bugün
- berna laçin'in gözaltına alınması38
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek9
- hıçkırığı anında durduran formül7
- erkek olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar9
- arkadaşlar acilen bakmanız gerekiyor5
- yazarların şu an içtiği içecekler7
- ucan tekme atan hipopotam31
- sizce karizma mıyım13
- tarihte musa diye birinin olmadığı iddiası3
- burak yılmazdaki taşşağın kimsede olmaması11
- kız olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar7
- herkesin herkese psikolojik teşhis koyması3
- ak parti kimsesizlerin kimsesidir9
- montella ile yolların ayrılması5
- bir karıncaya yol tarif etmenin çok zor olması3
- koltukaltı kıllı kezo7
- selam kızlar hala evlenmedim7
- arkadaşlar etkileşelim mi6
- mezar taşına kullanıcı yorumları eklenmesi2
- kadınların aklı yoktur hiçbir şeyden anlamazlar9
- 61 yaşında plank rekoru kırmak4
- internette kavga ederek var olmaya çalışmak2
- özelden kuşum ötmüyor diyen yazar3
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- seray sever3
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe4
- sütte leke var cemil tugay da yok5
- takibe takip beğeniye beğeni diyen sözlük kızı4
- mezar taşında son görülme yazması2
- s'i l v'e r m'i s t4
- sizi müdüre şikayet eden arkadaş3
- arda turan milli takım teknik direktörü olacak3
- asansörün düğmesine birden fazla basmak2
- muslettin amca6
- dolmuşta para üstü bekleme gerginliği4
- sözlüğü boşverip plaja gitmek2
- sevilmeyen yazara yaprak sarma ısmarlamak3
- ne yapıyorsunuz lan kekolar3
- hiç yutup izlememek4
- vicdanını kaybetmiş akpliler4
- allah atatürk ten razı olsun2
- durup durup hickk diye ses cikaran insan2
- arkadaşlar benim günüm neden aymadı3
- arkadaşlar ben neden sözlüğü ciddiye alıyorum2
- en toksik kadınlar3
- all s fair2
- sözlük ergenlerini sille tokat dövmek2
- birikimleri yiyemeden ölmek3
- biraz çalışayım2
- haniy yaaa3
18...
rüstünü ispatlama yasi...
ehliyet alabilecegim, oy kullanabilecegim, artik attigim her imzadan sorumluyum...
bir de sen gireceksin hayatima anneanne... aslinda hep oralarda bir yerlerde olsan da, farkli ülkelerde olmak etkileyecek bizim iliskimizi farkinda bile olmasak da ikimiz. yillarca yaz tatillerinde gördügüm bir siluetten ibaretken, senin yanina, senin kollarina yollayacak annem beni hic bir seyimin olmadigi bir ülkeye, gelecegi daha iyi görebilmem adina.
baslangicta tutuk tutuk benim adimlarim, tanimiyorum ki seni adam gibi, nereden bilebilirim ki yaninda ne kadar konusmam, ne kadar susmam gerektigini... yavas yavas ortama alisma cabalari, büyükbabadan isitilen ve ardi arkasi kesilmeyen azarlar sonucunda ilk resti cekmem bir kac hafta sonra;
"Ben yurda cikmayi düsünüyorum anneanne." o cekik, kahverengi gözlerini, annemin gözlerinin aynisini, kocaman acman ve titreyen bir sesle;
"Olmaz kizim öyle sey, burasi senin evin."
"Eksik olma da, büyükbabam pek hoslanmiyor benim burada kalmamdan sanirim."
"Sen bakma ona. Dedikleri bir kulagindan girsin, birinden ciksin."
ilk kez yanliz olmadigini hissetmek, yavas yavas güven duymaya karar vermek. birisi daha seninle ayni seyleri yasiyor su anda, annenin görüntü olarak aynisi olan biri, sadece uzun saclari beyazlasmis o kadar... kimsenin olmadigi gecelerde o birisinin sahip cikmasi sana...
zamanla tam anlamiyla güvenmek, dertlesmek karsina alip, o kadar uzakliktan annene asla anlatamayacagin seyleri. gözyaslarinin birbirine karismasi yasanan hüzünlerde, en karanlik korkularini, en hüzünlü anilarini dinlemek onun ve teselli sözcükleri mirildanmak dizinde yatarken.
"Sen tam doktor olacak kizdin ama." diye sitemlerini dinlemek, hasta yataginda doktorlarla konusup ona cevirirken söylediklerini. kimsenin olmadigi gecelerde sahip cikmak ona, herkes isinden gücünden zaman bulamiyorken ziyaret etmeye dahi, sabah aksam basini beklemek, yillardir kullanmadigin icin unuttugun dua sözcüklerini mirildanirken...
isin ciddiye binmesi, annemin atlayip gelmesi binlerce kilometre uzaktan.
"Benden daha mutlusu var mi su dünyada? Tüm cocuklarim yanimda." diye kücücük cocuklar gibi sevinmen senin hasta yataginda, annemin elini hic birakmamak istercesine tutarken.
"Sen daha gitmedin mi eve?"
"Yok birakamadim seni, biraz daha kalayim dedim." son konusma bu olur pazar günü, bembeyaz hastane odasinda.
"Hadi hadi, git artik. Yarin yine gelirsin." resmen kovalarsin beni kapidan disari.
"Iyiyim ben, bir seyim yok..." o kadar inanmak istersiniz ki su cümleye, o kadar hazirsinizdir ki her seyinizi vermeye, gercek olmasi icin...
rüstünü ispatlama yasi...
ehliyet alabilecegim, oy kullanabilecegim, artik attigim her imzadan sorumluyum...
bir de sen gireceksin hayatima anneanne... aslinda hep oralarda bir yerlerde olsan da, farkli ülkelerde olmak etkileyecek bizim iliskimizi farkinda bile olmasak da ikimiz. yillarca yaz tatillerinde gördügüm bir siluetten ibaretken, senin yanina, senin kollarina yollayacak annem beni hic bir seyimin olmadigi bir ülkeye, gelecegi daha iyi görebilmem adina.
baslangicta tutuk tutuk benim adimlarim, tanimiyorum ki seni adam gibi, nereden bilebilirim ki yaninda ne kadar konusmam, ne kadar susmam gerektigini... yavas yavas ortama alisma cabalari, büyükbabadan isitilen ve ardi arkasi kesilmeyen azarlar sonucunda ilk resti cekmem bir kac hafta sonra;
"Ben yurda cikmayi düsünüyorum anneanne." o cekik, kahverengi gözlerini, annemin gözlerinin aynisini, kocaman acman ve titreyen bir sesle;
"Olmaz kizim öyle sey, burasi senin evin."
"Eksik olma da, büyükbabam pek hoslanmiyor benim burada kalmamdan sanirim."
"Sen bakma ona. Dedikleri bir kulagindan girsin, birinden ciksin."
ilk kez yanliz olmadigini hissetmek, yavas yavas güven duymaya karar vermek. birisi daha seninle ayni seyleri yasiyor su anda, annenin görüntü olarak aynisi olan biri, sadece uzun saclari beyazlasmis o kadar... kimsenin olmadigi gecelerde o birisinin sahip cikmasi sana...
zamanla tam anlamiyla güvenmek, dertlesmek karsina alip, o kadar uzakliktan annene asla anlatamayacagin seyleri. gözyaslarinin birbirine karismasi yasanan hüzünlerde, en karanlik korkularini, en hüzünlü anilarini dinlemek onun ve teselli sözcükleri mirildanmak dizinde yatarken.
"Sen tam doktor olacak kizdin ama." diye sitemlerini dinlemek, hasta yataginda doktorlarla konusup ona cevirirken söylediklerini. kimsenin olmadigi gecelerde sahip cikmak ona, herkes isinden gücünden zaman bulamiyorken ziyaret etmeye dahi, sabah aksam basini beklemek, yillardir kullanmadigin icin unuttugun dua sözcüklerini mirildanirken...
isin ciddiye binmesi, annemin atlayip gelmesi binlerce kilometre uzaktan.
"Benden daha mutlusu var mi su dünyada? Tüm cocuklarim yanimda." diye kücücük cocuklar gibi sevinmen senin hasta yataginda, annemin elini hic birakmamak istercesine tutarken.
"Sen daha gitmedin mi eve?"
"Yok birakamadim seni, biraz daha kalayim dedim." son konusma bu olur pazar günü, bembeyaz hastane odasinda.
"Hadi hadi, git artik. Yarin yine gelirsin." resmen kovalarsin beni kapidan disari.
"Iyiyim ben, bir seyim yok..." o kadar inanmak istersiniz ki su cümleye, o kadar hazirsinizdir ki her seyinizi vermeye, gercek olmasi icin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar