bugün

/636
saf başlayıp, çıkar ilişkisine dönüşen enteresan bir duygu. inanmamak en mantıklısı. yok de geç.
en derin ve saf duygudur. herkes dikkatsiz oldugunuzu söyler.
6 milyar insanı size ; o ve diğerleri diye ayırtan duygu fırtınasıdır.
üç harflidir, üç harfliler gibidir. korkutan, gizemli olan, merak edilen, musallat olan ve çarpan.
aşk, yağan kar gibidir. ilk başlarda camlara çıkıp baktırır, sevindirir. sonra eriyip gider.
Aşk bir bataktır, dışarı çıkmaya çabaladıkça içine gömüldüğün bir batak.

gerçekleri örten hayal perdesidir aşk.
ve o perde kalktığında acı görürsün aşkın yerinde.

imkansızdır aşk, sevsen birini o sevmez seni, seni seveni sen sevmezsin.
kendini kandirabilirsin o da beni seviyor diye.
eğer sen seviyorsan bil ki o seni sevmiyor.
Derler ya aşk pembedir diye. Yalan. Katran karası bir yara, oluk oluk akan kan. Birde üstüne bas tuzu. Aşk işte aşk.
üniversitede hali hazırda okuduğum bölümün de etkisiyle iyice düşünüp taşınıp metafizik kavramı için en uygun gördüğüm tabir.
dünyanın en güzel duygularindan biri. kişiye ve yaşanmışliklara göre farklılık gösterebilir.
kilometrelerce ötede bir çift gözü özlemek.
karşı cinse (kimi zaman hemcinse) duyulan çüksel duygulardır.
Dokunma kalbime zirâ çok incedir kırılır
O tıpkı mâbede benzer ki, orda hıçkırılır
Gülersen aşkıma gönlüm harap olur yıkılır
O tıpkı mâbede benzer ki, orda hıçkırılır

gavsi baykaranın bestesiyle dolaylı yoldan taşmış bir aşk timsali şarkı.
güfte: ?
Makam: Sûznâk
Usûl: Düyek

seslendiren: yaprak sayar..
• işe giderken kapıyı açmak, ceketini giydirmektir kapıdan çıkarken.

Saygıdır...

• Gece sancıdan uyuyamadığında saçlarını alnını okşamaktır acısını dindirebilmek için.

Şefkattir...

• en sevdiği hediyeyi almak, yada en sevdiği yemeği pişirmektir.

Özveridir...

• sinirliyken cevap vermemek, küsken gönlünü almak için takla atmaktır.

Sabırdır...

• başka tene dokunamamak hatta düşünememek, kokusunu hiç bi kokuya değişememektir.

Sadakattir...

• onsuz kalmaktan herşeyden çok korkmaktır, nefes gibi ihtiyaç duymak, bazen yaşama sebebin olmasıdır.

bağlılıktır...

Herşeyden önce, kişiye özeldir. Aşk birkaç tadın bir araya gelmesi gibi,
Her gönülde farklı tadı olan, her yürekte ayrı anlamı bulunandır...
Sevginin tapınırcasıdır. Sevgiyi kıskandırandır. Seni seviyorum'a anlam katandır...

Aşk...

Varken varoluş, yokken kayboluştur...
çok basittir ve çok zararlıdır. tek cümleyle bu şekilde tanımlanabilir.

sağda solda hep aşık olmamızı isterler. hep aşk şarkıları dinleriz, her filmde aşk vardır. dizilerde aşk vardır. kitaplarda aşk vardır. sokakta aşk vardır.
sürekli bunu dayatırlar bize.
peki neden?
nedenini ben de henüz çözemedim.
evet bunu çözemedim henüz.
her şeyi çözdüm bir bunu çözemedim amk.

neyse, siz şunu bilin yeter gençler; "aşk zararlıdır."
kesinlikle bir insana aşık olmayın.
uzak durun.

mesela sevgilinin suratına bakarak kaybettiğiniz zamanı kendinize harcasaydınız neler olurdu hiç düşündünüz mü?
ya da el ele tutuşup sokaklarda gezmenin manası nedir. size ne katar bu?
ayrıldığınız için, ya da açılamadığınız için sabah akşam neden içiyorsunuz ki? salak mısınız siz?
bir de babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi?

bakın hobi olarak yine aşık olun. ama bari evlenin de bir boka yarasın.
evlenmeyecekseniz boşa zaman kaybetmeyin.
hayat kısa.

allah'a aşık olun,
bilime aşık olun,
ormana aşık olun,
denize aşık olun.
toprağa aşık olun.

ama insana aşık olmayın.
insan çıkarcıdır.
çıkarlar ters düşerse yarrak gibi ortada kalırsınız.

geçen gün belediyenin kapalı spor salonlarında kalan evsiz bir amca, aynen şöyle diyordu; "e işte sevdik bir kadını, sonra bu hallere düştük."

o hallere düşmeyin gençler. düşecekseniz bile başka şeyler uğruna düşün.

hadi eyvallah.
bir Ahmet Kaya şarkısıdır aslında. Eğer dinlediğinde içine sıcak bir şeyler akıyorsa aşık olmuşsun demektir.

Güzel diyorlar aşka. 3 günlük mutluluk için 3 ömre bedel acı çekmenin neresi güzel?

Aşk damarlarda dolaşırsa aşktır. Bütün hücrelerin isterse onu, organlarında bile senden ayrılıp ona gitme eğilimi hissedersen aşıksın.
deli gibi cevabı aranan aslında tam olarak da cevabının olmamasına rağmen birçok insanın yaşamak istediği duygu...
Aşk...

Aşkı kimse bilemez. Hoşlanan da aşık oldum der seven de...

Aşk kötüdür, aşk şeytandır...
Aşk bencildir, aşk duygusuzdur...
Aşk sadece zihinsel bir hastalıktır,
kalpte yeri yoktur...
lanet.

edit: lanet. entry burada işte.
Her zaman acı verici mutlu olsanda olmasanda, anlatılması imkansız bir duygu. Severken acı çeker mi insan?
öyle bir büyü ki.. anlayamazsın. *
boktur .
Sevimli bir o kadar da lanet edilesi bir durumdur. Çünkü siz seversiniz o sevmez. Aşık olursunuz fakat o sadece zaman geçiriyordur. Ayrılma bahanesi de '' Sonunda ayrılacaktık Ahmet, üzülme '' olacaktır.
(bkz: Sonunda öleceksin neden yaşıyorsun)
Aşk pişmanlıktır. Mümkünse aşktan kaçın. Zararını siz görürsünüz.
“Aşk gençler için trajedi yaşlılar için komedidir.”

Sokrates
insanın bir kere yaşayıp da acısını hissedince bir daha yaşamak istemeyeceği duygular bütünü.
evrilmeye en açık kavram. bir gün önünüze nefret, sevgi veya başka bir şey olarak çıkabilir. buradan paradoksal bir yanı olduğunu düşünebiliriz. işte zihin beden ilişkisinden tutun da bilincin mantıksal işleyiş yönlerine kadar cılkını çıkartmışlar bu kavramın. öyle bir irdelenmiş ki, modern dünyanın en büyük hastalığı haline gelmiş.

bir de başka bir pencereden bakmak gerekir diye düşünüyorum. hayatı bir çizgi olarak düşünelim. bu çizginin hiç bozulmadan dümdüz gidebileceğini varsayamayız. seçimler, aynı zamanda dış etkiler o çizgiyi öteye beriye çekerek ileriye doğru taşır. yaşadığımız her deneyimin, aslında bizim bu dünyada yaşamak isteyip de yaşayamadığımız diye düşündüklerimizin düğümlendiği bir nokta vardır. o düğümler aslında bizim kendimize karşı olan duyduğumuz sorumluluğun yerine getirilemediğinin kanıtıdır. her neyse.

ben doğduğum günden öğreniyorum. gerekli gereksiz her şey var bunun içinde. ne için? bunların hepsi bir arayış gibi. bir etki, bu dünyada yaşadığıma kendi benliğimden bir kopya; bir kanıt bırakmak istiyorum. ama işin başlayıp da bittiği her noktada "arayış" eyleminde duraksıyorum.

aşk var evet. ama aşık kişinin hallerini gözleyin, en sorunsuz aşk yaşayan insanlar bile bu aşkları boyunca, onun içinde bir arayış içinde olmuşlar. şikayetler bunun en güzel kanıtı mesela. doyumsuzluk halleri, kıskançlık temalı hareketleri, çekememezlikler; hep bir arayışın boşa çıkma korkusu veya kaybetme korkusu. belki hem arayış hem de kaybetmek korkusudur.
© copyright 2005 - 2026