dün askeri yalamak için dört dönenlerin bugün beğenmediği şair.

adam sizin gibi dönek değil. açıkca söylüyor.
zamanında ismet özel ile kanka olan şair kişisi. cahit zarifoğlu ile bir anıları vardı bunların yaşamak'ta anlatıyordu. güzel bir anıydı o zamana dair ama şimdi yazmaya üşeniyorum millet. bulun okuyun.
yardım vakıflarının düzenlediği kitap fuarına katılmak için bile para isteyen şahıs. ama merak etmeyin çok yurtseverdir, parayı da dolar olarak ister.
sadece 28 şubat'ı savunduğunu ifade eden şair.
açık açık darbeleri savunan şair.
(bkz: asker görünümlü siviller ve sözde aydınlar)
lotus edebiyat ödülü de kazanmış şairimiz.
28 şubatı darbe olarak görmeyen, dönemin başbakanının;

A.B.:"essalamü aleyküm bilmemne..."

diye söze başladığını aynen yukarıdaki ifadeyle söyleyen kişi. yuh.
ismi bende kolonya markası ya da kimyasal bir bileşen uyandıran şair.
'bir kadını bekliyorum
eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek.'
''Öğrendim ki
Şartlar ve olaylar,
Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.''
yalnızlığıma kaçtığım küçük bi köyde karşıma çıkmasıyla beni benden alan yazardır. düşündüm de iyi bi insanım sanırımm.
--spoiler--
Burjuvalar kocaman duvarlarla
Çevirmişler avlularını
Ama bir kiraz ağacı gördüm geçen gün
Dışarı uzatmıştı en çiçekli dalını .

Ataol BEHRAMOĞLU
--spoiler--
sözlüden yüz almak için bir çırpınışla 45 dakikada ezberlediğim aşk iki kişiliktir şiirinin yazarı.

sonra farkettim ki adam hakikatten sanatçıymış.

aşk iki kişiliktir şiiride sadece sözlüden yüz almak için ezberlenecek bir şiir değilmiş. çok daha fazlası.

bir değerdir, okunup yüceltilmesi gereken bir değer. anlayarak, hissederek.
insanlar isimli şiire imza atmış şairdir.

insanlar da ülkelere benziyor
Sınırları var, yüzölçümleri
Yasaları var
Bayrakları, ilkeleri
Kimi dağlık bir arazidir.
Kimi kıraç
Kimi bereketli
Kimi dardır
Kimi engin gözalabildiğince
Kiminin sınırlarından sıkı pasaport denetimiyle girilebilir.
Elini kolunu sallayarak girersin kiminden içeri
Sonuçta ne küçümse insanları kızım
Ne de önemse gereğinden çok
Ama anlamaya çalış
Nedir ve ne kadar genişleyebilir yüzölçümleri
rus tiyatro ve edebiyatı'nın türkiye şubesidir.
benim gibi şiir ezberleme özürlülerin bile hafızasına kazınacak şiirler yazan, toplumcu kişiliği yanında, rusçaya hakimiyeti ile de gönlümüze taht kurmuş güzel insan, sevgili ruh.
--spoiler--
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
--spoiler--
televizyonlarda hükümetin fazla ileri gittiğini (!), "bunlar darwin'e bile karşı çıkıyor; darwin'e karşı çıkılırmı ya?" diyerek darbeye göz kırpan cumhuriyet yazarı.
27 mayıs'ı savunur.

bu fikirleri itibariyle, akp'nin sivil bir "darbe" yapmasına karşı çıkamaz, haksız göremez; zirâ kendisi aynı metodların ateşli bir savunucusu.

marksist.
sıradan akşamlar

her gündüze uyandığımda
yeni bir hayat derdim içimden
gece ölümün soğukluğu
ve bende acının korkusu
sözler verdim... tutamadım.
bir zaman sonra ben oldum
gündüze bakıp ağlayan
gecenin karanlığında
dünyayı sarmalayan.
Göğsüme bir istanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
En çok gözlerimi seviyorum
eski şiirlerim

kapılarını yıllardır çalmadığım
eski dost evleri gibi
eski şiirlerim
kitaplarda
bekler beni...
girip dinlendiğim olur
içlerinde
bir kahve içimi
çıkıp giderim sonra
buruk bir hüzün
bırakıp geride...
rus dili ve edebiyatı bölümü mezunu toplumcu şair ve aydındır. Çankırı'da öğrenciyken mahalli gazete ve dergilerde ilk denemelerini Ataol Gürus imzasıyla yayımlayan Behramoğlu, Varlık (1960) , Yelken, Devinim 60, Yapraklar gibi dergilerde çıkan şiirleriyle tanındı, DTCF'ndeki bir şiir yarışmasında da birincilik kazandı (1964) Halkın Dostları dergilerindeki şiirleriyle (1965'ten sonra) toplumcu özü öne alan bir şair olarak göründü. imgeci şiirden yalın ve toplumcu şiire geçerek siyasal düşüncenin şiirde eritilmesini amaçladı.
şairliğinin yanında çevirmenlik yönü de oldukça kuvvetlidir. sürgünler yaşamış, düşüncelerinden ötürü hasretler biriktirmiştir. acılar, yokluk ve büyükada'da yazları şiirine ilham vermektedir. 'kendin olmak ya da olmamak' mutlaka okunması gereken özel bir eserdir.

Şiir kitapları: Bir Ermeni General (1965) , Bir Gün Mutlaka (1970) , Yolculuk Özlem Cesaret ve Kavga Şiirleri (1974) , Ne Yağmur... Ne Şiirler (1976) , Kuşatmada (1978) , Mustafa Suphi Destanı (1979) , Dörtlükler (19890) , iyi Bir Yurttaş Aranıyor (1983) , Eski Nisan (1987) , Türkiye Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum (1985) , Kızıma Mektuplar (1985).
öğrendim ki şiiri beni benden alan şair.
dilimin altında özlem var
ve karışık bir dua
boğulmuş anılar
seni getiremez bana

şiirler bana seni getiremez
ne de yazdan kalan kırıntılar
bir taş olabilseydim
uyku ya da rüzgar

ilkbahar yine gelecek
belki yine mutlu olurum
bir dilsizin şarkısına benzeyecek
senden sonra mutluluğum.
okulun yemekhanesinde sık sık gördüğüm şair, aydın insan.

arada bir yanına gidip 2 satır sohbet de ederim. ama dersi olduğundan fazla uzun sürmez tabii.*
© copyright 2005 - 2026