6

  1. 876.
    türkiye'nin en ahlaklı adamlarından biriydi. kitaplığımda nesin vakfına ait eski edebiyat yıllıkları bulunur. okumaktan çok zevk alırım.

    bir de bazı akitci kafalar sevmez. kıytırık hocaları dinleyip küfür basarlar aziz nesin'e.

    diyanet: "babanın öz kızına şehvet duyması haram değil."
    aziz nesin: "öldüğümde beni ilkokulun bahçesine gömün, üzerimde çocuklar koşuşsun."

    dürüst olun hadi; küçük kızınızı aziz nesin'e mi yoksa o hocalara mı emanet ederdiniz?
    #37129434 :)
  2. 877.
    yıllar önce kurtuluşun formulünü vermiş değerli yazar.

    '' çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak yerine, dünyaya iyi çocuklar bırakırsak, sorun kendiliğinden çözülecek aslında.''
    #37140378 :)
  3. 878.
    adam 93 senesinde imam hatipliler devletin her yerine yerleşti, askeriye de yerleşecek başımıza çok büyük dertler açacak demişti doğru çıktı. saygılar büyük insan.
    #37140391 :)
  4. 879.
    ali nesin'in güzel babası, nesin vakfının kurucusu, sırf çocuklar üzerinde koşsun diye gizli saklı gömüldüğü bahçe ve şimdiki çocuklar harika'nın yazarı. onunla büyümek ne güzeldi...
    #37140456 :)
  5. 880.
    KiMiN VAR Ki

    Kimi bekliyorsun hala,
    Evinden kitaplarından uzakta mısın
    Arada bir telefon et kendine
    Kendine mektuplar yaz yanıt beklemeden
    Kartlar gönder kendine her gittiğin uzaklardan
    Sevgilim diye başlayıp öperim diye biten
    Senin senden başka kimin var ki arasın

    inince trenden ya da uçaktan yalnızlığın
    Sevinçle karşıla yanlızlığını garlarda, hava alanlarında
    Ayrılışlarda da sarılıp öpüş yanlızlığınla
    Ugurla kendi kendini dönüşsüz yolculuklara
    Bekle kendini uzak yolculuklardan dönersin diye
    Senin senden başka kimin var ki beklesin

    içki masalarında bir başına mısın
    Kendinleysen yetmelisin kendine
    Çoğaltıp yanlızlığını konuş bir çok kendinle
    Kaldır içki bardağını kendi şerefine
    Ağlaşarak gülüşerek tartışarak kendinle
    Senin senden başka kimin var ki bulasın

    Düşmanlarının saldırılarından yuvarlandıkça yerlere
    Tutup kendi saçlarından kaldır kendini
    Seni sana bildirecek kimsen yok başka kendinden
    Ölünce senin bile haberin olmayacak öldüğünden
    Haber ver kendine ki öldüğünü bilesin
    Kimin var ki senin sana öldüğünü söylesin

    Kendi kendinin hem konuğu hem ev sahibisin
    Zamanın varken ağırla kendini sarılıp öperek
    Biliyorsun nasıl olsa yakın o gelecek
    Kimileri diyecek
    Daha şimdiden sev kendini sev kendini SEVVVV
    Kimin var ki senin seni senden başka sevecek..
    #37211443 :)
  6. 881.
    laiklerin allahı.
    #37211540 :)
  7. 882.
    Tespitin dibini yapan üstad. Çomarsavar.
    #37211551 :)
  8. 883.
    "türkiye'nin %60'ı aptaldır!" tezini bir kez daha doğrulamıştır.
    #37215329 :)
  9. 884.
    ataist overrated bir yazardır.
    #37215345 :)
  10. 885.
    Ateist olsa da bazı konularda doğru söylemiştir.

    https://youtu.be/vZe7hgAmttI

    #37215458 :)
  11. 886.
    ateist olması birilerine fena halde batan kişidir. ne oldu lan yakamadınız diye içinizde mi kaldı? aziz nesin aydın biridir ve severim kendisini. dirisi gibi ölüsü de birileri kudurtmaya devam ediyor.
    adam olun akıllı olun lan!
    #37215465 :)
  12. 887.
    Bir roman yazdım. Üç ay geceli gündüzlü bu romana çalıştım. Dünyada herkes birbirini kandırır, yazar kısmı da kendi kendini kandırır.

    Başkalarına söylemeye utansam bile kendi kendime söyleyebilirim: Roman çok güzel oldu. Gazetelerden birine götürdüm.

    "Biz telif roman neşretmiyoruz" dediler.

    "Bir kere okuyun!"

    "Ne gereği var, halk telif roman sevmiyor."

    Bir kitapçıya götürdüm. Daha "Bir romanım var" der demez, "Biz yalnız tercüme romanlar basıyoruz" dedi.

    Başka birine götürdüm. O da, "Tercüme varsa getirin, telif roman satılmıyor" dedi.

    Nereye gittimse, hepsi birbirinin ağzına tükürmüş. Üç ay, ha babam ha, çalışıp büyük ümitlerle yazdığım roman, kimse görmeden cami kapısına bırakılacak günah çocuğu gibi elimde kaldı. O zaman aklıma geldi. Bizim arkadaşlar, kimi Fransızcadan, kimi Almancadan, kimi ingilizceden, italyancadan hikayeler aparıp Johnson'u Ahmet, Martha'yı Fatma yapıyorlar; sonra kendileri yazmış gibi hikayenin altına imzalarını çakıp dergilere veriyorlar. Ben niye sanki tersini yapmayayım?

    Oturdum, romanda ne kadar Türk adı varsa değiştirdim. Amerikan ismi koydum. Elime bir yerden de New York'un planını geçirdim. Romandaki yer adları da Amerikanca oldu. Şimdi sıra geldi, romanın yazarına; Mark Obrien diye bir de ortaya Amerikan yazarı çıkardım.

    "Yalnız çeviri roman yayımlıyoruz" diye beni tersyüz eden gazeteye romanı götürdüm. "Size Mark Obrien'den çevirdiğim bir roman getirdim" dedim.

    "Çok güzel. Kim bu Mark Obrien?"

    "Aaa! Bilmiyor musunuz? Ünlü Mark Obrien yahu! Kitapları bütün dünya dillerine çevrildi."

    Romanı okuma gereği bile görmediler; trink paraları sayıp aldılar. Yalnız bana, "Yazar ve eseri hakkında bir şeyler yaz" dediler.

    Sarıldım kaleme:

    "Mark Obrien'in son şaheseri: 'Struggle for Life'

    Amerika'yı yerinden oynatan bu eser bir ayda 4 milyon sattı. Bütün dünya dillerine çevrilen bu kıymetli roman, nihayet 'Hayat Kavgası' adıyla dilimize de çevrilmiştir."

    Mark Obrien efendiye bir de hal tercümesi şişirdim, sormayın. 18 çocuklu ailenin en küçük çocuğu. Babası Philadelphia'da bir çiftçi. Oğlunu papaz yapmak istiyor. Küçük Mark, daha 14 yaşında ilahiyat profesörünün kaba etine iğne batırıp mektepten kovulmak zekasını gösteriyor. Tıpkı birçok ünlü Amerikan yazarının hayatı gibi. Balıkçılık yapıyor. Hep bildiğiniz hikaye. Derken 40 yaşında ilk hikayesini "Let Us Kiss" dergisine gönderiyor. Dili, üslubu o kadar bozuk, anlamsız, saçma ki..

    Anlayacağınız, uzun bir hal tercümesi. Bizim roman bir tutunsun. Kitapçılar, "Aman şu Mark Obrien'den bir çeviri de bize yap!" diye peşime düştüler.

    Mark Obrien'den tam 18 roman çevirdim. Daha da ömrüm oldukça çevireceğim. iş bununla kalmadı. Hani ünlü polis hafiyesi Jack Lammer var ya. Kitabı herkesin elinde dolaşıyor. Ondan da 6 kitap çevirdim. Son günlerde işi ilerletmiştim. Hintçeden, Çinceden bile çeviriyordum.

    Bu gidişle bir zaman gelecek, Amerikan edebiyat tarihini yazacak olanlar, Türkçe romanları okumaya mecbur olacaklar. Benim de artık son umudum, Mark Obrien adıyla, Amerikan edebiyatında yer almak.

    Aziz Nesin, Çeviri roman.
    #37243375 :)
  13. 888.
    Değerini bilemediğimiz muhteşem yazardır.
    #37243396 :)
  14. 889.
    - Ne ölünün arkasından konuşulur, ne de gidenin. Çünkü ha ölmüştür, ha gitmiştir kalan için.
    Hala sıkılmadan okuduğum değerli Türk şiir, Öykü, tiyatro yazarı.
    #37296847 :)
  15. 890.
    Götlek bunağın tekiydi, kim lan o!
    #37296882 :)