bugün
- trabzon büyükşehir belediyesi22
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- kemalistler yunanistan'a defolsun3
- yoran insanların ortak özellikleri5
- hapisteki pkklıları affedilmesi2
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- çerçeve yasa3
- arkadaşlar çok acıktım3
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- kısa boylu olmak6
- 15 temmuz tiyatro mu7
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- bursa2
- arkadaşlar naber ya7
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- zarok tv2
- nickaltı perileri2
- bakın solcular2
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- kaç cm diye soran kuzen2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- velvet hanım ile kahve içmek7
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- sevgiliye hitap şekilleri6
- hanbelilik2
- batıl inançlar5
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- renault 9 broadway12
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- ezel2
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- futbol5
- mason greenwood10
- sturm graz6
- zara3
- yapmak istenip de yapılamayan şeyler3
- fenerbahçe6
- öğretmenlerin nöbeti5
- 37 yaşında ilk kez seks yapan konyalı2
- kırmızı kaka6
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil4
- 6 ağustos 2026 sigara zammı3
yatakta olan eylem
toplumca belirlenmiş ahlak kurallarına ters gelen,ahlak kurallarına uymayan,
utanç verici eksiklik durumu.
utanç verici eksiklik durumu.
ayıp yorgan altında olur.
diger davranıslar icin ayıp deniyorsa aslında cogu durumda (özellikle yasca aranızda fark olan insanların dedigi durumda) ne diye ayıp olsun ki denebilecek bir durum vardır ortada,zira bazı eskiden "ayıp" tabir edilen seyler günümüzde ayıplıgını yitirmistir.
bu durumla ilgili tartısmalar süregelmektedir.kimileri bunu yozlasma olarak adlandırırken kimileriyse modernlesme demeyi yeglemektedir!
diger davranıslar icin ayıp deniyorsa aslında cogu durumda (özellikle yasca aranızda fark olan insanların dedigi durumda) ne diye ayıp olsun ki denebilecek bir durum vardır ortada,zira bazı eskiden "ayıp" tabir edilen seyler günümüzde ayıplıgını yitirmistir.
bu durumla ilgili tartısmalar süregelmektedir.kimileri bunu yozlasma olarak adlandırırken kimileriyse modernlesme demeyi yeglemektedir!
demir demirkan şarkısı.
detaya girmeye gerek yok
hikaye çok basit
hepimizin başına gelmiştir bir defa
sebep aramaya gerek
sonuç ortada
gecenin akışında hesapsız bir sapma
ilk görüşte aşk uzun bir bekleme
kimya ten uyumum ışığında yemekle
mehtap şarap şiir şarkı
yanağımdan öptü gitti bay baay
ayıp ayıp çok ayıp
beni hiçe sayıp erken kaçmak
kayıp büyük kayıp
tüm geceyi bir kenara atıp
ayıp ayıp çok ayıp
beni hiçe sayıp yalnız yatmak
kayıp büyük kayıp
arkadaşmışız gibi yapıp
ayıp ayıp çok ayıp
destan yazmaya gerek yok
olay çok basit
ben fazla büyütmüşüm aklımda
ne var ne yoksa gösterip
birşey vermedin
okumuş olmalısın yazanı alnımda
detaya girmeye gerek yok
hikaye çok basit
hepimizin başına gelmiştir bir defa
sebep aramaya gerek
sonuç ortada
gecenin akışında hesapsız bir sapma
ilk görüşte aşk uzun bir bekleme
kimya ten uyumum ışığında yemekle
mehtap şarap şiir şarkı
yanağımdan öptü gitti bay baay
ayıp ayıp çok ayıp
beni hiçe sayıp erken kaçmak
kayıp büyük kayıp
tüm geceyi bir kenara atıp
ayıp ayıp çok ayıp
beni hiçe sayıp yalnız yatmak
kayıp büyük kayıp
arkadaşmışız gibi yapıp
ayıp ayıp çok ayıp
destan yazmaya gerek yok
olay çok basit
ben fazla büyütmüşüm aklımda
ne var ne yoksa gösterip
birşey vermedin
okumuş olmalısın yazanı alnımda
etik olmayan davranışlar,sözler silsilesi.
(bkz: çok ayıp)
(bkz: ayıp ettin ama)
Yapılmaması gereken eylemlerdir. Örneğin inatla sözlük kuralları aykırı entry girmek gibi. *
tek taraflı yapılmadığına ve karşılıklı gerçekleştirildiğine inandığım eylem.
korsan isimli albümden mükemmel bir zardanadam şarkısı.
şu da sözleri:
Ben doğmuşum, ölmüşüm, gerçekliğe gömülmüşüm.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen çok işe yaramışsın, bunu çok matah sanmışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
Ben hatalar yapmışım, şaşkın, aptal, safmışım.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen hiç yanılmamışsın, hiç pişman olmamışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
Ben müziğe sığınmışım, şişelere yaslanmışım.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen çok güzel yaşamışsın, yürekten yıkılmamışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
Ben incinmişim, kaçmışım, hüznüme sarılmışım
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen tasandan kaçmışsın, hep mış gibi yapmışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
şu da sözleri:
Ben doğmuşum, ölmüşüm, gerçekliğe gömülmüşüm.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen çok işe yaramışsın, bunu çok matah sanmışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
Ben hatalar yapmışım, şaşkın, aptal, safmışım.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen hiç yanılmamışsın, hiç pişman olmamışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
Ben müziğe sığınmışım, şişelere yaslanmışım.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen çok güzel yaşamışsın, yürekten yıkılmamışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
Ben incinmişim, kaçmışım, hüznüme sarılmışım
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen tasandan kaçmışsın, hep mış gibi yapmışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
ayıp yatakta olur diye "saçma" bir söz ile sıkca hatırlanan ahlaki olgu dışı davranış.
-ayıp diye tabir edilen cinsel birleşmenin/seks'in zaten yatakta(kapalı alanda) yapılması gerekir.
kaldı ki; aslında durum tam tersidir ve dışarda yani yatak dışında, açık alanda yapılması ayıptır.
-ayıp diye tabir edilen cinsel birleşmenin/seks'in zaten yatakta(kapalı alanda) yapılması gerekir.
kaldı ki; aslında durum tam tersidir ve dışarda yani yatak dışında, açık alanda yapılması ayıptır.
algılama şekline göre değişkenlik gösterebiliyor.
toplumun güncel kurallarına aykırı düşen ayrıca yüz kızartan eylem. yani sadece topluma ters olması yetmez utandırması da gerekir.
toplumların normlarına göre değişebilecek olgu.
burada olması teknik olarak mümkün olmayan şeydir.
kendini kaybedip toplum tarafından hoş görülmeyen davranışların yapılması durumudur. bilinçli de olabilir kasıtta içerebilir.
'konu komşu ne der sonra' sorusuyla devam eden kelimedir.
ayıp denen şeyler hep keyfimize karşı olan ve keyfimizin uydurduğu şeyler. herkes keyfe düşman bence, sonra keyfe keder diye bir deyiş üretmişiz millet olarak. keyfi korumak lazım, hayati tehlikede.
kişinin kendi belirleyemediği etrafı tarafından üstüne yapıştırılan konularda kendini gereksiz şekilde sorumlu hissetmesi hali.
tam karşılamasa da 'günah'la ilişkilendirilebilecek sözcük.
Problemleri çözme sorumlulukları sebebiyle "alim, hakim, ve hekime ayıp yoktur". Yaşananlar olduğu gibi anlatılmalıdır.
yorgan altında olan bir olay.
erkeklerin kırmızı pantolon giymesi.*
Ayıp; içine yerleştirildiğimiz şu düzende, içine konduğumuz hayatta tarih boyunca süregelmiş ve dini,sosyal nedenlerden ötürü insanların oluşturduğu kurallar çerçevesi.. Yani yaptığınız hatalardan ötürü her an yerin dibine geçiyorsanız, pişmanlık duyma sebebiniz aslında insanların düşünceleriyse ve bu size ölsem yada yerin dibine geçsem dedirtiyorsa bilmeden, nedeni bellidir ayıp.. Sokağa çıktığınızda kendinizi ferahlamış hissedersiniz, derin bir nefes alır ve hele de evdeki bir sıkıntıdan çıkmışsanız oh! dersiniz istemsiz.. Bu durumlarda kafanızı gökyüzüne kaldırın, bir kereliğine olsun bakmaktan vazgeçin ve görmeyi deneyin gökyüzündeki bulutlara yada mehtabın müthiş parıltısına bakmayın.. Aslında bir hapishanede olduğu gibi üstümüzün,sağımızın solumuzun kapandığını ve bir kapanda kısılı olduğumuzu fark ettiğinizde iki sonuç çıkarırsınız ve yine yaşadığınız ortamın kurallarına göre iki fikir oluşur kafanızda birinci sonuç acizsinizdir, ikinci sonuç kapatılmışsınızdır..
Bu iki sonuca göre iki fikir oluşur yine, kuralların etkisiyle birinci sonuca bağlı fikriniz Allahın ve aciziyetinizin büyüklüğü olurken ikinci sonuca bağlı fikrinizle birlikte Tanrıya karşı bir nefret oluşur.. Aslında her şey bize çook önce sorulmuş olmasına karşın yaratılmanızın sizin suçunuz olmadığını düşünür ve acı çekmeye başlarsınız..
Neden? Nasıl? Soruları boğmaya başlar.. Çevrenizdeki insanların kuralları dahilinde ayıplanıyorsanız ve aslında suçlarınızın nedenlerini açıklayamıyorsanız ve yine çevrenizdeki insanların düşüncelerinden kaçıyorsanız .. Önce nefes almakta güçlük çekersiniz, yavaş yavaş uykularınız kaçar, aklınıza geldikçe mideniz kasılır ve insanların yüzlerinden kaçarsınız, mideniz bulanmaya ve acı çekmeye başlarsınız.. Ölüm.. Tek ve köklü kurtuluştur artık.. Gözlerinizi her kapadığınızda farklı yollarla ölüyor bulursunuz kendinizi.. Ama özgürlüğünüze düşkünseniz en güzel ölüm şekli yüksek bir yerden boşluğa bırakmaktır kendinizi (aslında sonucu acı vermese ne güzel ölüm şekli.)..
Önce tepeden bakıyorsunuz yere.. Ne kadarda yüksek.. Bir o kadar da muazzam. Bir kask takmak en güzelidir kimse beyninin patlamasını istemez bir karpuz gibi- diğer şekli pek hoş olmaz.. Bıraktığınızda kendinizi sonsuz kadar huzurlu salise kadar hızlı boşluğa.. Yüreğiniz bir hop eder, uzun bir sıçramadır bu.. O ayıplandığınız zamanda böyle hop etmişti yüreğiniz hatırlıyorsunuz değil mi??
Aşağı doğru verdiğiniz yolculukta pişmanlık, özgürlük,mutluluk,özlem,hüzün,korku,acı, ve inanmışlık.. Tüm duygular yaşlanır yüreğinizde..
Ağlamamalı mı insan artık?
Öleceğini bile bile hatalarını silebilir mi insan..
Hayatını yaşanmaz hale mi getirmeli yoksa çevresindekilerin yaşamının bozulmaması için boyun mu eğmeli..
Bu ayıp diye adlandırılan kurallar birliğinin sardığı halatı boynunuza takıp mı dolanmalısınız yoksa bu iplerden birini olsun kesip mutlu mu hissetmelisiniz..
Yada mutlu hissetmeye cesaretiniz var mı??
Bu kuralları yıkmaya yada gerçekten oradan atlamaya cesaretiniz var mı?
Bu iki mutluluktan birini yaşamayı seçebilir misiniz?
Yoksa siz O ayıp severlerden misiniz?
Hayat size güzel olmalı sizin fikrinizce...
Bu iki sonuca göre iki fikir oluşur yine, kuralların etkisiyle birinci sonuca bağlı fikriniz Allahın ve aciziyetinizin büyüklüğü olurken ikinci sonuca bağlı fikrinizle birlikte Tanrıya karşı bir nefret oluşur.. Aslında her şey bize çook önce sorulmuş olmasına karşın yaratılmanızın sizin suçunuz olmadığını düşünür ve acı çekmeye başlarsınız..
Neden? Nasıl? Soruları boğmaya başlar.. Çevrenizdeki insanların kuralları dahilinde ayıplanıyorsanız ve aslında suçlarınızın nedenlerini açıklayamıyorsanız ve yine çevrenizdeki insanların düşüncelerinden kaçıyorsanız .. Önce nefes almakta güçlük çekersiniz, yavaş yavaş uykularınız kaçar, aklınıza geldikçe mideniz kasılır ve insanların yüzlerinden kaçarsınız, mideniz bulanmaya ve acı çekmeye başlarsınız.. Ölüm.. Tek ve köklü kurtuluştur artık.. Gözlerinizi her kapadığınızda farklı yollarla ölüyor bulursunuz kendinizi.. Ama özgürlüğünüze düşkünseniz en güzel ölüm şekli yüksek bir yerden boşluğa bırakmaktır kendinizi (aslında sonucu acı vermese ne güzel ölüm şekli.)..
Önce tepeden bakıyorsunuz yere.. Ne kadarda yüksek.. Bir o kadar da muazzam. Bir kask takmak en güzelidir kimse beyninin patlamasını istemez bir karpuz gibi- diğer şekli pek hoş olmaz.. Bıraktığınızda kendinizi sonsuz kadar huzurlu salise kadar hızlı boşluğa.. Yüreğiniz bir hop eder, uzun bir sıçramadır bu.. O ayıplandığınız zamanda böyle hop etmişti yüreğiniz hatırlıyorsunuz değil mi??
Aşağı doğru verdiğiniz yolculukta pişmanlık, özgürlük,mutluluk,özlem,hüzün,korku,acı, ve inanmışlık.. Tüm duygular yaşlanır yüreğinizde..
Ağlamamalı mı insan artık?
Öleceğini bile bile hatalarını silebilir mi insan..
Hayatını yaşanmaz hale mi getirmeli yoksa çevresindekilerin yaşamının bozulmaması için boyun mu eğmeli..
Bu ayıp diye adlandırılan kurallar birliğinin sardığı halatı boynunuza takıp mı dolanmalısınız yoksa bu iplerden birini olsun kesip mutlu mu hissetmelisiniz..
Yada mutlu hissetmeye cesaretiniz var mı??
Bu kuralları yıkmaya yada gerçekten oradan atlamaya cesaretiniz var mı?
Bu iki mutluluktan birini yaşamayı seçebilir misiniz?
Yoksa siz O ayıp severlerden misiniz?
Hayat size güzel olmalı sizin fikrinizce...
Gündemdeki Haberler