bugün

/636
ağzını yakar. bir daha yakmaması için daha dikkatli davranırsın. tekrar seni bulduğunda dikkat ettiğin derecede bütün vücudunu yakar.
Kaçanı kovalıyorsan bir "heves", açanı kovalıyorsan "zevk" uğrunda koşuyorsun. ancak ağzına sıçanı kovalıyorsan "'aşıksın"'.
Bir türlü bulunamayan adres.
para verip kuş kafesi alıp onun içine hapsolmak... tek yaşayacağını bile bile hem de.
adamı inletir de söyletir de. uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. teşekkür ederim.
aşk, o'nu görmediğin bütün bir gün o'nu hayal etmek, keşke karşımda olsa da gözlerimi hiç ayırmadan baksam demek, karşında olduğunda ise gözlerinin içine bakamamak, orada başkalarını görmekten korkmaktır..
çeşitli nörokimyasalar aktiviteler, reaksiyonlar ve hormonal denge değişimleri sonucu oluşan duygu. abartlımasının sebebi evrimin bir çeşit oyunudur daha modern bir toplum daha teknik bir toplum ve daha samimiyetsiz duygular ve bu samimiyetsizliği bastırmaya çalışan aşıklar maşuklar vesaireler.
herkesin zamanında ya da şimdi hastası olduğu bir ünlü mutlaka vardır. scarlet, mia farrow, gülşen bubikoğlu, aydan şener,norah jones, kate winslet... uzar gider bu. kadınlar da kendilerine göre yapsınlar listelerini.

şöyle söyleyim o ünlü çıkıp gelse; siz, sevgiliniz kim olursa olsun; bırakıp onu tercih edersiniz. böyle biri her insanın zihninde vardır.

peki bir kızı sırf bu ünlü için reddettiğiniz oldu mu? 'kusura bakma ama ben mia farrow u seviyorum. her ne kadar onun benden haberi olmasa da ölene kadar onu bekleyeceğim'. hiç böyle dediğiniz oldu mu? olmadı di mi?

o zaman şöyle diyoruz gencolar:
'demek ki aşk elindekiyle yetinmekmiş.'

buradan aslında aşkın olmadığı yorumu da gayet rahat çıkabilir.
--spoiler--
"Birbirimiz için yanlış kişiler olduğumuzu söyleme. Biz başka hiç kimse için doğru kişiler değiliz."
--spoiler--
(bkz: katy perry)
aşk nedensiz sevmekmiş.
ulan lanet olsun arkadaş. beni bir doğru zamanda bulamadı, yeter lan istemiyorum seni.
kalbini açıp bir çiçek gibi döllenmeyi beklerken, içine şehrin kanalizasyonunun aktığını fark etmektir.
üzerinize oturan filin sizi öldürmemesi durumu.
dertlerin en güzelidir, keşke en büyük derdimiz olsa aşk...
acıdır.
özlemektir.
mide bulantısıdır.*
cehennem bekçisi sorar ;
-bu ne yapmış ?
-öldürmüş .
-atın ateşe yansın !
-bu ne yapmış ?
-kesmiş .
-atın ateşe yansın !
-eee bu ne yapmış ?
-sevmiş .
-ßırakın o zaten yanmış ..
piyasada artık ısmarlama olan türleri mevcut lakin siz her daim orijinal olanına başvurun. tükeniyor diye de korkmayın sakın! ne diyor şarkıda hem? "aşk hiç biter mi?" öyle lan, hakikaten de öyle. tabi aşk anlayışınız bir araya geldiğiniz her vakit yiyişmekten ibaret değilse..

vay efendim işte midende kelebekler uçuşuyorsa, her şeyi toz pembe görüyorsan aşıksındır mantığı da yanlış. standardı olan bir hadise değil ki bu. evet bunlar kalender olan yan etkileri ama her üç kişiden ikisinde de görülmüyor. e o zaman bizim elemanımız aşık olmamış mı oluyor? (evet sizin için araştırdım bizzat) demek istedğim, o da değil aşk. yani aslında aşk herhangi bir şey değil ki. sanalı, yanalı, gerçeği, imkansızı, boyu posu, kilosu, zoru, ölümsüzü, zengini, fakiri, pembeleşinceye kadar kavrulmuşu, kısası, uzunu yok. önüne gelen tüm sıfatları sıfırla çarpacak kadar küstah bu meret. sadece bünyenize zerk ediyorsunuz, nasıl etkiler yaratacağını bilmeden hem de.

velhasıl-ı kelam, taklitlerinden sakının efendim. yoksa sadece kendinizi kandırmış olursunuz. zaten dört bi'yanımız sahteliklerle doluyken en azından aşkın sadece "aşk" olduğunu bilerek yaşayın. ya da ne bileyim ben, en yakın sağlık kuruluşuna felan başvurun.
aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.

evet aşk bir dertdir. ama dertlerin en güzelidir. bu yüzden fuzuli aşk derdiyle iyiyim. bana dokunma doktor demiştir.

mecnunu düştüğü karasevdadan kurtarmak için kabe ye götürür ve dua etmesini isterler. işte fuzuli burada mecnunu şöyle konuşturmuştur:

yâ rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni
bir dem bela-yı aşktan kılma cüdâ beni

günümüz türkçesiyle nesre çevirirsek;

ey allahım, beni aşk denen bela ile içli dışlı kıl ve bu beladan beni bir an bile uzak kılma.
isalle bağdaştırabilirim. şöyle ki;ikiside çaresizliğe sürüklüyor. ayrılan noktaları ise isalde mutlu son aşkta vazgeçilmez lanet son.
Hayatta iki kör tanıyorum ; birincisi senden başkasını görmeyen ben, ikincisi beni göremeyen sen...

en güzel aşk, karşılıksız olandır.
aşk için en güzel sözlerden birini musa eroğlu türküsünde söylemiştir; ''aşk kağıda yazılmıyor''
kendine eziyet etmenin karizmatik adı... *
yahut tensel arzuları tatmin yolunun adı şimdilerde!
sertab erener'in yunanlı bir sanatçıyla yaptığı düet şarkısının ismidir.Aşk/Fos.
gözlerine bakamamak. *
© copyright 2005 - 2026