tekamül basamaklarının aşılması için çekilmesi gereken çiledir.ancak usulunce çekilmezse(susulması gereken yerde konuşulur,konuşulması gereken yerde susulur ise) insanı pişirmeden yakar ve tekamül geriye sarar.
şey bu şey?! şey işte aslında her şey ama hiçbir şey.
yeniden...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar