bugün
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- acıktım lan3
- tomşak dudaklı kezo4
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- memleketime şiir3
- sosyal olarak başarısız insanlar3
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- bilgi içerikli başlık girmek3
- saraca092
- son zamanlarda sizi en çok mutlu eden şey neydi2
- romelu lukaku9
- kitap okuma alışkanlığı4
- muslettin amca3
- backrooms3
- anahtarı evde unutmak2
- çerçeve yasa31
- manchester by the sea2
- ama kafamız nasıl güzel2
- don giymemek3
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- ioc'dan identity graph a2
- eteğin altına pantolon giyen kız2
- hızır aleyhisselam ile görüşülebilir mi5
- 29 mayıs 19762
- türbede dua etmenin şirk olması13
- g i l d e d l i l y10
- 12 ağustos 2026 trump'a truth social davası2
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- bugün de ölmedik2
- yarından sonraki güne ne denir3
- kpss 20262
- bir güneşe bir de sana bakamam3
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- fazladan ölümsüzlük iksiri olan var mı4
- sokakta öpüşmek7
- barda yanınıza oturan aslında seri katil olan adam2
- sözlük yazarlarının goodreads sayfaları2
- yurt dışı çıkış harcı8
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- mutlu olmak2
- engelleyen insan kibri6
- ölümlülük iksiri2
- özgür özel15
aşk ;
gözlerine değil de ona inanmaktır.
gözlerine değil de ona inanmaktır.
(bkz: ya bi siktir git)
Eğer...
Onu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup
kalkıyorsanız gün boyu nedensiz...
Ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
Onunlayken pervaneleşen yelkovanlar, onsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir
akrep kadar hain...
Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, ondan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa ve o, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...
Dünyanın en güzel yeri onun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter,
en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
Hayat onunla güzel ve onsuz müptezelse...
Elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, onun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
Her şiirde anlatılan oysa...
Her filmin kahramanı o...
Her roman ondan söz ediyor, her çiçek onu açıyorsa...
Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa, iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
Eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire onu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın o olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona o diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi ona yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke o anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...
Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
Özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
Hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız...
Onsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
Gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep onun yüzü suyu hürmetine...
Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
Dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa...
Nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız...
Kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim...
Gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...
O halde bugün sizin gününüz!..
"Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.
Onu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup
kalkıyorsanız gün boyu nedensiz...
Ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
Onunlayken pervaneleşen yelkovanlar, onsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir
akrep kadar hain...
Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, ondan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa ve o, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...
Dünyanın en güzel yeri onun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter,
en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
Hayat onunla güzel ve onsuz müptezelse...
Elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, onun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
Her şiirde anlatılan oysa...
Her filmin kahramanı o...
Her roman ondan söz ediyor, her çiçek onu açıyorsa...
Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa, iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
Eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire onu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın o olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona o diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi ona yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke o anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...
Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
Özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
Hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız...
Onsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
Gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep onun yüzü suyu hürmetine...
Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
Dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa...
Nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız...
Kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim...
Gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...
O halde bugün sizin gününüz!..
"Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.
hakkında bu kadar çok şey yazılıp, çiziliyorsa dünyadaki her insani etkilemiştir, etkileyecektir. vazgeçilmezdir.
yasal cinayet. bir aşkın sonunda biri mutlaka ölür...
3 harfliler arasında en çarpıcısıdır aşk denen illet.
gelmesini istemiyorsan 3 harfli diyeceksin, ha gelsin diyorsan aşk,aşk,aşk nerdesin diye inleyeceksin,
dünyanın kaç bucak olduğunu göreceksin. bu 3 harfli insanlıktan güçlü, insana istediği herşeyi yaptırır.
iddaya varım!
gelmesini istemiyorsan 3 harfli diyeceksin, ha gelsin diyorsan aşk,aşk,aşk nerdesin diye inleyeceksin,
dünyanın kaç bucak olduğunu göreceksin. bu 3 harfli insanlıktan güçlü, insana istediği herşeyi yaptırır.
iddaya varım!
her şeye rağmen,artık seninle olmadığını bilsen de gözlerine baktığın an heycanlandığın,
içine anlamsız bir nefesin tıkıldığı,
ellerini titrediğini hissedip gizlemeye çalıştığın
ve bütün bunları içine bastırdığın sıkıntılı ama bır yandan da kendince aşk la güzel anları yaşatan kimse.
içine anlamsız bir nefesin tıkıldığı,
ellerini titrediğini hissedip gizlemeye çalıştığın
ve bütün bunları içine bastırdığın sıkıntılı ama bır yandan da kendince aşk la güzel anları yaşatan kimse.
Olsa bir dert olmasa bir dert unutsan bir dert unutmasan bir dert ne yapsan ne etsen iki ucu B*klu deynek.
Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi bekliyorsan,
önce kendine borçlusun bunları.
Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değil.
"Sen kendini sevdiğin hâlde dünya sana diken yolladı mı, sevin.
Yakında gül yollayacak demektir."*
önce kendine borçlusun bunları.
Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değil.
"Sen kendini sevdiğin hâlde dünya sana diken yolladı mı, sevin.
Yakında gül yollayacak demektir."*
biriktirdiğin tüm paranın eriyip gitmesidir.fakat yakalanmamak elde değildir çok güzel bir duygu.
ruhun mikrobudur.
son dönemde peynir ekmek gibi satan elif safak romanıdır .
(bkz: insanı hormonları yönetir)
vücutta meydana gelen kimyasal değişimlerdir.
araba sürmek gibidir. yaşamasını bilmek lazım. sürmesini bilmezsen ya duvara çarpar yada uçuruma gidersin.
(bkz: aşk ehliyeti)
(bkz: aşk ehliyeti)
sanki hayatta o kadar çok mesele ve o kadar çok acı varken önemli bir şey değilmiş ve olmaması gerekirmiş gibi konuşur herkes. aşk acısı çekildiğinde abartılmak istenilmez, aşık olunduğunda hemen mutluluktan 7/24 sırıtıyormuş gibi görünülmek istenilmez. ama ne yapılırsa yapılsın aşk insan hayatını en çok etkileyen şeylerden biridir. acı veriyorsa acıları katlar, mutluluk veriyorsa mutlulukları. dünya üzerindeki çoğu insanın konuşmak istediği şeydir aşk. ve en çok susmaya çalıştığı şey...
kimyasal tepkimeler sonucunda ortaya çıkan hissediş.
yıllar sonra da olsa bana uğramış şey.
''gözlerin baktıkça büyülendiğim
gözlerin baktıkça aşka bulandığım''
''gözlerin baktıkça büyülendiğim
gözlerin baktıkça aşka bulandığım''
görsel aşkın daha iyi bir tarifi olamaz.
ne işe yaradığı belli olmayan ,
daha çok boka saran,
ipe sapa gelmez,
apık sapık bi kelime,his,duygu vs ..
daha çok boka saran,
ipe sapa gelmez,
apık sapık bi kelime,his,duygu vs ..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar