bugün
- sözlüğün aptal kaynaması7
- futbol33
- 2026 dünya kupası40
- velvet43
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez15
- herkesle iyi anlaşan insan18
- uludağ sözlüğün sıkıcı olmaya başlaması4
- 19 yaşında kızla yatmak15
- kılıçdaroğlu'nun gerçek yüzünü ne zaman gördünüz4
- aylık 323 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- king is back5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle27
- aselsan3
- otobüslerle karaağaç'a gelen grekler2
- pandela3
- yugoslavya kızları4
- breko brek kara kuş2
- mor semsiyeli yabanci5
- çok güzel bir mercedes mi yoksa sıfır kız mı5
- alevilik uydurulmuş bir dindir2
- yiyeni yarım ekmek doyurur3
- hoşlanılan kızı adamın birinin yemesi9
- vatandaş halinden memnun2
- onur yürüyüşüne birlikte gitmelik yazarlar2
- deniz baykal7
- hayatını kaybetmek3
- tüm çıplaklığımla burdayım10
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız13
- mikrodalgası olan erkek yazarlar2
- sencer solakoğlu çiftliğine baskın2
- ara sıra gelen penis yalama isteği3
- iş hayatı3
- ye kebabı iç şarabı çük arabı2
- boklarını duvara sürerek ölmek2
- durduk yere ağlamak3
- angie abdalla2
- makarnaya sarımsak girer mi3
- göte giren şemsiye4
- ismet ibni pforzheimi el ferc ül katırevi2
- tamar tanrıyar5
- fakir 65 yas ustune taksi parasi yardimi yapilsin2
- kadir inanır'ın vefatı7
- ilişkiye bir süre ara vermek10
- türk dizi ve filmlerindeki klişeler2
- dişarıya şortla çıkmak2
- ciguli kral7
- saraca finch house7
- günün şiiri8
- deniz göktaş'ın 3 günde 4 milyon izlenmesi9
- mehir olarak ağırlığınca altın isteyen kezo2
duvağını kaldırıp, yüzünü ilkyazdan kalma sevinçlerimle öpmek istediğim şehir. şehrim.
yavaş yavaş ankara'm olma yolunda ilerleyen şehir.
soguk, uzak, ama içinde sevdigin bir insanı barındırdıgında dünyanın en güzel yeri olabilecek bir şehir.
21.00'da kapanan şehir.
amaleler şehri.
Yavaş yavaş sevmeye başladığım şehir..
bugün ilk defa seni seviyom lan şehir. çünkü yazık sana, kimse seni sevmiyor.
zorunlu birlikteliğimiz yüzünden bir türlü sevemediğim şehir.
o çok ünlü alışveriş merkezlerinde öğrencilerin alışveriş yapamadığı şehir.
soğuktan donduran şehir.
daha fazla kalmak istemediğim ama yine de beni bırakmayan şehir.
susuz şehir.
gri şehir.
o çok ünlü alışveriş merkezlerinde öğrencilerin alışveriş yapamadığı şehir.
soğuktan donduran şehir.
daha fazla kalmak istemediğim ama yine de beni bırakmayan şehir.
susuz şehir.
gri şehir.
üvey anne gibi, acıtıyor her defasında.
güzel dostluklarla beraber insanların ne kadar iki yüzlü olabileceğini de öğrendiğim, birgün kahkahalarla güldürürken ertesi gün ölesiye canımı acıtan, hem sevilen hem de olabildiğince nefret edilen, kangren olmuş tuhaf bir şehir.
götün kara, eskilerde kalan bir tekerleme.
renksiz, denizsiz, soğuk, ciddi şehir. istanbul gibi renkli cilveli değil.
kisi nasil yaklasirsa ona, o da o kisiye oyle yaklasir. hissetmeyi, gormeyi, yasamayi bilmek gerekir.
olesiye nefret edenlere, sevmeyenlere, gri-denizi yok diyenlere, "seni buraya zincirle baglamadim, defol git" der ama anlayana tabii.
hem dogdugum, hem doydugum, canim sehrim. karin yakistigi, griliginin icinde tum renkleri barindiran sehrim.
dahasi burda sirtinizi insanlara donup bakabileceginiz bir deniz olmadigi icin, insanlarla icicesinizdir. insanligin degerini daha iyi anlayabilirsiniz burda.
olesiye nefret edenlere, sevmeyenlere, gri-denizi yok diyenlere, "seni buraya zincirle baglamadim, defol git" der ama anlayana tabii.
hem dogdugum, hem doydugum, canim sehrim. karin yakistigi, griliginin icinde tum renkleri barindiran sehrim.
dahasi burda sirtinizi insanlara donup bakabileceginiz bir deniz olmadigi icin, insanlarla icicesinizdir. insanligin degerini daha iyi anlayabilirsiniz burda.
18 senemi yiyen şehir, kız arkadaşlarım, üzüntülerim, sevinçlerim. ilk arabam.. ilk kez bir kızı öpmem, ilk kez aşktan kalbimin sıkışması, üniversiteyi kazanmam, ilk paramı kazanmam, çapkınlıklarım, okula giderken kardan donacağımı hissetmem, askeri lojmanlarım, mesafeler, eskişehir yolu.. aşti, armada.. her seferinde nefret etsem de genede içten içe sevdiğim asık suratlı sevgilim.
üstadım söyleyecek söz bırakmamıştır bu kentle ilgili...
"hasretin nazlıdır ankara!".
"hasretin nazlıdır ankara!".
son 3 senemi verdiğim çatısında hep kara bulutlarını barındıran yüzü gülmek istesede sırf resmiyet adına kahkahasını patlatamayan soğuk şehir.
boş şehir.
gökçek gibi bir belediye başkanı olduğu için bile gıcık olduğum memleketim.
doğru dürüst zaman geçirecek bir şeyi, gidecek bir yeri olmayan başkent.
gökçek gibi bir belediye başkanı olduğu için bile gıcık olduğum memleketim.
doğru dürüst zaman geçirecek bir şeyi, gidecek bir yeri olmayan başkent.
izmir den sonra köy gibi gelen sade basit odun davar dolu yer.
şu anda gölbaşı semalarında hafif kar yağışının olduğu şehir.
sevdiğim şehir. 18 ayımı yesede sevdim be hacı.
an itibariyle kar yağmaktadır.
pavyon kültürüyle coşmuştur.anlatılanlara göre olay orada çok büyük.
kütahyaya raybüs metro birleşimi ile 3 saat de ama otobüsle 5saat uzaklıkta olan sehir.
an itibariyle açık bir hava vardır, aralık sonuna gelmemize rağmen hava oldukça sıcaktır.
ankara
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...
kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri sisli binalar...
alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti.
çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz
ama tanrım neyi?)
kahve önü çatlak mozaik
bel kemiğine tehdit
kürsüler üstünde
çok sigara içen
öğrenciler
bir daha asla yaşayamayacağı
aşkları teğet geçerken
hep onu sevmeyenleri severek
hep onu sevenin gözlerinden
kalabalıklara kaçarak
karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
bir izmirli güzele dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya,
yaşasın halkların sevgililîğî!)...
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...
kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri sisli binalar...
alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti.
çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz
ama tanrım neyi?)
kahve önü çatlak mozaik
bel kemiğine tehdit
kürsüler üstünde
çok sigara içen
öğrenciler
bir daha asla yaşayamayacağı
aşkları teğet geçerken
hep onu sevmeyenleri severek
hep onu sevenin gözlerinden
kalabalıklara kaçarak
karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
bir izmirli güzele dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya,
yaşasın halkların sevgililîğî!)...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar