'' öldükçe çoğalıyor adamlar ve ben tükenmekteyim öldürdükçe''

güzel yazar şiirlerini, anlam katar. başarılı , devrimci sanatçı iki kardeşten birisidir...
limanda ikinci uykusuz adam

Örneğin bir tohum yeşerdi ansızın
Büyüdü erkin ortamlarda bir fidan
Sonra bir rüzgar esti, amanın
Silindi tomurcuk yaşamdan

Ölümsüz ne var kahrolası evrende
Limanda ikinci uykusuz adam elleri gemili
Korsan şarkıları kadınlı bıçaklı gecede
Bir duvar ördü ağlamadan

Oysa seviler vardı görkemli, tutkular vardı
Büyüdü nedenli bakışlar göksel karanlığa
Düşünceler kopuk parmaklar gibiydi
Anılar çığlık çığlığa

Filmler yarım, öyküler yarım, bitse de
Limanda ikinci uykusuz adam elleri gemili
Korsan şarkıları kadınlı bıçaklı gecede
Demir attı şaraplı yalnızlığa

Demek bu göğü, doğayı, yıldızları
Kişinin alınyazısını o yarattı
Peki isa'yı çarmıha geren kim
Yusuf'u kuyuya kim attı

Ve peki neden bütün suç Kabil'de
Limanda ikinci uykusuz adam elleri gemili
Korsan şarkıları kadınlı bıçaklı gecede
Kalbini koparıp denize fırlattı.
istanbul

Göğsüme bir istanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Çocukmuşum gibi aynanın önünde
Yüzümü saçlarımı okşuyorum

Kadıköyden herhangi bir deniz
Tenha bir tramvay Şişliden
Samatyadan belki Sultanahmetten
incir ağaçları anmsıyorum

Göğsüme bir istanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
En çok gözlerimi seviyorum
aşk iki kişiliktir

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
içinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.
kitap fuarı sayesinde tanışma imkanı buldugum, kendisine ismet özel le ilgili soru sorma gafletinde bulundugumu ise , ekabir tavrından ve beni aşşagılamasından anladıgım, gene de tüm küstahlıgına ragmen sevilesi şiirlere sahip şair.**
Türk edebiyatının önemli çevirmen ve şairlerindendir.

Gözleri bir kedinin gözleri gibi
Büyüyen, daralan bir kızı sevdimdi

Düz sarı saçları, solgun yüzü vardı
Bakışları bir sönüp bir ışıldardı

Paris'in basınçlı, tozlu yaz göğünden
Sarışın bir buluttu o geçip giden

Baudelaire'in şiirindeki "geçen"di o
Belki zehirli "şer çiçekleri"ndendi o

Yahya Kemal'den ödünç alınmış bir gül
Puşkin'in taptığı Petersburglu sümbül

Eridi bir yaz gününün büyüsünde
Bir Türk şairinin kederli sesinde

Haziran 1984

Yıllar önce Bu şiiri okuduktan sonra şiiri yazdığı kadının muhatabı bile olmadığını onunla hiç tanışmadan yazdığını söylemişti dün gibi hatırlarım.
rastgele şiirlerine bakarken bir şiirinde şu sözleri dikkatimi çeken yazar/şair.

Sevgilim, binlerce kilometreye
Yayılan kalbim
Ve gözyaşlarım
Ve her şeye
Yetişme duygusu.
Bütün romanları
Yutarak
Bütün aşkları
Yaşayarak
Ve çağdaş ve sarsak
Kalbimi
Avutamaz
Ne yağmur...
Ne şiirler...
şiir okumak üzere gittiği bir ortamda, "beni dinlemezseniz giderim" diyen; ne diyelim, bir şahıs.
"nicedir özlemişim
bu rüzgarı
hani doğu'da eser
bahar akşamları

nicedir özlemişim
bir elma ağacının
dibinde oturmayı
nicedir özlemişim
şoseleri,dağları

nicedir özlemişim
bir dosta sarılıp
ağlamayı..."

güzel nice dörtlüklerin sahibi şair.şiir okurunun şiirde felsefi anlamda bir bilgiden,ses ve söz oyunlarından çok daha fazla,yalın ve içten sözlere ihtiyacı olduğunu söyleyen,savunan şahsiyettir aynı zamanda.
(bkz: tek başınalık)
yaşayan en büyük edebiyat insanlarımızdan biri. sohbetine doyum olmaz.
bir iki tane adam akıllı şiirin dışında tırt şairdir. ayrıca kafası düz mantıkla çalışan bir insan. kayda değer bir laf etmişliği, farklı bir söz söylemişliği yoktur.
yalnizca, kendisi gibi inanip yasayanlari ve dusunenleri cagdas ilan etmenin sigliginda bir aydin. 2 temmuz icin resmi tatil ve anit isterken, 5 temmuz 1993'teki basbaglari unutan.
" yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
insan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. "

şiirinin ve daha birçok harika şiirin şairdir.
ben mi? evet. çıkıp gidecegim bir gün...
tasasız, gözyaşsız, geride birşey bırakmadan ve birşey beklemeden ilerde...
sadece yağmur sularından pırıl pırıl bir yürek
artık kendi kendinin anlamı ve nedeni olan bir yürekle... * *
bugün tüyap kitap fuarı'ndaki söyleşisinde tam olarak şundan bahseden yazar/şair/edebiyat insanı..

"Paris'te bir sabah uyandığımda, aklımda bir dize duruyordu. Nereden, ne zaman gelmişse gelmiş, orada öylece duruyordu. Bir taçyaprağında , pırıl pırıl, saydam bir yağmur damlası gibi. Tertemiz, apaydınlık. Üç sözcükten oluşan bir şiir dizesi: 'güvercin dolu avlular...' Orhan Veli'nin 'istanbul'u Dinliyorum' adlı şiirinden bir dize.
'içimde bir mutluluk, bir sevinç vardı, uyanıp o üç sözcüğü zihnimde bulduğumda. Kendimi, benliğimi bulmak gibi bir şeydi bu... iki yıla yakın bir süredir boğuştuğum yabancı bir dilin, onun da ötesinde, yabancı bir çevrenin ve bu önsözün konusuna girmesi gerekmeyen nice boğuntuların labirentlerinde, neredeyse yitirecek gibi olduğum benliğimi... Anadilin üç güzelim sözcüğünden oluşan bu altın dize, gelip oraya yerleşmiş, bana diyor ki: 'Sen varsın. Çünkü güvercin dolu avlular var..."
2007 yılında verilen puşkin ödülünü almıştır.
hapis ve sürgün yıllarında o zaman 5 yaşında olan kızı için çok güzel şiirler yazmış bir iyi adam.
kızıma mektuplar kitabının sayfalarını da kızının yaptığı resimler sürer.
Gök sanki eriyecek mavilikten
Çimenler uykulu ve sıcak
Bir kadın geçiyor
Çıplak ayaklarını yüreğime basarak

Demiştir şair fazla söze gerek var mı?
önde gelen şiirleri;

iLKBAHAR
KAPININ ÖNÜNDE DURAN ÇOCUĞA GAZEL
BU AŞK BURADA BiTER
DÜŞMEK
GECE VAKTi KiMDiR KAPIYI ÇALIP GELEN
BEBEKLERiN ULUSU YOK
ESKi NiSAN
BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM
TOPRAĞA DÜŞEN
ANNEMiN MEZARINA GiTTiK BUGÜN
ÇOCUK GiBi TiRiL TiRiLLiĞiNLE
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDiĞiM BiR ŞEY VAR
SEVGiLiMSiN
13 Nisan 1942'de istanbul Çatalca'da doğdu. ilköğrenimini Kars ve Çankırı'da yaptı. 1966'de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. 1970'te ismet Özel'le birlikte "Halkın Dostları" dergisini çıkardı. Aynı yıl ingiltere'ye, daha sonra Fransa'ya gitti. Paris'te gece kulübü bekçiliği, otel katipliği, öğretmenlik yaptı. 1972'de Moskova Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Sovyet edebiyatı üzerine inceleme yaptı. 1974'te Türkiye'ye döndü. istanbul Şehir Tiyatroları'nda dramaturg olarak çalıştı. 1975'te kardeşi Nihat Behram'la birlikte "Militan" dergisini kurdu. "Sanat Emeği" dergisinin kurucuları arasında yer aldı. ilk şiirleri "Ataol Gürus" takma adıyla Yeni Çankırı, Yeşil Ilgaz, Çağrı gibi yerel gazete ve dergilerde yayınlandı. Yükseköğrenimi sırasında Yapraklar, Dost, Evrim, Ataç gibi dergilerde çıkan şiirleriyle dikkat çekti. Bu dönemin şiirlerini biraraya getiren ilk şiir kitabı "Bir Ermeni General" 1965'te basıldı. Gençlik dönemi şiirlerinde Orhan Veli, Attilâ ilhan ve ikinci Yeni şiirinin ortak özellikleri etkin. Gerçek şiir kimliği 1965-1971 arasında Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Gerçek, Yeni Dergi ve Halkın Dostları'nda çıkan şiirleriyle oluştu. Bu şiirlerde toplumcu, etkin bir edebiyat anlayışının örnekleri yer aldı. Toplumcu gerçekçi şiir ilkelelerine yöneldi, şiirini yeni biçim ve tema arayışlarıyla besledi. Çevirileriyle de dikkat çekti. Edebiyat ve kültür üzerine yazdıkları, antoloji ve diğer çalışmalarıyla kuşağının önde gelen yazarları arasına girdi.
belli bir dönemde yazdığı şiirleri ile öne çıkan, onun sonrasında şiir kumaşını kaybeden şair. örgüt işlerini edebiyata tercih etmiştir.
ataol behramoğlu; hayatın, sevginin, kendi halinde katil olmanın kuzeyini gösteren bir pusula'dır. ciddiyetin ikramını açıklar: akşamüstü bir kahvede boş boş oturup, durmanın.
beni bir yaza gömdülerdi bir zaman

beni bir yaza gömdülerdi bir zaman
her yer olabilecek bir kuytulukta
bir kadın vardı bir balkonda
sesinde yaralı bir gül olan

hayat ve mevsimler aynı şeydi
uyku kadar derin bir suda boğulurken
ilkbahar kekeleyerek geldi
kırık çocuk gülüşlerinden

deniz oracıktaydı ve buğusu
eriyorken havada sesler
herşeyin bir büyü oluşturduğu
gizemli kokular ve gülüşler

beni bir yaza gömdülerdi bir zaman
annem olan bir sessizlikte
belki de onun kalbidir açan
derin bir gülün içinde

edit: behramoğlu'nun harika şiirlerinden. *
içtiği kaçak sigarasıyla, sohbetiyle, esprileriyle, azeri aksanıyla okuduğu şiirleriyle tadına doyulmaz aydın ve bilim adamıdır.
© copyright 2005 - 2026