bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler6
- karınızı kucağınızda taşır mısınız13
- ismail kartal26
- pavli panayırı2
- yazarların beğendiği kadın tipleri6
- anın görüntüsü29
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası16
- haşlanmış yumurta3
- ona bir şey söyle4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- parasetamol2
- openai'ın yapay zekasının kontrolden çıkması3
- platon un mağara alegorisi8
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- karanlıkta bi şey var hissi9
- çorapların tek eşleşme sorunu2
- kiraz cicegi kolonyasi28
- sözlük sapıkları12
- birden akla gelen sözlüğü bırakma düşüncesi11
- hayatını garantiye almak isteyenlere tavsiyeler12
- silvermist'in mutfağına konuk olmak18
- am meme ve göt üçgenindeki favori organınız11
- eğer şansınız olsaydı kimleri diriltirdiniz7
- dünya iyi midir9
- sözlükte kavga olmayacak hissi13
- match sonrası ilk mesaj algoritması3
- fenerbahçe biraz sert biraz katı16
- flört11
- kızılay avm11
- 6668
- kendini çok önemli sanan yazar14
- jennifer lawrance8
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- yahudilerin hepsi iyi insan değil9
- ağır müslüm gürses sözleri9
- üstteki yazar hakkında bir tespit bırak5
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- fenerbahçe18
- isa mesih'in gelişini sevgiyle kucaklamak5
- deccal'in şu an yeryüzünde olma ihtimali6
- allah her şeyi kuşatmıştır7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı10
- üniversiteli eskort kadınlar10
- ağırlık kaldıramayan erkek8
- sözlükteki cinconluların göt olması5
- maddi dünyanın prensi şeytandır3
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz8
- ben troll üm7
film eleştirmeni değilim, baştan söyleyeyim.
bu film hakkında ilk entrymi ağustos'ta yazmıştım, heyecanla bekledim, ilk gün gittim izledim.
Muhteşem kadro, mekanlar, çekim kalitesi, müzikleri ve iyi oyunculukları ile ortalama üstü bir türk filmi, hatta ve hatta en üst sınıf diyebileceğimiz bir filmdi. kadro ve yönetmen ismiyle daha fazla beklenti yapsa da filmi izlerken keyif almak amaçtı. şimdi bile soundtrack'i duyduğumda filmden kareler aklıma geldikçe keyif alıyorum.
Bir de görüyorum ki, yok senaryo vasat yok sahneler vasat falan şeklinde eleştiren kişiler var. Senede ya da kaç senede böyle kalburüstü kadro ve filmler biraraya geliyor. Bir boku da beğenin amk. üstelik bu eleştirileri yapanların çoğunun da kolpaçino, kutsal damacana tarzı filmlerin de müptelası olduğunu düşünüyorum, ne de olsa filmden beklenti yok amk.
bu film hakkında ilk entrymi ağustos'ta yazmıştım, heyecanla bekledim, ilk gün gittim izledim.
Muhteşem kadro, mekanlar, çekim kalitesi, müzikleri ve iyi oyunculukları ile ortalama üstü bir türk filmi, hatta ve hatta en üst sınıf diyebileceğimiz bir filmdi. kadro ve yönetmen ismiyle daha fazla beklenti yapsa da filmi izlerken keyif almak amaçtı. şimdi bile soundtrack'i duyduğumda filmden kareler aklıma geldikçe keyif alıyorum.
Bir de görüyorum ki, yok senaryo vasat yok sahneler vasat falan şeklinde eleştiren kişiler var. Senede ya da kaç senede böyle kalburüstü kadro ve filmler biraraya geliyor. Bir boku da beğenin amk. üstelik bu eleştirileri yapanların çoğunun da kolpaçino, kutsal damacana tarzı filmlerin de müptelası olduğunu düşünüyorum, ne de olsa filmden beklenti yok amk.
Cem Yılmaz'ın en beğendiğim filmidir. Başarılı oyuncularıyla, orijinal senaryosuyla diğer filmlerin arasından sıyrılmayı başarmıştır.
güzel ama çok çok çok sığ bir konusu var filmin. baştan anlayanlar da var, o yataktaki hasta kızı görüp anlayanlar da var. polisiye gerilim arayanların adresi bence şu film olmalıdır: (bkz: primal fear) ya da türk malı olarak (bkz: ejder kapanı)
kötü kotarılmış kötü bir senaryo. iddalı kadro da filmi kurtaramamış.çok beğendim diyenler de kendilerine şunu sorsunlar ;
bu filmi tekrar izlermiyim ?
cevabınızı biliyorum.
bu filmi tekrar izlermiyim ?
cevabınızı biliyorum.
cidden çok kötü bir film.şener şen dışında hiçbir artısı izlenilesi taraf yoktu.senaryo berbat cem yılmaz ın oynamaya çalıştığı psikopat rol
berbat.berbat yani.
edit :eksileyen arkadaşım sinemadan zerre anlamıyosun.haberin olsun.
berbat.berbat yani.
edit :eksileyen arkadaşım sinemadan zerre anlamıyosun.haberin olsun.
şener şen var diye sabırla izlenen film. zoraki, kasıntılı, özentili iş güzel olmaz. örneği av mevsimidir.
üzülerek sevmediğimi söylemeliyim. senaryoda aksayan ve boşlukta kalan bir sürü şey var.
yapmacık olmuş. nerde behzat ç.
mart ayında kedilerin ava çıkması.
izlediğim en güzel türk filmlerinden. Benim için tek kötü yanı mesleğimden dolayı böbrek olayını çabuk çözmek oldu.
Av mevsimi yerine Arka sokakları izleyiniz, daha heyecanlı.
şener şen olduğu için kötü demeye dilim varmayan film. ama basit sahneler yok değil, hani bu nasıl gözden kaçmış dedirten... ürkütücü bir tarafı da var filmin, klasik yerli filmlere göre daha iyi olsa da bir eşkıya değil!...
uzun olmasına rağmen kendinden soğutmayan film.başarılı.
hep derim, bu filmi izlerken basit bir cinayeti aydınlatma filmi olarak izlemeyin. o şekilde bakıldığında çok sıradan bir film olmakta. filme, cinayeti aydınlatmadan başka bir de o cinayetin kişilerin hayatlarında meydana getirdiği değişiklikler yönünden bakıldığında film çok daha güzel ve izlenmeye değer bir hal alıyor.
şu an atvde yayınlanan filmdir.
harika bir film imiş. helal olsun valla cem yılmaz'a, şener şen'e, yazan ve yönetenlere.
filmden çıkarılacak sonuç : soğukkanlı olan her zaman kazanır.
filmden çıkarılacak sonuç : soğukkanlı olan her zaman kazanır.
keşke senaryoyu AHMET ÜMiT gibi bir yazara yazdırsaydılar dedirten film.
o senaryodan çok daha iyi işler çıkardı diyeceğim bir film.
ancak cem yılmaz'ı sevmememe rağmen oyunculuğu oldukça başarılıydı. yalnız buna rağmen şener şen daha aktif olabilirdi.
ama sinemografik açıdan ne senaryosuyla ne de kurgusuyla iyi bir film olmamış malesef.
ancak cem yılmaz'ı sevmememe rağmen oyunculuğu oldukça başarılıydı. yalnız buna rağmen şener şen daha aktif olabilirdi.
ama sinemografik açıdan ne senaryosuyla ne de kurgusuyla iyi bir film olmamış malesef.
keyifle izlediğim film fikirlerimi ileteyim hemen;
---spoilerimtrak---
ferman abi
rolüne çok yakışmışşsın sonlarda battalı intihara teşvik ettin olmadı bence.
bir de bir operasyonda 14 kilo kaybettiğini söyleyerek abarttın bence
idris
her davranışın çok iyiydi yalnız kameraya daha fazla ipucu verebilirdin bağırsan dudaklarını okurlardı ya da böbreklerini
gösterebilirdin az ipucu verdin bence. bir de eşini devamlı öldürmekle tehdit etmen korkutucuydu.
asiye
idrise azıcık daha insaflı davranabilirdin hayat pişmanlıklar için kısa
battal
onca insana kötülük yapıp iyi bir şey ortaya çıkmasını beklemek mantıklı değildi
eden bulur
antropolog arkadaş
antropolijiden yararlanmanı bekledim 1 güzel antropoloji tarifi dışında
antropolojiden yararlanmadım yararlanabilirdin bence.
---spoilerimtrak---
unuttuğum biri varsa affola.
---spoilerimtrak---
ferman abi
rolüne çok yakışmışşsın sonlarda battalı intihara teşvik ettin olmadı bence.
bir de bir operasyonda 14 kilo kaybettiğini söyleyerek abarttın bence
idris
her davranışın çok iyiydi yalnız kameraya daha fazla ipucu verebilirdin bağırsan dudaklarını okurlardı ya da böbreklerini
gösterebilirdin az ipucu verdin bence. bir de eşini devamlı öldürmekle tehdit etmen korkutucuydu.
asiye
idrise azıcık daha insaflı davranabilirdin hayat pişmanlıklar için kısa
battal
onca insana kötülük yapıp iyi bir şey ortaya çıkmasını beklemek mantıklı değildi
eden bulur
antropolog arkadaş
antropolijiden yararlanmanı bekledim 1 güzel antropoloji tarifi dışında
antropolojiden yararlanmadım yararlanabilirdin bence.
---spoilerimtrak---
unuttuğum biri varsa affola.
az önce atv de yayınlanırken 'gay' kelimesini biplemiştir.
(bkz: benden adam olmaz)
yaratıcı ve akıcı olmayan ama bunlara rağmen güzel olan bir filmdir. ben bunu oyuncuların profesyonelliğine ve izlenebilirliklerinin kat sayılarına bağlıyorum. şener şen deyince ''haa o zaman tamam'' ve ''cem yılmaz napsa gülerim abi'' dediğimiz için herkesin beklentisi olan bir filmdi ve ben beklentileri az çok ta olsa karşıladığını düşünüyorum. okan yalabık tatlılığıyla renk katmış. ben onda gerçek bir çömez havası gördüm. rolü pek gerekli olmasa bile çok iyi oynamış.
dikkat! ağır derecede şpoylır içerir.
--spoiler--
her ne kadar çok yaratıcı olmasa da, geleneksel türk filmlerinden ayrılmasına yol açacak pek çok özelliği vardı. zaten kadroda şener şen ve cem yılmaz'ın yer alması, daha filmin başlarında "abi bu film güzele benziyor." dedirtiyor insana. ayrıca okan yalabıktam bir çömezdi gerçekten, rolünün hakkını verdi. şener şen için bir şey demeyeceğim zaten. kabadayı'da, eşkiya'da neydi ise burda da oydu, ustaydı. ama filmde beni en çok etkileyen karakter idris, yani cem yılmaz oldu. gerek deli dolu ve çılgın oluşu, olaylara verdiği tepkiler, sert çıkışları ve ona çok yakışan o sokak ağzı olsun, gerekse ölümü olsun, muhteşemdi tek kelimeyle. adama bir kez daha hayran kaldım. idris karakteri, senarist tarafından çok güzel yaratılmış, ve tabi cem yılmaz tarafından da şahane canlandırıldı.
film genel olarak sürükleyiciydi. katilin battal olduğunu, daha o adamı ilk gördüğümden beri anlamıştım. ama açıkçası sebebini hiç düşünmemiştim. şener şen (filmdeki adı ferman gibi bir şeydi, tam anlayamadım.)'e vermeye çalıştığı mesajlarla, "katil benim, ama ispatlayamazsınız ve bir şey de yapamazsınız." mesajı veriyordu doğrudan. fakat idris yine deli doluluğunu gösterdi. bu bünyeye bir de alkol eklenince... ölürken eliyle yaptığı işaret ise bana kayıp sembol'ü anımsattı.
filmin başından itibaren ara ara konuşan kızın söylediği gibi, eller masal anlatıyor cidden...
ayrıca, ben cem yılmaz'ın ölmesine ciddi anlamda üzüldüm. ne bileyim, "semiallahulimenhamideh" diyerek kalkmasını bekliyordum tabutundan, o gözlüklüyü oraya sıçıttıracaktı falan. güzel olurdu.
izlediğim türk filmlerinin en iyileri arasında kısaca.
--spoiler--
--spoiler--
her ne kadar çok yaratıcı olmasa da, geleneksel türk filmlerinden ayrılmasına yol açacak pek çok özelliği vardı. zaten kadroda şener şen ve cem yılmaz'ın yer alması, daha filmin başlarında "abi bu film güzele benziyor." dedirtiyor insana. ayrıca okan yalabıktam bir çömezdi gerçekten, rolünün hakkını verdi. şener şen için bir şey demeyeceğim zaten. kabadayı'da, eşkiya'da neydi ise burda da oydu, ustaydı. ama filmde beni en çok etkileyen karakter idris, yani cem yılmaz oldu. gerek deli dolu ve çılgın oluşu, olaylara verdiği tepkiler, sert çıkışları ve ona çok yakışan o sokak ağzı olsun, gerekse ölümü olsun, muhteşemdi tek kelimeyle. adama bir kez daha hayran kaldım. idris karakteri, senarist tarafından çok güzel yaratılmış, ve tabi cem yılmaz tarafından da şahane canlandırıldı.
film genel olarak sürükleyiciydi. katilin battal olduğunu, daha o adamı ilk gördüğümden beri anlamıştım. ama açıkçası sebebini hiç düşünmemiştim. şener şen (filmdeki adı ferman gibi bir şeydi, tam anlayamadım.)'e vermeye çalıştığı mesajlarla, "katil benim, ama ispatlayamazsınız ve bir şey de yapamazsınız." mesajı veriyordu doğrudan. fakat idris yine deli doluluğunu gösterdi. bu bünyeye bir de alkol eklenince... ölürken eliyle yaptığı işaret ise bana kayıp sembol'ü anımsattı.
filmin başından itibaren ara ara konuşan kızın söylediği gibi, eller masal anlatıyor cidden...
ayrıca, ben cem yılmaz'ın ölmesine ciddi anlamda üzüldüm. ne bileyim, "semiallahulimenhamideh" diyerek kalkmasını bekliyordum tabutundan, o gözlüklüyü oraya sıçıttıracaktı falan. güzel olurdu.
izlediğim türk filmlerinin en iyileri arasında kısaca.
--spoiler--
şener şen in ustalığına bir kez daha hayran olduğum film olmuştur. ortalıkta bu kadar dizi, film uçuşurken şener şen bize oynadığı filmlerle bu film güzel ben tasdik ettim vereceğiniz paraya değecek demektedir. bir daha ki filmini sinemada seyredeceğim. saygılar büyük usta.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar