bugün
- tembel ve çalışmayan insan16
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- 1 saatte 10 bira içmek16
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlük kızlarının kombinleri20
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- velvet vs nervio19
- lahmacun3
- manyak olmaya karar verdim9
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması3
- mezarlıkları sevmek3
- ktç birader2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip3
- ioçk bak bi buraya2
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz5
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- skyhunter2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- türkiyeden siktirolup gitmek5
- velvet12
- şaka maka 2026 dünya kupasının bitmesi3
- nervio11
- hırt5
- slavko vincic15
- otomobile ek vergi5
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- aylık 550 milyar tl iyi para mıdır sorunsalı2
- otokar3
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- haber turk2
- yüksek seviye otomobile binmeye utanmak2
- kıbrıs barış harekatı3
- cunda adası3
- sevilince şımaran kızlar4
- teröriste o da insan demek4
- ispanya19
- blok33
- kadınların efendi erkek yerine katil tercihi4
- akşamları yürüyüşe çıkmak2
- yazık oldu yarınlara4
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- özgünlüğün faydasız olması5
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- vurgun yemek4
- tememda kenka nalaka10
- üniversite tercih edeceklere tavsiyeler3
- pahalılığın çaresi3
yeterince haşmetli.
aşk; en büyük iktidardır, hepimiz çok açız..
devrim.
sonuna kadar diyebilmektir.
yakalaması zor olandır. yakalamaya çalıştığın anlarda değerini bildiğin, yakaladığında yüzüne bakmadığın kalp illüzyonudur.
Sikmek istediğin kıza yapıcağın yavşaklık dönemi.
aşk düello değildir, düettir! *
sevgilinin çarpık bacaklarını düz görme enayiliği.
sevmek belkide yüreğini acıtan kişiyi kalbin kırılsada hep sevmişsindir çünkü onu aşıksındır
aşk bulutlara benzer. hani yağmur bulutu tüy bulutuna ulaşmayı ister de peşinden koşarken ağırlığından ötürü bir türlü tüy bulutuna ulaşamaz ya aşkta işte odur. asla ulaşılamayan hayatta.
(bkz: ufo)
aşk sevişebilmek için uydurulmuş bir bahanedir...
anlatılmaz yaşanır.
(bkz: blues)
mantıksızdır.
evet evet... bütün aşıklar. ben,zor da olsa kendime itiraf edebildim. siz de bilin artık. mantıksızdır.
seslendiğim kitle zaten karşılıklı birbirine aşık olan mutlu mesut kesim değildir sözlük. aşk acısı denen iyi mi kötü mü, ne bok olduğu belli olmayan duyguyu hisseden kesimdir burayı okuması gereken.
sabah kalktığımda ilk aklıma gelen o. yataktan kalkıp giyinmeme, dışarı çıkıp insanların arasına karışmama sebep o. "bugün göremeyeceğim" korkusuyla gözlerimin sürekli aradığı o. bir defa gördüğümde beni bütün günümü anlamlandıracak kadar mutlu eden ancak ulaşılmazlığıyla beni kazanlara atan o. gece uykuya dalmadan önce son düşündüğüm o. sabaha kadar rüyalarıma girip uykuda cenneti, uyanınca cehennemi yaşatan yine o.
daha ne kadar aşık olabilirim? aşk bu değil de ne?
böyle bir insana söylenecek en doğal en bariz iki kelime seni seviyorum değil midir? ama olay şu: 3 senedir arkadaşım olan bu insanı böyle sevdiğimi nasıl iddia edebiliyorum? üstelik bu kadar çok!
oturdum, kendimi tarttım, nasıl bu kadar çok seviyorum. ağzıma sıçmasına rağmen sürekli yanımda olmasını istiyorum çünkü, onun yanında olup, ona dokunamadığım halde onun yanımda olmasını istiyorum çünkü.
sordum kendime: "ne olursa ben bu acıdan kurtulurum?" diye. cevabı hemen buldum. en kısa zamanda yanıma gelse, tüm güzelliği ve masumiyetiyle "tamam artık çekinmiyorum ben çevremden, ortamdan. seninle birlikte olmak istiyorum." dese.
bu kadar!!! çünkü onun da beni sevdiğini biliyorum sözlük. ama neden böyle düşündüğünü anlayamıyorum bi türlü. niye o da seviyorken bana böyle işkence çektirdiğini anlayamıyorum...
soruyorum kendime "öyle değil mi lan?" diye. hemen cevap veriyorum sonra: "valla haklısın abi" diye.
yani çektiğim acının, uykusuzluklarımın ve bu durumun benden götürdüğü tüm diğer konuların boşa gittiğini görüyorum.
o halde bir sonuca varmak lazım.. ne yapmalıyım? daha doğrusu sana soruyorum ne yapmalısın? çünkü biliyorum bunu okuyacaksın hemen.*
cevap çok basit!! evet çok basit. sen de biliyosun ama, aması var işte.. niye hep bir ama var sözlük.. niye onun da beni sevdiğini bildiğim halde uykusuz geceler var. çünkü bunu bilip öyle değilmiş gibi yaşamak, beni sevdiğini bilmeden önce yaşamaktan çok daha zor...
aşığım ulan...
evet evet... bütün aşıklar. ben,zor da olsa kendime itiraf edebildim. siz de bilin artık. mantıksızdır.
seslendiğim kitle zaten karşılıklı birbirine aşık olan mutlu mesut kesim değildir sözlük. aşk acısı denen iyi mi kötü mü, ne bok olduğu belli olmayan duyguyu hisseden kesimdir burayı okuması gereken.
sabah kalktığımda ilk aklıma gelen o. yataktan kalkıp giyinmeme, dışarı çıkıp insanların arasına karışmama sebep o. "bugün göremeyeceğim" korkusuyla gözlerimin sürekli aradığı o. bir defa gördüğümde beni bütün günümü anlamlandıracak kadar mutlu eden ancak ulaşılmazlığıyla beni kazanlara atan o. gece uykuya dalmadan önce son düşündüğüm o. sabaha kadar rüyalarıma girip uykuda cenneti, uyanınca cehennemi yaşatan yine o.
daha ne kadar aşık olabilirim? aşk bu değil de ne?
böyle bir insana söylenecek en doğal en bariz iki kelime seni seviyorum değil midir? ama olay şu: 3 senedir arkadaşım olan bu insanı böyle sevdiğimi nasıl iddia edebiliyorum? üstelik bu kadar çok!
oturdum, kendimi tarttım, nasıl bu kadar çok seviyorum. ağzıma sıçmasına rağmen sürekli yanımda olmasını istiyorum çünkü, onun yanında olup, ona dokunamadığım halde onun yanımda olmasını istiyorum çünkü.
sordum kendime: "ne olursa ben bu acıdan kurtulurum?" diye. cevabı hemen buldum. en kısa zamanda yanıma gelse, tüm güzelliği ve masumiyetiyle "tamam artık çekinmiyorum ben çevremden, ortamdan. seninle birlikte olmak istiyorum." dese.
bu kadar!!! çünkü onun da beni sevdiğini biliyorum sözlük. ama neden böyle düşündüğünü anlayamıyorum bi türlü. niye o da seviyorken bana böyle işkence çektirdiğini anlayamıyorum...
soruyorum kendime "öyle değil mi lan?" diye. hemen cevap veriyorum sonra: "valla haklısın abi" diye.
yani çektiğim acının, uykusuzluklarımın ve bu durumun benden götürdüğü tüm diğer konuların boşa gittiğini görüyorum.
o halde bir sonuca varmak lazım.. ne yapmalıyım? daha doğrusu sana soruyorum ne yapmalısın? çünkü biliyorum bunu okuyacaksın hemen.*
cevap çok basit!! evet çok basit. sen de biliyosun ama, aması var işte.. niye hep bir ama var sözlük.. niye onun da beni sevdiğini bildiğim halde uykusuz geceler var. çünkü bunu bilip öyle değilmiş gibi yaşamak, beni sevdiğini bilmeden önce yaşamaktan çok daha zor...
aşığım ulan...
nefesini nefesine ruhunu ruhuna katmaktır aşk.
gece, gündüz onu yaşamaktır.
özlemek ellerini, sesini, nefesini...
ve bir elbisesi kadar olamadığın için şanssız hissetmektir.
sarılamadığın için göğsüne şöyle rahatça, boylu boyunca,
yakından hissedemediğin için üzülmektir kalbinin atışını.
kalbinin her senin için atışına bir öpücük konduramadığın için içerlemektir.
hani sevmek ne kelime, nasıl bir düş öyle!
yavan kalır.
karışabilmek ruhuna, kalbinin odasına girebilmek...
üstüne çekip aşkını huzurlu uykulara dalabilmek...
bir anda zamandan ,mekandan bağımsız sadece o olabilmek her hücrende...
aşk taşıdığın ruhun hakkını verebilmektir.
hissedebilmek bir insanı herşeyiyle...
önemsemeden nerden geldiğini ne yaptığını kokusunu içine çekebilmek...
resmine , bir kelimesine, seviyorum diyişine dünyaların senin olmasıdır.
aşk üç harften ötesidir...
her insanda şarkısını yeniden söyler...
gece, gündüz onu yaşamaktır.
özlemek ellerini, sesini, nefesini...
ve bir elbisesi kadar olamadığın için şanssız hissetmektir.
sarılamadığın için göğsüne şöyle rahatça, boylu boyunca,
yakından hissedemediğin için üzülmektir kalbinin atışını.
kalbinin her senin için atışına bir öpücük konduramadığın için içerlemektir.
hani sevmek ne kelime, nasıl bir düş öyle!
yavan kalır.
karışabilmek ruhuna, kalbinin odasına girebilmek...
üstüne çekip aşkını huzurlu uykulara dalabilmek...
bir anda zamandan ,mekandan bağımsız sadece o olabilmek her hücrende...
aşk taşıdığın ruhun hakkını verebilmektir.
hissedebilmek bir insanı herşeyiyle...
önemsemeden nerden geldiğini ne yaptığını kokusunu içine çekebilmek...
resmine , bir kelimesine, seviyorum diyişine dünyaların senin olmasıdır.
aşk üç harften ötesidir...
her insanda şarkısını yeniden söyler...
yagmurun damlasında güneşin ziyasında onu bulmaktır onsuz alemde onun olmaktır.bu sana nazlı yarim hasansahin.
aşk, umursuzca baktığım iki kömür gözdü, yandı gitti.
(bkz: kişiselle idare edecen artık)
(bkz: kişiselle idare edecen artık)
kavuşamamaktır.
aşk deyince akla ilk gelenlerden biridir aşk katili.
--spoiler--
aşk katili derler
benim geldiğim yerlerde sana
--spoiler--
--spoiler--
aşk katili derler
benim geldiğim yerlerde sana
--spoiler--
* sevmektir.
* paylaşmaktır.
* mutluluktur.
* özlemektir.
* sarılmaktır.
* öpüşmektir.
* küsmektir.
* özür dilemektir.
* barışmaktır.
* güvenmektir.
* kavgadır.
- ve çoğu zaman
* ayrılıktır.
* acıdır.
* paylaşmaktır.
* mutluluktur.
* özlemektir.
* sarılmaktır.
* öpüşmektir.
* küsmektir.
* özür dilemektir.
* barışmaktır.
* güvenmektir.
* kavgadır.
- ve çoğu zaman
* ayrılıktır.
* acıdır.
kadınların kendi sorumluluklarını erkeklere yüklemek ve toplumda daha güçlü olmak için tatlı sözcükler ve genelde ağlamaklı bir ifadeyle süsledikleri koca yalanın duygusal temeli.
Uzun süredir giymediğin pantolonun cebinden çıkan para gibidir. Çocukça mutlu eder. Kısa sürelidir.
olmayacağını bile bile ya olursa dediğin, belki bi gün başka bi yer başka bi zamanda olursa dediğin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar