1. 1.
    Soylular sınıfı.
    1 -1 ... italiano
  2. 2.
    turkiye de yada balkanlarda olmayan sadece bati avrupada olan bir sinif cesidi. bu insanlar geldikleri nesilden dolayi hem kulturlu hemde zengin olduklarini idaa ederler.
    1 ... scurtel
  3. 3.
    türkiyede de muadili olan, ödediğimiz yüksek faizle iliklerimize kadar bizi sömüren sistem. üretici sermayeden farklı olarak bunlar, osmanlıdan beri değişmeyen yüksek faiz düşük kur ekonomi politikamız sayesinde semirdikçe semirirler. (bkz: rantiye)
    ... serbest radikal
  4. 4.
    ekonomik toplumsal ve siyasi gücü bünyesinde barındıran yönetim biçimidir.ingiltere en güzel örneklerindendir..Hayat tarzları itibariyle burjuvazisiyi hatırlatan kendi insanı ile arasına mesafe koyan,kuşaklar boyunca üst düzey eğitim görmüş, yıllardır ikamet ettkikleri yerler değişmeyen topluluktur. son günlerde toplumumuzda en makyajsız halleriyle hacca gittiklerini gördüğümüz kendilerini üst sınıf olarak gören sosyal çöküntüler....
    ... geluta zado
  5. 5.
    Ortaçağ ingilteresinde kralın yanında Lordlar kamarası adı verilen bir meclis bulunur ve bu meclis kralla birlikte devleti yönetirdi. Bu tür yönetim biçimlerine Aristokrasi adı verilir.
    ... bohemian rhapsody
  6. 6.
    yönetimin ayrıcalıklı bir sınıfın elinde olması durumu. (bkz: oligarşi)
    ... pyndemonium
  7. 7.
    çobanla profesörün bir oy hakkına sahip olması. başlığından yönlendirilmiştir. çoban salatası olmuştur. *
    ... ditty
  8. 8.
    soy ismiyle müsemma yazıların adamı gökhan özgün'ün "yeni aristokrasi" yazısı ile yalnız ve güzel ülkemizin içinde bulunduğu ahval ve şeraiti gayet "neler oluyor burada" masumluğu ile anlattığı kavram: aristokrasi

    "Globalizm sanki Türkiye de bazılarını kendi anavatanında expatriotlaştırıyor. Ayrıcalıkları sabit bir burjuvaziyi kör bir aristokrasiye dönüştürüyor. Müthiş bir kavram kargaşası yaratıyor. Siyasi bölünmelerde ırkçılığın söylemini taklit etmek imkânı veriyor. (Türbanlı türbansız bölünmesi kuvvetli ırkçı nameler taşıyan bir bölünmedir.)
    (...)
    Söz konusu seçkinler, sevinci, tasası ve Amerikan pazarıyla eskiden Sovyet seçkinlerini andırıyordu. Şimdi devir değiştikçe sanki Güney Afrika seçkinlerini hatırlatıyor. Garip. Çok garip."

    bir gün silikon vadisini boylamamasını ümid ettiğimiz yazının tamamı için:
    http://www.taraf.com.tr/Yazar.asp?id=70
    2 ... oyuncakdunya
  9. 9.
    Aristokrasi, etimolojik olarak "en iyilerin idaresi" demektir. Eski Yunan'da bu kavram aristokrasi kelimesiyle tam olarak açıklanıyordu, fakat bu hükümet şekli Yunanistan'da doğmadığı gibi, oraya has da değildir: bütün toplumların gelişmesinde monarşi yerini oligarşiye bıraktığı veya oligarşinin baskısı altına girdiği zaman aristokrasi ortaya çıkar. Yunanlılarda önceleri "doğuştan soyluluk" söz konusuydu, yani askerlikten toprak sahipliğine geçen "genoi" sınıfının soyluluğu.

    Unvanları arasında eupatridai (iyi doğmuşlar) ve hippeis (süvariler) vardı. Fakat aristokrasi, medeniyet ile birlikte gelişti ve çok geçmeden gücünü toprak zenginliğinden çok paradan almağa başladı. Eski ailelerin karşı koymasına rağmen aristokrasi, plutokrasi haline geldi.

    Sonunda bu deyim bir soydan çok bir partiyi belirtmek için kullanılır oldu: eski aristokrasinin yönettiği demokratik bir partinin karsısında yer alan oligarklar partisi (meselâ, M.Ö. V. yy, da Atina'da Perikles'in yönettiği parti). Roma'da da oldukça benzer bir gelişme görüldü; oradaki "gentes" patricius'ları (soydan vatandaşlar) Yunanistan'daki eupatridai'nin yerini tuttu.

    M.Ö. IV. ve III. yy. larda halk sınıfı (plebler [pleps]) eşitlik hakkını kazanmak üzereyken türedi pleblerin eski patricius'lara katılmasıyla meydana gelen para aristokrasisi, yani senato "nobilitas" ı, Cumhuriyet'in son yüzyıllarına hâkim oldu. Burada da aristokrasi partisinin karşısına, zaman zaman, M.Ö. II. yy. daki Gracchus'lar gibi gerçek aristokratların yönettiği demokratik parti çıktı.

    Daha XIV. yy. da Oresme tarafından kullanılan ve Montesquieu tarafından "en iyilerin hükümeti" anlamında tekrar ele alınan "aristokrasi" deyimi Batıda, Fransız ihtilâlinden önce pek yaygın değildi.

    Bununla beraber, gelişim genellikle aynıdır: toprak sahibi soylu bir asker sınıfının meydana gelmesi (derebeylikte), sonra bir para aristokrasisinin doğması ve gelişmesi. Fakat Fransız ihtilâli eski çağlardan kalma anılara uyarak, bu terime kötüleyici bir anlam verdi: "aristokrasi", tanımı gereği, doğuştan veya para ile imtiyaz sahibi olan kişilerin ve dolayısıyla zorbaların, "halk" ve "millet" düşmanlarının topluluğu anlamını aldı.

    XIX. ve XX. yy. tarihçileri kelimenin Eski Yunan'daki anlamını benimsediler, bu kayramı genelleştirerek başka toplumlarda görülen benzer yapıları da aristokrasi teriminin kapsamına soktular: yunan tarih ve düşüncesine dayanılarak, çeşitli aristokrasi ve aristokratik parti kavramları böylece eskiçağ ortaçağ ve modern çağların ilkel veya ileri toplumlarına uygulandı.
    2 ... lilith
  10. 10.
    anton çehov oyunlarında yıkılışının dramını sıkça gördüğümüz soylu sınıfıdır.
    ... jack nance