bugün

/636
artık strateji oyunları gibi yaşanıyor. varlığı veya yokluğu konusunda kafa yoracak değilim. zira aşk kafa işi değil. aşk yürek işi. yüreğimi yoruyorum her dem. kalbimi, ruhumu...
yetişeceğim, yetişebileceğim koca bir hayat var. ne seks umrumda ne de libidom. ben, kafamı göğsüne koyduğum kadınımın kokusunu içime çekip de huzuru tadamayacaksam, neye yarar ereksiyonlarım, orgazmlarım.

aşk var mı ya da yok mu diye kafa yormayacağım. zira aşk yürek işi. ben kafamı ve kafamın içerisindeki aklı kaldırıp attım ilk aşık olduğum gün. o gün bu gündür deliyim.
aşk okyanus gibidir.
derin, sessiz.
sen kıyıdaki bir deniz fenerisin, aşk sana sonsuz görünür.
ucu bucağı yok..
kapladığın 4metre karelik alanla ne kadar uzağı aydınlatabilirsin ki..
önünü aydınlat, neye yararki : yol gösterirsin..
ama hiç bi zaman yaptığın çağrıya rağmen sana gelceğinin garantisi yoktur.
okyanus gibi sonsuz...
aklımızın bize oynadığı büyük bir yalandır.
aşk:bungee jumpıng yaparken ipin koptuğunu hissettiğin,ilk 3-4 saniyelik ruh halidir.sonuçta çakılsanda
güzeldir...(ask bir günlükmü sevgililer gününü kutlamayın)!!!!
milyonlarca kişi varken dünyada, kalkıp sadece bir kişiye, başka kimseye hissedemeyeceğin şeyler hissetmektir. sadece bir kişi için hayatında hiç kullanmadığın sözcükler kurup, hiç dinlemediğin müzikler dinlemektir. bir kişi için herkesin karşısında tek durabilecek güçte olmaktır. elektirikler kesilince, -aslında karanlıktan korkmana rağmen- karanlıktan korkmamaktır.

kırılgandır aşk... korkak... çekingendir... bu yüzdendir kısa sürmesi... çünkü konu duygulara gelince her yiğidin harcı değildir yüksek sesle konuşmak... o yüzden tercih edilmeyendir aşk.
aşk "ışk"tan gelir..yani bir nevi ışıktır..Bu aşık olma halini her beden kaldırmaz.benim tanrımda benliğimde aşktır.aşk,ışk girmemiş beden ölüdür,cesettir...aşk her zaman bir erkek bir bayanın arasında olan bir durum değilki.insan sevgiside yanında gelir..ruhu yumuşatır.aşk yalandır diyenler içinde acil şifa diliyorum...umarım bendenlerine aşk nefesi üflenir ve canlanırsınız yoksa bir hayvandan farkımız olmaz...
aşk;öfkenin en yakın kankisi,kendinden vazgeçişin en hazin sonu ve bir tanrı yaratıp ona tapışın salak bir halidir.ha patates püresinden tanrı yapıp tapmıisın ha aşık olmuşşun.öyle saçma bir hal iste.
aşk bir hastalıktır. ah ne klişe bir giriş fakat gerçek bu..

bilirsiniz, hastalığa bi kere yakalandıktan sonra bağışıklık kazanmış olursunuz. tıpkı aşk olgusuda böyledir. rüzgar gibi geçer, gider.. aynı tadı diğerlerinden alamazsınız. ya da; en kötüsü tad bile alamaz hale gelir, aşık olamazsınız. hani derler ya hep; '' aşık olamıyorum '' falan.. bir türlü anlayamazlar oysa ki; aşk tadımlık bir mevzudur. hevesinizin kursağında kalmasıdır. aynı ritüeli başkasında yaşayamamaktır..
"kendine dikkat et tamam mı? lütfen.. " mesajıyla bir anda tüm dünyaya sahip olmaktır. ne olursa olsun sanki o varken her şey var, o yokken hiç bir şey yok gibi hissetmektir. duyguların içinizde hiç ummadığınız şekilde büyüdüğünü görmek ama en başta zaten böyle olacağını bilmektir. evde elinizde telefon aptal aptal sırıtarak dolaşmaktır. gecenin bir yarısı gelen mesajıyla uyanıp önce küfür etmek sonra da mutlu olmaktır. aşk bağımlılıktır.
olmayan.
tılsımı, zamanla yok olan büyü.
beşeri aşk
ilahi aşk
mesleki aşk vs. aşk birine bir nesneye duyulan enüne geçilmeyen kuvetli duygudur. ilahi olanı insanı yaratana yaklaştıran, yaratılışın manasını kavramamızı sağlayan en güzel duygudur ve aşkların en kutsalıdır. karşı cinse duyulansa karşılıklı olunca tadından doyulmayan mutlaka herkesin yaşaması gereken insanı insan yapan olgudur. aşk hayatın kendisidir.
kendini paylaşmaktır.
en tehlikeli üç harfli..
ne aşık olan aşkını anlatabilir ,
ne de aşık olmayan aşkı anlayabilir kelimeler kifayetsizdir bu üç harfe karşı...
ayn, sin, kaf'tır.
--spoiler--
Âh mine'l-aşk ve hâlâtihî
Ahrakat kalbî min harâratihî
--spoiler--

Aşktan ve onun yaşattıklarından neler çektim,
Kalbim onun hararetiyle yandı kavruldu.
tek hece yirmi dokuz harftir.
bile bile sefilliktir. sürünmek ve sürüklenmek için bir bahanedir...
ölüme iliştirilen nefes gibi sanki.
bir sebepten kana girendir.
" aşk , bir sebepten
gel gir kanıma" demiş sertab.
damardan girip, burundan gelendir, bazen...
yeri geldiğinde arkana bakmana gitmektir.
karşı cinsten hiç kimseyi göremeyecek, hiç kimseye bakamayacak kadar körleşirken; her baktığı suratta o'nu görecek kadar da pür dikkat kesilir aşık olan insanın gözleri.
tabii bu, aşkın insana yaşattığı tezatlardan sadece bir tanesi.
acı çekmenize ve ulaşamamanıza rağmen, ne olur bitmesin bu içimdeki şey diye yalvarmaktan hiç bahsetmiyorum bile..
bi mazoşist olmadığım kalmıştı, o da oldu.
ilk tattığın anki tadı hiç kaybetmezsen ölümsüz olabilecek duygu.
© copyright 2005 - 2026