bugün

/400
gri şehir, ankara'yı sevme nedeni nedir bir insanın bilinmez ama öyle ya da böyle çok sevilir bu betonarme toz bulutu. içindekilerdir, anılarındır belki burayı sevdiren, anlamazsın bazen bu şehre olan delicesine tutkunu. özlersin uzağında olduğun zaman durduk yere. bu koskocaman başkentte adını koyamadığın, ne olduğunu çözemediğin hisler barındırırsın küçücük yüreğinde. başka bir yerde olduğun zaman kendini gurbet elde hissedersin. seversin o tuhaf bozkır kokusunu, karını, karanfilini, kuğulusunu.. ve sürekli hasret duyarsın ankara'ya tüm benliğinle.
bir yaşam tarzıdır. yaşamayan bilemez. deniziniz yok falan der.
çok sıkıcıdır. gezecek hiçbir yeri yok. arkadaşın olmadan asla diyorsan ankara.
canı sıkılan insanın ilk turda aklına gelen gereksiz şehir. bence atatürk'ün biricik hatası, tbmm'yi bu denli sıkıcı bir şehirde kurmasıydı.
içindeyken ne kadar sevdiğini fark etmediğin şehirdir. sakaryasında, bahçelisinde, tunalısında bir sürü hatıra barındırandır. ayrı kalınan bir haftanın sonunda özlenendir. bazen dünyanın en güzel şehrine bile tercih edilesidir. huzurdur ankara.
başkent, denizi olmayan behzat ç. si olan yaşayanın sevdiği, yaşamayanın sevmediği şehir.
geceleri donmaya başladığımız bozkır zararlısı.
Ankara'da aşık olmak kolaydır da. Ankara'nın o ağır havasında aşık kalabilmek zordur.
(bkz: üniversite yi kazananlara tavsiyeler)
garip bir şehir. dışarıdan o kadar sessiz sakin, memur kenti gözüküyor ki, bu kabuğunu kırıp içine girebilmek aylar alabiliyor. aslında hareketli, insanın kendisinde biterken şehri eğlenceli hale getirmek, ankara bunu kolaylaştırıyor. istanbul'un sunduğu eğlence imkanlarının hepsi mevcut, deniz yerine gölü kabul eden insanlar için sorun yok. sadece eğlence anlayışı biraz farklı. istanbul'da tiyatro bileti aynı gün bulunabilirken, burada 13 gün öncesinde satışa çıkan biletler birkaç saat içinde bitebiliyor. tunalı'da geyik yapmak, istiklal'dekinden daha zevkli oluyor bazen. belki de şehirleri sevdiren insanlar olduğu için gözüme çok farklı gözüküyor şu an bu şehir...
senelerdir gitmeyi merakla beklediğim, çok şey umduğum şehir. güzel olacakmış gibi geliyor her şey. o kadar az kaldı ki artık buluşmamıza. umarım o da beni sahiplenir ve sever.
içinde yaşayamayanının sevemeyeceği şehirdir ankara. seveni vazgeçemez sevmeyeni de bi türlü sevemez onu.
kocatepesi ve hacı bayram velisini sürekli karıştırdığım şehir. yerlerinde bir sıkıntı yok zaman zaman gittiğim yerler ikisi de fakat ankara'dan alakasız biri, hacı bayram ankara'nın neresinde kalıyordu, diye sorduğunda öylece kalıyorum çoğu kez.
100 metre aralıklarla alışveriş merkezi vardır her yerde.
müdür gibi şehir, hatta komutan gibi şehir.
sevdadır ankara.
Icinde dogup buyumusleri icin paha bicilemez bir sehirdir.
eski sevgili gibi. içinde olduğun zaman nefret ediyorsun. Ayrıldığın zaman ise özlüyorsun.
dünyanın en güzel ve modern şehri. istanbul ve izmir ile aynı sınırlar içinde olması talihsizlik.
(bkz: home sweet home)
--spoiler--
sevemedim ben bugünü
sevemedim başından
göremedim geçtiğini
yanıbaşımdan, her yanımdan
--spoiler--
özlediğimdir.
tunalı'yı özledim, odtü'yü özledim, kızılay'daki amaçsız insanların dolanmasını özledim.
valla.
kurak bir şehirdir ankara bu kuraklıktan olsa gerek insanlarıda biraz esmerdir.
itici bir şehir havası vermiştir bana her zaman.
elinizi sallasanız memura çarpacağınız başkent.
kimle bu şehirden konuşsam "öyle deme abi, ayrılınca insan özlüyo." diyor. amk ayrılsam da özlesem artık.
© copyright 2005 - 2026