aşk

milyonlarca tarifi olan, sorsanız dünya üzerindeki en özel duygu, yaşanılması büyük bir şans olan, kimine göre can yanmasından başka birşey yoktur. aslında aşka giydirilen tanımlar yaşanmışlıklara göre değişir.

eğer hayatınızda seviyorum dediğiniz, ona karşı hislerinizi aşk diye tanımladığınız biri varsa aşk sizin için mutluluktur. onunla ilgili hayaller kurmaktan korkmazsınız. anılarınız, hayalleriniz aşkınızın katığıdır. başınıza gelen en güzel şeyi yaşıyorsunuzdur muhtemelen. yolculuklar, alışverişler, gidilen filmler, bir sabah kahvesi sizi iki kere mutlu eder artık.

eğer aşık olmak için yaşam enerjinizi bedeninizden koparacak celladı seçtiyseniz aşk bir hastalıktır sizin için. aşık olma haliniz ne kadar kusursuz ve muhteşemse aşkınızın kalbinizden sökülme hali de bir o kadar acımasız ve kusursuzdur. böyle hastalıklı aşka tutulan insanlar genelde zayıfır, diğergamlık duygusu benlik duygularından daha baskındır. kendi ilkelerini, kendi lükslerini, gururlşarını sözüm ona yaşadıkları o aşk için feda edebilirler. aşk böyleleri için daha yüce bir duygudur. sabun köpüğü muamelesi yaparlar aşka. hani ellerinden kayıp gitse birdaha bulamayacaklarını düşünürler. kim bilebilir belki de haklıdırlar. aşk böylelerinde ürkektir. bir kadın bir adamın saçlarına, saçlarının bitiminde başlayan o beyaz tenine, masum görünen yüzüne, yanından geçerken esen rüzgar sayesinde yalnız bir kez hissedebildiği kokusuna aşık olabilir. zamane hislerinden çok başkadır. karşıdan gelen heybetli bir adamın elleri çarpar gözüne önce. hani adam durup bir merhaba dese kızın kalbi o andan infilak edecektir sol yanında. böyle korkularla, karşısındakini ilahileştirme haline döner aşk. kişi yarattığı tanrısına aşık olmuştur ve o saplantılı hale girmiştir. ve o tanrı diye itaat ettiği, ululaştırdığı o ulvi kimse birgün cellad olup can alacaktır. hiçbir aşık salak değildir sonu herkes görür, hep bilir. ama inanmaz, inkar mekanizmalarını sonuna kadar çalıştırıp mutlu olacağına inandırır. ve tanrısı her dinde olduğu gibi aşktada yapacağını yapar ve kendisine teslim olan kulunu, kölesini göz ardı eder. onu kutsamaz.

ve en adicesi aşkın ortak paydalar halidir. belki de en mantıklısı. bu aşkta herşey ortaktır. bir limited şirketi gibi. herkes koyduğunun karşılığını alır. can yakmaz böylesi. günümüz aşklarının belki de tamamına yakını bu gruba girer. adam cüzdanını koyar ortaya, kadın bedenini. kimse kimseye köleleik etmez burada, kimse kimsenin canının yongası da olmaz. çünki erkeğin cüzdanıyla kendine başka bir aşk bulma, kadının da bedeniyle kendine başka bir sahip bula lüksü vardır aşkın böylesinde.
© copyright 2005 - 2026