bugün
- trabzon büyükşehir belediyesi20
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki4
- 15 temmuz tiyatro mu7
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- arkadaşlar naber ya6
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- yoran insanların ortak özellikleri3
- kısa boylu olmak5
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- ezel2
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- futbol5
- sturm graz6
- fenerbahçe6
- velvet hanım ile kahve içmek7
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- sevgiliye hitap şekilleri6
- batıl inançlar5
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- zara3
- yapmak istenip de yapılamayan şeyler3
- 37 yaşında ilk kez seks yapan konyalı2
- renault 9 broadway12
- ispanya8
- mason greenwood10
- öğretmenlerin nöbeti5
- sözlük yazarlarının iyi insanlar olması2
- devlet aklı2
- 6 ağustos 2026 sigara zammı3
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil4
- yediniz kendinizi masklaviyle be2
- kırmızı kaka6
- 3 şubat 2026 masklavi'nin şahsıma dana demesi2
- ilginç rüyalar4
- kola neden koşer4
- dört elle piyano çalmak2
- mikrodalgaya sucuk koymak7
- piyanoya başlama yaşı2
M.Ö. 750-550 arasındaki Grek Kolonizasyonunun büyük bir yayılımını oluşturan Karadeniz'deki hareketlerinden çok önce, Akhalı denizciler Güney-Doğu Karadeniz sahilindeki Batum civarına, Kolkhis bôlgesine ulaşmışlardı. Kafkasya'daki Altın Postu ele geçirmek için düzenlenen ünlü macera, Argonautlar'ın Argo gemisiyle yaptıkları müthiş serüven, Tek gôzlü devlerle mücadeleleri, Kyklop Polyphemos'un gôzünün kör edilişi vs., bizim Tepegöz Efsanesi olarak bildiğimiz ôykünün aynısıdır.
Bir Arganaut Masalı
Yukarıdan beri anlatılanlar böyle iken, nasıl olur da Troya savaşı'ndan yani isa'dan 1225 yılından önce, Hellenistanlı iason, Hellenistan'ın her yerinden toplam kimine göre yüz, kimine göre yüz elli gemici ile Arganautlara ( "Argos" geminin adıdır "hızlı" demektir. " Naut" da tayfa demektir. Arganaut ise hızlı geminin tayfası anlamına gelir.) kaptanlık ederek Karadeniz'den Altın Post'u alıp Hellenistan'a geri getirmek üzere Karadeniz'e gider !
Arganautlar Karadeniz'deki bir kaç yerden geçerken, Sinope'ye de uğrarlar. O Sinope ki, Arganautlar'ın uğramalarından en az üç yüz yıl önce Miletos'lular tarafından yurt edinilmiş ve Sinope diye adlandırılmıştı.
Bu gösteriyor ki Arganautlar efsanesi, Miletos'luların Karadeniz'e varışları olayı üzerine kurulmuş pek tumturaklı bir martavaldır.
Argos gemisinde Hellenistanın her yerinden gelme bir denizcinin bulunması- Hellenistan'ın neresinden olursa olsun- her Helen'in Karadeniz'e ilk girişinde payı bulunsun diyedir.
Tayfa'nın başta gelen kahramanı Herküles'tir (Herakles) -Türkçede Hergele denir- O Herküles ki, kükreyen aslanları iki eliyle tuttu muydu, çürümüş paçavra gibi - cartadak- iki parça eder; davranası tutunca da yetmişyedi kızoğlankızı bir çırpıda kadın eder!
Herküles, Hellespontos'a (Mehmetçik Burnu) ayak basar basmaz koca lobudunu kavrayınca, Troya kentinin duvarlarını vura vura yıkar da Kral Laomedon'un göz açıp kapamadan yerle bir eder.
Argos gemisinin tayfası hep bu kıratta hünerler becere becere Kolhis kentine varıp Altın Post'u alırlar. Dönüş yolculuğunda Kolhislilerden kaçmak zorunda kalırlar ve kimi yazara göre, Argos babayiğitleri Tuna nehrinin ağzına kaçarlar. Oradan, Sava nehrine geçerler.Oradan da italya'da Lombardiya'da Po nehrinin suları ile aka aka Adriyatik Denizine ulaşırlar.
Oralarda Homeros'un ünlü destanı Odysseia'da anlatığı Sirenler ve Tanrıça Kirke'nin adalarından geçerek, Yunanistan'da Tselya'ya varırlar.
Arganaut efsanesinde Sirenler adası ile Kirke'nin adasının denizlerin karasında mı, akında mı oldukları pek belli değildir. Şu da var ki, Odysseus sözcüğü de Hellence değil, Olympos'la Thalassa sözcükleri gibi Minos Giritçesi'ndendir. Bu sözcük aslında insan adı mı, yoksa yolculuk serüvenleri anlamına gelen bir sıfat mı pek belli değildir.
Odysseus'la iason serüvenlerinin birbirine karıştırılması bundan ileri gelmiş olabilir. Başka yazarlara göre, -adı Miletos'lularca konulmuş olan- Karadeniz'in Kerç boğazı'ndan geçerler ve Azak Denizi'ne akan Don nehri'nin akmaya başladığı yere dek kürek çekerek gittikten sonra Argos gemisini sallasırt ederek yüzlerce kilometre taban teperler ve Finlandiya Körfezi'ne akan bir suya varınca gemiyi yüzdürüp Cebelitarık'tan Akdeniz'e ulaşırlar. Orada Sirenlerin ve Kirke'nin adasını görürler gene sonra Teselya !...
Daha başkaları Arganautları Tuna suyundan Elbe suyuna götürür, oradan da Jutland'a sonra Britanya ve irlanda adalarını kıyılatarak, Akdeniz'e sokarlar.
iason, Hellenistan'a varınca Argos gemisini karaya çeker, geminin gölgesinde, kumsal üzerinde uzanıp tatlı bir uyku kestirirken, geminin direği her nasılsa başına düşüp onu yamyassı eder, Arganautlar efsanesi de böylece sona erer.
Arganaut masalının bunca uzamasını, Arganaut gemicilerine bağışlamak gerek. Onlar, isa'dan hiç olmazsa 1200 yıl önce yaşamışlardı; coğrafya bilgileri de yok denecek kadar kıttı.
kaynak;
Prof. Dr. M. Taner Tarhan Türkler Ansiklopedisi Cilt-1.
Halikarnas Balıkçısı-"Hey Koca Yurt"
Bir Arganaut Masalı
Yukarıdan beri anlatılanlar böyle iken, nasıl olur da Troya savaşı'ndan yani isa'dan 1225 yılından önce, Hellenistanlı iason, Hellenistan'ın her yerinden toplam kimine göre yüz, kimine göre yüz elli gemici ile Arganautlara ( "Argos" geminin adıdır "hızlı" demektir. " Naut" da tayfa demektir. Arganaut ise hızlı geminin tayfası anlamına gelir.) kaptanlık ederek Karadeniz'den Altın Post'u alıp Hellenistan'a geri getirmek üzere Karadeniz'e gider !
Arganautlar Karadeniz'deki bir kaç yerden geçerken, Sinope'ye de uğrarlar. O Sinope ki, Arganautlar'ın uğramalarından en az üç yüz yıl önce Miletos'lular tarafından yurt edinilmiş ve Sinope diye adlandırılmıştı.
Bu gösteriyor ki Arganautlar efsanesi, Miletos'luların Karadeniz'e varışları olayı üzerine kurulmuş pek tumturaklı bir martavaldır.
Argos gemisinde Hellenistanın her yerinden gelme bir denizcinin bulunması- Hellenistan'ın neresinden olursa olsun- her Helen'in Karadeniz'e ilk girişinde payı bulunsun diyedir.
Tayfa'nın başta gelen kahramanı Herküles'tir (Herakles) -Türkçede Hergele denir- O Herküles ki, kükreyen aslanları iki eliyle tuttu muydu, çürümüş paçavra gibi - cartadak- iki parça eder; davranası tutunca da yetmişyedi kızoğlankızı bir çırpıda kadın eder!
Herküles, Hellespontos'a (Mehmetçik Burnu) ayak basar basmaz koca lobudunu kavrayınca, Troya kentinin duvarlarını vura vura yıkar da Kral Laomedon'un göz açıp kapamadan yerle bir eder.
Argos gemisinin tayfası hep bu kıratta hünerler becere becere Kolhis kentine varıp Altın Post'u alırlar. Dönüş yolculuğunda Kolhislilerden kaçmak zorunda kalırlar ve kimi yazara göre, Argos babayiğitleri Tuna nehrinin ağzına kaçarlar. Oradan, Sava nehrine geçerler.Oradan da italya'da Lombardiya'da Po nehrinin suları ile aka aka Adriyatik Denizine ulaşırlar.
Oralarda Homeros'un ünlü destanı Odysseia'da anlatığı Sirenler ve Tanrıça Kirke'nin adalarından geçerek, Yunanistan'da Tselya'ya varırlar.
Arganaut efsanesinde Sirenler adası ile Kirke'nin adasının denizlerin karasında mı, akında mı oldukları pek belli değildir. Şu da var ki, Odysseus sözcüğü de Hellence değil, Olympos'la Thalassa sözcükleri gibi Minos Giritçesi'ndendir. Bu sözcük aslında insan adı mı, yoksa yolculuk serüvenleri anlamına gelen bir sıfat mı pek belli değildir.
Odysseus'la iason serüvenlerinin birbirine karıştırılması bundan ileri gelmiş olabilir. Başka yazarlara göre, -adı Miletos'lularca konulmuş olan- Karadeniz'in Kerç boğazı'ndan geçerler ve Azak Denizi'ne akan Don nehri'nin akmaya başladığı yere dek kürek çekerek gittikten sonra Argos gemisini sallasırt ederek yüzlerce kilometre taban teperler ve Finlandiya Körfezi'ne akan bir suya varınca gemiyi yüzdürüp Cebelitarık'tan Akdeniz'e ulaşırlar. Orada Sirenlerin ve Kirke'nin adasını görürler gene sonra Teselya !...
Daha başkaları Arganautları Tuna suyundan Elbe suyuna götürür, oradan da Jutland'a sonra Britanya ve irlanda adalarını kıyılatarak, Akdeniz'e sokarlar.
iason, Hellenistan'a varınca Argos gemisini karaya çeker, geminin gölgesinde, kumsal üzerinde uzanıp tatlı bir uyku kestirirken, geminin direği her nasılsa başına düşüp onu yamyassı eder, Arganautlar efsanesi de böylece sona erer.
Arganaut masalının bunca uzamasını, Arganaut gemicilerine bağışlamak gerek. Onlar, isa'dan hiç olmazsa 1200 yıl önce yaşamışlardı; coğrafya bilgileri de yok denecek kadar kıttı.
kaynak;
Prof. Dr. M. Taner Tarhan Türkler Ansiklopedisi Cilt-1.
Halikarnas Balıkçısı-"Hey Koca Yurt"
gemide iason'un da olduğunun hatırlatılmasının şart olduğu yiğitlerdir.
bir uzaylı kavmi olduğu da rivayet edilir.
yunanistan bu efsaneyi birebir canlandırmak amacı ile anlatılanlara uygun olarak gemiyi inşaa etmiş, ancak gürcistan üzerine başlayacak yolculuk, türkiye'nin gemiye geçiş izni vermemesi ile, tuna nehri aracılığı ile tamamlanacakmış.
kendisine verilmiş zorlu görevleri yerine getirmek için yola çıkan hercules' in de eşlik ettiği, gürcistan' a giderken bir sürü zorlu macera yaşayan, argo gemisinin ekibi. aynı aka prensesi helene ile evlenmek için tehlikelere atılan ve tarihi truva savaşı' na yol açan paris gibi, jason da hem krallık, hem de sevdiği kadın ile evlenmek için büyük riskler taşıyan bir maceraya, argonaut ile atılmıştır.
Gündemdeki Haberler