bugün
- sözlük kızlarının kekleri9
- ölümden korkuyor musunuz17
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak6
- biraderdir birader yazarlar4
- yesene beni diyen kız5
- keki haddinden fazla kabaran kadın3
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- ben basit bir insanım5
- bara giden erkeğin asıl amacı10
- sözlükte ne değişti6
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek6
- zalbert ramstein8
- flört etmeyen liberter öğretmen4
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- intihar düşüncesi6
- aşk6
- cumartesi kahvaltısı5
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- vombatların kakasının küp şeklinde olması2
- yahudi düşmanlığı3
- evliliği zorlaştırmak3
- hava su ateş toprak3
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- benim babamın siki kutu kola gibidir3
- uludağ itiraf17
- queen feristah15
- anneanne3
- bugün ne oldu6
- idealizm vs materyalizm2
- insan olmaya ceyrek kala11
- iki yapay zekanın sohbeti2
- at eti yiyen gay2
- bir kadından hoşlanmak4
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- hafızayı sildirmek7
- bir bela geliyor28
- yazarların cuma akşamı planları4
- sevgiliyle kavga etmeyi özlemek2
- fusya semsiyeli yabanci20
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- gocu39
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- işiniz gücünüz yok mu11
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- türkşad kunthan uçuk2
yatakta olan eylem
toplumca belirlenmiş ahlak kurallarına ters gelen,ahlak kurallarına uymayan,
utanç verici eksiklik durumu.
utanç verici eksiklik durumu.
ayıp yorgan altında olur.
diger davranıslar icin ayıp deniyorsa aslında cogu durumda (özellikle yasca aranızda fark olan insanların dedigi durumda) ne diye ayıp olsun ki denebilecek bir durum vardır ortada,zira bazı eskiden "ayıp" tabir edilen seyler günümüzde ayıplıgını yitirmistir.
bu durumla ilgili tartısmalar süregelmektedir.kimileri bunu yozlasma olarak adlandırırken kimileriyse modernlesme demeyi yeglemektedir!
diger davranıslar icin ayıp deniyorsa aslında cogu durumda (özellikle yasca aranızda fark olan insanların dedigi durumda) ne diye ayıp olsun ki denebilecek bir durum vardır ortada,zira bazı eskiden "ayıp" tabir edilen seyler günümüzde ayıplıgını yitirmistir.
bu durumla ilgili tartısmalar süregelmektedir.kimileri bunu yozlasma olarak adlandırırken kimileriyse modernlesme demeyi yeglemektedir!
demir demirkan şarkısı.
detaya girmeye gerek yok
hikaye çok basit
hepimizin başına gelmiştir bir defa
sebep aramaya gerek
sonuç ortada
gecenin akışında hesapsız bir sapma
ilk görüşte aşk uzun bir bekleme
kimya ten uyumum ışığında yemekle
mehtap şarap şiir şarkı
yanağımdan öptü gitti bay baay
ayıp ayıp çok ayıp
beni hiçe sayıp erken kaçmak
kayıp büyük kayıp
tüm geceyi bir kenara atıp
ayıp ayıp çok ayıp
beni hiçe sayıp yalnız yatmak
kayıp büyük kayıp
arkadaşmışız gibi yapıp
ayıp ayıp çok ayıp
destan yazmaya gerek yok
olay çok basit
ben fazla büyütmüşüm aklımda
ne var ne yoksa gösterip
birşey vermedin
okumuş olmalısın yazanı alnımda
detaya girmeye gerek yok
hikaye çok basit
hepimizin başına gelmiştir bir defa
sebep aramaya gerek
sonuç ortada
gecenin akışında hesapsız bir sapma
ilk görüşte aşk uzun bir bekleme
kimya ten uyumum ışığında yemekle
mehtap şarap şiir şarkı
yanağımdan öptü gitti bay baay
ayıp ayıp çok ayıp
beni hiçe sayıp erken kaçmak
kayıp büyük kayıp
tüm geceyi bir kenara atıp
ayıp ayıp çok ayıp
beni hiçe sayıp yalnız yatmak
kayıp büyük kayıp
arkadaşmışız gibi yapıp
ayıp ayıp çok ayıp
destan yazmaya gerek yok
olay çok basit
ben fazla büyütmüşüm aklımda
ne var ne yoksa gösterip
birşey vermedin
okumuş olmalısın yazanı alnımda
etik olmayan davranışlar,sözler silsilesi.
(bkz: çok ayıp)
(bkz: ayıp ettin ama)
Yapılmaması gereken eylemlerdir. Örneğin inatla sözlük kuralları aykırı entry girmek gibi. *
tek taraflı yapılmadığına ve karşılıklı gerçekleştirildiğine inandığım eylem.
korsan isimli albümden mükemmel bir zardanadam şarkısı.
şu da sözleri:
Ben doğmuşum, ölmüşüm, gerçekliğe gömülmüşüm.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen çok işe yaramışsın, bunu çok matah sanmışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
Ben hatalar yapmışım, şaşkın, aptal, safmışım.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen hiç yanılmamışsın, hiç pişman olmamışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
Ben müziğe sığınmışım, şişelere yaslanmışım.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen çok güzel yaşamışsın, yürekten yıkılmamışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
Ben incinmişim, kaçmışım, hüznüme sarılmışım
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen tasandan kaçmışsın, hep mış gibi yapmışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
şu da sözleri:
Ben doğmuşum, ölmüşüm, gerçekliğe gömülmüşüm.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen çok işe yaramışsın, bunu çok matah sanmışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
Ben hatalar yapmışım, şaşkın, aptal, safmışım.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen hiç yanılmamışsın, hiç pişman olmamışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
Ben müziğe sığınmışım, şişelere yaslanmışım.
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen çok güzel yaşamışsın, yürekten yıkılmamışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
Ben incinmişim, kaçmışım, hüznüme sarılmışım
Bu mu ayıp, bu mu ayıp?
Sen tasandan kaçmışsın, hep mış gibi yapmışsın.
Bu bir kayıp, bu bir kayıp.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
içinden düz, dıştan yuvarlak; kimin umrumda?
Dünya... dönmüyor; sarhoş... başı dönüyor.
ayıp yatakta olur diye "saçma" bir söz ile sıkca hatırlanan ahlaki olgu dışı davranış.
-ayıp diye tabir edilen cinsel birleşmenin/seks'in zaten yatakta(kapalı alanda) yapılması gerekir.
kaldı ki; aslında durum tam tersidir ve dışarda yani yatak dışında, açık alanda yapılması ayıptır.
-ayıp diye tabir edilen cinsel birleşmenin/seks'in zaten yatakta(kapalı alanda) yapılması gerekir.
kaldı ki; aslında durum tam tersidir ve dışarda yani yatak dışında, açık alanda yapılması ayıptır.
algılama şekline göre değişkenlik gösterebiliyor.
toplumun güncel kurallarına aykırı düşen ayrıca yüz kızartan eylem. yani sadece topluma ters olması yetmez utandırması da gerekir.
toplumların normlarına göre değişebilecek olgu.
burada olması teknik olarak mümkün olmayan şeydir.
kendini kaybedip toplum tarafından hoş görülmeyen davranışların yapılması durumudur. bilinçli de olabilir kasıtta içerebilir.
'konu komşu ne der sonra' sorusuyla devam eden kelimedir.
ayıp denen şeyler hep keyfimize karşı olan ve keyfimizin uydurduğu şeyler. herkes keyfe düşman bence, sonra keyfe keder diye bir deyiş üretmişiz millet olarak. keyfi korumak lazım, hayati tehlikede.
kişinin kendi belirleyemediği etrafı tarafından üstüne yapıştırılan konularda kendini gereksiz şekilde sorumlu hissetmesi hali.
tam karşılamasa da 'günah'la ilişkilendirilebilecek sözcük.
Problemleri çözme sorumlulukları sebebiyle "alim, hakim, ve hekime ayıp yoktur". Yaşananlar olduğu gibi anlatılmalıdır.
yorgan altında olan bir olay.
erkeklerin kırmızı pantolon giymesi.*
Ayıp; içine yerleştirildiğimiz şu düzende, içine konduğumuz hayatta tarih boyunca süregelmiş ve dini,sosyal nedenlerden ötürü insanların oluşturduğu kurallar çerçevesi.. Yani yaptığınız hatalardan ötürü her an yerin dibine geçiyorsanız, pişmanlık duyma sebebiniz aslında insanların düşünceleriyse ve bu size ölsem yada yerin dibine geçsem dedirtiyorsa bilmeden, nedeni bellidir ayıp.. Sokağa çıktığınızda kendinizi ferahlamış hissedersiniz, derin bir nefes alır ve hele de evdeki bir sıkıntıdan çıkmışsanız oh! dersiniz istemsiz.. Bu durumlarda kafanızı gökyüzüne kaldırın, bir kereliğine olsun bakmaktan vazgeçin ve görmeyi deneyin gökyüzündeki bulutlara yada mehtabın müthiş parıltısına bakmayın.. Aslında bir hapishanede olduğu gibi üstümüzün,sağımızın solumuzun kapandığını ve bir kapanda kısılı olduğumuzu fark ettiğinizde iki sonuç çıkarırsınız ve yine yaşadığınız ortamın kurallarına göre iki fikir oluşur kafanızda birinci sonuç acizsinizdir, ikinci sonuç kapatılmışsınızdır..
Bu iki sonuca göre iki fikir oluşur yine, kuralların etkisiyle birinci sonuca bağlı fikriniz Allahın ve aciziyetinizin büyüklüğü olurken ikinci sonuca bağlı fikrinizle birlikte Tanrıya karşı bir nefret oluşur.. Aslında her şey bize çook önce sorulmuş olmasına karşın yaratılmanızın sizin suçunuz olmadığını düşünür ve acı çekmeye başlarsınız..
Neden? Nasıl? Soruları boğmaya başlar.. Çevrenizdeki insanların kuralları dahilinde ayıplanıyorsanız ve aslında suçlarınızın nedenlerini açıklayamıyorsanız ve yine çevrenizdeki insanların düşüncelerinden kaçıyorsanız .. Önce nefes almakta güçlük çekersiniz, yavaş yavaş uykularınız kaçar, aklınıza geldikçe mideniz kasılır ve insanların yüzlerinden kaçarsınız, mideniz bulanmaya ve acı çekmeye başlarsınız.. Ölüm.. Tek ve köklü kurtuluştur artık.. Gözlerinizi her kapadığınızda farklı yollarla ölüyor bulursunuz kendinizi.. Ama özgürlüğünüze düşkünseniz en güzel ölüm şekli yüksek bir yerden boşluğa bırakmaktır kendinizi (aslında sonucu acı vermese ne güzel ölüm şekli.)..
Önce tepeden bakıyorsunuz yere.. Ne kadarda yüksek.. Bir o kadar da muazzam. Bir kask takmak en güzelidir kimse beyninin patlamasını istemez bir karpuz gibi- diğer şekli pek hoş olmaz.. Bıraktığınızda kendinizi sonsuz kadar huzurlu salise kadar hızlı boşluğa.. Yüreğiniz bir hop eder, uzun bir sıçramadır bu.. O ayıplandığınız zamanda böyle hop etmişti yüreğiniz hatırlıyorsunuz değil mi??
Aşağı doğru verdiğiniz yolculukta pişmanlık, özgürlük,mutluluk,özlem,hüzün,korku,acı, ve inanmışlık.. Tüm duygular yaşlanır yüreğinizde..
Ağlamamalı mı insan artık?
Öleceğini bile bile hatalarını silebilir mi insan..
Hayatını yaşanmaz hale mi getirmeli yoksa çevresindekilerin yaşamının bozulmaması için boyun mu eğmeli..
Bu ayıp diye adlandırılan kurallar birliğinin sardığı halatı boynunuza takıp mı dolanmalısınız yoksa bu iplerden birini olsun kesip mutlu mu hissetmelisiniz..
Yada mutlu hissetmeye cesaretiniz var mı??
Bu kuralları yıkmaya yada gerçekten oradan atlamaya cesaretiniz var mı?
Bu iki mutluluktan birini yaşamayı seçebilir misiniz?
Yoksa siz O ayıp severlerden misiniz?
Hayat size güzel olmalı sizin fikrinizce...
Bu iki sonuca göre iki fikir oluşur yine, kuralların etkisiyle birinci sonuca bağlı fikriniz Allahın ve aciziyetinizin büyüklüğü olurken ikinci sonuca bağlı fikrinizle birlikte Tanrıya karşı bir nefret oluşur.. Aslında her şey bize çook önce sorulmuş olmasına karşın yaratılmanızın sizin suçunuz olmadığını düşünür ve acı çekmeye başlarsınız..
Neden? Nasıl? Soruları boğmaya başlar.. Çevrenizdeki insanların kuralları dahilinde ayıplanıyorsanız ve aslında suçlarınızın nedenlerini açıklayamıyorsanız ve yine çevrenizdeki insanların düşüncelerinden kaçıyorsanız .. Önce nefes almakta güçlük çekersiniz, yavaş yavaş uykularınız kaçar, aklınıza geldikçe mideniz kasılır ve insanların yüzlerinden kaçarsınız, mideniz bulanmaya ve acı çekmeye başlarsınız.. Ölüm.. Tek ve köklü kurtuluştur artık.. Gözlerinizi her kapadığınızda farklı yollarla ölüyor bulursunuz kendinizi.. Ama özgürlüğünüze düşkünseniz en güzel ölüm şekli yüksek bir yerden boşluğa bırakmaktır kendinizi (aslında sonucu acı vermese ne güzel ölüm şekli.)..
Önce tepeden bakıyorsunuz yere.. Ne kadarda yüksek.. Bir o kadar da muazzam. Bir kask takmak en güzelidir kimse beyninin patlamasını istemez bir karpuz gibi- diğer şekli pek hoş olmaz.. Bıraktığınızda kendinizi sonsuz kadar huzurlu salise kadar hızlı boşluğa.. Yüreğiniz bir hop eder, uzun bir sıçramadır bu.. O ayıplandığınız zamanda böyle hop etmişti yüreğiniz hatırlıyorsunuz değil mi??
Aşağı doğru verdiğiniz yolculukta pişmanlık, özgürlük,mutluluk,özlem,hüzün,korku,acı, ve inanmışlık.. Tüm duygular yaşlanır yüreğinizde..
Ağlamamalı mı insan artık?
Öleceğini bile bile hatalarını silebilir mi insan..
Hayatını yaşanmaz hale mi getirmeli yoksa çevresindekilerin yaşamının bozulmaması için boyun mu eğmeli..
Bu ayıp diye adlandırılan kurallar birliğinin sardığı halatı boynunuza takıp mı dolanmalısınız yoksa bu iplerden birini olsun kesip mutlu mu hissetmelisiniz..
Yada mutlu hissetmeye cesaretiniz var mı??
Bu kuralları yıkmaya yada gerçekten oradan atlamaya cesaretiniz var mı?
Bu iki mutluluktan birini yaşamayı seçebilir misiniz?
Yoksa siz O ayıp severlerden misiniz?
Hayat size güzel olmalı sizin fikrinizce...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar