bugün
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı24
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- sarapci koala73
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- salih mirzabeyoğlu5
- rafael leao31
- ben geldim naneler8
- sözlük yazarlarının nahları9
- radyo mavi2
- menzil cemaati ne üretiyor7
- antipanik12
- aleksey batrakov9
- arkadaşlar hesabı silicem14
- alevilerin atatürk sevgisinin abartılması4
- cem yılmaz'ın kalp krizi geçirmesi3
- para harcamayı sever misiniz6
- tai lung36
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- günün sözü24
- bir şey soracağım5
- türkiye ekonomide çin'i örnek almalıdır7
- fenerbahçe23
- hayatı dar eden aile4
- melih gökçek6
- futbol9
- birader bay beyler3
- tüm varoluş sancılarının sonunun islam'a çıkması2
- velvet23
- galatasaray8
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist7
- kendin hakkında bir gerçek bırak3
- kıza aşık oldum ne yapacağım3
- ahlakçılık3
- s'i l v'e r m'i s t4
- gece gece incir yemek3
- türkiye18
- mesih gelse kimsenin inanmayacak olması6
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak7
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi24
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- victor osimhen3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı7
- uyumayın konuşalım3
- ak partililerin anayasayı değiştirmeye çalışması5
- kapadokya27
- deccal7
- mauro icardi5
- osuruk kokusu3
üremiş kadının içinde bulunduğu durumdur.
doğurmak değildir annelik. duydun mu anne?
kirpi, yavrusunu 'pamuğum' diye severmiş ya hani, annelik öyle bir şey..
en kutlu görevdir. evlatlarını yetiştirip aklı selim insan olarak hayata sunmak ne güzel seydir.
daha hamileyken annenizi anlamaya başlıyorsunuz eyyy hatun kişiler. mesela ben sırtüstü yatmayan insandım. benim kız yan yattığımda başlıyor tekmeye, sırtüstü yattığımda keyifle duruyor yerinde. fedakarlık işte azizim.
"meğer annem haklıymış" demeye başlamaktır daha öğrendiğin ilk dakikadan itibaren.
(bkz: anne olmak)
cennet azığıdır.
bazıları için umursamazlıktır, bazılarının sadece adı annedir.
http://www.milliyet.com.t....2010/1308837/default.htm
çocuğun başına bir şey gelse ne yapacaktı merak konusu.
http://www.milliyet.com.t....2010/1308837/default.htm
çocuğun başına bir şey gelse ne yapacaktı merak konusu.
zordur herkesin yapamayacağı kabul edilmelidir. noksan olduğunu hissettiği halde ayyy ben niye anne olmayayımm benim hakkım değil miii diyen embesillerin düştüğü hataya düşülmemelidir.
doğadaki her annede (aslan, kurbağa, insan vs.) annelik içgüdüseldir. sonradan kazanılmış bi erdem değildir. bu yüzden anneliğe krallık muamelesi yapmak saçma. babasındır, annelik yapıyosundur alkışlarım. ama senin kazanmadığın doğanın normal olarak sana verdiği güç, güç değildir. brigstone.
ek1: ha tabii anneye ve anneliğe olan saygı ve sevgimiz birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde sonsuzdur. orası ayrı.
ek1: ha tabii anneye ve anneliğe olan saygı ve sevgimiz birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde sonsuzdur. orası ayrı.
türk kızlarının en büyük hayalidir. anne olsunlar, böyle bıcır bıcır çocukları koşuştursun etraflarında, onlara güzel kıyafetler alıp süslesinler, onlarla ilgilensinler... çünkü annelik budur ve tüm bunlar "en" halini alan hayalin detaylarıdır.
şimdi sorun da burada başlıyor. bir de türk kızlarının/kadınlarının en büyük sıkıntılarından biri olan kadınlığının farkına varamaması, bu hayalin bir sonucudur nitekim. çünkü kızlar annelik hayaliyle yaşamlarına yön verirken -aslında daha çok başkaları tarafından yaşamları şekillendirilirken- anneliğin kadın olmanın üstünde bir şey olduğunu sanarak, cinsiyetinin gereğini unutuyorlar.
evet, türk kızları kadınlığın ne demek olduğunu bilmiyor!
ve buna rağmen, yani en büyük hayali anne olmakken, yine de bu ülkede kadınlığını yaşayamadıklarından dem vurabiliyorlar. hayret doğrusu! size diyorum türk kızları! hem kadın hem anne olabilirsiniz. ama seçiminizi daha küçük bir çocukken oyuncak bebeğinize annelik yaparak, bebeği bir anne gibi emzirerek, bezini değiştirerek belirliyorsunuz. anne olma hayalleriniz sebebiyle kadın olduğunuzu unutuyorsunuz. ve buna rağmen erkeklerin anne olduktan sonra sizi kadın olarak görmesini bekleyebiliyorsunuz. görmediğinde de, kabahati erkeklerde buluyorsunuz. bu saçmalık işte. önce kadın olduğunuzu unutmamalısınız ve ardından anneliğin bir kadınlık ödülü olduğunu. ancak o zaman istediğiniz şekilde mutlu bir kadın olabilirsiniz. benden söylemesi.
şimdi sorun da burada başlıyor. bir de türk kızlarının/kadınlarının en büyük sıkıntılarından biri olan kadınlığının farkına varamaması, bu hayalin bir sonucudur nitekim. çünkü kızlar annelik hayaliyle yaşamlarına yön verirken -aslında daha çok başkaları tarafından yaşamları şekillendirilirken- anneliğin kadın olmanın üstünde bir şey olduğunu sanarak, cinsiyetinin gereğini unutuyorlar.
evet, türk kızları kadınlığın ne demek olduğunu bilmiyor!
ve buna rağmen, yani en büyük hayali anne olmakken, yine de bu ülkede kadınlığını yaşayamadıklarından dem vurabiliyorlar. hayret doğrusu! size diyorum türk kızları! hem kadın hem anne olabilirsiniz. ama seçiminizi daha küçük bir çocukken oyuncak bebeğinize annelik yaparak, bebeği bir anne gibi emzirerek, bezini değiştirerek belirliyorsunuz. anne olma hayalleriniz sebebiyle kadın olduğunuzu unutuyorsunuz. ve buna rağmen erkeklerin anne olduktan sonra sizi kadın olarak görmesini bekleyebiliyorsunuz. görmediğinde de, kabahati erkeklerde buluyorsunuz. bu saçmalık işte. önce kadın olduğunuzu unutmamalısınız ve ardından anneliğin bir kadınlık ödülü olduğunu. ancak o zaman istediğiniz şekilde mutlu bir kadın olabilirsiniz. benden söylemesi.
bana yarın öleceksin hayatında bir tek anı tekrar yaşamak istermisin deseler tek dileğim kızımın doğduğu anı tekrar yaşamak olurdu. hamileliğim boyunca onu öyle büyük bir özlemle bekledim ki ne doğumdan korktum , ne ölümden tek istediğim onun sağlıklı olmasıydı. o doğduktan sonrada onu koruyamamaktan ve ölümden deli gibi korkar oldum. annelik çok zormuş çok sabır, çok fedakarlık , çok sevgi,çok endişe....herkes annesinin kıymetini bilsin.
kutsal bir ünvandır. kendi canında, kanında bir hayat taşımaktır. ve zamanı geldiğinde, yavrusunu dünya denen zımbırtaya salmaktır, içi acıya acıya. karşılıksız sevmektir, daha önce hiç tanımadığın, görmediğin ufaklığı. şefkattir, merhamettir, ihtiyaçtır. annelik anlatılmaz, yaşanır. ve bunu yaşayabilenler, gerçekten şanslı insanlardır.
bir erkeğin asla tadamayacağı ulvi bir duygudur.
Canında can taşımaktır, kanınla beslemektir, dünyaya O eşsiz o harika varlığı getirmek ve annemi anlamaktır... korkularına, endişelerine hak vermektir annemin, hayata daha bir sıkı sarılmak, mücadele etmek, savaşmaktır, büyümektir onunla birlikte... yeniden Öğrenmektir alfabeyi, Sil baştan başlamaktır her şeye Gerektiğinde baba olmaktır. imkansızı başarmak, hep özlem, korku, hep endişe duyguları içinde olmaktır... Olmazları olur kılmaktır anne olmak...
annelik, bir canlıyı biyolojik olarak (kuşkusuz baba yardımıyla) oluşturabilme sanatıdır.
bu sanat, beyinle ve/veya yürekle değil de dişi üreme organıyla icra edilen bir sanat olduğu için; insandan timsaha, karıncadan kuşa kadar bir yığın naif sanatçı fütursuzca icra-i sanat eyleyebilmektedir.
doğanın dişi canlılara verdiği annelik emri (zaman zaman içgüdü de deriz buna); embriyoyu karında/yumurtada gelişimini tamamlayana dek korumak, (anne bireyin evrimdeki rütbesine göre) dünyaya gelmesini sağlamak, (evrim rütbesi daha da yüksekse) dünyaya gelen bireyi kendine yetecek hale gelene dek babadan, diğer yokedicilerden, ortam koşullarından korumak ve beslemek olarak tanımlanabilir ve sınırlandırılabilir.
evrimde en yüksek rütbede olduğu varsayılan insan ırkında ise sosyolojik/psikolojik/ekonomik/antropolojik gerekçelerle annelik bir türlü bitmemekte, tükenmemektedir.
rahminin kendine sağladığı üretme avantajını sonunda bir koza dönüştürmeyi başaran insan dişisi; gerek babaya, gerek yavruya bu koz vasıtasıyla direnilmesi pek de mümkün olmayan bir tahakküm sağlayabilmekte, anne-baba-yavru(lar) üçgenin (dörtgen, beşgen,...,ngen) herhangi bir köşesi yaşadığı sürece bu tahakkümü başarıyla sürdürebilmektedir.
akıllara durgunluk verecek bir başka konu da; kalorifer kazanı yakmak gibi bir iş için bile bir yetki belgesi gerekmekteyken, "annelik" gibi yüksek bilinç ve sorumluluk gerektiren bir işi her canı isteyenin yapabilmesidir.
bu sanat, beyinle ve/veya yürekle değil de dişi üreme organıyla icra edilen bir sanat olduğu için; insandan timsaha, karıncadan kuşa kadar bir yığın naif sanatçı fütursuzca icra-i sanat eyleyebilmektedir.
doğanın dişi canlılara verdiği annelik emri (zaman zaman içgüdü de deriz buna); embriyoyu karında/yumurtada gelişimini tamamlayana dek korumak, (anne bireyin evrimdeki rütbesine göre) dünyaya gelmesini sağlamak, (evrim rütbesi daha da yüksekse) dünyaya gelen bireyi kendine yetecek hale gelene dek babadan, diğer yokedicilerden, ortam koşullarından korumak ve beslemek olarak tanımlanabilir ve sınırlandırılabilir.
evrimde en yüksek rütbede olduğu varsayılan insan ırkında ise sosyolojik/psikolojik/ekonomik/antropolojik gerekçelerle annelik bir türlü bitmemekte, tükenmemektedir.
rahminin kendine sağladığı üretme avantajını sonunda bir koza dönüştürmeyi başaran insan dişisi; gerek babaya, gerek yavruya bu koz vasıtasıyla direnilmesi pek de mümkün olmayan bir tahakküm sağlayabilmekte, anne-baba-yavru(lar) üçgenin (dörtgen, beşgen,...,ngen) herhangi bir köşesi yaşadığı sürece bu tahakkümü başarıyla sürdürebilmektedir.
akıllara durgunluk verecek bir başka konu da; kalorifer kazanı yakmak gibi bir iş için bile bir yetki belgesi gerekmekteyken, "annelik" gibi yüksek bilinç ve sorumluluk gerektiren bir işi her canı isteyenin yapabilmesidir.
dünyada soluk alan herşeye karşı duyarlı olma inceliğini öğrenme serüveni.
çocukluk, gençlik, evlilik(bazen bu kısım atlanabilir),gebelik evrelerinden sonra gelen dönem.bu evreden sonra dişi insanın ayakları altında cennnet olduğu rivayet edilir.
o çocuk büyüdüğünde aynı şeyleri sevgili annesine yapacaktır. o zaman o da annesi gibi annelik ne zor diyecektir.
olay şehirlerarası sefer halindeki bir otobüste geçiyor. kahramanlarımızla aramda minik bir koridor var. hostes bu koridordan her geçişinde sizi istemeden de olsa rahatsız ediyor. gelelim meseleye: otobüs tamamen dolu. yan tarafımda iki kişilik koltukta anne-kız ve 8 yaşlarında bir torun var. genel mantık çocuğun kucağa alınmasını emrediyor ama kendisi de anne olan agresif bayan annesine yere oturmasını tavsiye ediyor, aslında tavsiye etmiyor adeta emrediyor. kadının her sorduğu soruya ters cevaplar veriyor. tablo insanın içini burkuyor. insanın evladına gösterdiği hoşgörüyü, şefkati kendi annesinden esirgemesini anlamlandıramıyorsunuz. ve annelik zor demekten başka söz gelmiyor dilinizin ucuna.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar