bugün

/74
1- bir ateist tanrı fikrinin insana sonradan kazandırıldığını iddia edebilir, ama allah a inanan bir insan da allah fikrinin doğuştan çekirdek olarak insana verildiğini ve uygun koşullarda bu fikrin yeşerdiğini ve bu yüzden her insanın doğuştan itibaren Allah inancı taşıdığını iddia edebilir. ama önermeler dikkatli irdelenirse inanan insan açısından bir sıkıntı olmadığı anlaşılır. ama ben doğmalarla hareket etmem diyen ateist açısından belirgin bir inanç sıkıntısı doğar, çünkü benim kabul ettiğim şey bir inanç değil derken aslında bir doğma batağının içine düşmüştür. yani tanrı fikrinin insana sonradan kazandırıldığı iddiası tamamen doğmatik bir yaklaşımın sonucudur, kanıtlanabilir bir şey değildir. bu doğmatik yaklaşıma şu şekilde bir soru sorulabilir;

madem insan zihni boş bir levha gibi sonradan dolan bir şey, o zaman üç boyutlu dünyamızda hiçbir şekilde varlığını gözlemleyemediğimiz iki boyutlu geometrik şekillerin ve matematiksel önermelerin kaynağı ne. konuyu uzatmadan felsefeyi tadında bırakacak olursak, matematik ve geometri bana hep insan zihninin çekirdek yapısına benzer bir yapı taşıdığı izlenimini oluşturur, o yüzden ben her insanın default olarak çekirdek bi tanrı fikri ile doğduğuna da inanırım.

2- bir şeyin varlığına inanmak yokluğuna inanmaktan (ya da yokluk bilgisine sahip olduğunu iddia etmekten) daha kolaydır. bir şeyin varlığına dair sürülen herhangi bir delil o şeye inanmak için yeterlidir ama bir şeyin yok olduğu fikrinden emin olmak (eğer inanç ve ya ideoloji olduğu kabul edilmiyorsa) zordur. çünkü varlığına dair öne sürülen her delil aklen çürütülmeli, ve bu çürütme önermenin tersini söylemekten öte mantıki bir zemine oturtulmalıdır. konuyu çok açıklayıcı olmayacak ama daha somut bir örnek verecek olursak, bir elmanın var olduğu fikrine sahip olduğunu iddia eden bir insan için bir elma ya da elmaya dair bir işaret görmesi yeterlidir ama yok olduğunu ya da hurafe olduğunu iddia eden kişi önce varlığına dair tüm delilleri çürütmeli sonra da tüm evreni didik didik ederek, yoktur kanaatine varmalıdır. yalnız burda bir olan allah vardır fikri ile ejderha vardır fikrini aynı kefeye koyarak önerme olarak sunmak, din bilgisi konusundaki eksikliğin bir göstergesidir "peşin peşin söyleyeyim". benim allah'in varlığına dair kanıtım kendimdir, yani kendi varlığım. eğer ben varsam, benim bir bilincim var ise beni yaratan daha üstün bir bilinç, bir "o" vardır.
Allahın var olmadığını düşünen ve buna inanan kesime verilen ad. Aslında zor olan bir hayat tarzını seçen ve yüklenen bir inançtır. Allaha yaslanmak ve sığınmak yerine kendi doğrularını, yanlışlarını, suçlarını ve cezalarını belirlemeye ve öğrenmeye çalışan inançtır.ölümden sonraki yaşam, cennet, cehennem gibi inançları olmayan ateistler iç huzurlarını kısa ömürleri boyunca yaratan kişi tarafından takdir edilme yoluyla ve ihtimaliyle değil, kendileriyle barışık olma ve hayatın tadını çıkarabilme yetilerini kullanarak sağlamak durumundadırlar. Günümüzde doktorlar dini inanca sahip olmamızın sağlığımız için iyi olduğunu öğütlemektedirler, bunun allahın varlığı veya yokluğuyla ilgili bir kanıt olduğu diğer tüm "kanıt" olarak öne sürülen veriler gibi, tartışılır. Özetle,inanç sahibi olanların olmayanlara, olmayanların da olanlara saldırıp durmasının nedeni,bu konunun dünya tarihinde en çok korkulan ve anlaşılması beklenen konu olmasıdır.
ahirette allah ile karşılaşacagında vereceği cevabı merak ettiğim kişiler bütünüdür.
hiç değilse tanrının varlığını zihninde sorgulamış kimsedir. muteberdirler. bazılarına göre yolun başındadır peygamber ibrahim gibi. öyle hazır dini kabul ettim yırttım hacı modunda değillerdir. samimilerdir bu manada. şanslı olanları ölmeden evvel bir yaratıcıya kapak atıp sıyırırlar, şanssız olanlara ise oturup talihlerine ağlamak düşer. tabi gereğinden fazla sorgulamamak lazımdır, allah korusun basur olma ihtimali var.
Bunların zilleri bile "din..den..dön.." diye çalar...
ateistlik bir inanis dir ..ve kimseye saygisizligin olmadigi bir inanc tanrinin olmadigina inanmaktir..
kendi özgür iradesi ile inanmamayı seçmiş insan. kimsenin üzerinde yargıya varmaması gereken insandır ayrıca. din ya da dinsizlik yaratıcı ile kul arasındadır.
zoru seçen insanlardır. bir düşünün ya tanrınız olmasa?
ateistlik her şeyi sonsuzluğa bağlamaktır.ateist her zaman bi başın veya sonun olmadığına sonsuza kadar gitiğine inanır. ateist bu mucize gibi düşünülen şeylerin hep bir tesadüflerin bağlantısı olduğuna inanaır.
m : matkap ishak : i
i : kardeşim sana birşey dicem ama hiç konuşulmadı bu konu aramızda ve sana hiç farkettirmedim ben ateist im bunu bilmeni istedim..
m : Müslümanım diye geçinen ama aslında müslümanlığın hiç bir gereğini yerine getirmeyen bir azınlık var benim ülkemde en azından sen onlar gibi yalan söylemiyorsun zaten benim dinimde kitabımda dine inanmayanlarla arkadaş olma , onlarla konuşma diye bir emir yok varsada günah benim günahım dürüstlüğün için teşekkür ederim..
- dürüst ne konuştuğunu bilen insanlardır ölümden asla korkmazlar vijdanlarını sadece dürüst , doğru ve kişilikli olarak rahatlatırlar buda çevrenin onlara güvenmesini sağlar..
insanların oluşumundan bu güne var olan bir durumun tersini ispat etmeye çalışan bir avuc kişidir... inanmazlar hiçbişeye... aslında hiçbişeye inanmamakla yine hiçbirşeye inanmamaya inananıyorlar..tezat enterasan ki enterasan olmasa tezat olmaz...
Bu arada yukarıda ibrahim kıssasından bahsettim ama ne olduğunu bilmeyip de araştırma zahmetine de katlanamaacaklar için bahsetmemin sebebini söyleyeyim:
Hz.ibrahim kendisine vahiy gelmeden önce doğayı izlemiş,sürekli puta tapan halkının yaptığı şeyin doğru olup olmadığını düşünmüş ve onların yanlış yaptığına kanaat getirmiştir.En sonunda "bir yaratıcı"nın var olmasının gerektiği düşüncesine ulaşmıştır.Daha sonra da kendisine peygamberlik verilmiştir zaten.

onunla ilgili küçük bir hikaye de şöyledir:
Halkı,dostları akrabaları putlara tapmaktadır.Onların bu inançları gereği belli günlerde de şehir dışında bir yerde ayin yapmaktadırlar.Fakat Hz.ibrahim bu inancı saçma bulduğundan ayinlere katılmamakta,o günlerde şehirde kalmaktadır.Bir gün puta tapan kavmini düşünmeye sevk edebilmek için bir plan hazırlar.Onlar yine şehir dışına ayine gittiklerinde,en büyük putların saklandığı binaya girer ve büyük putları sırayla baltasıyla kırar.Ancak içlerinden en büyük olana dokunmaz.Baltasını onu boynuna asar.Sonra kavmi şehre dönünce gördükleri manzara karşısında şaşkına dönüp hemen hiddetle Hz.ibrahim'i kırılan putların olduğu binaya çağırırlar.Derler ki:
-o gün burada yalnızca sen vardın.Ayinlere gelmeyen bir tek sen varsın.O yüzden putları kırdığını boşuna inkar etme,niye yaptın bunu?
-Ben yapmadım,bunu o en büyük put yapmış,baksanıza baltayı da boynuna asmış.
-Hayır bu imkansız,o ayağını bile kıpırdatamazken bu putları nasıl olur da kırar?
-peki O ayağını bile oynatamazken siz nasıl olur da ona tapar,ondan medet umarsınız?
dinlerin eski çağda anayasa yerine geçtiğini ve büyük önderler tarafından toplumları ıslah edebilmek için üretildiğini anlamış kişilerdir. çünkü cahil bir insanı düzene uymaya ikna etmenin tek yolu dindir.

edit: imla
Tanrıya inanmıyorum deyip şeytana tapan insancıklarla karşılastırılmaması gereken insaanlardır...Veya bunun gibi kişilerle...Ateist değilim ama herseye soğukkanlı bakmaları beni dehsete düşürüyo...Ben ki tanrıya sarılan birisi...Tanrının varlıgına inanan birisi ne dersem diyim...Keşke ateist olabilsem daha güçlü olabileceg,ime eminim ama o kadar zayıf ki sarılacak bişeylere ihtiyacım var... (bkz: deist)
hiçbir şekilde kendine veya birisine tapmayan, sadece akla,mantığa ve bilim in gerçekliğine inanan, birşeylere tapınma gereğini insanların içlerindeki aklıllarındaki sorunlardan dolayı kaynaklandığını düşünen, insanlara insan olarak bakan, din vb. şekilde bir ayrım içine girmeyen, dünyadaki sorunların temelini her zaman insanların yarattıkları dinler olarak gören ve birşeyleri kazanmak için türbelere gidip dua etmeyen sadece amacı doğrultusunda çalışan insanlardır...
kesinlikle güçlü insanlardır ve cesur insanlardır. ne olursa olsun,sadece "ben"in önemini anlamış kişilerdir.
her türlü tanrı ve dini red eden kafasına ve aklına daha doğrusu kendine tapan insanlara verilen genel ad.*
rabbini bulamamış bi takım insanların kendilerine verdiği isim
Allahla kul arasına girilmez dediğim inanç biçimidir.
mantık yolunu seçmiş, aklını kullanmayı bilmiş kişilerdir. elimizdeki bilim sayesinde aydınlanabilmiş, herşeyden önce açık görüşlülükle düşünmeyi denemiş ve görmüş kişilerdir. tüm atesitler düşünmeyi bilen insanlardır.

fakat her azınlık gibi bastırılmaya çalışılmaktadırlar. karşı taraf ise her çoğunluk gibi düşünmeden hoyratça saldırmaktadır. fakat bilmedikleri şey, her çoğunluğun en acınacak yönünün, sadece çoğunluk olduğu için haklı olduğunu düşünmesi olduğudur.
tanrıya inanmayan insandır.genelde neden inanmıyosun sorusuna kaçamak cevap veren insan.geneli (bkz: boşluk) insanı.
insanın default hali müslümanlık olduğundan dolayı * insanın default olmayan halidir. tüm insanlar doğduklarında müslüman olarak doğarlar. çünkü tüm insanlar rabblerine kalu belada biat etmişlerdir ruhlarıyla. ancak ne var ki bazıları, dünyaya geldiklerinde bu sözlerinden vazgeçebilmektedirler. ateistler de bunlardan biridir. diğerlerinden farkı ise herşeyi reddetmektir. her din yeni doğan evladını kendi inanışlarına göre dine sokar, kimi vaftiz eder, kimi ganj nehrine sokar, kimisi de kulağına ezan okuyarak ismini verir ve onun müslüman olduğunu söyler. ateist doğmak diye bir tabir yoktur yani anlayacağınız. kişi çevresinden etkilenerek ateizmi seçer. o kişi doğduğunda müslümandır. kulağına mutlaka ezan okunmuştur ya da vaftiz edilmiştir ya da vs vs vs. ama kişi çevresinden aldığı elektrik ile kendini farklı bir dine ya da dinsizliğe sürükler.

günümüz ateistleri ise, ateizmi ekmek elden su gölden kabilinden gezmeye tozmaya bir alet olarak kullanmaktadır. ciddi ciddi insana aziz nesini özletmektedir. "bu mudur sizin ateizm anlayışınız?" sorusunu sordurmaktadır. yazıktır, yazıktır, yazıktır...
hayatta istediğini bulamayıp,bunu tanrı'nın suçu olarak gören ve ani bir baş kaldırışla "inanmıyorum lan ben" diye kestirip atan insanları da bünyesinde barındıran gruptur.bilmezler ki bu düzen,şans eseri kendiliğinden oluşamayacak kadar kompleks bir düzendir.bir yaradan olmalıdır,ama gerisi için bir şey diyemem.
hayatında büyük sarsıntılar yaşamış veya yaşamakta olan kişi. bir tepki olarak bu yola sığınmıştır.
öldükten sonra imana gelecek insan topluluğu.
© copyright 2005 - 2026