bugün
- erkeklerin zayıf kız sevdiğini sanmak5
- karı kıza para yedirir misiniz17
- kadınların piç erkek tercihi16
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- osururken götten alev çıkması12
- en çok hoşa giden doğa olayı10
- diamond bosphorus16
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması13
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey14
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği12
- şişman kızların çok neşeli olması6
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- evlenilmeyecek kız tipi11
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı12
- günün şiiri21
- seksli rüyalar görmek6
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu2
- yön duygusuna sahip olmamak10
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu10
- ragnar rockefeller38
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı7
- togg limuzin7
- zihni göktay13
- sersem herif11
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi9
- telefonun aşırı ısınması7
- güzel kızların barzolarla takılması4
- elle yiyip şişeden içenler3
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam10
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı4
- çocuksu barbarlığı dayakla düzeltmek5
- türk ekonimisi harika5
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller8
- bir kadın size hakaret ediyorsa7
- drone uçurmanın neredeyse imkansız hale gelmesi4
- femboy erkeklere yürüyen dayılar5
- elle yemek yemek4
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- besle kargayı4
- internetten kız düşürmenin kolaylaşması5
- yeni yazarlara öneriler10
- yakışıklı olan ama sevgilisi olmayan erkek6
- zayıf erkeklerin agresif olması3
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- şişman kız vardı yuzır ne oldu ona3
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları8
- 2026 dünya kupası24
- bir insanın neden flört etmediği üzerine5
- mel mel bakan adama gülümsemek11
diğer aile üyelerinin yanı sıra küfüre o kadar mahruz kalmayan akraba.
(bkz: ananı)
(bkz: ebeni)
(bkz: anneanneni)*
(bkz: ananı)
(bkz: ebeni)
(bkz: anneanneni)*
dünyadakı en değerli varlıklar.Canımın canı diye nitelendiebileceğiniz kişi.Şuan beni gökyüzünden izleyen melek.
ufakken onu ziyarete gittiğimde anneannem hep benım ıstedıgım yemekleri yapardı. en cokta havalı makarnası guzeldı. havalı sıfatını ben uygun gormustum. sımdıkı makarnaların tadına hıc benzemezdı. sadece benım kullanmak ıstedıgım cıcek desenlı mika olana koyar ve bende afiyetle yerdim. salça rengıne burunurdu tabagım.
evide anneanne kokardı. kapıyı bana açar açmaz guduğum gelmiş dediği an o koku burnuma gelırdı. guduk bir sevgi göstergesiydı anladıgım kadarıyla.ne zaman elını tutup markete gıtsek gozlerımın tum cikolataları suzdugunu gorur ve o zamanların dokunulmaz ürünü olan kinder yumurtadan 3 er 5 er alır, cıkolata ya bulasacak agzıma dokunmasını sağlardı.sınıfımı başarı ile geçtiğim için bana bisiklette almıstı anneannem. hemde vitesli. küçük mahallemde asla benzerine rastlamadıgım cinsten. artık ufak değilim ve anneannemi hala ziyaret ediyorum. onu sadece gökyüzüne baktıgımda görebiliyorum. makarnayı eskisi kadar sevmiyorum. dedemi ziyaret ettiğim her 1-2 saatlik zaman dilimlerinde o kokuyu alamıyorum. kırmızı ojeli küçük kadın, seni çok özlüyorum..
evide anneanne kokardı. kapıyı bana açar açmaz guduğum gelmiş dediği an o koku burnuma gelırdı. guduk bir sevgi göstergesiydı anladıgım kadarıyla.ne zaman elını tutup markete gıtsek gozlerımın tum cikolataları suzdugunu gorur ve o zamanların dokunulmaz ürünü olan kinder yumurtadan 3 er 5 er alır, cıkolata ya bulasacak agzıma dokunmasını sağlardı.sınıfımı başarı ile geçtiğim için bana bisiklette almıstı anneannem. hemde vitesli. küçük mahallemde asla benzerine rastlamadıgım cinsten. artık ufak değilim ve anneannemi hala ziyaret ediyorum. onu sadece gökyüzüne baktıgımda görebiliyorum. makarnayı eskisi kadar sevmiyorum. dedemi ziyaret ettiğim her 1-2 saatlik zaman dilimlerinde o kokuyu alamıyorum. kırmızı ojeli küçük kadın, seni çok özlüyorum..
itiraf ediyorum cocukken aynayı tavana dogru tutup evın ıcınde gezınmekten buyuk keyif duyardım.
Oraya buraya carpar, avizelerin ustunden atlayarak gectıgımı dusunur, sacma sapan zıplar gulerdım. Anneannem bakar bakar ,bu cocuk alem ,nerden aklına gelıyor boyle seyler derdi kendıne has gülüşüyle,bense cok eglenırdım ..
O koca ev (ki kucukken evler sokaklar cok cok daha buyuk gelıyor ınsana ) daha büyürdü gozumde .
Kendimi eglendırmenın yollarını bulurdum her daim, kalabalıklar ıcınde hep tek hep yek durumum buyusemde hıc degısmedı hep bir tutam yalnızlık .
Kalabalıklarsa hep oldu hayatımda , benı sevenler benımse cok deger verdıklerım..
iyi ki varsınız, bazılarınız erken gıttı ama olsun..Ben yıne cocuk olur ,yururum kendımce tavanda, benım dengemı bozmayıp sadece gulumseyın yeter . (onun yaptıgı gıbı)
Oraya buraya carpar, avizelerin ustunden atlayarak gectıgımı dusunur, sacma sapan zıplar gulerdım. Anneannem bakar bakar ,bu cocuk alem ,nerden aklına gelıyor boyle seyler derdi kendıne has gülüşüyle,bense cok eglenırdım ..
O koca ev (ki kucukken evler sokaklar cok cok daha buyuk gelıyor ınsana ) daha büyürdü gozumde .
Kendimi eglendırmenın yollarını bulurdum her daim, kalabalıklar ıcınde hep tek hep yek durumum buyusemde hıc degısmedı hep bir tutam yalnızlık .
Kalabalıklarsa hep oldu hayatımda , benı sevenler benımse cok deger verdıklerım..
iyi ki varsınız, bazılarınız erken gıttı ama olsun..Ben yıne cocuk olur ,yururum kendımce tavanda, benım dengemı bozmayıp sadece gulumseyın yeter . (onun yaptıgı gıbı)
bu sabah 05.30 dan sonra artık bahçesinde olmayacak olan dünyalar tatlısı insan. çok özleyeceğim şimdiden aşikar.
insanların en güzeli. dünyanın en iyi insanı. insanların insanı. en son sen git olur mu ananem?
ev baklavası konusunda uzman bünyedir.
hatta o kadar uzmandır ki bütün torunları bayramda dizinin dibinden ayrılmaz.
biz o kadar söyledik baklavacı aç diye ama o dinlemedi.
baklavacı hacı babanın önündedir benim için anneanne baklavası.
hatta o kadar uzmandır ki bütün torunları bayramda dizinin dibinden ayrılmaz.
biz o kadar söyledik baklavacı aç diye ama o dinlemedi.
baklavacı hacı babanın önündedir benim için anneanne baklavası.
en çok bayramlarda özlenen,yukarlardan bana bakan,hiç unutulmayan pamuk.
anne sözcüğünün iki tane yan yana yazılmış hali.
pamuk gibidir o, mis gibi de kokar, misafir gittiğinde seni doyurmak için can atar...duygulandım inan ki.
şehirde yetişmiş apartman çocuğu lugatinden bir sözcük. has hali ebe'dir. evet hani sizin doğum yaptıran ebeniz. ebenizi mikeyim derken aslında anneannenize laf etmiş olabilirler dikkat edin. ben öyle yapıyorum mesela.
18...
rüstünü ispatlama yasi...
ehliyet alabilecegim, oy kullanabilecegim, artik attigim her imzadan sorumluyum...
bir de sen gireceksin hayatima anneanne... aslinda hep oralarda bir yerlerde olsan da, farkli ülkelerde olmak etkileyecek bizim iliskimizi farkinda bile olmasak da ikimiz. yillarca yaz tatillerinde gördügüm bir siluetten ibaretken, senin yanina, senin kollarina yollayacak annem beni hic bir seyimin olmadigi bir ülkeye, gelecegi daha iyi görebilmem adina.
baslangicta tutuk tutuk benim adimlarim, tanimiyorum ki seni adam gibi, nereden bilebilirim ki yaninda ne kadar konusmam, ne kadar susmam gerektigini... yavas yavas ortama alisma cabalari, büyükbabadan isitilen ve ardi arkasi kesilmeyen azarlar sonucunda ilk resti cekmem bir kac hafta sonra;
"Ben yurda cikmayi düsünüyorum anneanne." o cekik, kahverengi gözlerini, annemin gözlerinin aynisini, kocaman acman ve titreyen bir sesle;
"Olmaz kizim öyle sey, burasi senin evin."
"Eksik olma da, büyükbabam pek hoslanmiyor benim burada kalmamdan sanirim."
"Sen bakma ona. Dedikleri bir kulagindan girsin, birinden ciksin."
ilk kez yanliz olmadigini hissetmek, yavas yavas güven duymaya karar vermek. birisi daha seninle ayni seyleri yasiyor su anda, annenin görüntü olarak aynisi olan biri, sadece uzun saclari beyazlasmis o kadar... kimsenin olmadigi gecelerde o birisinin sahip cikmasi sana...
zamanla tam anlamiyla güvenmek, dertlesmek karsina alip, o kadar uzakliktan annene asla anlatamayacagin seyleri. gözyaslarinin birbirine karismasi yasanan hüzünlerde, en karanlik korkularini, en hüzünlü anilarini dinlemek onun ve teselli sözcükleri mirildanmak dizinde yatarken.
"Sen tam doktor olacak kizdin ama." diye sitemlerini dinlemek, hasta yataginda doktorlarla konusup ona cevirirken söylediklerini. kimsenin olmadigi gecelerde sahip cikmak ona, herkes isinden gücünden zaman bulamiyorken ziyaret etmeye dahi, sabah aksam basini beklemek, yillardir kullanmadigin icin unuttugun dua sözcüklerini mirildanirken...
isin ciddiye binmesi, annemin atlayip gelmesi binlerce kilometre uzaktan.
"Benden daha mutlusu var mi su dünyada? Tüm cocuklarim yanimda." diye kücücük cocuklar gibi sevinmen senin hasta yataginda, annemin elini hic birakmamak istercesine tutarken.
"Sen daha gitmedin mi eve?"
"Yok birakamadim seni, biraz daha kalayim dedim." son konusma bu olur pazar günü, bembeyaz hastane odasinda.
"Hadi hadi, git artik. Yarin yine gelirsin." resmen kovalarsin beni kapidan disari.
"Iyiyim ben, bir seyim yok..." o kadar inanmak istersiniz ki su cümleye, o kadar hazirsinizdir ki her seyinizi vermeye, gercek olmasi icin...
rüstünü ispatlama yasi...
ehliyet alabilecegim, oy kullanabilecegim, artik attigim her imzadan sorumluyum...
bir de sen gireceksin hayatima anneanne... aslinda hep oralarda bir yerlerde olsan da, farkli ülkelerde olmak etkileyecek bizim iliskimizi farkinda bile olmasak da ikimiz. yillarca yaz tatillerinde gördügüm bir siluetten ibaretken, senin yanina, senin kollarina yollayacak annem beni hic bir seyimin olmadigi bir ülkeye, gelecegi daha iyi görebilmem adina.
baslangicta tutuk tutuk benim adimlarim, tanimiyorum ki seni adam gibi, nereden bilebilirim ki yaninda ne kadar konusmam, ne kadar susmam gerektigini... yavas yavas ortama alisma cabalari, büyükbabadan isitilen ve ardi arkasi kesilmeyen azarlar sonucunda ilk resti cekmem bir kac hafta sonra;
"Ben yurda cikmayi düsünüyorum anneanne." o cekik, kahverengi gözlerini, annemin gözlerinin aynisini, kocaman acman ve titreyen bir sesle;
"Olmaz kizim öyle sey, burasi senin evin."
"Eksik olma da, büyükbabam pek hoslanmiyor benim burada kalmamdan sanirim."
"Sen bakma ona. Dedikleri bir kulagindan girsin, birinden ciksin."
ilk kez yanliz olmadigini hissetmek, yavas yavas güven duymaya karar vermek. birisi daha seninle ayni seyleri yasiyor su anda, annenin görüntü olarak aynisi olan biri, sadece uzun saclari beyazlasmis o kadar... kimsenin olmadigi gecelerde o birisinin sahip cikmasi sana...
zamanla tam anlamiyla güvenmek, dertlesmek karsina alip, o kadar uzakliktan annene asla anlatamayacagin seyleri. gözyaslarinin birbirine karismasi yasanan hüzünlerde, en karanlik korkularini, en hüzünlü anilarini dinlemek onun ve teselli sözcükleri mirildanmak dizinde yatarken.
"Sen tam doktor olacak kizdin ama." diye sitemlerini dinlemek, hasta yataginda doktorlarla konusup ona cevirirken söylediklerini. kimsenin olmadigi gecelerde sahip cikmak ona, herkes isinden gücünden zaman bulamiyorken ziyaret etmeye dahi, sabah aksam basini beklemek, yillardir kullanmadigin icin unuttugun dua sözcüklerini mirildanirken...
isin ciddiye binmesi, annemin atlayip gelmesi binlerce kilometre uzaktan.
"Benden daha mutlusu var mi su dünyada? Tüm cocuklarim yanimda." diye kücücük cocuklar gibi sevinmen senin hasta yataginda, annemin elini hic birakmamak istercesine tutarken.
"Sen daha gitmedin mi eve?"
"Yok birakamadim seni, biraz daha kalayim dedim." son konusma bu olur pazar günü, bembeyaz hastane odasinda.
"Hadi hadi, git artik. Yarin yine gelirsin." resmen kovalarsin beni kapidan disari.
"Iyiyim ben, bir seyim yok..." o kadar inanmak istersiniz ki su cümleye, o kadar hazirsinizdir ki her seyinizi vermeye, gercek olmasi icin...
geçen günkü benzetmesiyle beni benden alan annenin annesidir.
televizyondaki türk filmindeki yaşlı kadını göstererek 'bu aliye rona'mı?' diye sordu bana (gayet normal bir soru olurdu...şu cevabı vermesem eğer)
- anane bu kadın sarışın ve mavi gözlü ayrıca da beyaz tenli
(bu arada annem yarıldı)
anneannemin cevapsa bomba nitelikte
-ama bu kadın tekerlekli sandalyede!
(ananem, aliye rona'yı tekerlekli sandalyeli kadın olarak biliyormuş ya, kadın yapıştırılmış gibi)
ahaha
ahaha...
televizyondaki türk filmindeki yaşlı kadını göstererek 'bu aliye rona'mı?' diye sordu bana (gayet normal bir soru olurdu...şu cevabı vermesem eğer)
- anane bu kadın sarışın ve mavi gözlü ayrıca da beyaz tenli
(bu arada annem yarıldı)
anneannemin cevapsa bomba nitelikte
-ama bu kadın tekerlekli sandalyede!
(ananem, aliye rona'yı tekerlekli sandalyeli kadın olarak biliyormuş ya, kadın yapıştırılmış gibi)
ahaha
ahaha...
sakızı başörtüsünün üstüne yapıştırıp,işi bitince tekrar bir güzel çiğneyen,annenin annesidir. *
vücut temizlğine son derece önem veren, düzenli ağda ve bakımını yaptıran, bunu gereksiz bulan şahsıma da, "öyle deme azrail geldiğinde temiz bulmalı" cevabını verebilen, poğaça ellerini özlediğim kadın.
kadın haklı beyler azrail karşısında ilk intiba elbette ki çok önemli.
kadın haklı beyler azrail karşısında ilk intiba elbette ki çok önemli.
4 yıldır söyleyemediğim kelimedir. özlemişim anneannemi de anneanne demeyi de *
Kalp krizi geçirip, iyileştiğinde bana "O gece muz yemiştim. Üstüne de su içmiştim. Gitti o muz orayı tıkadı. Ondan böyle oldum" diyen pamuk yüzlü,yaşlı bayandır.
varlığını her zaman hissetiğim fakat bir türlü yanında olamadığım onu sadece bayramlarda görebildiğim kişidir. buruş buruş elleriyle açtığı baklavanın tadını bir ömür unutamadığımdır canımdır, canıma can verendir. keşke bir ömür boyu onu her bayramda görebilsem dediğimdir. *
çığırtkan, "her şey bunlara fazla, ona buna ne gerek varmışta alınmışmış, hadi kaldır şunu bahçeye yolla şu fındık bitsin" cümleleriyle akılda kalmış, bolca turşu kavurması yiyerek şişmiş, annenin yaşlı, huysuz doğuranıdır.
dünya elma-portakal soyma birincisi. hiç kaptırmadı. süper anneanne
babannemin ve dedelerimin vafat etmesinden dolayı bir büyük olarak zor zamanlarımda koşacak tek kişidir benim için.
bende 2 tane olandır. yıllardır aynı evde gül gibi geçinip gitmektedirler. ikisi de candır.
senden bana kalan tek şey o ipiri yemyeşil gözlerin...
nasıl güzel bir kadındın sen. baktığın her yer bakışınla güzelleşirdi...dupduru tenin, güldükçe yüzünde beliren gamzelerin... o kadar güzeldin ki senin için nelerden vazgeçmediler..sonunda bunlardan biriyle evlendin..o çok yakışıklı ve herkese hükmedendi. dedemdi işte.. yıllarca bütün malını mülkünü harcadı senden başka kadınların yolunda.seni sevdi mi?bilinmez..güzeli aldı ya onun için o önemliydi ve isteğine kavuştu,bitti. sen o güzelliğinle öylece yapayalnız kaldın...o gitti,sen kaldın. erken yaşta ölüşün belki de yıllarca çektiğin acılarını bitirdi.ama arkanda kalanlar sensizliğe alışamadı. erkenden gidişine,giderken çektiğin acılara... şimdi anneanne dediğim zaman geride, yapayalnız kalmış yemyeşil ve hüzünlü , her an ağalayacakmış gibi bakan bir çift gözle, upuzun kahverengi sırma saçların gelir aklıma...
cennet olsun yolun...
nasıl güzel bir kadındın sen. baktığın her yer bakışınla güzelleşirdi...dupduru tenin, güldükçe yüzünde beliren gamzelerin... o kadar güzeldin ki senin için nelerden vazgeçmediler..sonunda bunlardan biriyle evlendin..o çok yakışıklı ve herkese hükmedendi. dedemdi işte.. yıllarca bütün malını mülkünü harcadı senden başka kadınların yolunda.seni sevdi mi?bilinmez..güzeli aldı ya onun için o önemliydi ve isteğine kavuştu,bitti. sen o güzelliğinle öylece yapayalnız kaldın...o gitti,sen kaldın. erken yaşta ölüşün belki de yıllarca çektiğin acılarını bitirdi.ama arkanda kalanlar sensizliğe alışamadı. erkenden gidişine,giderken çektiğin acılara... şimdi anneanne dediğim zaman geride, yapayalnız kalmış yemyeşil ve hüzünlü , her an ağalayacakmış gibi bakan bir çift gözle, upuzun kahverengi sırma saçların gelir aklıma...
cennet olsun yolun...
nasihatları dinlenesi kişidir. bazen bıkarsınız bu nasihatlardan ama değerini elbet bir gün anlarsınız efenim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar