bugün

/400
en garip şehirlerden biridir ankara *. birkaç arkadaşa uyup geldiğim, içinde türkiye'nin en mükemmel üniversitelerinden biri olan odtü'yü barındıran, zamanla bir alışkanlığa dönüşen bir şehirdir benim için.
eğer deniz kenarında bir şehirde, dahası orta yerinden ırmak geçen bir yerde büyümüşseniz, denizi her zaman özlersiniz. ankara'daki bütün depresif hallerin sebebini de bu denize uzaklık olarak görmüşümdür. gezmek dolaşmak için mekan sınırlıdır. sıkılabilirsiniz. tabii avm gezmeyi gezmekten eğlenceden sayarsanız o başka. ankara bunun için dizayn edilmiştir sanki. öyle çok bunaltan bir kalabalığı yoktur ankara'nın, yalnız toplu taşıma araçlarını kullanırken bütün ankara burada hissine kapılabilirsiniz.
bu kadar şeyin üstüne ankara yine de sevilir. sakarya sevilir, odtü sevilir, konur sevilir, kurtuba sevilir, behzat ç. sevilir, aoç bile sevilir lan. ankara ya alışırsınız çünkü. alışınca da bırakamazsınız.
şimdilerde sabah saatlerinde kış, öğle saatlerinde yaz günlerinin yaşandığı güzelim ilimizdir.
ankara nın en güzel yanı istanbuldan dönmesi değil istanbula gitmesiymiş; zira sevgilinin hasreti vuslatından güzeldir.
güzel şehir. ankara ile, insanı ile
hiçbir bağım yok. senede en fazla
10 gün orada olurum. kendimi
bildim bileli istanbulda yaşıyorum.
araba ile kızılay a gittiğimde son
ses ankaralı namık dinler,
eglenmeye ssk işhanındaki
pavyonlara giderim. istanbul da
bile o zevki almıyorum öyle
diyeyim. takım elbiseli lakin
zaman mekan farketmeden
misket oynamaya hazır
ınsanlarla tanıstım. istanbul
ankaralılar dernegıne uyeyım.
oyle bır sevgı iste.
Afişlerdeki iddiaya göre 3. kez üstüste en yaşanabilir şehir seçilmiştir.
istanbul'da uzun süre kalınca kıymetini takdir etmek zorunda kaldığım yer. *. *

ayrıca, misal istanbul'da ankaralılar arasında öyle bir ağ kurulmuş durumda ki kendinizi yalnız hissetmeniz imkansız. ankara o anlamda insana en çok dost bahşeden bir kenttir. her yerde birbirine kol kanat geren.
sen kendini her şey sanıyordun.Ben kendimi her şey sanıyordum... Anlatıyordun dinlemiyordum. Anlatıyordum dinlemiyordun. yeri geldi beni çok duygulandırdın, üzdün! sana çok kızdım. kaldırımlarını ezdim... benim için hep aptal anılacaksın. Ankara hep buruksun olum, bönsün! melankoliyi sevenlerin şehrisin!

(bkz: son kez öp ve beni öldür)

http://www.youtube.com/watch?v=Z6adY5Yn0Rk
23:59 dan sonra hayatın büyük oranla durduğu şehir, nerdeyse tamamen.
Anlam verilemeyecek şekilde, beni her zaman kendisine çekmeyi becerebilen şehir. Lise yıllarında, elimi kaptırmış olduğum, sonrasında Ankaralı bir delikanlıya gönlümü kaptırdığım, ama bana hep hayal kırıklığı yaşatmış, şimdilerde ise kolumu kurtarmaya çalıştığım yer. Ankara, hem hayal kırıklıklarım, hem çocukluğumdur.
Özlenen şehirdir. Uzaklaşın en geç bir hafta sonra orada olmak istediğinizi farkedersiniz. Güzeldir üstelik. Her şeyi ile bağlar kendine.
birden bire kış gelmiş de farketmemişiz bu şehre, daha doğrusu kışın gelişini farkedemeden donmuşuz. bu ne soğuk be güzel ankara? hangi ara anlaştın kışla da geldi, biz daha yarım kollu giyeceğidik.
Bak sana Ankara'yı anlatayım. Deniz yok, ama bazen boğulabiliyosun.
yenimahalle ilçesinde dernek kurma bahanesiyle bölgedeki çiçekçi ve mermerci esnafından tehdit, silahla yaralama ve darp yoluyla zorla para toplayan çeteye yönelik operasyonda 16 kişi gözaltına alınmıştır.operasyonda çete çökertilmiştir.
bugün eşek öldüren güneşinin olduğu, kaloriferlerin çoğu yerde halen yakılmadığı ayaz şehir.
ankara kötüm kara diye tekerlemesi bulunan şehir.
istabuldada yaşamış biri olarak en sevdiğim ve yaşamaktan keyif aldığım şehir.Evet belki sokakların denize çıkmıyor ama sen başkasın be ankara.
kalabalıktır aslında. ama bazen birisi olmaz, işte o zaman çok boş gelir. çok yalnız, çok uzak gelir.
sabah ayazında otobüs beklenirken sevdiceğinle mesajlaşırsın ellerin donar ama buna katlanırsın. sonbahar gibi bir mevsimdeysen sabah evden kalın giyinerek çıkarsın fakat eve döndüğünde o giydiğin şeyler elinde olur. sevgilinle buluşursun sevgilin üşür üzerindeki ceketi çıkartırsın sevgiline verirsin delikanlılık icabı ama götün donar akabinde 2 hafta hastasın. sonra o sevgilin seni terk eder ve ankara yı sevmezsin. nereye baksan sevdiceğini görürsün. her yeri ve insanlar birbirine benzediğinden hiçbir şekilde aklından çıkmaz. heleki bir de benim gibi soğuğu sevmezsen ankara dan nefret edersin. biran önce okulu bitirsem de gitsem dersin. sokakları denize çıkmaz. yaz aylarında terk edilmiş şehre benzer. yanlış kişilerle tanışmamı sağlamıştır her daim.
kasvetli, yarı karanlık bir pazar sabahına uyandırmıştır. karamsarlaşmaya müsait iç yapıyı biraz daha karartmak ve karamsarlaştırmak için. olmuyor be ankara, yapma bunu, şu yoğun, nasıl geçeceği belli olmayan, kendimi nerelere atsam günlerinde yapma. üşütme bir de bizi bu kadar.
yorganı kafaya kadar çekip gri bir ışıkta uyuma şehri.
bürokrasinin başkenti.

3 günlük resmi ziyaret esnasında edindiğim izlenimler:
* trafiği bir dert, park yeri bulmak daha büyük bir dert.
* ancak ve ancak cebinde parası olan bir üniversite öğrencisi olsam ankara da yaşamak isterdim.
* kumru sokakta yaşanan bombalı saldırı sonrası kızılay da dolaşmak beni aşırı tedirgin etti.
* havaalanı şehre bayağı uzak. trafik yoğunluğu nedeniyle ankara merkezden esenboğaya ulaşana kadar mersinden adana ki şakirpaşa havaalanına gidilir. o derece.
* insanlar kibar ama soğuk.
* ve tabiki bürokrasi.
bugün 3 günlük misafirlikten sonra döndüğüm şehir. ilk kere gördüm burayı. düzenli bir şehir bi kere. kızılay, bakanlıklar, olgunlar sokak(ankaranın beyazıt sahafları denilebilir) son derece güzel. yenimahallenin sakinliği sıcak bir havası var. burada oturmak isterdim. güzel şehir güzel. istanbulun kalabalığı yok ama hayat istanbul kadar canlı. daha ne olsun?
sabahın erken saatlerinde otobüsle yapılan yolculuklarda post-rock eşliğinde güzel görüntüler sunan şehrim.bu tadı başka bir yerde alamıyorum evet.
bozkırın ortasında beton yığını.
kışın o soğuğunda sımsıcacık yatakta sevgili ile uyumaya en elverişli şehir.
© copyright 2005 - 2026