bugün

/636
bir hayvan olsa, ancak kelebek olabilirdi.

pır pır, uçarı, rengarek, ele avuca sığmayan, hergüzel şey gibi çabuk ölen ve belki de hiç bulunayamayan.
en masum günahtır.
konuşamamakdır ve belkide insanın çaresiz kaldığı anlardan biride olabilir.
(bkz: aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık)
big smile in your face
''Size hiç romantikliğe kapılmadan güvenceleyebilirim ki tepeden tırnağa ve bütün ciddiliğimle aşığım'' der Marks bir yazısının başında...
entry girelerek anlatılamayaca bir şey. yaşayan bilir. acı tatlı her şeyi içinde barındıran muhteşem duygu..
bazı kapılara dayanır da ayrılmaz, bazı kapıları ise uzun süre çalmaz, insanla oynamayı seven sinsi ve heyecan verici bir olgudur.
ders çalışmaktan fırsat bulamadığım duygu. (bkz: kpss canavarı)
insanı dengesize çeviren duyguların ilahı.
bir yerden sonra insan aşka inancını kaybediyor. eskiden de inanmıyordun zaten, ama bir gün birisi geldi, tüm ezberlerini bozdu. açtın kapıları, sonuna kadar.

sonra aylar geçti, tahta kapıları da kaldırdın hatta. hep böyle gidecek sandın. sonra bir gün geldi, kendi ellerinle kaldırdığın kapılardan geçti, gitti.

arkasına bakmadı. çünkü bakarsa geri döneceğini biliyordu.

ertesi gün bir kapıcı çağırdın, bu sefer çelikten yaptırdın kapıyı. hatta kapıyı yapana söyledin, çıkarken kapıyı dışarıdan kilitledi. içeriden de dışarıdan da açılmıyor kapı.

gün gelse, bilsen ki doğru insan geldi kapına, o geldi, açma imkanın yok. arada o kapı bulunarak nasıl yaşarsan yaşa aşkı.
seviyorum bunu. o benden korkup kaçıyor da ben seviyorum onu. birbirimizi anlamadıkça daha da çok seviyorum. seviyorum da ben de korkuyorum galiba artık bundan. aklıma gelmesinden bile korkuyorum.

şimdi ben de kaçıyorum da umarım aynı yöne doğru kaçmıyorduruz. beklenmedik bi anda bunla karşılaşmak kötü olur diye düşündüm.

uzak olabilidiğim kadar uzak olmam gerek bundan. görmemek için her şeyi yapmam gerek. umarım bu sikik hayatım bu konuda bana güler bu konuda.
"kaybediyordum kendimi. bunun bilincinde olmaktı aşk. bilinçli bir kayıp, kayıplı bir bilinç ve aklımı yok sayıp beynime yerleşen aşk."

kahraman tazeoğlu
yeni alınan siyah montun koluna değen sigaranın yanığıdır. *
birini sikebilmek için ihtiyaç duyulan masum bahane.
En masum gülücügü günün...
mumla aranılandır. Öylesine aranır ve bulunamaz ki ona olan inanç kaybedilmeye başlamıştır.
Öldüğüm gün bile gelsen
Bütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutup
Çocuklar gibi sevineceğim.
sevgilimle aramda olandır. 3 yıldır sürekli artan.

edit: eksileyen arkadaş. çatla kıskançlıktan aq.
Hayatın tüm pisliğine, akıcılığına ve yapışkanlığına dur diyebilen yegane duygu.

Üşümek yok, korkmak yok, yılmak, düşünmek yok. Duymak yok, hissetmek yok, onun dışındakileri görmek yok. Biteceğini bile bile durmak yok.

En keyiflisi de kısa yolculuklarda yaşananları oluyor sanki. yüksek miktarda "aşk" zerk edilirken damarlarınıza, bir yandan da işe, gideceğiniz yere geç kalma korkusunu yaşıyorsunuz. Yaşarken de bir umut beliriveriyor.

"belki aynı durakta ineriz"

Olmuyor çoğu kez, sizden önce iniyor yahut siz ondan önce iniyorsunuz. Mevsim de cam buğusuna müsait, elinizle siliyorsun buğuyu, yahut o siliyor. el sallamak gibi, bir tür veda ritüeli.

Acelece bir yere saati not etmeye çalışıyorsunuz, yahut "unutmam ki" diyerek güven yüklüyorsunuz kendinize ve unutuyorsunuz yazdığınız notu, beyin hücrelerinizdeki izi.

Yüksek dozda alınan aşkın etkisi çabuk geçiyor.
"Sevginin bedeli ölmekse bir bak gözlerime ölmez mi bu deli
Aşıkmışım geçermiş yalan bir bak gözlerime geçecek gibi mi? "
bir denklem gibidir aşk, x i ve değerleri olan bir denklem. bilinmeze x denir her denklemin olmazsa olmasıdır, amacı bütün değerlerden uzak kalmak olan bir değerdir yapmazsa yanındakiler kendi değerini düşürecektir yaparsa yalnızdır işte. ve bir de o değerleri veren vardır ki, o denklemi çözen işte o hepten yalnızdır.
şey.
ı ı ı ı?
Diyorsun ki; "ben sana gönlümü verdim."
iyi de gönül dediğin nedir ki ey sevgili?
Ben sana gönlümü vermem.
Çünkü gönül dediğin toprağa girince toz olur, toprak olur.
"Ben sana ruhumu veririm. Çünkü ruhum sende sonsuzluk olur..."
hangi aşk mümkündür aşığı öldürmeden
her aşk her şiir
ardından uzun uzun bakılan adı bilinmedik sevgilerden
küskün omuzlu terkedilmişliklerden,
perspektifinde hep bir sokak taşıyan
o sessiz
o faili meçhul cinayetlerden
mürekkep lekesi miras
resim altı sözcüklerden
aşk mümkün olsa idi ahh, aşığı öldürmeden

haracı ödenmeden
bırakır mı yakamı
bir suretten, bir şiirden, bir hüzünden
ak kağıda düşürülmüş
imzasını görmeden

bırakmazlar yakamı, bilirim, ben ölmeden

murathan mungan
Aşktan mutluluk, güvenlik beklerler,
halbuki aşk son zerresine kadar kendini vermektir,
ruhundaki son zerreye kadar sevdiğin olmak istemektir,
onun içinde eriyecek kadar sevmek, kendinden kopmak demektir.

işte ben aşk derken böyle bir aşktan bahsediyorum, ölmekten
bahsediyorum.

Var mı O'nun aşkıyla ölmeye cesareti olan?

Şems i Tebrizi
© copyright 2005 - 2026