bugün
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin11
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kadınların zeka seviyesi3
- gece yarısı çalan telefon7
- uysaljakoben21
- koca2
- gammaz olmuşum13
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- aquila bicipite8
- reha muhtar25
- geceye bir söz bırak3
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- eski dizileri izlemek3
- minyon kadın siniri5
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- ankarada masaj yaptırmak2
- kel erkek3
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- ona bir şey söyle16
- kemal kılıçdaroğlu35
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- elit olmak için gerekenler13
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- bizim delilere bakayım4
- gocu26
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- gecenin şarkısı4
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- semum3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz8
Cep telefonu piyasasını altüst etmiş olan firma.
her şeyin başına i getiren bir şeydir. yenilikçi bir şey oluyor böylece.
Brandz top 100 en değerli markalar araştırmasında ; Marka değerinde, yıllık %84'lük bir artış yakalayan, son 4 yıldır liderliği kimseye kaptırmayan Google'yi tahtından indirerek zirveye oturan teknoloji firması.
edit: nooldu zoruna mı gitti.
edit: nooldu zoruna mı gitti.
teknolojinin ta kendisidir. ayrıca bazı garip kişilikler apple'ın sadece tasarıma önem verdiğini gerisinin hikaye olduğunu söylüyor. Ulan adamlar tarihin en sade tasarımlarını yapıyorlar. Şurasını bükelim şurasını uzatalım güzel görünsün, artistik olsun diye kasmıyorlar. tamamen fonksiyonel düşünüyorlar.
pek bir olayı olmayan firma. tembel ve zengin adamın parasıyla işini görüyorlar olay bundan ibaret.
Apple'in artilari ve eksileri var. Herifler resmen teknolojiyi bastan yaratiyor, her seyin ilkini cikartiyor. Ipod'lar cikana kadar milletin cebinde mp3 calar fazla yoktu.
Asil bombayi apple Iphone ile patlatti. Dunya ustunde dokunmatik ekran ilk telefon, bu gun ise herkes apple'in yarattigi bu trendi izliyor. Ardindan Ipad'i bi cikardi, dunya yine patladi. Resmen net book satislari durdu, ipad ekmek gibi satti. Ancak artilariyla beraber eksileri de var;
artilari:
- urunleri cigir acarcasina yenilikci
- kalite maksimumda, eline aldiginda malzemenin kalitesi belli oluyor
- Ipad tablet bilgisayar pazarinda, fiyati en uygun tablet. herseyi apple tarafindan uretildigi icin 3. bir partiye para odemiyor.
- musteri hizmetleri inanilmaz (bozuk iphone'mu goturdum, soru sual sormadan yenisini verdiler, oha dedim)
- app store ve de itunes mukemmel servisler
Eksileri:
- musteriyi bagliyor, cihazini kullanan kisitlanip kaliyor. Musterinin hareket kabiliyeti yok.
- salak sacma sansur politikalari
- bilgisayarlari hala cok pahali, ayni parayla fistik gibi ubuntu veya windows alinir
- bilgisyayarda cesitlilik yok, tek model var, marka rekabeti yok, dolayisiyla apple bilgisayarlar pahali...
- sim kilitli telefonlari tam bir karin agrisi
- ipad ve iphone'da flash desteklememesi
- MACos isletim sistemi kit ve kullanimi zor
ayrica apple urunlerine ilahmis gibi tapannlar var, igrelti duruyor...
Kisacasi bilgisyarlari uzerinde calismasi ve fiyat indirmesi gereken, yenilikci guzel firma...
Asil bombayi apple Iphone ile patlatti. Dunya ustunde dokunmatik ekran ilk telefon, bu gun ise herkes apple'in yarattigi bu trendi izliyor. Ardindan Ipad'i bi cikardi, dunya yine patladi. Resmen net book satislari durdu, ipad ekmek gibi satti. Ancak artilariyla beraber eksileri de var;
artilari:
- urunleri cigir acarcasina yenilikci
- kalite maksimumda, eline aldiginda malzemenin kalitesi belli oluyor
- Ipad tablet bilgisayar pazarinda, fiyati en uygun tablet. herseyi apple tarafindan uretildigi icin 3. bir partiye para odemiyor.
- musteri hizmetleri inanilmaz (bozuk iphone'mu goturdum, soru sual sormadan yenisini verdiler, oha dedim)
- app store ve de itunes mukemmel servisler
Eksileri:
- musteriyi bagliyor, cihazini kullanan kisitlanip kaliyor. Musterinin hareket kabiliyeti yok.
- salak sacma sansur politikalari
- bilgisayarlari hala cok pahali, ayni parayla fistik gibi ubuntu veya windows alinir
- bilgisyayarda cesitlilik yok, tek model var, marka rekabeti yok, dolayisiyla apple bilgisayarlar pahali...
- sim kilitli telefonlari tam bir karin agrisi
- ipad ve iphone'da flash desteklememesi
- MACos isletim sistemi kit ve kullanimi zor
ayrica apple urunlerine ilahmis gibi tapannlar var, igrelti duruyor...
Kisacasi bilgisyarlari uzerinde calismasi ve fiyat indirmesi gereken, yenilikci guzel firma...
sadece marka satarak çok büyük paralar kazanmış bir markadır. eğer apple ın fiyatı casper ın fiyatıyla aynı olsaydı, bu kadar çok satmazdı.
fiyatının yüksek olmasının hakkını vermektedir, 3 yıl geçtikten sonra bile pili (eğer özel bir çaba göstermediyseniz) en fazla yüzde 25 bir eksilme gösterebilir. üstelik uzun vadede; ısınma, kilitlenme ve takılma gibi problemleri diğer marka bilgisayarlara göre çok daha az yaşarsınız.
sadece iphone,ipod,ipad ile başarılı olan yani sadece mobil cihazları ile yenilikçi , başarılı olabilmiş firmadır.
bilgisayar konusunda ise dökülmektedir. hiçbir artısı olmayan cihazlarını rakiplerinin 4-5 misli fiyatına satması daha doğrusu satamaması bunun nedenidir. pc pazarındada zaten lider falan değildir nal toplamaktadır.
bilgisayar konusunda ise dökülmektedir. hiçbir artısı olmayan cihazlarını rakiplerinin 4-5 misli fiyatına satması daha doğrusu satamaması bunun nedenidir. pc pazarındada zaten lider falan değildir nal toplamaktadır.
ingilizce de "elma" anlamına gelen kelime.
bilgisayar konusunda, sadece oyunla uğraşanlar için bir boka benzemez. lakin bu meret markanın bilgisayarlarıyla hayatlarını idame eden insanlar için bilgisayarlarının ne anlama geldiği konusunda tartışmaya girmemekte fayda var.
ürünlerine sahip olabilmek için bekaretini verebilecek kızlar olan teknoloji firması.
kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25227890/
kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25227890/
Kalite konuşuyor. Dağılın.
gün itibariyle nakitte amerika'dan * daha zengin olan amerikan firması.
http://ekonomi.milliyet.c....2011/1420264/default.htm
http://ekonomi.milliyet.c....2011/1420264/default.htm
imac iphone ipod ipad macbook hepsi harika ürünler, fiyatları ise hiç harika değildir.
buradan steve amcaya sesleniyorum:
La steve bir bluetooth istiyorum. çok bir şey değil lan. Arkadaşlarım "o resmi bana atsana" deyince "iyi de bluetooth yok ki" diyemiyorum.
ha tabi, bluetooth var ama, başka cihazlara başka bir şey gönderemiyorsun ki ne manası kaldı.
La steve bir bluetooth istiyorum. çok bir şey değil lan. Arkadaşlarım "o resmi bana atsana" deyince "iyi de bluetooth yok ki" diyemiyorum.
ha tabi, bluetooth var ama, başka cihazlara başka bir şey gönderemiyorsun ki ne manası kaldı.
Adını ilk defa duyan kisi tarafından daha sonradann "apel" olarak telafuz edilen yüce marka.
an itibariyle dünyanın en değerli firmasıdır.
ben chip online'nın yalancısıyım: http://www.chip.com.tr/ko...egerli-sirketi_28541.html
android, galaxy s2, samsung, patent davaları derken, işi götürdü apple.
ne kadar da garip bir şey. dünyada, teknoloji alanında her şeyi en iyi yapan, kral bir marka var. sanki bilimkurgu filmlerindeki gelecekler gibi bir şey kapladı içimi. gelecekte apple'ın tüm dünyayı ele geçirip köle gibi çalıştırması, tüm eşyalarımızın markalarının apple olması, düşünsenize sokağa çıkıyorsunuz, apartmanın ismi: apple apartman, no 52.
polislerin, askerlerin kollarında apple logoları var böyle, sanki apple için çalışıyorlarmış gibi... sonra, apple abd hükümetine darbe yapıp, obamayı aşşağı indirdikten sonra, steve jobs'u koyuyor başa. tüm dünyayı ele geçiriyorlar sonra. her yerde appleca konuşuluyor. insanlar kahvaltıda mutlaka 2 kilo elma yemek zorunda kalıyor... büyük şehirlerde, billboard'larda dev steven jobs resimleri, apple logoları...
dünyanın ismi değişiyor, apple oluyor: http://ipadflava.com/wp-c...s/apple-world-280x280.jpg
benim küçük fantezilerim işte. okutup zamanınızı çaldığım için çok özür dilerim.
ben chip online'nın yalancısıyım: http://www.chip.com.tr/ko...egerli-sirketi_28541.html
android, galaxy s2, samsung, patent davaları derken, işi götürdü apple.
ne kadar da garip bir şey. dünyada, teknoloji alanında her şeyi en iyi yapan, kral bir marka var. sanki bilimkurgu filmlerindeki gelecekler gibi bir şey kapladı içimi. gelecekte apple'ın tüm dünyayı ele geçirip köle gibi çalıştırması, tüm eşyalarımızın markalarının apple olması, düşünsenize sokağa çıkıyorsunuz, apartmanın ismi: apple apartman, no 52.
polislerin, askerlerin kollarında apple logoları var böyle, sanki apple için çalışıyorlarmış gibi... sonra, apple abd hükümetine darbe yapıp, obamayı aşşağı indirdikten sonra, steve jobs'u koyuyor başa. tüm dünyayı ele geçiriyorlar sonra. her yerde appleca konuşuluyor. insanlar kahvaltıda mutlaka 2 kilo elma yemek zorunda kalıyor... büyük şehirlerde, billboard'larda dev steven jobs resimleri, apple logoları...
dünyanın ismi değişiyor, apple oluyor: http://ipadflava.com/wp-c...s/apple-world-280x280.jpg
benim küçük fantezilerim işte. okutup zamanınızı çaldığım için çok özür dilerim.
zamanında, iphone'un fiyatını 499 dolardan 199 dolara düşürdüğü için, 499 lira verip alanlar şikayet etmişti bu durumu, steve de sağolsun, 499 dolarlık iphone alanlara, 100 dolarlık hediye çeki vermişti.
işte böyle bir firma apple.
işte böyle bir firma apple.
steve amca gelecek teknolojileride açıklamış;
http://www.memecenter.com...054bbaadfb761a34b1604.jpg
http://www.memecenter.com...054bbaadfb761a34b1604.jpg
http://www.youtube.com/wa...feature=player_detailpage
ne hikmetse 2 apple logosu karşı karşıya gelince şeytan suratı oluşturmaktadır.
ne hikmetse 2 apple logosu karşı karşıya gelince şeytan suratı oluşturmaktadır.
Pazarlamacıların stratejisine ulaşmak istediği markaların başında şüphesiz ki Apple gelir. Haklılar da, müşterilerini birer fanatiğe hatta müride çeviren bu kadar etkili bir markaya, bu işe kafa yoran herkes özenir. Peki sizce Apple'ın bu başarısının altında yatan en önemli şey nedir? Bu başarının altında elbette başarılı ve vizyoner bir CEO olan Steve Jobs'ın imzası var ,fakat tüketicinin markaya olan bağlılığının esas sebebini öğrenmek için 33 sene önce yapılan önemli bir deneyi hatırlamamız gerekiyor.
Biz vs Onlar
Psikolog Henri Tajfel Sosyal Kimlik Kuramı'nın yaratıcılarından ve deneysel psikolojinin ilk isimlerinden biridir. Kendisi 1978 yılında insanların soykırım yapmak için ne şekilde ikna edildiği, bu davranışa nasıl bir süreç sonunda uyum sağladığı, kendilerini bir grup içinde ifade etmelerinin ve diğerlerinden ayırmanın ne kadar kolay/zor olduğunu ortaya çıkarmak gibi bir dizi amacının olduğu bir çalışma yapmış. Bu çalışmada birbirlerini tanımayan katılımcılar aralarında herhangi bir etkileşim, çıkar çatışması, daha önceden süregelen bir düşmanlık ya da ortak hareket etmeyi gerektirecek herhangi bir durum bulunmayan iki farklı gruba ayrılmış. Deneyin amacı tabii ki söylenmemiş, insanlara sadece hangi gruba ait oldukları ve bazı deneysel amaçlar için bu gruplara ayrıldıkları bildirilmiş. Daha sonra katılımcılara ortada bir miktar para olduğu söylenmiş ve bu parayı iki kişi arasında dağıtmaları istenmiş. Parayı dağıtırken uymaları gereken 3 şart belirtilmiş.
- ilki, parayı dağıtacakları bir kişinin kendi gruplarından, diğerinin ise karşı gruptan olması gerektiği,
- ikincisi, her iki deneğin kendi grubundan iki kişiye dağıtması gerektiği,
- Üçüncüsü ise, paranın dağıtılacağı her iki kişinin de karşı gruptan seçilmesi gerektiği.
Tajfel deneklerin iki kişi arasında parayı nasıl dağıttığına bakarak ilginç sonuçlar elde etmiş. Katılımcıların çoğu kendi grup üyelerine öteki grubun üyelerine verdiklerinden daha fazla miktarda para vermişler. Dikkat çekici bir başka sonuç da katılımcıların kendi grup üyelerine mümkün olan en yüksek miktarda parayı vermeyi düşünmek yerine karşı grup üyesine mümkün olan en az miktarda parayı vermek üzerine kafa yormaları, yani rekabetçi davranmaları olmuş. Sonuç olarak, katılımcılar deneyden karlı ayrılmak yerine kendileriyle diğer grup arasında mutlaka bir farkındalık yaratmak ve galip gelmek için uğraşmışlar.
Deneyin sonuçlarını neuromarketing açısından youmlarsak beyinlerimizin herhangi bir gruba dahil olmak için çalıştığını ve yine bizi herhangi bir gruba dahil ettiğini düşündüğümüz markaların peşinden gittiğini görürüz. Tabii bizim grubumuz dışında kalanlara da bir antipati oluşturduğunu... Apple'a geri dönersek, ''biz vs onlar'' kavramının marka tarafından yıllar önce oluşturulmaya başlandığını ve bugün artık bu imajın yerini sağlamlaştırdığını söyleyebiliriz. Hatta ''1984'' , ''Lemmings'', '' Mac Guy vs PC Guy'' reklamlarına baktığımızda bu ayrımın keskin çizgilerle yapıldığı ifadelere de sık sık rastlayabiliriz.
Apple reklamlarında ve pazarlama stratejilerinde dikkat çeken en önemli nokta reklamların ürüne değil de onu kullanan insana odaklanmış olması. Ürün hakkında çok az bilgi verilirken onu kullananın özellikleriyle ilgili insanı hayran bırakacak bir dizi şey sıralanması ve yine karşılaştırmaların başka bir markanın ürünüyle değil de onu kullanlarla Apple kullanıcıları arasında yapılması. Yani Apple sadece başarılı bir CEO'su olan değil, Tajfel'in deney sonuçlarını kendi lehine kullanmayı bilmiş ve insanlara ürününü sevdirmeyi ya da tanıtmayı amaçlayan bir dizi reklam yerine onları ürünlerini kullanmaları koşuluyla prestijli bir gruba dahil olacaklarına inandırmış bir marka.
Tıpkı aidiyet hissiyle üye olduğumuz bir klüp ve hatta tarikat gibi...
kaynak: melikesimsek.com
Biz vs Onlar
Psikolog Henri Tajfel Sosyal Kimlik Kuramı'nın yaratıcılarından ve deneysel psikolojinin ilk isimlerinden biridir. Kendisi 1978 yılında insanların soykırım yapmak için ne şekilde ikna edildiği, bu davranışa nasıl bir süreç sonunda uyum sağladığı, kendilerini bir grup içinde ifade etmelerinin ve diğerlerinden ayırmanın ne kadar kolay/zor olduğunu ortaya çıkarmak gibi bir dizi amacının olduğu bir çalışma yapmış. Bu çalışmada birbirlerini tanımayan katılımcılar aralarında herhangi bir etkileşim, çıkar çatışması, daha önceden süregelen bir düşmanlık ya da ortak hareket etmeyi gerektirecek herhangi bir durum bulunmayan iki farklı gruba ayrılmış. Deneyin amacı tabii ki söylenmemiş, insanlara sadece hangi gruba ait oldukları ve bazı deneysel amaçlar için bu gruplara ayrıldıkları bildirilmiş. Daha sonra katılımcılara ortada bir miktar para olduğu söylenmiş ve bu parayı iki kişi arasında dağıtmaları istenmiş. Parayı dağıtırken uymaları gereken 3 şart belirtilmiş.
- ilki, parayı dağıtacakları bir kişinin kendi gruplarından, diğerinin ise karşı gruptan olması gerektiği,
- ikincisi, her iki deneğin kendi grubundan iki kişiye dağıtması gerektiği,
- Üçüncüsü ise, paranın dağıtılacağı her iki kişinin de karşı gruptan seçilmesi gerektiği.
Tajfel deneklerin iki kişi arasında parayı nasıl dağıttığına bakarak ilginç sonuçlar elde etmiş. Katılımcıların çoğu kendi grup üyelerine öteki grubun üyelerine verdiklerinden daha fazla miktarda para vermişler. Dikkat çekici bir başka sonuç da katılımcıların kendi grup üyelerine mümkün olan en yüksek miktarda parayı vermeyi düşünmek yerine karşı grup üyesine mümkün olan en az miktarda parayı vermek üzerine kafa yormaları, yani rekabetçi davranmaları olmuş. Sonuç olarak, katılımcılar deneyden karlı ayrılmak yerine kendileriyle diğer grup arasında mutlaka bir farkındalık yaratmak ve galip gelmek için uğraşmışlar.
Deneyin sonuçlarını neuromarketing açısından youmlarsak beyinlerimizin herhangi bir gruba dahil olmak için çalıştığını ve yine bizi herhangi bir gruba dahil ettiğini düşündüğümüz markaların peşinden gittiğini görürüz. Tabii bizim grubumuz dışında kalanlara da bir antipati oluşturduğunu... Apple'a geri dönersek, ''biz vs onlar'' kavramının marka tarafından yıllar önce oluşturulmaya başlandığını ve bugün artık bu imajın yerini sağlamlaştırdığını söyleyebiliriz. Hatta ''1984'' , ''Lemmings'', '' Mac Guy vs PC Guy'' reklamlarına baktığımızda bu ayrımın keskin çizgilerle yapıldığı ifadelere de sık sık rastlayabiliriz.
Apple reklamlarında ve pazarlama stratejilerinde dikkat çeken en önemli nokta reklamların ürüne değil de onu kullanan insana odaklanmış olması. Ürün hakkında çok az bilgi verilirken onu kullananın özellikleriyle ilgili insanı hayran bırakacak bir dizi şey sıralanması ve yine karşılaştırmaların başka bir markanın ürünüyle değil de onu kullanlarla Apple kullanıcıları arasında yapılması. Yani Apple sadece başarılı bir CEO'su olan değil, Tajfel'in deney sonuçlarını kendi lehine kullanmayı bilmiş ve insanlara ürününü sevdirmeyi ya da tanıtmayı amaçlayan bir dizi reklam yerine onları ürünlerini kullanmaları koşuluyla prestijli bir gruba dahil olacaklarına inandırmış bir marka.
Tıpkı aidiyet hissiyle üye olduğumuz bir klüp ve hatta tarikat gibi...
kaynak: melikesimsek.com
1998 yılında dünyanın ilk dijital fotoğraf makinesini icat eden firma.işin ilginci çözünürlüğün 0.3 megapiksel olması.
fabrikaları elmaların en iyi yetiştiği topraklara kurulur. ah ayrıca ar-ge bütçesi IBM'ın bütçesinden 800 kat daha azdır. peki nasıl oluyor da bu kadar başarılı olabiliyor? cevap: "insan yatırımı."
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
