bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması18
- call of duty black ops2
- nervio hanım ile birlikte kahve içmek2
- velvet hanım aşk kadınıdır2
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- şükürcülük4
- kızlar naber10
- yeni gelin instagramı2
- g3 ile intihar etmek3
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- pazartesi diyete başlamak3
- öğrencilik halleri3
- aykolik bey birader2
- çok sıcak olması4
- komşuya kahveye gitmek8
- manifest5
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- asgari ücretle çalışan yazarlar4
- mürted öldürmek2
- erdal beşikçioğlu16
- yağmurcu neden akpli8
- hamama gitmek4
- parmak kılları4
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- en tehlikeli insan tipleri6
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- nervio hamferdi10
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz2
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- yar2
- rak2
- çay içen kız13
- 3 ağustos 20263
- mod geldi mod geldi4
- aile hekimi2
- trivagoya bakmadın mı2
- sinem dedetaş10
- iş ilanı2
- smallville'deki konuk oyuncular6
- galatasaray10
- arıların biraz mallaşmış olması4
- yanlış ata oynamak3
- ütü13
- sözlükler arası savaş çıksa11
- bacanak3
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık15
kendisine verilmiş zorlu görevleri yerine getirmek için yola çıkan hercules' in de eşlik ettiği, gürcistan' a giderken bir sürü zorlu macera yaşayan, argo gemisinin ekibi. aynı aka prensesi helene ile evlenmek için tehlikelere atılan ve tarihi truva savaşı' na yol açan paris gibi, jason da hem krallık, hem de sevdiği kadın ile evlenmek için büyük riskler taşıyan bir maceraya, argonaut ile atılmıştır.
yunanistan bu efsaneyi birebir canlandırmak amacı ile anlatılanlara uygun olarak gemiyi inşaa etmiş, ancak gürcistan üzerine başlayacak yolculuk, türkiye'nin gemiye geçiş izni vermemesi ile, tuna nehri aracılığı ile tamamlanacakmış.
bir uzaylı kavmi olduğu da rivayet edilir.
gemide iason'un da olduğunun hatırlatılmasının şart olduğu yiğitlerdir.
M.Ö. 750-550 arasındaki Grek Kolonizasyonunun büyük bir yayılımını oluşturan Karadeniz'deki hareketlerinden çok önce, Akhalı denizciler Güney-Doğu Karadeniz sahilindeki Batum civarına, Kolkhis bôlgesine ulaşmışlardı. Kafkasya'daki Altın Postu ele geçirmek için düzenlenen ünlü macera, Argonautlar'ın Argo gemisiyle yaptıkları müthiş serüven, Tek gôzlü devlerle mücadeleleri, Kyklop Polyphemos'un gôzünün kör edilişi vs., bizim Tepegöz Efsanesi olarak bildiğimiz ôykünün aynısıdır.
Bir Arganaut Masalı
Yukarıdan beri anlatılanlar böyle iken, nasıl olur da Troya savaşı'ndan yani isa'dan 1225 yılından önce, Hellenistanlı iason, Hellenistan'ın her yerinden toplam kimine göre yüz, kimine göre yüz elli gemici ile Arganautlara ( "Argos" geminin adıdır "hızlı" demektir. " Naut" da tayfa demektir. Arganaut ise hızlı geminin tayfası anlamına gelir.) kaptanlık ederek Karadeniz'den Altın Post'u alıp Hellenistan'a geri getirmek üzere Karadeniz'e gider !
Arganautlar Karadeniz'deki bir kaç yerden geçerken, Sinope'ye de uğrarlar. O Sinope ki, Arganautlar'ın uğramalarından en az üç yüz yıl önce Miletos'lular tarafından yurt edinilmiş ve Sinope diye adlandırılmıştı.
Bu gösteriyor ki Arganautlar efsanesi, Miletos'luların Karadeniz'e varışları olayı üzerine kurulmuş pek tumturaklı bir martavaldır.
Argos gemisinde Hellenistanın her yerinden gelme bir denizcinin bulunması- Hellenistan'ın neresinden olursa olsun- her Helen'in Karadeniz'e ilk girişinde payı bulunsun diyedir.
Tayfa'nın başta gelen kahramanı Herküles'tir (Herakles) -Türkçede Hergele denir- O Herküles ki, kükreyen aslanları iki eliyle tuttu muydu, çürümüş paçavra gibi - cartadak- iki parça eder; davranası tutunca da yetmişyedi kızoğlankızı bir çırpıda kadın eder!
Herküles, Hellespontos'a (Mehmetçik Burnu) ayak basar basmaz koca lobudunu kavrayınca, Troya kentinin duvarlarını vura vura yıkar da Kral Laomedon'un göz açıp kapamadan yerle bir eder.
Argos gemisinin tayfası hep bu kıratta hünerler becere becere Kolhis kentine varıp Altın Post'u alırlar. Dönüş yolculuğunda Kolhislilerden kaçmak zorunda kalırlar ve kimi yazara göre, Argos babayiğitleri Tuna nehrinin ağzına kaçarlar. Oradan, Sava nehrine geçerler.Oradan da italya'da Lombardiya'da Po nehrinin suları ile aka aka Adriyatik Denizine ulaşırlar.
Oralarda Homeros'un ünlü destanı Odysseia'da anlatığı Sirenler ve Tanrıça Kirke'nin adalarından geçerek, Yunanistan'da Tselya'ya varırlar.
Arganaut efsanesinde Sirenler adası ile Kirke'nin adasının denizlerin karasında mı, akında mı oldukları pek belli değildir. Şu da var ki, Odysseus sözcüğü de Hellence değil, Olympos'la Thalassa sözcükleri gibi Minos Giritçesi'ndendir. Bu sözcük aslında insan adı mı, yoksa yolculuk serüvenleri anlamına gelen bir sıfat mı pek belli değildir.
Odysseus'la iason serüvenlerinin birbirine karıştırılması bundan ileri gelmiş olabilir. Başka yazarlara göre, -adı Miletos'lularca konulmuş olan- Karadeniz'in Kerç boğazı'ndan geçerler ve Azak Denizi'ne akan Don nehri'nin akmaya başladığı yere dek kürek çekerek gittikten sonra Argos gemisini sallasırt ederek yüzlerce kilometre taban teperler ve Finlandiya Körfezi'ne akan bir suya varınca gemiyi yüzdürüp Cebelitarık'tan Akdeniz'e ulaşırlar. Orada Sirenlerin ve Kirke'nin adasını görürler gene sonra Teselya !...
Daha başkaları Arganautları Tuna suyundan Elbe suyuna götürür, oradan da Jutland'a sonra Britanya ve irlanda adalarını kıyılatarak, Akdeniz'e sokarlar.
iason, Hellenistan'a varınca Argos gemisini karaya çeker, geminin gölgesinde, kumsal üzerinde uzanıp tatlı bir uyku kestirirken, geminin direği her nasılsa başına düşüp onu yamyassı eder, Arganautlar efsanesi de böylece sona erer.
Arganaut masalının bunca uzamasını, Arganaut gemicilerine bağışlamak gerek. Onlar, isa'dan hiç olmazsa 1200 yıl önce yaşamışlardı; coğrafya bilgileri de yok denecek kadar kıttı.
kaynak;
Prof. Dr. M. Taner Tarhan Türkler Ansiklopedisi Cilt-1.
Halikarnas Balıkçısı-"Hey Koca Yurt"
Bir Arganaut Masalı
Yukarıdan beri anlatılanlar böyle iken, nasıl olur da Troya savaşı'ndan yani isa'dan 1225 yılından önce, Hellenistanlı iason, Hellenistan'ın her yerinden toplam kimine göre yüz, kimine göre yüz elli gemici ile Arganautlara ( "Argos" geminin adıdır "hızlı" demektir. " Naut" da tayfa demektir. Arganaut ise hızlı geminin tayfası anlamına gelir.) kaptanlık ederek Karadeniz'den Altın Post'u alıp Hellenistan'a geri getirmek üzere Karadeniz'e gider !
Arganautlar Karadeniz'deki bir kaç yerden geçerken, Sinope'ye de uğrarlar. O Sinope ki, Arganautlar'ın uğramalarından en az üç yüz yıl önce Miletos'lular tarafından yurt edinilmiş ve Sinope diye adlandırılmıştı.
Bu gösteriyor ki Arganautlar efsanesi, Miletos'luların Karadeniz'e varışları olayı üzerine kurulmuş pek tumturaklı bir martavaldır.
Argos gemisinde Hellenistanın her yerinden gelme bir denizcinin bulunması- Hellenistan'ın neresinden olursa olsun- her Helen'in Karadeniz'e ilk girişinde payı bulunsun diyedir.
Tayfa'nın başta gelen kahramanı Herküles'tir (Herakles) -Türkçede Hergele denir- O Herküles ki, kükreyen aslanları iki eliyle tuttu muydu, çürümüş paçavra gibi - cartadak- iki parça eder; davranası tutunca da yetmişyedi kızoğlankızı bir çırpıda kadın eder!
Herküles, Hellespontos'a (Mehmetçik Burnu) ayak basar basmaz koca lobudunu kavrayınca, Troya kentinin duvarlarını vura vura yıkar da Kral Laomedon'un göz açıp kapamadan yerle bir eder.
Argos gemisinin tayfası hep bu kıratta hünerler becere becere Kolhis kentine varıp Altın Post'u alırlar. Dönüş yolculuğunda Kolhislilerden kaçmak zorunda kalırlar ve kimi yazara göre, Argos babayiğitleri Tuna nehrinin ağzına kaçarlar. Oradan, Sava nehrine geçerler.Oradan da italya'da Lombardiya'da Po nehrinin suları ile aka aka Adriyatik Denizine ulaşırlar.
Oralarda Homeros'un ünlü destanı Odysseia'da anlatığı Sirenler ve Tanrıça Kirke'nin adalarından geçerek, Yunanistan'da Tselya'ya varırlar.
Arganaut efsanesinde Sirenler adası ile Kirke'nin adasının denizlerin karasında mı, akında mı oldukları pek belli değildir. Şu da var ki, Odysseus sözcüğü de Hellence değil, Olympos'la Thalassa sözcükleri gibi Minos Giritçesi'ndendir. Bu sözcük aslında insan adı mı, yoksa yolculuk serüvenleri anlamına gelen bir sıfat mı pek belli değildir.
Odysseus'la iason serüvenlerinin birbirine karıştırılması bundan ileri gelmiş olabilir. Başka yazarlara göre, -adı Miletos'lularca konulmuş olan- Karadeniz'in Kerç boğazı'ndan geçerler ve Azak Denizi'ne akan Don nehri'nin akmaya başladığı yere dek kürek çekerek gittikten sonra Argos gemisini sallasırt ederek yüzlerce kilometre taban teperler ve Finlandiya Körfezi'ne akan bir suya varınca gemiyi yüzdürüp Cebelitarık'tan Akdeniz'e ulaşırlar. Orada Sirenlerin ve Kirke'nin adasını görürler gene sonra Teselya !...
Daha başkaları Arganautları Tuna suyundan Elbe suyuna götürür, oradan da Jutland'a sonra Britanya ve irlanda adalarını kıyılatarak, Akdeniz'e sokarlar.
iason, Hellenistan'a varınca Argos gemisini karaya çeker, geminin gölgesinde, kumsal üzerinde uzanıp tatlı bir uyku kestirirken, geminin direği her nasılsa başına düşüp onu yamyassı eder, Arganautlar efsanesi de böylece sona erer.
Arganaut masalının bunca uzamasını, Arganaut gemicilerine bağışlamak gerek. Onlar, isa'dan hiç olmazsa 1200 yıl önce yaşamışlardı; coğrafya bilgileri de yok denecek kadar kıttı.
kaynak;
Prof. Dr. M. Taner Tarhan Türkler Ansiklopedisi Cilt-1.
Halikarnas Balıkçısı-"Hey Koca Yurt"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar