/636
iranlı bir şair diyor ki,
"aşk'a uçarsan kanatların yanar."

bu soze cevaben hande yener diyor ki:

"Aşkın ateşi yakarmış ateşi
Duydunuz mu aşkın ateşini
Hangi ateşte yanmayı dilerdin
Pişmeyene söyle ne denirdi?"

bir de bizden sanatci cikmaz diyorlar. kizardi dimi yuzunuz?
3 harfli, 2 kişilik şey. *
en mutlu göründüğünüz anda, aynada gördüğünüz gözlerin içindeki hüzündür. en sevilenin, en seven olmadığı durumlarda; ancak zihne çöreklenen ihtimallerin güzelleştirdiği bir hayattır.
Özel olmasının sebebi tanımının kişiden kişiye bu kadar değişmesidir. istediği kadar bilim adamları aşkın kimyasını araştıra dursun, ozanlar hissettiklerini şiirlere döksün, türküler dile gelsin, destanlar okunsun, masallara konu, resimlere tema olsun aşk, herkesin tanımını ve hissettikleri farklı olacaktır.
sevgiliye hitap şeklidir.
öyle sevilmiştir ki aşkın kendisi olmuştur adeta.
Temmuzlarda karlar yağdırır yüreğinize.
3 harf tek hece.
En ciddi konuda onun aklına gelmesi,salak salak sırıtmak ve insanların size aptal gözüyle bakma sebebidir.
yanılgı.
bir yerde şöyle bir söz görmüştüm.
"beğendiğiniz vucutlara hayalinizdeki ruhları koyup aşk sanıyorsunuz" diye sanırım bundan dolayıdır, sevgililerin birbirlerinin özelliklerini değiştirme çabaları, saçma kıskançlıkları, aldatmalar, yalanlar...
şimdi bu entrye bakıp birisi şöle diyicek, "hadi ordan sen hiç aşk yaşamamışsın" veya daha farklı olumsuz bi cümle önemli değil içeriği, ama söyleyen arkadaşlar madem aşka inanıyorsunuz, ozaman aşkın çok özel olduğunu ve insanın başına bir kere gelebileceğinide biliyorsunuz. peki bir düşünün hayatınızda kaç kere aşık oldunuz, yada yazarın deyimiyle kaç kere beden değiştirdi hayalinizdeki ruhlar. güzel bir kız veya yakışıklı bir erkek görünce kalbinizin atması aşk değildir, hoşlanmaktır, birisine sırf çok iyi diye aşık olduğunuzu zannediyorsanız oda aşk değil, sadakattir. herkes sevgilisinin beğenmediği yönleri için şu sözleri kullanıyor "beğenmiyorum o huyunu ama O'nu sevdiğim için katlanıyorum" evet katlanmak. eğer aşıksan birisine onun tamamına aşıksındır, ona katlanmazsın. eğer birşeye katlandığını düşünüyorsan günün birinde sabrının biticeğini de düşünmelisin. neyse boka sarıyo uzadıkça kısaca aşk böyle her hafta, her ay veya her yıl yeni birisinden hoşlanmak değildir, sevgide aşk değildir herkesi sevebilirsiniz, karısını aldatan adamda hem karısını hemde metresini seviyor. kısacası aşk okadar da basit birşey değil.
aşk. bu işte anlatılmıyor, tanımını gizli tutuyor hep. bir gün umut oluyor diğer gün karın ağrısı ama bir şey var ki; tarifsiz bir doyum yaşatıyor insana. yaşanılan her şeye kucak açmayı, bacaklardaki dermanı hep o sağlıyor. ayaktaysan ona borçlusun en çok. sana aşkı göstermenin türlü türlü yolu var esasında, ama ben biraz gizli olsun istiyorum. bulabildin mi aşkı kelimelerde?

kızıyorum en büyük aşkların hep en acılılılardan olmalarına ama zoru başarmak da o oluyor hani. yani çok mutlu bir çiftin, aşklarını dolu dizgin yaşamaları normal de, var olan onca engele rağmen gönülleri bir olanlar daha bir kutsal sanki.

tanımını gizli tutuyor dedim ya. bulabildin mi aşkı kelimelerde?
(bkz: aşk ölmüş)
fıkradır!

genç kız annesine sorar:
- "anne aşk nasıl bir şey?"
- "aşk mı? şey... aşk şöyle bir şeydir kızım... hani mesela çok zengin ve yakışıklı bir adama rastlarsın, seni venedik'e götürür, dönüşte sana güzel bir araba alır, bir daire alır, elmas gerdanlıklar, altın yüzükler hediye eder, mutluluktan uçarsın adeta, işte aşk böyle bir şeydir kızım..."
- "ama anne, peki o heyecanlar, güzel duygular, kalbin küt küt çarpması, ilk buluşma, ilk öpücük... bunlar yok mu?"
- "ha onlar mı? kızım onlar seni bedavaya getirmek için meteliksiz komünistlerin uydurduğu şeylerdir, aldırma..."
beklentidir, sabırdır, korumaktır, sorumluluktur, mizahtır, şehvettir, teslimiyettir, mutluluktur, sıcaklıktır, düşlerin gerçek olmasıdır, derstir, uyumdur, yakınlıktır ama aynı zamanda yalnızlıktır.
sonradan pişman oluyor isen o yaşadığın aşk değildir diyor adam. sonradan söylediğine pişman olmadıysa tabi.
dünyanızın ters dönmesini istemiyorsanız, ki istemiyorsunuzdur herhalde, -yoksa mazoşist bir grup mu var lan aranızda !- uzak durun bu meretten.
aşk olağanüstü bir şeydir; siz bile kendinizi sevemiyorken, bir başkası sizi sever... fransız atasözü
aşk mantığın devre dışı kalmasıdır.o kadar ki bir zamanlar zart zart atıp büyük konuştuğun lafların hepsini yutturabilecek kadar....
özlem çekmektir.
dünyadaki en anlamlı gözlerin ona ait olmasıdır.
onunla anlamlı olduğunu sanmaktır.
yada hayır tabii ki, onunla ne kadar anlamlı isen, bu aşık mevcudiyetinle kendini o kadar anlamsız algılamak.
sen yoksun o var...
eğer o yoksa da mey var.
(bkz: hayyam bu gece bana mı uğradı nedir)
bir insanı bulunmaz hint kumaşı sanmanızla hıyarın teki olduğunu anlamanız arasında geçen süredir.
kibrit ateşinin başlangıçı gibi hiç sönmeyecekmişçesine alevlenen fakat bir süre sonra gitgide azalan ve geriye sadece eğri büğürü kapkara korun kaldığı cezadır.
kocaman bir yalandır. gerçek olan 3 şey vardır. sevgi, saygı ve seks
uğruna sayısız şarkılar yapılmış,şiirler yazılmış,bir türlü karşılığını alamadığım duygu.
zamanla vazgeçilen kavram...

uzak durmam lazım. hep merak eden, arayan taraf ben oluyorum.

vazgeçtim, istemiyorum. ot gibi yaşiim ben en iyisi, en azından acı yok, keder yok...
© copyright 2005 - 2026