bugün
- resmine 31 çektim de yattım3
- silver ile evlenecek erkek41
- rica etsem beni linçler misiniz14
- ellerim bos gonlum hos29
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- sürü zekası7
- ne mutlu türküm diyene3
- avukat sevgili8
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- sözlükte yapılacak en büyük hata4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın3
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- teomancalmasur5
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- sözlüğün toplam zekası6
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- silik yemek5
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- katatespizartmasi16
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- morkstar6
- can yok olmaz sadece biçim değiştirir2
- tarihin üç kırılma noktası2
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- tuzlu kahve dizisi7
- parayla saadet olması18
- ortama girince herkesin susması11
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- bilim ve din üzerine düşünceler3
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- üzdüğüm herkesten özür dilerim3
- technical debt3
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- motordan düşmek6
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- sarhoş olmak3
- sözlük yazarlarının bıyıkları3
- sarapci koala61
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- özel mesaj ifşası5
- amedspor19
kendisine verilmiş zorlu görevleri yerine getirmek için yola çıkan hercules' in de eşlik ettiği, gürcistan' a giderken bir sürü zorlu macera yaşayan, argo gemisinin ekibi. aynı aka prensesi helene ile evlenmek için tehlikelere atılan ve tarihi truva savaşı' na yol açan paris gibi, jason da hem krallık, hem de sevdiği kadın ile evlenmek için büyük riskler taşıyan bir maceraya, argonaut ile atılmıştır.
yunanistan bu efsaneyi birebir canlandırmak amacı ile anlatılanlara uygun olarak gemiyi inşaa etmiş, ancak gürcistan üzerine başlayacak yolculuk, türkiye'nin gemiye geçiş izni vermemesi ile, tuna nehri aracılığı ile tamamlanacakmış.
bir uzaylı kavmi olduğu da rivayet edilir.
gemide iason'un da olduğunun hatırlatılmasının şart olduğu yiğitlerdir.
M.Ö. 750-550 arasındaki Grek Kolonizasyonunun büyük bir yayılımını oluşturan Karadeniz'deki hareketlerinden çok önce, Akhalı denizciler Güney-Doğu Karadeniz sahilindeki Batum civarına, Kolkhis bôlgesine ulaşmışlardı. Kafkasya'daki Altın Postu ele geçirmek için düzenlenen ünlü macera, Argonautlar'ın Argo gemisiyle yaptıkları müthiş serüven, Tek gôzlü devlerle mücadeleleri, Kyklop Polyphemos'un gôzünün kör edilişi vs., bizim Tepegöz Efsanesi olarak bildiğimiz ôykünün aynısıdır.
Bir Arganaut Masalı
Yukarıdan beri anlatılanlar böyle iken, nasıl olur da Troya savaşı'ndan yani isa'dan 1225 yılından önce, Hellenistanlı iason, Hellenistan'ın her yerinden toplam kimine göre yüz, kimine göre yüz elli gemici ile Arganautlara ( "Argos" geminin adıdır "hızlı" demektir. " Naut" da tayfa demektir. Arganaut ise hızlı geminin tayfası anlamına gelir.) kaptanlık ederek Karadeniz'den Altın Post'u alıp Hellenistan'a geri getirmek üzere Karadeniz'e gider !
Arganautlar Karadeniz'deki bir kaç yerden geçerken, Sinope'ye de uğrarlar. O Sinope ki, Arganautlar'ın uğramalarından en az üç yüz yıl önce Miletos'lular tarafından yurt edinilmiş ve Sinope diye adlandırılmıştı.
Bu gösteriyor ki Arganautlar efsanesi, Miletos'luların Karadeniz'e varışları olayı üzerine kurulmuş pek tumturaklı bir martavaldır.
Argos gemisinde Hellenistanın her yerinden gelme bir denizcinin bulunması- Hellenistan'ın neresinden olursa olsun- her Helen'in Karadeniz'e ilk girişinde payı bulunsun diyedir.
Tayfa'nın başta gelen kahramanı Herküles'tir (Herakles) -Türkçede Hergele denir- O Herküles ki, kükreyen aslanları iki eliyle tuttu muydu, çürümüş paçavra gibi - cartadak- iki parça eder; davranası tutunca da yetmişyedi kızoğlankızı bir çırpıda kadın eder!
Herküles, Hellespontos'a (Mehmetçik Burnu) ayak basar basmaz koca lobudunu kavrayınca, Troya kentinin duvarlarını vura vura yıkar da Kral Laomedon'un göz açıp kapamadan yerle bir eder.
Argos gemisinin tayfası hep bu kıratta hünerler becere becere Kolhis kentine varıp Altın Post'u alırlar. Dönüş yolculuğunda Kolhislilerden kaçmak zorunda kalırlar ve kimi yazara göre, Argos babayiğitleri Tuna nehrinin ağzına kaçarlar. Oradan, Sava nehrine geçerler.Oradan da italya'da Lombardiya'da Po nehrinin suları ile aka aka Adriyatik Denizine ulaşırlar.
Oralarda Homeros'un ünlü destanı Odysseia'da anlatığı Sirenler ve Tanrıça Kirke'nin adalarından geçerek, Yunanistan'da Tselya'ya varırlar.
Arganaut efsanesinde Sirenler adası ile Kirke'nin adasının denizlerin karasında mı, akında mı oldukları pek belli değildir. Şu da var ki, Odysseus sözcüğü de Hellence değil, Olympos'la Thalassa sözcükleri gibi Minos Giritçesi'ndendir. Bu sözcük aslında insan adı mı, yoksa yolculuk serüvenleri anlamına gelen bir sıfat mı pek belli değildir.
Odysseus'la iason serüvenlerinin birbirine karıştırılması bundan ileri gelmiş olabilir. Başka yazarlara göre, -adı Miletos'lularca konulmuş olan- Karadeniz'in Kerç boğazı'ndan geçerler ve Azak Denizi'ne akan Don nehri'nin akmaya başladığı yere dek kürek çekerek gittikten sonra Argos gemisini sallasırt ederek yüzlerce kilometre taban teperler ve Finlandiya Körfezi'ne akan bir suya varınca gemiyi yüzdürüp Cebelitarık'tan Akdeniz'e ulaşırlar. Orada Sirenlerin ve Kirke'nin adasını görürler gene sonra Teselya !...
Daha başkaları Arganautları Tuna suyundan Elbe suyuna götürür, oradan da Jutland'a sonra Britanya ve irlanda adalarını kıyılatarak, Akdeniz'e sokarlar.
iason, Hellenistan'a varınca Argos gemisini karaya çeker, geminin gölgesinde, kumsal üzerinde uzanıp tatlı bir uyku kestirirken, geminin direği her nasılsa başına düşüp onu yamyassı eder, Arganautlar efsanesi de böylece sona erer.
Arganaut masalının bunca uzamasını, Arganaut gemicilerine bağışlamak gerek. Onlar, isa'dan hiç olmazsa 1200 yıl önce yaşamışlardı; coğrafya bilgileri de yok denecek kadar kıttı.
kaynak;
Prof. Dr. M. Taner Tarhan Türkler Ansiklopedisi Cilt-1.
Halikarnas Balıkçısı-"Hey Koca Yurt"
Bir Arganaut Masalı
Yukarıdan beri anlatılanlar böyle iken, nasıl olur da Troya savaşı'ndan yani isa'dan 1225 yılından önce, Hellenistanlı iason, Hellenistan'ın her yerinden toplam kimine göre yüz, kimine göre yüz elli gemici ile Arganautlara ( "Argos" geminin adıdır "hızlı" demektir. " Naut" da tayfa demektir. Arganaut ise hızlı geminin tayfası anlamına gelir.) kaptanlık ederek Karadeniz'den Altın Post'u alıp Hellenistan'a geri getirmek üzere Karadeniz'e gider !
Arganautlar Karadeniz'deki bir kaç yerden geçerken, Sinope'ye de uğrarlar. O Sinope ki, Arganautlar'ın uğramalarından en az üç yüz yıl önce Miletos'lular tarafından yurt edinilmiş ve Sinope diye adlandırılmıştı.
Bu gösteriyor ki Arganautlar efsanesi, Miletos'luların Karadeniz'e varışları olayı üzerine kurulmuş pek tumturaklı bir martavaldır.
Argos gemisinde Hellenistanın her yerinden gelme bir denizcinin bulunması- Hellenistan'ın neresinden olursa olsun- her Helen'in Karadeniz'e ilk girişinde payı bulunsun diyedir.
Tayfa'nın başta gelen kahramanı Herküles'tir (Herakles) -Türkçede Hergele denir- O Herküles ki, kükreyen aslanları iki eliyle tuttu muydu, çürümüş paçavra gibi - cartadak- iki parça eder; davranası tutunca da yetmişyedi kızoğlankızı bir çırpıda kadın eder!
Herküles, Hellespontos'a (Mehmetçik Burnu) ayak basar basmaz koca lobudunu kavrayınca, Troya kentinin duvarlarını vura vura yıkar da Kral Laomedon'un göz açıp kapamadan yerle bir eder.
Argos gemisinin tayfası hep bu kıratta hünerler becere becere Kolhis kentine varıp Altın Post'u alırlar. Dönüş yolculuğunda Kolhislilerden kaçmak zorunda kalırlar ve kimi yazara göre, Argos babayiğitleri Tuna nehrinin ağzına kaçarlar. Oradan, Sava nehrine geçerler.Oradan da italya'da Lombardiya'da Po nehrinin suları ile aka aka Adriyatik Denizine ulaşırlar.
Oralarda Homeros'un ünlü destanı Odysseia'da anlatığı Sirenler ve Tanrıça Kirke'nin adalarından geçerek, Yunanistan'da Tselya'ya varırlar.
Arganaut efsanesinde Sirenler adası ile Kirke'nin adasının denizlerin karasında mı, akında mı oldukları pek belli değildir. Şu da var ki, Odysseus sözcüğü de Hellence değil, Olympos'la Thalassa sözcükleri gibi Minos Giritçesi'ndendir. Bu sözcük aslında insan adı mı, yoksa yolculuk serüvenleri anlamına gelen bir sıfat mı pek belli değildir.
Odysseus'la iason serüvenlerinin birbirine karıştırılması bundan ileri gelmiş olabilir. Başka yazarlara göre, -adı Miletos'lularca konulmuş olan- Karadeniz'in Kerç boğazı'ndan geçerler ve Azak Denizi'ne akan Don nehri'nin akmaya başladığı yere dek kürek çekerek gittikten sonra Argos gemisini sallasırt ederek yüzlerce kilometre taban teperler ve Finlandiya Körfezi'ne akan bir suya varınca gemiyi yüzdürüp Cebelitarık'tan Akdeniz'e ulaşırlar. Orada Sirenlerin ve Kirke'nin adasını görürler gene sonra Teselya !...
Daha başkaları Arganautları Tuna suyundan Elbe suyuna götürür, oradan da Jutland'a sonra Britanya ve irlanda adalarını kıyılatarak, Akdeniz'e sokarlar.
iason, Hellenistan'a varınca Argos gemisini karaya çeker, geminin gölgesinde, kumsal üzerinde uzanıp tatlı bir uyku kestirirken, geminin direği her nasılsa başına düşüp onu yamyassı eder, Arganautlar efsanesi de böylece sona erer.
Arganaut masalının bunca uzamasını, Arganaut gemicilerine bağışlamak gerek. Onlar, isa'dan hiç olmazsa 1200 yıl önce yaşamışlardı; coğrafya bilgileri de yok denecek kadar kıttı.
kaynak;
Prof. Dr. M. Taner Tarhan Türkler Ansiklopedisi Cilt-1.
Halikarnas Balıkçısı-"Hey Koca Yurt"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar