/636
tıp literatüründe bir zamanlar hastalık olarak geçen, beyinde bir takım kimyasal tepkimeler sonucunda ortaya çıkan hissedip hissedilebilecek en gerçek, en saf duygu.

Sertab'ın da şarkısı var;

ask kaç büyümden
ask dön ölümden
ask bir sebepten
gel gir dünyama
ask dön ölümden
bir sebepten
gir dünyama
gir dünyama
ask dön ölümden
geç tenimden
gel gir dünyama
gel artık sözüm sabrım kalmadı
beni duysana duysana duysana

gibisinden bir şey.
iran halısının üstündeki iğne gibidir.. gözünün önünde olsada bakar bakar göremezsin, fakat gün gelir bi yerine batar acıtır.
senelerdir anlayamadığım duygudur. her yerde, herkeste ayrı bir tanımı var bu aşkın. kimisi hoşlanmanın, kimisi beğenmenin, kimisi değer vermenin, kimileri alışkanlığın, kimileri de takıntının tanımıyla karıştırmış.
koskaca ömründe sadece bir defa aşık olur insanoğlu.
insan bi kere aşık olur...
* telefon açarken her çalma sesinde kalbinin yerinden çıkmasıdır.
* kokusunu beyne kazımaktır.
*yüzünde ki bütün çizgileri beyne kazımaktır.
*sevgilinin burnunda ki sümüğü iğrenmeden peçeteyle silmektir.
*beraber kahvaltı yapabilmek için sabah 6 dan 11 e kadar aç beklemektir.
*bulmaca çözerken yanlış yazsa bile üzülmesin diye ses çıkarmamaktır.
*her buluşma sonrasın da kızarmış bir yüzle eve dönmektir.
*eve dönülen gece ne yapıldı ne konuşuldu hatırlamamaktır.
oldum sanılan, ama kısır döngüden sonra, yerini normal yaşantıya bağlayan hissiyatlar bütününün olmayanı.
seksle sabittir.
uzun birşey olsa üç harfli olmazdı.
yoktur ve sarışınlar boktur.
aşk bu bünyeye gelsin varsın rezil olalım varsın heder olalım. yaşama amacısın aşk.
yoktur.
güzel bir duygu yaşanmalı, aşık olduğuma pişman değilim ama aşık olduğumu ona söylediğime vazgeçilmez oldugu izlenımını verdığıme duygularımı frenlemeyıp onu mutlu etmek için sevgımı fazlasıyla gösterdığıme çok pişmanım aşık olduğuma değil.
bir kadını ciddi ciddi öldürmeyi dü$ünmektir.
genelde sonu hüsran olan ve gidenin ardından yaşanan beyin .mcıklamasına verilen ad.
çükün dibindeki kıl adet sayısının sözlük karşılığıdır.*
(bkz: ütopya)
aşk; açılmayan telefonu aramaktan şarjının bitmesidir.
(bkz: aşk/@taffy2g)
Aşk; imkansızdır bazen bazense karşılıklıdır imkansızsa sonuna kadar beklersin beklersinde bi sonuca varmaz ki bu aşk unutmaya çalışırsın nasıl unutacaksın ki kaç ay veya haftadır aklını ona vermişsin şimdi nasıl toparlarsın ki kendini nasıl çıkarsın bu karmaşadan. depresyona girersin çıkamazsın tek çarel ölmek gibi gözükür artık aşık olduğun kişi intihar sebebin olur yaşamam sebebin olacağına pişman olursun aşık olduğuna
ah ulan aşk nasıl bir illetsin sen? istemiyorum, çok fazla acıttın canımı, ama yine de cevremde onca mutlu aşk yaşayan hala saf duygularını kaybetmemiş insanlar görünce diyorum ki, belki bana da bir gün gülersin, tüm korkullarımı üstümden atacak birini cıkarırsın karşıma.

aşk, mutluluğa inanmaktır.
dili yakan
burnu sızlatan
gözleri kör eden
kalbi kıran
bedende halsizlik uyuşukluk yapan
vücudun afedersin *mına koyan tuhaf bir şey..
ne güzel anlatmış ama.

--spoiler--

Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.

Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin... düşündün, şiirler yazdın. "Peki, o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki. Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası. Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
nazım hikmet

--spoiler--
"aşk bir vedayla başlar
hadi ne duruyorsun
vedalaş
kendinle"

haydar ergülen
bitmesi hiç istenmeyen lakin, ansızın biti-verendir.
© copyright 2005 - 2026