bugün
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması6
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı53
- aylık 362 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- ahıra giriş2
- her gün tıraş olmak3
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- deniz gül2
- suavi nin konyalı olması3
- dünyevi nihilizm3
- tek başına tatile giden erkek2
- treni kaçırmak2
- berberlere zam gelmesi7
- sabah 5de uyananı ziksinler3
- ankara mı istanbul mu10
- maasların anormal yuksek olması2
- sinekkaydı gezmenin bağımlılık yapması2
- destur zall hazretleri online3
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı2
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- okulda felsefe dersinin gereksiz görülmesi2
- 20 haziran 2026 tr'nin dünya kupasından elenmesi2
- erkeklerin akılsızlıkları9
- düşüncelerin gücü2
- seni hayata bağlayan şey4
- platonik aşk2
- aslan burcunun karakteristik özellikleri6
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- kedilerle iletişimin gizli yolu4
- 19 haziran 2026 abd avustralya maçı2
- anın görüntüsü12
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- 13 seçim kaybetmedim7
- biz veleybol ülkesiyiz2
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- uzun süreli ilişkinin sırrı4
- köyde gece tuvalete gitmek4
- türkiye a milli futbol takımı13
- son görülen rüya5
- istanbul vapurları2
- yazar k4
- işkembe sandviç2
- montella'nın mağlubiyet açıklaması5
- 20 haziran 2026 brezilya haiti maçı2
- aylık 360 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- bizim çocuklar başardı6
- ertuğrul polat2
- topuklu ayakkabı5
- 2026 dünya kupası'na gruplarda veda ettik7
- kim kahve yapmak ister2
- işi düşünce aramak4
isimlerinin başında şehir ismi (ankaralı) bulunduran sanatçıları olan şehirdir.
not:ankara demezler angara derler. m.eli erbilde duydugum ve güldüğüm şarkıları vardır. "salla bidenem salla, aramazsan arama zaten bende göntür yooğğ."
not:ankara demezler angara derler. m.eli erbilde duydugum ve güldüğüm şarkıları vardır. "salla bidenem salla, aramazsan arama zaten bende göntür yooğğ."
yine karanlıktır.
denizi yok. inanabiliyor musunuz, ciddi ciddi denizi yok.
bir de gri. himmmm, ay yok, pardon, gipgri.
dur bakiyim neydi? asti'ydi di mi en guzel yeri?
siz kurban olun benim canim sehrime e mi?
bir de gri. himmmm, ay yok, pardon, gipgri.
dur bakiyim neydi? asti'ydi di mi en guzel yeri?
siz kurban olun benim canim sehrime e mi?
an itibariyle sıcaktır.
En güzelidir Ankara. Tektir. Taşı toprağı öpülesidir.. Birde terasın varsa arkadaş, akşamları çık terasına izle Ankarayı..
Başkentimizdir. 5 milyon insanı besleyen ve nickime ilham kaynağı olan güzel şehirdir.
ankara'yı sevmiyorum diyen insana; "-Ankara'yı sevmek için ankarayla ilişkiye girip seni s.kmesine izin vermelisin." derim. o zaman ankara'nın değerini anlarsın çünkü. ben çok severim mesela. *
not: bazı insanların anlaması kıt; ankarada ilişkiye girmek değil, ankarayla (ile) ilişkiye girmek.
(bkz: ile bağlacı)
not: bazı insanların anlaması kıt; ankarada ilişkiye girmek değil, ankarayla (ile) ilişkiye girmek.
(bkz: ile bağlacı)
büyük çaplı bir elektrik kesintisiyle yüz yüze kalmış şehir. esasen böyle daha iyi oldu 'gri şehir, denizi yok, martı var mı lan orda' klişeleri havada kaldı böylelikle. karanlık bütün kusurları örterrrr.
(bkz: sürrealistik melih gökçek buluşları)
(bkz: sürrealistik melih gökçek buluşları)
hayatının uzun dönemini izmirde geçiren bir birey olarak 8 gün önce ayak bastığım ve kendime "ben nereye düştüm ulan? " sorususunu sordurtan şehirdir.
özlenmeyen şehir, yerin dibine giricesi.
birkaç saattir şimşekler çakıyor ve hafiften yağmur yağıyor. o kadar küfrettik yağmurlarına ama bugünlerde çok ihtiyacımız var. yağ ulan yağ.
dolu beklerken yanıltmıştır.
yağmur yağdı seni düşündüm, birlikte aktık geceye sessizce...
f.d. eşliğinde yağmur izlenilmiş, toprak kokusu derin derin içe çekilmiştir.
seviyoruz seni ankara.
f.d. eşliğinde yağmur izlenilmiş, toprak kokusu derin derin içe çekilmiştir.
seviyoruz seni ankara.
+Ankara' da yaşamak bir ev hanımıyla salonda çay içmek gibi, istanbul' da yaşamaksa bir fahişeyle çılgınca sevişmeye benziyor. Sen ne dersin?
-Valla ne diyeyim, yolunuz Adapazarı' na düşerse elimizden geldiğince zikmeye çalışırız.
-Valla ne diyeyim, yolunuz Adapazarı' na düşerse elimizden geldiğince zikmeye çalışırız.
memur ve öğrenci kentidir ankara. ankara'ya gittiğimde hem şehir, hem insanlar okadar çok soğuk geldi ki hiç sevemedim o şehri.
yol çalışmaları yüzünden trafiğin içine sıçılmış olmasına bir de yağmur eklenince evden çıktığına insanın lanet ettiği başkent..
her ne kadar siyasilerin memurların şehri olsada ankara bambaşkadır.
türkiye'nin başkenti olan fakat istanbul'un gerisinde kalan şehir.
altı aydır iç anadolu kırsalından dışarıya çıkmamış biri olarak diyebilirim ki artık sıktı.
hakkında bu kadar entry girilince öldüğünü sandığım şehir.*
Beni çeken birşeylerin olduğu şehir. Sevdiğim orda bulunmaktan hoşlandığım bir şehir. Denizi aramadığım tek şehir.
belki de ankara'da doğup büyüyen herkesin aklındadır bir gün bırakıp gitmek bu "taştan" kenti. bu fikir her ne kadar aklın bir ucundan geçse de sadece geçmiş olduğuna inanırsın gidecek olduğuna değil. herkesin sonbaharını sevdiği, dizelerine kazıdığı bu kentin en çok kışını sevmem beni ankara'dan gitmekten vazgeçirdiğindendir belki.
bugün tüm sokaklarını ayrı ayrı gezdim ankara'nın, sahaflarını dolaştıktan sonra da hafif kararmış simidini yiyerek her zaman gri,sisli görünen bu kasvetli şehrin renklerini fark ederek güvenpark taki havuzu ve güvercinlerini izledim, küçükken simit attığımı anımsayarak.
hani ilkokuldayken denir ya "gerçek dostun kitaplar" olduğu ... bir kulağımızdan giren çıkan bu sözlerin kitaplara bağlanmakla geçebileceği gerçeğidir yalnızlığın aşılabileceği ta ki insanların kendilerini biriktirdiklerini fark edinceye kadar.
akıllarda hep bir sorudur ya ankara neden sevilir? bunun cevabını hiçbir zaman , hiç kimse bulamasa da her an değişen gökyüzüne baktığında, umarsızca bi tebessüm oluşuyorsa yüzünde ankara o iç karartıcı sislerden kurtulup senin için gökkuşağının tüm renklerine kavuşmuştur bile.
bugün tüm sokaklarını ayrı ayrı gezdim ankara'nın, sahaflarını dolaştıktan sonra da hafif kararmış simidini yiyerek her zaman gri,sisli görünen bu kasvetli şehrin renklerini fark ederek güvenpark taki havuzu ve güvercinlerini izledim, küçükken simit attığımı anımsayarak.
hani ilkokuldayken denir ya "gerçek dostun kitaplar" olduğu ... bir kulağımızdan giren çıkan bu sözlerin kitaplara bağlanmakla geçebileceği gerçeğidir yalnızlığın aşılabileceği ta ki insanların kendilerini biriktirdiklerini fark edinceye kadar.
akıllarda hep bir sorudur ya ankara neden sevilir? bunun cevabını hiçbir zaman , hiç kimse bulamasa da her an değişen gökyüzüne baktığında, umarsızca bi tebessüm oluşuyorsa yüzünde ankara o iç karartıcı sislerden kurtulup senin için gökkuşağının tüm renklerine kavuşmuştur bile.
hep hüzün kokan şehir. ankara ya ankara ya bakıyormuş gibi bakamayan, o hüznün çekiciliğini göremez.
sıcak, hem de fena sıcak şehir. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar